30 Ocak 2017 Pazartesi

DDF Sulfur Therapeutic Mask


Yağlı ve akneli bir cildiniz varsa ve maske kullanıyorsanız büyük ihtimalle bu maskeyi duymuşsunuzdur: DDF Sulfur Therapeutic Mask. Bu kil maskesi %10 kükürt içeriğiyle akneleri iyileştirmeyi, yağı emmeyi ve cildin duru kalmasını sağlamayı vaat ediyor. Aşağıdaki fotoğrafın üstüne kıtlayıp fotoğrafı büyütürseniz içindekileri görebilirsiniz. Maske kil ve kükürt dışında, paraben, parfüm, aloe vera suyu, c vitamini, badem yağı vs. içeriyor. Yani içinde hem istenen hem istenmeyen maddeler var.

Haftada 1 kez, ince bir tabaka halinde uygulanması 5-10 dakika kurumaya bırakılması ve suyla iyice durulanması öneriliyor. Ben biraz kalınca uygulayıp 15-20 dakika cildimde tutuyorum. Ciltte tamamen kuruyup çatlıyor. Ciltte bekletirken hafif batma, yanma benzeri bir his oluşturuyor ama durulandıktan sonra kızarma, yanma, kabarma gibi bir reaksiyon oluşuyor bende. Oysa cildim bazı maskelere çok fena tepki gösterebiliyor.


DDF Sulfur Therapeutic Mask sonrası cildimde çok net bir gerginlik hissediyorum. Kış günü bile gün ortasında yağlanan cildimde o gerilmeyi hissetmek benim için hiç fena değil hatta hoş bile ama aşırı yağlı bir cildiniz yoksa sizin için çok kurutucu olabilir. Sadece yağlı veya akneli bölgelere uygulamanız daha faydalı olabilir. Ayrıca maske sonrası cildim daha pürüzsüz ve aydınlık oluyor. Maske gerçekten cildimdeki yağı o kadar emiyor ki her sabah uyandığımda yapış yapış olan cildim çok hafifçe yağlanmış oluyor. Hani neredeyse sadece misel su kullansam yetecek. Son dönemde daha az sivilceleniyorum ama bunda maskeden çok kullandığım glikolik asitli serumun ve havaların soğumasıyla yağlanmamın azalmasının etkisi var gibi geliyor. Yine de kapsamlı bir bakım rejimiyle sivilcelere karşı işe yarayacak bir ürün. 


Yeşilimsi beyaz bir maske. Rengi nedeniyle havlularım garip renklere boyanmamış oluyor, bu iyi bir şey. Kükürtlü olduğu için değişik bir kokusu var ama kükürtlü sabunlar veya kükürtlü termal sular kadar kötü kokmuyor. Yalnız kokusu kalıcı. Bazen havlularımdan maskenin kokusunu alabiliyorum veya maskeyi uyguladıktan saatler sonra bile yüzüm maske gibi kokuyor.

113 gramlık plastik bir kavanozda. Fotoğrafta gördüğünüz gibi koruma jelatini olması çok hoşuma gitti. Fiyatı biraz fazla (internetten alırsanız indirimli yaklaşık 130 lira) ama azar azar kullanılacağı için bereket bir ürün. Kullandığım maskeler içinde en etkili olanlardan biri DDF Sulfur Therapeutic Mask diğeri de Himalaya Herbals Arındırıcı Neem Özlü Maske. Cildimi kızartmaması, kokusunun daha hafif olması DDF maskeyi öne geçiren özellikler. Ama Himalaya Herbals da çok uygun fiyatlı, çok etkili ve pütürlü yapısı nedeniyle peeling gibi etki eden bir maske ama cildimi kızartıyor, kötü kokuyor ve havluları ve lavaboyu kirletiyor. Duruma göre bu iki maskeden birini kullanmayı düşünüyorum. Yani DDF Sulfur Therapeutic Mask'dan memnun kaldım, bu maskeyi kısa listeye aldım.

Not: Sanırım maskeyi otelde unuttum! Bunu fark ettiğimde moralim bozuldu. Pahalı olması ve henüz ürünün belki yarısını kullanmış olmam bir yana gerçekten de beğenmiştim, severek kullanıyordum. Bunu kaybedince daha çok anladım ve panik içinde hemen yenisini sipariş ettim. Maskeyi ne kadar beğendiğimin bir göstergesi olarak da buraya eklemek istedim.

27 Ocak 2017 Cuma

Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli


Le Petit Marseiliais ülke piyasasına gireli bir süre oldu, ilk heves alındı. Ben de piyasaya girdiği ilk dönemde alsam mı diye düşündüm ama benim için aslında yeni bir marka olması dışında bir özelliği olmadığını düşünüp vazgeçtim. Yılbaşı indirimleri sırasında Migros'ta dolanırken Le Petit Marseiliais marka duş jellerinin 4,5 lira olduğunu görüp bir bakayım dedim. Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jelini koklayınca ise kesin kararımı verdim. 

Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli çok ferah ve unisex bir kokuya sahip. Tam tarif edemiyorum ama bana çağrıştırdıkları şu şekilde: temizlik, bodur çam türü ağaçların tohumlarını ezdiğimde çıkan koku, azıcık sitrus... Tatlı olmayan limonsu kokuları veya benzerlerini bulaşık deterjanı kokusuna benzetenlerdenseniz hoşlanmayabilirsiniz. Benim gibi banyonun sıcağında şekerli kokuların ağırlığından içiniz bayılıyorsa veya fazla parfümlü, meyveli kokulardan yoruluyorsanız bu koku tam size göre olabilir. Koku kalıcı değil (bu benim için kötü bir özellik değil) ve doğal kokmasa da temizliği çağrıştırdığı için rahatsız olmuyorum.


Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli akışkan kıvamlı, bol köpüren ve temizleme gücü günlük kullanım için yeterli olan bir jel. Deterjan olarak ammonium lauryl sulfate  ve nemlendirici olarak da gliserin içeriyor. ALS, SLS ve türevlerine göre cilde karşı daha nazik. Gerçekten de bu duş jeli cildimde gerginlik ve kuruluk yaratmadı. Üstelik cildi kurutmayan diğer jeller veya köpükler gibi temizlenmiyormuşum hissi de oluşturmadı.

Üç arkadaşım Le Petit Marseiliais'nin şampuan ve saç kremlerini öve öve bitiremiyor, yurtdışından birbirlerine sipariş ediyorlar. İlk fırsatta ben de saç ürünlerini denemek istiyorum. O zaman kadar ise  Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli'ni market ürünleri arasından ucuz ama güzel kokan, temizlerken kurutmayan bir duş jeli arayanlara tavsiye ediyorum.

24 Ocak 2017 Salı

SVR Sebiaclear Creme SPF 50


SVR Fransız eczane markalarından biri, bugün hakkında yazacağım ürünü ise yağlı ciltler için olan Sebiaclear serisinden 50 koruma faktörlü güneş kremi. Genelde dermokozmetik ve yağlı ciltlere özel ürünler kullanıyorum ama SVR Sebiaclear Creme SPF 50'nin bir özelliği daha var: %4 oranında niacinamide içeriyor. Niacinamide, diğer adıyla b3 vitamini, ışık ve sıcakta stabil kalan; cildin canlı görünmesini sağlayıp tonunu eşitleyen bir antioksidan. Üstelik %4'lük konsantrasyonla da etkili olabiliyor.

Hem UVB hem de UVA ışınlarına karşı yüksek koruma vaat eden SVR Sebiaclear Creme SPF 50 sarımsı, koyu kıvamlı bir krem. İlk anda bu krem nasıl yağlı ciltlere uygun olabilir ki diye düşünmedim değil. Ciltte kolay dağılıyor ve beyaz iz bırakmıyor. Emilmesi, losyon formunda olan veya silikon bazlı kremler kadar kolay değil. Biraz beklemek gerekiyor. Buna rağmen uygulamanın hemen ardından cildim yağlı yağlı parlamadı, günün ilerleyen saatlerinde de yağlanmam her zamankinden fazla olmadı. Yine de benim yazın değil, daha serin havalarda kullamayı tercih ettiğim bir yapısı var. Salisilik asit içermesi ise akneli ciltler için gayet güzel bir özellik.


Yaz sonundan kış ortasına kadar haftada 4-5 gün kullandım (diğer günler Avene Reflexe Solaire kullandım). Deniz tatilinde veya sporda kullanmadım ama genel olarak korumasından memnun kaldım. Tatilden sonra bu kremi kullanırken kısa sürede cildim bir ton açılıp eski haline döndü. Son dönemlerde cildimde yeni lekeler oluşmadı. Şu yazımda bahsettiğim leke ise baya açıldı. Bunun tek sorumlusu güneş kremidir diyemiyorum çünkü peelingden, glikolik asitlere lekeye iyi gelebilecek pek çok şey uyguluyorum.

50 ml.lik plastik bir tüpte satışa sunulmuş. Ürün krem formunda olduğu için sonlara doğru ürünü tüpten çıkarmak biraz zor oldu. Tüpü kesip içindekileri bir 5 gün daha kullandım. Ben Sofya'dan yaklaşık 50 liraya almıştım. Ülkemizde de 70 lira civarına satılıyor. Ben fiyatını içeriğine ve performansına göre iyi buluyorum. Karma ve lekelerden muzdarip bir cildiniz varsa tavsiye ederim.

12 Ocak 2017 Perşembe

Bitenler


Kasım-Aralık aylarında kullanıp bitirdiğim ve çöpe gönderdiğim ürünlerle buradayım. Bol bol mini boy ürün göreceksiniz, o yüzden çok çeşitli ürün var. Önce çöpe gidenlerle başlıyorum.


Superdrug Tıraş Köpüğü: Bu ürünü daha önce de kullanmıştım ve bu kutu ilkinden çok farklı çıktı. O kadar sıvıydı ki ürünün yarısı boşa gidiyordu ve kalın bir köpük tabakası da oluşturamıyordu. Sanırım üretim hatası olan kutu bana denk gelmiş. Gidip Gillette Venus köpük aldım.

H&M Dudak Parlatıcısı: Rengi eşit dağılmayan, ağır yapılı bir parlatıcıydı. 1 yıla yakın bir çantamın dibinde beklemiş ve ben de ürünü zaten beğenmediğim için hiç aramamışım. O yüzden bulunca çöpe gönderiyorum.

I am Shower Body Milk: Banyoda duş kremi benlik değilmiş. Etkisini de muazzam bulmadığımdan 1 yıldır duşta bekleyen bu ürünü elden çıkarıyorum.

The Body Shop Oje: Essie Fiji'nin muadili, çok tatlı bir oje ama bozuk. Hayır elimde beklerken bozulmadı, ben satın aldığımda bozukmuş. Şişenin yarısı boş ve oje ağdalaşmış. Bu konuda mail attım ama The Body Shop fikrimi paylaştığım için bana teşekkür etmekle yetindi.


Neutrogena Visibly Renew SPF 20 El Kremi: Nemlendirmesi, yapısı, fiyatı, güneş koruması ile en yakın takibi bir diğer Neutrohena ürünü olan Yaşlanma Belirtilerine Karşı El Kremi... Yeniden alacağım.

Primavera Balancing Nemlendirici: Yağlı ciltlere uygun olmayan, yoğun ve yağlı bir kremdi. Küçük boy olmasına sevindim.

Isana Papatyalı El Kremi: Kolay emilen hafif bir nemlendirici. Esasen küçük boy ve uygun fiyatlı olduğu için tercih ediyorum. Rossmann'da satılıyor. Daha önce de kullanmıştım, ileride de yine alabilirim.

Skincode Protective Day Cream SPF 12: Yapısını çok beğendim ama güneşten koruma faktörü benim için çok düşük olduğundan günlük olarak kullanabileceğim bir ürün değil.



Peter Thomas Roth Mega-Rich Duş Jeli: Tupturuncu, buram buram turunçgil kokan, bolca köpüren bir duş jeliydi. Cildimi normalden fazla kurutmadı. Tam boyunun fiyatı 70 küsür lira olmasaydı alabilirdim.

Peter Thomas Roth Mega-Rich Şampuan: Bolca köpürüyor, hoş kokuyor ve kuruduktan sonra saçlar yumuşacık oluyor. Yalnız bende kepeğe neden oldu. İstikrarlı şekilde kullandım ama sorunum geçmedi. Üstelik saçlarım normalden 1 gün önce yağlanmaya başladı.

Peter Thomas Roth Mega-Rich Saç Kremi: Azıcık kullanmak bile yeterli oluyor. Kokusunu da yapısını da beğendim. Yalnız yine 70 küsür liralık fiyatı karşıma çıktı. 10 liraya aldığım Elseve Mucizevi Saç Güzelleştirici Krem'den vazgeçirecek bir tarafını da göremiyorum.


Parmex Aseton: İndirimli diye almıştım, işini iyi gördü. Bereketli. Elbette fiyatı uygun olursa yine alırım.

Avene Reflexe Solaire SPF 50: Tam istediğim gibi olmasa da fiyat-performans oranı gayet iyi, kullanışlı bir üründü.

Curaprox Enzycal 950 Diş Macunu: Temiz içerikli, işini iyi yapan bir diş macunu. Az köpürmesi ve tadının ağız yakıcı olmaması güzel. Sensodyne'e geri döndüm ama ileride yeniden bunu da alabilirim çünkü diş macununu sürekli değiştirmeye özen gösteriyorum.

Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Jel: SLS içeren klasik bir jel temizleyici. Kokusu bence doğal ve rahatsız edici değil ama ciltten zor arınması büyük bir eksi. Dermokozmetik temizleyicileri daha çok sevdiğimden yeniden alacağımı sanmam.

Gillette Venus Snap: Birkaç aydır kullanıyorum ve çok memnunum. Geliştirilebilecek tarafları var ama gerçekten pratik bir ürün.

Clean & Bright Oxygen Buble Mask: Daha önce de kullanmıştım, etkisiz bir ürün olmasına rağmen yine kullandım. Sanırım pratik, ucuz ve eğlenceli olduğu için nadiren de olsa kullanıyorum. maskenin hemen ardından ciltte bir aydınlanma oluyor ama akşam o etki çoktan geçmiş oluyor.



Lapitak Ayak Bakım Kremi: Yıllar yıllar önce kullanıp unuttuğum bir üründü. Gayet yoğun ve güzel bir krem; neden artık kullanmıyorum bilmiyorum. Elimdeki ürün bitince alacağım.

La Roche Posay Effaclar Jel: Çok sevdiğim, yine daha önce kullandığım bir ürün. Yine alıp kullanabilirim.

La Roche Posay Lipikar Duş Jeli: Krem formunda, cildi hiç kurutmayan, çok nazik bir üründü. Temizlemesinden de memnun kaldım. Özellikle alerjik, kuru veya hassas bir cildim olsaydı paraya kıyıp alırdım ama standart jeller de işimi gördüğünden almayı düşünmüyorum.

Cyrene Hydra Radiance Micro-Exfoliating Scrub: Pek aklımda kalmamış, özellikli bir ürün değildi sanırım.

8 Ocak 2017 Pazar

2016 Yılında Bitirdiğim Kozmetikler


Hepimiz yeni ürünler denemek istiyoruz, indirimleri takip ediyoruz, bazen de ihtiyacımız olmadan kozmetik alışverişinde bulunuyoruz. Bakım ürünleri bir şekilde kullanılırken özellikle renkli kozmetik ürünleri çekmecelerde bayatlıyor. Ben de bir yılda ne kadar renkli kozmetik bitirebildiğimi ve dolayısıyla neden ne kadar alışveriş yapabileceğimi görmek için 2016 yılında kullandıklarımı biriktirdim.


2016 yılında en çok parfüm kullanmışım. Toplamda 140 ml. Yani yılda 2-3 orta boy parfüm bana yetiyor.  Bitirdiklerim: Yardley London Peony EDT, M&S Azur Breeze EDT, Carolina Herrera 212 Summer EDT ve iki tester (The Body Shop White Musk EDT ve Estee Lauder Modern Muse Chic EDP). Testerlar güzeldi ama tam boy ürün alacak kadar etkilenmedim.


2016 yılında en çok kullandığım ikinci ürün ise maskara oldu. Dört deneme boy ürünle bütün yılı maskaraya para vermeden geçirdim. Bu aslında 2 veya 3 tane tam boy maskara demek. 2 tane de kaş maskarası kullandım. Aslında hem kirpik hem de kaş maskaraları tamamen bitmedi. Kuruduğu veya yapısı bozulduğu için yeni ürünlere geçmek zorunda kaldım. Bu açıdan küçük boy maskaraları çok seviyorum. Bitirdiklerim: Clinique High Impact ve  Lash Power maskaralar, Estee Lauder Sumptuous Infinite ve Sumptuous Extreme maskaralar, Alverde Şeffaf Kaş ve Kirpik Jeli ve The Body Shop Kaş ve Kirpik Jeli.


Bunlar da diğer bitirdiğim ürünler... Fondöten kullanmıyorum, ruj ve kapatıcıyı nadiren kullanıyorum. Her gün kullansam da far ve allık da bitiremedim :) Bitirdiklerim Shiseido transparan pudra, The Balm Balm Shelter dudak parlatıcısı; Flormar (Cream Silk) ve Maybelline (Sugar Crystals) ojeler. Oje konusu özellikle önemli. Umursamdan oje alıyorum, elimde 30-40 arası oje ve benzeri ürün var. Üstelik ojesiz gezdiğim gün yok gibi ama yılda bitirebildiğim oje sayısı 2! Yani ucuz da olsa oje almaktan vazgeçmeliyim.

Toplamda bu ürünlere 306,75 tl para ödemişim. Ürünlerin hemen hepsini indirimli veya vergisiz aldığım ve daha önemlisi dibine kadar kullandığım için içim rahat. Yalnız raflarda kullanılmayı bekleyen allıklar, farlar, rujlar gerçekten pişmanlık kaynağı. Üstelik kurun uçmasıyla ihtiyacım olan ürünleri almak için ayırmama gereken bütçe de artıyor. Bu durumu gereksiz alışverişi keserek dengelemeyi umuyorum. Hepinize ürünlerinizi keyifle ve sonuna kadar kullanabileceğiniz, lüzumsuz alışverişten uzak, mutlu bir yıl diliyorum!