29 Mart 2015 Pazar

Lavera Limon ve Naneli Yağlanma Karşıtı Şampuan


Lavera doğal içerikli kozmetik ürünleri üreten bir Alman markası. Bu naneli ve limonlu şampuanı da normal ve çabuk yağlanan saçlar için yağlanma karşıtı bir şampuan. Lavera Limon ve Naneli Yağlanma Karşıtı Şampuan'ı nazikçe saçlarımı arındırırken yağlanmayı da geciktirir ümidiyle aldım.

Keskin ama ferah bir limon kokusu var. Koku saçta pek kalıcı değil. Benim hoşuma gitti ama kokuya karşı hassas olanlar sevmeyebilir. Akışkan, sarımsı, şeffaf bir jel kıvamında. Şampuanın içeriğini aşağıda görüyorsunuz. Silikonsuz, mineral yağsız; alkol, koku, linalool gibi maddeler doğal esanslardan veya organik tarımla elde edilen hammaddelerden geliyor. Vegan bir ürün. Temiz içerik arayanların pek çok kriterini sağlayacaktır.


Sanıyorum SLS içermediğinden çok zor köpürüyor. Özellikle yağlı saçta neredeyse hiç köpürmüyor. Şampuanlar genelde köpürüp saçı kayganlaştırır. İki hatta üçüncü şampuanı yaparak köpürtsem bile bu şampuan saçları kayganlaştırmıyor. Saçlarım sabunla yıkanmış gbi gıcır gıcır olurken saçımın yağlanması gerçekten azaldı. Saçlarım yumuşamadı ama sertleşmedi de. Yalnız benim saçlarım gür. Islanıp iyice parmaklarıma dolanan saçlarım yüzünden bu zor köpüren şampuanla saç derimi iyi temizleyemedim sanırım. Kullanmaya başladıktan 3-4 hafta sonra saçımda kepek oluştu ve saç derim kaşınmaya başladı. Kepekli ve yağlı saçlara özel bir şampuanla yıkamaya başlayınca bu şikayetlerim geçti. Bu yüzden sorunun kaynağının bu şampuan olduğuna eminim.

Lavera Limon ve Naneli Yağlanma Karşıtı Şampuan temiz içerikli, güzel kokulu ve yağlanmayı önlenmede etkili bir şampuan ama zor köpürüyor ve saçları yıkarken kayganlaştırmıyor. Saçları güzel arındırsa da bende kepek yaptığı için şişenin yarısını kullanamadan bırakmak zorunda kaldım. Kepek sorununuz yoksa, saçlarınız kısa veya ince telliyse ya da gür değilse deneyebilirsiniz. Saçlarınız çok yağlanıyor ve ne olursa olsun yeterli yağlanmayı engellesin diyorsanız da bir deneyin.

19 Mart 2015 Perşembe

Toz Ürünler Nasıl Preslenir?


Hiç güzelim allığınız valizinizden kırık çıktı mı? Fotoğraftaki gibi pudranız panın kenarlarında kaldığı için kullanmakta zorlandınız mı? Bunun çaresi yeniden preslemek!

Preslemek ister sıkıştırılmış ister toz halindeki ürününüzü alkolle yeniden şekillendirme işlemi. Eğer farınız veya allığınız tamamen parçalanmamışsa, sadece çatlamışsa üzerine biraz alkol döküp parçaları yerine oturtup kurumaya bırakmanız yeterli. Ama benim gibi ürününüze baştan şekil vermeniz gerekiyorsa aşağıdaki adınları takip edebilirsiniz.

Önce ihtiyacımız olan malzemeler:

  • Alkol: Eczanelerden satışı artık yasakmış. Eczane alkolü yerine kolonya veya vodka da kullanabilirsiniz.
  • Bıçak/spatula
  • Temiz torba: Buzdolabı poşeti olabilir mesela.
  • Kağıt havlu

1. Önce en zevkli kısım. Preslemek istediğimiz ürün zaten sıkıştırılmış bir ürünse önce onu parçalayıp un ufak ediyoruz. Benim yerim müsait olduğu için ben bıçak yardımıyza kazıyıp ezdim. İsterseniz iri parçalara ayırdıktan sonra temiz bir torbanın içine koyup öyle de ezebilirsiniz. Önemli olan olabildiğince ufak ve homojen hale getirmek.

2. Sonra elde ettiğimiz toza azar azar alkol ekliyoruz. Bu şekilde kıvamlı bir bulamaç elde ediyoruz. Benim yaptığım gibi alkolü fazla kaçırırsanız (hehe:)) korkmayın. Şekil verilebilecek hale gelinceye kadar kurumaya bırakın, mesela 1 saat kadar.

3. Kıvamlı, şekil verilebilir hale gelen bulamacı bıçak veya spatulayla düzeltiyoruz. Pürüzsüz olmasına da gerek yok. Benim gibi panın sadece bir kısmını kullanacaksanız boş yerleri peçeteyle temizliyoruz. Son olarak da kabı masaya vurarak ürünün kaba iyice yerleşmesini ve hava kabarcıklarının dolmasını sağlıyoruz.

4. 1 saat kadar kuruduktan sonra ürün hafifçe kurumuş tok bir hale geliyor. Yalnız hala yumuşak. İşte tam bu sırada üstüne kağıt havlu koyup düz bir şeyle hafifçe üstünden bastırıyoruz. Böylece hem ürünün üstü düzleşiyor hem de fazla alkol kağıt havluya geçiyor. Preslediğimiz ürünü kapağı açık şekilde bir gece kurumaya bırakıyoruz.


Yukarıda yeniden preslediğim pudramın kurumaya bıraktığım halini görüyorsunuz. Kurudukça rengi açılıp ilk haline döndü. Yeniden preslenen ürünler daha kırılgan oluyor, hele de böyle kenarları boşsa. Diğer taraftan daha yumuşak olduğu için pigmentasyonu artıyor. Eğer pudra formundaki ürününüzün pigmentasyonundan memnun değilseniz veya kuruyup taşlaştığını düşünüyorsanız da preslemeyi deneyebilirsiniz. Kuruduğunda alkol uçup gittiği için kokusu kalmıyor ve ürünün yapısı da daha yumuşak olması dışında değişmiyor. Ben presleme işlemini yaklaşık bir ay önce yapmıştım pudramı daha kolay bir şekilde zevkle kullanıyorum. Umarım anattıklarım sizin de işinize yarar.


Bu arada evde yaptığım manikür kremini de görmek isterseniz: Evde Manikür Kremi Yapıyoruz!
Yeniden preslediğim ürün The Balm Sexy Mama Transparan Pudra

17 Mart 2015 Salı

Lavera Onarım Saç Bakım Kremi


Şu aralar saç ürünlerinde iki şey moda; silikonsuz ve SLS'siz ürünler. Ben de Lavera'nın kuru ve yıpranmış saçlar için olan güllü bakım kremini denedim. Lavera Onarım Saç Bakım Kremi (Lavera Repair Pflege Spülung) hakkında beğendim mi beğenmedim mi kafam o kadar karıştı ki neredeyse bitirinceye kadar yorumlarımı yazamadım. O yüzden fotoğraftaki çirkin, kullanılmış haline kaldınız.

Organik gül ve keratin içeren bu saç kremi gerçekten vücut kremi gibi bir yapıda. Saçınıza sürdüğünüz anda sanki kaybolup gidiyor. Diğer saç kremleri gibi ağır ve kaygan bir his bırakmıyor. O etkiye alışık olduğum için avuç avuç süresim geliyor. Böyle olunca da ürün daha çabuk bitiyor tabi. Bu 150 ml.lik saç kremini 3-3,5 aydır kullanıyorum; şu an içinde bir-iki kullanımlık kaldı.


Krem yıpranmış kuru saçlar için ama ben yağlanmaya müsait saçlarımda kullandım. Pişman da olmadım çünkü bence çok güçlü bir krem değil. Saçlarımı ağırlaştırmadı, yağlandırmadı. Biraz yumuşattığını biraz da bakım yaptığını düşünüyorum ama bunun gerçekten kurumuş ve yıpranmış saçlara yeterli geleceğini sanmıyorum. Saçta biraz bekletince daha iyi sonuç alınıyor ama yine de...

Silikonlu kremlerden gerçekten çok farklı. Verdiği yumuşaklık çok fazla değil ama geçici de değil. Yani saçınızı yıkadığınızın ertesi günü de o yumuşaklık sizinle. Yaptığı bakım ise çok müthiş değil bence. 3 aydır bu kremi kullanıyorum ve saçlarımı en son 7 ay önce kestirmiştim. Saçlarım işlem görmemesine rağmen son aylarda saç kırıklarım arttı. Zaten doğal olan da bu ama kremin kırıklarımı yavaşlattığını da düşünmüyorum.

"Water (Aqua), Glycine Soja (Soybean) Oil *, Alcohol *, Cetearyl Alcohol, myristyl alcohol, glyceryl stearate citrate, isoamyl laurate, lauryl laurate, Fragrance (Parfum) **, Lauryl Glucoside, Persea Gratissima (Avocado) Oil *, Rosa Damascena Flower Water *, Macadamia Seed Oil * Ternifolia, Triticum Vulgare (Wheat) Germ Extract, Oryza Sativa (Rice) Extract *, Prunus Amygdalus Dulcis (Sweet Almond) Seed Extract, Avena Sativa (Oat) Straw Extract, Olea Europaea (Olive) Fruit Extract *, Glycine Soja (Soybean) Germ Extract, Prunus Persica (Peach) Fruit Extract *, Sodium PCA, Sodium Lactate, Hydrolyzed Corn Protein, Hydrolyzed Wheat Protein, Hydrolyzed Soy Protein, Leuconostoc / Radish Root Ferment filtrates PCA Glyceryl Oleate, Dehydroxanthan Gum, Potassium Cetyl Phosphate, Tocopherol, Helianthus Annuus (Sunflower) Seed Oil, Ascorbyl Palmitate, Citronellol **, Geraniol **, Linalool **, Limonene **, Citral **, Benzyl Benzoate **, Coumarin *** Ingredients from certified organic agriculture ** natural essential oils"

İçeriğini yukarıdaki gibi. Gerçekten doğal, hafif buruk bir gül kokusu var saç kreminde. Biraz gül suyunu andırıyor. Koku tamamen doğalmış. İçinde silikon ve parafin de yok. Sadece iddiası değil verdiği his de doğal olduğu yönünde.

150 ml.lik ürünün fiyatı 4 Avro. Türkiye'de internet üzerinden 20-30 lira arasına satılıyor. 

Bir saç kreminde ilk aradığınız şey doğallıksa ve normal/yağlı/az kuru saçlarınız varsa severek kullanırsınız. Ben daha ulaşılabilir, saçımdaki elektriklenmeye de iyi gelecek bir krem istediğim için başka şeyler deneyeceğim.

15 Mart 2015 Pazar

Kamill El Kremleri


Kamill marka el kremlerini belki eskiden Almanya'dan gelen hediyelerden hatırlıyorsunuzdur belki de marketlerde gözünüze çarpmiştır. Ben de markette görüp ne güzel minik boy krem yapmayı akıl etmişler diyip çantada taşımak için almıştım. İlk tüp bitince devamını bulamadım. Sonra hem başka mini boy krem bulamadığımdan hem de kremi beğendiğimden gördüğüm ilk yerde fotoğrafta gördüğünüz iki kremi birden aldım.

Kamill Classic El Kremi; normal eller için. İlk denediğim kremdi. Şu an 2. veya 3. tüpü kullanıyorum. Nemlendirmesi orta derecede ve bana yetiyor. Emilmesi biraz zaman alıyor ama yağlı veya yapışkan bir his bırakmıyor. Bu krem markanın da adından anlaşılacağı gibi papatyalı. Kokusu tüpte damla sakızına benzer hafif bir koku, çok hoşuma gidiyor. Sürülürken biraz daha çiçeksi oluyor. Ellerde biraz daha kalıyor. 


Kamill Intensive El Kremi: Klasik olanın kıvamına bakarak bu kuru ciltler için olanın çok yoğun olacağını düşünmüştüm ama aloe veralı ürünleri çok sevdiğim için bu kremi de aldım. İçinde yine papatya ve ayrıca avakado yağı varmış. Kıvam olarak klasik olandan hiç farkı yok. Elde bıraktığı his biraz daha tok, nemlendirmesi az daha güçlü. Yalnız iki krem arasında biri normal biri de kuru ciltler için denecek bir fark göremedim. Kokuları da aynı.

Kremler çok uygun fiyatlı. Bu 30 ml.lik kremler 1-2 liraya satılıyor. Bence fiyat-performans oranı çok iyi. İyi olmayan tarafı içeriği. İçinde çeşit çeşit paraben ve bol parfüm var. Diğer taraftan mineral yağ içermiyor. Bu kremlerin bir de mavi renkli ''sensitive'' ve mor renkli ''anti-age'' olanı var. Minik boylardan bulursanız atın çantanıza pişman olmazsınız.

11 Mart 2015 Çarşamba

La Roche-Posay Effaclar Mat Nemlendirici


La Roche-Posay markasının yağlı ciltler için olan Effaclar serisini yüz temizleme jelinden toniğine kadar neredeyse tüm ürünleriyle kullanıp burada da yazdım. Onlarla birlikte serinin nemlendirici kremi olan Effaclar Mat'ı da kullandım ama bir türlü yazamadım.

La Roche-Posay Effaclar Mat nemlendiricinin vaadi cildi nemlendirirken cildin yağ salgısını düzenlemek, parlamayı engellemek ve gözeneklerin genişlemesini durdurmak. Jel yapıda bir krem. 40 ml.lik tüp ambalajda ve etiket fiyatı 54,90 lira.


Öncelikle şunu söyleyeyim nemlendirmesi benim yağlı cildime yeterli geldi. Clinique Dramatically Different Jel Nemlendirici mesela bazen yeterli gelmiyordu, gerginlik hissini almıyordu. Bu kremle kış aylarında bile bu sorunu yaşamadım. Başka bir beğendiğim özelliği cilt tarafından hemen emilmesi. Birazcık yoğun yapısı olsa da ciltte hemen eriyor. Uygulanır uygulanmaz cilde bir matlık veriyor. Gündüzleri güneş kremi kullandığım için gün içindeki matlık performansını bilmiyorum ama akşam ları yatıncaya kadar beni baya idare ediyor.


Şimdi gelelim biraz da ürünün kötü taraflarına. İçeriğinde paraben olmasa da çok temiz değil. Su ve gliserinden sonra içinde en bol şey bir silikon çeşidi olan dimethicone. Bazıları bu ve benzeri içeriğe çok karşı olsa da ben zararlı olduğunu düşünmüyorum. Silikon cildi kaplayarak nemini koruyor, matlaştırıyor ve pürüzsüzleştiriyor. Bunu yaparken gözenekleri tıkadığı, sivilceye neden olduğu, cildi havasız bıraktığı da söyleniyor. Ayrıca cilde gerçek bir bakım yapmadığı, etkisinin geçici olduğu da bir gerçek. Benim cildimde silikonlu ürünler sivilce veya alerji yapmadığı için ben kullanmakta bir sakınca görmüyorum. İçindeki salisik asit etkisini sevdiğim, masum bir madde. Kremde ayrıca parfüm ve alkol de var. Alkol de çoğunluk tarafından sevilmeyen ama aşırı olmadıkça yağlı ciltlere zarar vermediğini düşündüğüm bir madde. 


Yalnız ben La Roche-Posay Effaclar Mat'ı kullanmaya başladığımda hafif bir kokusu varken şu an kolonya gibi, yani alkol kokuyor. Ayrıca ilk zamanlarda olmayan bir şey daha olmaya başladı; kremi sürdükten saatler sonra bile eğer biraz fazla kaçırdıysam cildimden soyup çıkarabiliyorum. Parmaklarımla üfeleyince elime geliyor. Kısacası son kullanım tarihi geçmemesine rağmen performansının bu kadar aşağı gitmesi beni üzdü.

Sevdiğim tarafları olsa da bahsettiğin kötü özelliği yüzünden tekrar almayı düşünmüyorum. Güzel olsa da eşi bulunmaz bir ürün değil. Eğer kremleri sabah akşam kullanıp hemen bitiriyorsanız siz tercih edebilirsiniz.


9 Mart 2015 Pazartesi

Taze Bitti - 10



İki aylık bitenlerimle karşınızdayım. Hem de renkli kozmetik de var!

Banyo ürünleriyle başlıyorum:


1. L'oreal Elseve Çabuk Yağlanan Saçlar İçin Şampuan: Çok sevdiğim 8 yıldır kullandığım bir şampuan bu. Son zamanlarda daha doğal şampuanlar denedim. Daha iyisini bulabilir miyim diye başka şampuanlar kullandım ama kokusuyla, hafifliğiyle, köpürmesiyle, fiyatıyla bu şampuandan iyisini bulamadım. Ne yeni şampuanlar kullanmaktan ne de Elseve'den vazgeçmem :)

2. Adidas Vitality Duş Jeli: Güzel köpüren, güzel temizleyen ve güzel kokan bir duş jeli. Başka ne olsun? Bu ikinci şişemdi. Eşi benzeri yok diyemem ama dönüp dolaşıp arada yine alırım. Yazısı BURADA.

3. Urban Care Biotin Keratin Saç Kremi: Bu üründen iki paket tester kullandım. 4-5 kere deneme şansım oldu. Etkisini çok beğendim. Saçlarımı yumuşattı, pürüzsüzleştirdi. Yalnız çok az kullanmak gerekiyor. Biraz fazla kaçırınca saç dibine uygulanmasa bile saç ağırlaşıyor, çok çabuk yağlanıyor. Elimde çok saç kremi var, onlar bitince alabilirim.


Cilt ürünleri:

4. Yves Rocher UV Beauty Shield: Benim yağlı cildime ağır geldi. Müthiş parlama yaptı ve peeling yapmadığım dönemde de hemen beyaz noktalar oluşmasına neden oldu. Bir daha almam. Detaylar BURADA.

5. Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel: Clinique 3 Adımlı bakım serisinin en iyi adımı. Kokusu ve yapısı çok hoş. Severek kullandım yalnız kurutucu ürünlerin üzerine veya kış soğuklarında yeterli gelmiyor. Bir de ciltte kalıcı etkiden çok silikonla geçici bir kadife dokunuş sağlıyor. Duruma göre yeterli geleceğini düşünürsem tekrar alabilirim. Yorumlarımı BURADA yazmıştım.

6. Dr. Scheller Narlı Tonik: Doğal içerikli, hafifçe köpüren yumuşak bir tonikti. Çok etkili olduğunu düşünmüyorum. Bir daha almayacağım ama şişesini ev yapımı cilt toniğimi koymak için kullanacağım. Yazısı ŞURADA.



Sıra dişler ve dudaklarda:

7. Lavera Basis Sensitiv Diş Macunu: Çok beğenerek kullandım. Hafif tuzlu tadına alıştıktan sonra hem aşırı köpürmemesi hem de yakıcı mentol tadı içermemesi hoşuma gitti. Türkiye'de pahalıya satıldığı için tekrar almam ama bu olumlu hislerimi değiştirmiyor. Yazısı BURADA.

8. Bioderma Atoderm Dudak Kremi: Harika nemlendiren, gerçekten onarıcı özelliği olan güzel kokulu bir dudak kremiydi. O kadar beğendim ki dibini bile kazıyıp kullandım. Tek kötü yanı dudakta beyaz iz bırakmasıydı. İleride yeniden alabilirim. Detaylı incelemesi ŞURADAN.

9. Oral-b Presicion Clean Elektrikli Diş Fırçası Başlığı: Mavi kılların uçları yarıya kadar beyazlayınca değiştirmek gerekiyormuş. Sadece akşamları kullanmama rağmen birkaç ayda beyazladı ve temizlik hissi vermemeye başladı. Şimdi Sensitiv olanı kullanıyorum ama onun da uçları gitmeye başladı. Hem kısa ömürlü olması hem de fiyatı nedeniyle başka alternatiflere bakacağım.



Diğer şeyler:

10. H&M kil maskeleri: Vasat maskelerdi. Greyfurtlu olan cildimi yaktı, yüzümde fazla tutmadan yıkadım. Franboazlı olan rahatsızlık yaratmadı. Cildimi temizledi ama tekrar alacak kadar etkilenmedim.

11. Purederm Snail Age Regenerating Multi-Step Treatment: Bir ürünün adında plasenta, salyangoz vs. geçti mi tüylerim diken diken oluyor. Aslında bunlar ürünün içinde yok ama fikri bile itici. Sırf bu yüzden bu maskeyi bir daha almam (zaten bu da hediyeydi). Güzel aydınlattı cildimi ama etkisi hemen geçti ve uygulamak görece zahmetli.

12. Vi-vet Roll-on Sir Ağda: Makinesiyle birlikte aldım. Bu erimek konusunda biraz zorluk çıkarsa da performansı iyidi. Bir kartuş bir tüm vücut veya iki yarım bacak ağadası için yeterli.



Blogdaki kozmetik siftahımı yapıyorum:

13. Max Factor Calorie 2000 Maskara: Övüldüğü için almıştım ama ben alışamadım. Başta çok ıslaktı ve kirpiklerimi birbirine yapıştırıyordu. Biraz kuruyunca fena olmadı ama bir-iki ay sonrada garip kokmaya başladı. Bir daha almam. Detaylar yorum BURADA.

14. Clinique Chubby Stick Balm: Çok severek kullandığım bir renkli dudak kremiydi. Nemlendirmesini de, rengini de, dudağa verdiği ruja benzer oturaklı hissi de beğendim. Çabuk bitiyor ama ben genelde dudak ürünlerini bitiremediğim için bu özelliği hoşuma bile gitti. İkincisini kullanıyorum. Detaylar için BURADAN.



Son olarak ıvız zıvırlar: Lux top pamuk; güzeldi ama hala disk pamuklar favorim. Bebak Makyaj Temizleme Mendili; aslında bitmedi, kurudu ve çöpe gidiyor. Bir daha asla almam. İçeriği kötü ve yüzümü hiçbir ürünün yakmadığı gibi yaktı. Elimi bile yakıyor. Mendiva ıslak mendil; çok uzun süre kurumadı ve sonuna kadar kullandım, memnunum. Alouette Islak Tuvalet Kağıdı; ev dışında çok pratik oluyor kutu kutu alıp kullanıyorum.

4 Mart 2015 Çarşamba

UNE Natural Beauty Breezy Cheeks Krem Allık (B06)



Une Natural Beauty vegan, doğal içerikler kullanan, EcoCert sahibi bir marka. Ben de bu markayla Belçika'da tanıştım ve hemen iki ürününü aldım. Ürünlerden biri de Une Breezy Cheeks krem allıktı. 

Beni ilk çeken markanın temiz içeriği ve ambalajının görünümü oldu. Beyaz aynalı ve sade ambalajı hem pratik hem de şık. Ben esmer olduğım için koyu gül kurusu gibi olan B06 rengini aldım.


Ürün tanıtımında uygulanında kremden pudraya döndüğü söylense de bence gayet krem formunda bir allık. Zaten içeriğinde de çeşit çeşit yağ var. Yağlı bir cildim olmasına rağmen bir aylık düzenli kullanım sonunda bende siyah nokta veya sivilce yapmadı.

Ürünü genelde parmaklarımla uyguladım. Allık çok kolay dağıldığı için son derece kolay oldu. H&M mini kabuki fırça ile de denedim. Onunla da güzel sonuç aldım ama parmak kesinlikle daha pratik. Çantada taşımak ve yolculuklarda valize atmak için çok iyi.


Yukarıda dağıtılmamış ve dağıtılmış halini görüyorsunuz. Fotoğrafta belli olsun diye ben biraz bol sürdüm. Yanağımda son derece doğal duruyor. O kadar doğal duruyor ki bir süre sonra benim yanağım zaten bu renkti, allığım uçmuş herhalde diyorum. Bu kadar doğal olunca her makyajla da kullanmak mümkün oluyor.

Kalıcılığını 5-6 saat civarında bence. Üzerine tende çok benzer duran H&M allığı da geçerek sabitlemeye çalıştım ama sonuç çok değişmedi. Makyajı tutma konunda beğendiğim nemlendirici veya güneş kremleriyle kullanınca kalıcılığı biraz daha artıyor.

Üstündeki etiketi çıkarınca son hali böyle oluyor.

Fiyatı 18 avro civarındaydı. Aldığıma pişman değilim ama bu ürüne değer mi diye de düşündürüyor. Doğal renkleri ve doğal içerikleri tercih edenlerin seveceği bir marka Une Natural Beauty. Peşine düşülecek, Türkiye'de yok diye hayıflanılacak tarafı yok ama olsaydı diğer ürünlerini de denemek isterdim. Bu allığı da bazı dezavantajları olsa da severek kullanıyorum.