yağlı cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağlı cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2019 Salı

A-derma Phys-Ac Serisi

A-derma bir Fransız eczane markası. Avene markasına da sahip olan Pierre Fabre şirketine ait bir marka. Ben de bu markanın akneli ve yağlı ciltlere özel serisi olan Phys-Ac serisinden iki ürün kullandım, sıra burada yazmaya geldi.

İlk ürün A-derma Phys-Ac Purifying Foaming Gel. İlk bakışta rengi ve kıvamıyla bu Avene Cleanence Gel değil mi dedirtiyor. Üstelik etkisi de hemen hemen aynı. Az bir miktar bolca köpürüyor ve cildi temizliyor. Son derece bereketli. 100 ml.lik ürünü 6 ay sabah akşam kullandım. Cildim daha duru, daha pürüzsüz veya sivilcesiz olmadı, sadece kurutmadan güzelce temizlenmiş oldum. Avene'in jelini A-derma'ya kıyasla uygularken ve sonrasında biraz daha yumuşak bir his bırakıyordu. Bunun dışında aralarında bir fark görmedim. Hatta aynı firma neden birbirine bu kadar benzeyen iki ürün üretmiş onu da anlamadım. Özetle iyi bir temizleme jeli, eğer Avene'i sevdiyseniz  A-derma Phys-Ac Purifying Foaming Gel'i de seversiniz.

İkinci ürün ise A-derma Phys-Ac Perfection Anti-Blemish Fluid. A-derma Phys-Ac serisinin beni heveslendiren esas ürünü buydu çünkü glikolik asit kadar cildime iyi gelen bir şey yok. Ancak bu ürün benim için hayal kırıklığı oldu. Kesinlikle kötü bir ürün değil; hafif, maalesef parfümlü ama kokusu rahatsız edici değil, nemlendirmesi yağlı ciltler için yeterli, bereketli, son aylarda da (ürünü kullanmaya başlayalı 3-4 ay oldu) sivilcelerim azaldı. Diğer taraftan alnımdaki kırmızı pütürler geçmedi, diğer glikolik asitli kremleri kullandığım dönemki pürüzsüz ve berrak cildi elde edemedim. Araştırmalarıma rağmen - markaya mesaj atmak dahil - kremin pH değerini ve asit oranını öğrenemedim. Asit oranının düşük olduğunu tahmin ediyorum. Hiç glikolik asit içeren ürün kullanmadıysanız, kızarma, yanma gibi yan etkilerden korkuyorsanız bu ürün ile ilk adımı atabilirsiniz.

A-derma'nın ürünleri Avene, La Roche-Posay ve Bioderma üçlüsünün ürünlerinin civarında fiyata sahip. Ülkemizde satışı yok, Fransa'da herhangi bir eczanede hatta eczane bölümü olan markette dahi bulunabilir.

2 Aralık 2018 Pazar

Skin Academy Pure Cleansing Facial Scrub



Yine ülkemizde satılmayan bir ürün ile karşınızdayım. Bu ürünü ve markayı beğendiğim için yazayım burada bulunsun istedim.

Skin Academy ürünlerini İngiltere'de geliştirip Avrupa ve Çin'de üretim yapan, dünyanın dört bir yanında da dağıtım yapan bir marka. Misyonu çok ucuza çok kaliteli cilt bakım ürünleri sunmak.


Ben Skin Academy'ye Danimarka'da rastladım. Peelingim bitmişti. Baktım, Skin Academy Pure Cleansing Facial Scrub'ın içeriği fena değil, Avrupa Birliği'nde üretilmiş, fiyatı da çok uygun (yaklaşık 2,5 avroya denk geliyordu.); alıverdim. Hiç de pişman olmadım.

İçerik listesinden de göreceğiniz üzere Skin Academy Pure Cleansing Facial Scrub SLS içeriyor. Buna rağmen hiç köpürmüyor, cildi hiç kurutmuyor. Tanecikleri fotoğrafta gördüğünüz gibi çok küçük. Cildi hiç yormuyor. Az bir miktar  yetiyor. Renklendirici içermiyor ve kokusuz. Yani gereksiz kimyasallar içermiyor. Zaten içerik listesi çok sade ve kısa. Yağlı ve hassas ciltlere uygun.


Haftada iki kez kullanılması önerilmiş. Ben banyolarda kullanıyorum ve etkisinden de memnunum. 2,5 avro ve bence hiç kötü özelliği yok. Elbette mucize yaratmıyor ama işini yapıyor. Bulabilirsem serinin diğer ürünlerini de almak istiyorum. Dilerim bir gün Skin Academy ülkemizde de satılır ve kolayca ulaşabiliriz.

23 Mart 2017 Perşembe

DDF Glycolic 10% Exfoliating Oil Control Gel



Şu hayatta cildime en iyi gelen şey glikolik asit. Üçüncü kıştır kullanıyorum ve genel olarak sonuçlarından yine memnun kaldım. Glikolik asit ölü cilt hücreleri arasındaki bağı çözüyor, böylece üst deri daha çabuk ve kolay yenileniyor, ölü deriler gittikçe cilt parlıyor, gençleşiyor, pürüzsüzleşiyor. Sivilce oluşumunu azaltıyor. Üstelik nemlendiriyor. Büyün bunları yapabilmesi için ürünün %10 civarında alfa hidroksi asit (AHA, glykolik asiti bir çeşit AHA) içermesi ve pH seviyesinin de 3 ila 4 arasında olması yani limon kadar olmasa da asidik özellik göstermesi gerekiyor. Pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak için mutlaka yüksek korumalı bir güneş kremi de kullanmak gerekiyor.

Bu kış kullandığım DDF Glycolic 10% Exfoliating Oil Control Gel %10 glikolik asit içeren, jel yapıda bir üründü. pH seviyesi 4.1'miş. İçindekiler listesinden görebileceğiniz gibi bol miktarda alkol içeriyor, bunun yanı sıra papatya, aloe vera, üzüm tohumu gibi bitkisel özler var. koruyucu olarak paraben değil  phenozyethanol kullanılmış.

Pompalı bir şişede olması güzel. İçine ne kadar kaldığını göremeseniz de, seyahat çantasında yer kaplasa da hijyenik ve şık bir ambalaj. Ben şu yazımda anlattığım alışverişte indirimli almıştım şu sıralar yine internet eczanelerinde indirimli fiyatı 115-125 tl arasında. 48 gram ürün içerdiği düşünülürse pek uygun fiyatlı bir ürün de değil.


Gelelim etkisine... Baştan söyleyeyim şimdiye kadar kullandığım AHA'lı ürünlerin (Alpha Hydrox AHA Souffle, NeoStrata Ultra Smoothing Lotion) en etkisizi DDF Glycolic 10% Exfoliating Oil Control Gel idi. Diğer ürünlerle 2 hafta içinde sonuç alırken bu ürünü çok daha uzun süre kullanmam gerekti. Sonuç olarak cildime yine bir canlılık geldi ama diğer ürünlerle çok daha pürüzsüz bir cildim olmuştu. Sivilceleri önlemede gerçekten etkili. Sonuç almaya başladığım zamandan bu yana (2-3 ay) sadece bir sivilcem çıktı o da hormonal ve bir aydır geçmiyor :)

DDF Glycolic 10% Exfoliating Oil Control Gel alırken ne güzel nemlendirici değil, cildim yapış yapış olmaz diye düşünmüştüm. Çünkü çok yağlı bir cildim var ve birkaç nemlendirici dışında neredeyse tüm nemlendiriciler cildimi yapış yapış yapıyor. Bu durum gündüz güneş kreminin altına glikolik asit kullanmama da engel oluyordu. Bu ürün evet jel şeklinde ama benim hayalimdeki gibi değil. Cilt tarafından emilmeyen, kurudukça bir film tabakasına dönüşen ve dokunursanız soyulan cinsten bir jel. Yani herhangi bir başka cilt ürününün altına kullanmanıza imkan yok ve yapışkanlık kadar sinir bozucu bir hissi var. 

Bunlara ek olarak yüksek oranda alkol içeriyor, kokusundan bile anlaşılıyor. Maalesef alkol sivilce karşıtı ürünlerde çok başvurulan bir içerik. Ürün nadiren de olsa çok hafif yanma hissi veriyor. Bunun nedeni asit mi alkol mü anlayamadım. 

Kısaca glikolik asit uygun oran ve pH'ta olunca mutlaka güzel sonuç veriyor. DDF Glycolic 10% Exfoliating Oil Control Gel de geç de olsa cildimi canlandırdı ve sivilcelerimi azalttı. Yanma-batma hissinin çok az olması da bir artı (bu his ürünün cilde nüfuz ettiğini gösteriyormuş o yüzden çok az olması aslında bir artı mı bilemedim). Diğer taraftan yapısı sinir bozucu, uygun fiyatlı değil, geç etki ediyor, diğer ürünler kadar çok etki etmiyor ve alkol içeriyor. Bu nedenle favorim hala Alpha Hydrox AHA Souffle.

30 Ocak 2017 Pazartesi

DDF Sulfur Therapeutic Mask


Yağlı ve akneli bir cildiniz varsa ve maske kullanıyorsanız büyük ihtimalle bu maskeyi duymuşsunuzdur: DDF Sulfur Therapeutic Mask. Bu kil maskesi %10 kükürt içeriğiyle akneleri iyileştirmeyi, yağı emmeyi ve cildin duru kalmasını sağlamayı vaat ediyor. Aşağıdaki fotoğrafın üstüne kıtlayıp fotoğrafı büyütürseniz içindekileri görebilirsiniz. Maske kil ve kükürt dışında, paraben, parfüm, aloe vera suyu, c vitamini, badem yağı vs. içeriyor. Yani içinde hem istenen hem istenmeyen maddeler var.

Haftada 1 kez, ince bir tabaka halinde uygulanması 5-10 dakika kurumaya bırakılması ve suyla iyice durulanması öneriliyor. Ben biraz kalınca uygulayıp 15-20 dakika cildimde tutuyorum. Ciltte tamamen kuruyup çatlıyor. Ciltte bekletirken hafif batma, yanma benzeri bir his oluşturuyor ama durulandıktan sonra kızarma, yanma, kabarma gibi bir reaksiyon oluşmuyor bende. Oysa cildim bazı maskelere çok fena tepki gösterebiliyor.


DDF Sulfur Therapeutic Mask sonrası cildimde çok net bir gerginlik hissediyorum. Kış günü bile gün ortasında yağlanan cildimde o gerilmeyi hissetmek benim için hiç fena değil hatta hoş bile ama aşırı yağlı bir cildiniz yoksa sizin için çok kurutucu olabilir. Sadece yağlı veya akneli bölgelere uygulamanız daha faydalı olabilir. Ayrıca maske sonrası cildim daha pürüzsüz ve aydınlık oluyor. Maske gerçekten cildimdeki yağı o kadar emiyor ki her sabah uyandığımda yapış yapış olan cildim çok hafifçe yağlanmış oluyor. Hani neredeyse sadece misel su kullansam yetecek. Son dönemde daha az sivilceleniyorum ama bunda maskeden çok kullandığım glikolik asitli serumun ve havaların soğumasıyla yağlanmamın azalmasının etkisi var gibi geliyor. Yine de kapsamlı bir bakım rejimiyle sivilcelere karşı işe yarayacak bir ürün. 


Yeşilimsi beyaz bir maske. Rengi nedeniyle havlularım garip renklere boyanmamış oluyor, bu iyi bir şey. Kükürtlü olduğu için değişik bir kokusu var ama kükürtlü sabunlar veya kükürtlü termal sular kadar kötü kokmuyor. Yalnız kokusu kalıcı. Bazen havlularımdan maskenin kokusunu alabiliyorum veya maskeyi uyguladıktan saatler sonra bile yüzüm maske gibi kokuyor.

113 gramlık plastik bir kavanozda. Fotoğrafta gördüğünüz gibi koruma jelatini olması çok hoşuma gitti. Fiyatı biraz fazla (internetten alırsanız indirimli yaklaşık 130 lira) ama azar azar kullanılacağı için bereket bir ürün. Kullandığım maskeler içinde en etkili olanlardan biri DDF Sulfur Therapeutic Mask diğeri de Himalaya Herbals Arındırıcı Neem Özlü Maske. Cildimi kızartmaması, kokusunun daha hafif olması DDF maskeyi öne geçiren özellikler. Ama Himalaya Herbals da çok uygun fiyatlı, çok etkili ve pütürlü yapısı nedeniyle peeling gibi etki eden bir maske ama cildimi kızartıyor, kötü kokuyor ve havluları ve lavaboyu kirletiyor. Duruma göre bu iki maskeden birini kullanmayı düşünüyorum. Yani DDF Sulfur Therapeutic Mask'dan memnun kaldım, bu maskeyi kısa listeye aldım.

Not: Sanırım maskeyi otelde unuttum! Bunu fark ettiğimde moralim bozuldu. Pahalı olması ve henüz ürünün belki yarısını kullanmış olmam bir yana gerçekten de beğenmiştim, severek kullanıyordum. Bunu kaybedince daha çok anladım ve panik içinde hemen yenisini sipariş ettim. Maskeyi ne kadar beğendiğimin bir göstergesi olarak da buraya eklemek istedim.

30 Aralık 2016 Cuma

Ahava Time to Clear Arındırıcı Kil Maskesi


Ahava, Ölü Deniz'den elde edilen minerallerle temiz içerikli bakım ürünleri sunan bir İsrail markası. Yaklaşık 7 yıl önce Tel Aviv'e giden bir arkadaşıma bu markadan bahsetmiş, denemesini önermiştim. O da kendisine alırken bana da Ahava Body Sorbet'ini almıştı. O üründen o kadar hoşnut kalmışım ki yıllar sonra Sofya'da Ahava standını görünce ihtiyacım olan kil maskesini bu markadan almalıyım diye düşündüm (Alışveriş yazısı için BURADAN). 5 aydır da Ahava Time to Clear Purifying Mud Mask'ı (Arındırıcı Kil Maskesi) kullanıyorum.


Ölü Deniz mineralleri ve çamuru içerdiği belirtilen Ahava Time to Clear Purifying Mud Mask cildi tamamen temizlemeyi, pürüzsüzleştirmeyi vaat ediyor. Cilde bolca uygulandıktan sonra 2 dakika bekletilip durulanması öneriliyor. Maske SLS/SLES ve paraben içermiyor. Ayrıca hassas ciltlere uygun olduğu iddiasında. Koyu kıvamlı ama kolay uygulanan bir yapısı var. Kokusu ise Himalaya Herbals maskesi kadar olmasa da dikkat çekici. Bu koku içeriğindeki kükürtten geliyor sanıyorum.

Ben Ahava Time to Clear Purifying Mud Mask'ı genelde 15-20 dakika beklettim yüzümde, bu sürede maske büyük oranda kurudu. Tüm kil oranı yüksek maskeler gibi cildimden arındırmak için biraz çabalamam gerekti ama çok kötü değildi. Maskeden sonra cildimi temizlenmiş hissettim, geçici de olsa cildim aydınlandı. Yalnız siyah noktalarıma veya gözeneklerime özel bir etkisi olmadı. Hafif bir gerginlik yaratsa da az miktarda nemlendiriciyle bu sorunu çözebildim. Birçok maske cildimde kızarıklık, yanma gibi yan etkiler gösterse de bu maske hiç sorun çıkarmadı. Bu açıdan hassas ciltlere gerçekten uygun olabileceğini düşünüyorum.



Daha önce Türkiye'de bulunmadığından bu maske hakkındaki yorumlarımı yazmakta tembel davranmıştım ama artık bazı internet sitelerinde satışa sunulduğunu görüyorum. Bu sitelerin birinde fiyatı 139 lira, diğerinde 133,5 lira. Ben Sofya'dan o zamanın kuruyla yaklaşık 90 liraya almıştım. 100 ml.lik bir ürün ve benim gibi haftada 2 kere kullanırsanız 5 ay kullanabiliyorsunuz. Yine de mucize yaratmayan için 130 küsür liraları fazla buluyorum. Ahava Time to Clear Purifying Mud Mask 50-60 lira olsa cildimde hassasiyet yaratmadığı ve temiz içerikli olduğu için yeniden alabilirdim ama bu fiyatlara değmeyeceğini düşünüyorum.

14 Eylül 2016 Çarşamba

Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Serisi


Neutrogena birkaç yıl önce yağlı ve sivilceye meyilli ciltler için olan Visibly Clear serinden Pembe Greyfurt ürünlerini çıkardı. Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Günlük Peeling'i o zamanlar denemiş ve tekrar alacak kadar etkilenmemiştim. Hem Günlük Peeling'i hem de Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Yüz Temizleme Jeli'ni yeniden deneme şansım olunca yorumlarımı yazayım dedim.


Daha önce de denediğim Günlük Peeling Jel'den bahsedeyim.  Günlük Peeling Jel cildi kurutmadan ve tahriş etmeden temizlemeyi, içindeki tanecikler ile sivilce ve siyah noktaları gidermeyi vaat ediyor. Ürün aslında SLS içeren bir jel ve içindeki taneciklerden oluşuyor. 

Bence tanecikler gerçekten günlük kullanıma uygun, küçük ve yuvarlak yapılı. İlk kullandığımda günlük olarak sabah-akşam kullanmıştım ve  bir sorunla da karşılaşmamıştım. Yalnız tanecikler küçük olduğundan peeling etkisini görmeniz için normal bir jelden daha fazla ürün kullanmanız gerekiyor. Bu da hem ürünün çabuk bitmesine hem de cildinizin zor durulanmasına neden oluyor.  Az kullandığınızda da normal bir jelden farkı kalmıyor. Ben peelingi günlük değil de haftada 2-3 kere kullanmayı seviyorum, haliyle cildimi daha çok yumuşatan daha etkili ürünleri tercih ediyorum.

Günlük Peeling'in cildi kurutmadığı iddiasına da katılamayacağım. Cildimin aşırı yağlı olduğu yaz günlerinde sorun değil ama kışın nemlendirici kullanmadan bu ürünü kullanamam. Bu açıdan hassas veya yer yer kuru bir karma cildiniz varsa kullanmanızı önermem. Ayrıca Günlük Peeling'i duş jeli olarak da kullanılabilecek kadar bolca köpürüyor. Kullandım ordan biliyorum :) Temizlemesi de gayet iyi.


Yüz Temizleme Jeli'ni ise ilk kez kullandım. Bu jel ciltten yağı arındırmayı, salisilik asitle siyah noktaları önlemeyi, cildi de kurutmamayı vaat ediyor. Pompalı 200 ml.lik şişede, kullanımı pratik. Bu da Günlük Peeling gibi bolca köpürüyor ve yine zor durulanıyor. En azından yarım pompa kullanarak bu sorunu çözebiliyorsunuz.

Bir aydır sabah-akşam kullanıyorum. Sivilceyi engelleme konusunda etkili olduğunu düşünmüyorum.  Bir ayda 6 yüzeysel sivilce çıkardım. Belki Yüz Temizleme Jelinden kaynaklanmadı ama jel sivilceleri de engellemedi. Temizlemesinden ise memnunum.

Ayrıca iki ürün de yoğun şekilde greyfurt kokuyor. Koku pek yapay değil ama herkes sevmeyebilir. Üstelik cilt ürününe göre koku da kalıcı.

Kısaca uygun fiyatlı, cildi iyi temizleyen ürünler ama bende yeniden alma isteği uyandıracak kadar etkili değiller.

14 Temmuz 2016 Perşembe

La Roche-Posay Serozinc


La Roche-Posay Serozinc ülkemizde satılmayan ama kozmetikle ilgilenenler tarafından bilinen bir ürün. Yağlı ve karma ciltlere özel olduğunu öğrendiğimde ben de denemek istedim çünkü La Roche-Posay sevdiğim bir marka.

La Roche-Posay Serozinc yağlı ve problemli ciltler için tonik görevi görmeyi, tahriş olmuş cildi yatıştırmayı vaat ediyor. Bu basınçlı kutudaki spreyin içeriği aslında çok basit; arıtılmış su, tuz ve çinko. Sadece bu kadar! Cildinize pamukla veya doğrudan uygulayabiliyorsunuz. Ben şu yaz günlerinde yüzümü yıkadıktan sonra doğrudan yüzüme bolca sıkıp öylece kurumaya bırakmayı tercih ediyorum.


Uygulandıktan sonra cildim hafifçe geriliyor. Nemlendirici kullanmadığımda cildimin mat ve temiz görünümü normalden daha uzun sürüyor. Bunun dışında da bir etkisini görmedim. Sivilcelerim yine aynı oranda çıkıyor, sivilce izlerim yine aynı hızda geçiyor. Çinko ağızdan alındığında cilt için çok iyileştirici bir mineral ama binde 1 oranındaki çinkoyu cilde topikal olarak uygulamanın bir etkisi olur mu bilemiyorum. Araştırdım ama bu sorunun cevabını bulamadım. Cildimin daha az terleyip yağlanmasını ise ürünün içindeki tuza bağlıyorum. Denizden çıkınca cildin kuruması, tuzlanmış şeylerde bakteri ürememesi gibi bir şey herhalde. Bu uydurma açıklamam doğru olmayabilir ama gerçekten tuzlu suya para vermeli miyiz, maden suyu veya düz tuzlu su neyimize yetmiyor merak ediyorum :D

La Roche-Posay Serozinc'in basıncı ve püskürtmesi gayet güzel. Ben 150 ml.lik ürünü 7 avroya Fransa'dan almıştım (Alışveriş yazısı burada). Bir şişe yaklaşık sabah-akşam kullanımla 2 ay yetti. Eğer çok hassas, tahriş olmuş bir cildim olsaydı büyük ihtimalle bu ürüne bayılırdım. Bendeki etkisi ise minimal oldu. Fiyatı da 2 ayda biten bir ürün için az değil. Bu yüzden tekrar alacağımı sanmıyorum.

26 Nisan 2016 Salı

The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub


Peelingin her türlüsünü seviyorum! Kimyasal peeling kullanmama rağmen banyoda da tanecikli ürünler kullanıyorum. Daha önce The Body Shop Seaweed Pore-Cleansing Facial Exfoliator kullanıp çok memnun kalmıştım. L'oreal Perfect Clean Kayısılı Peeling bitince de yine The Body Shop'un bir peelingini denemek istedim. Yıl başı indirimi sırasında burada yazdığım alışverişimde The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ı edindim.

100 ml.lik plastik tüpte, jel formunda bir ürün. Nohut kadar ürün tüm cildiniz için yeterli oluyor. Ben biraz bol kullanmayı, boynumu ve omuzlarımı da peeling ile temizlemeyi sevdiğim için biraz çok kullanıyorum. Bu şekilde yaklaşık 4 ayda peelingin yarısını bitirdim. Yani gayet bereketli bir ürün. Etiket fiyatı 35 lira ancak bazen indirime de girebiliyor.

The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ın içindekileri aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. SLS içeriyor, zaten köpüren bir ürün. Serinin adından anlaşılacağı üzere çay ağacı yağı da içeriyor. Buram buram da çay ağacı yağı kokuyor. Kokusu kötü değil ancak çok keskin. Her kullandığımda irkiliyorum. Alışmak kolay değil. Ürünün en şikayetçi olduğum kısmı da bu sanırım.


The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ın etkisinden de memnunum. Bu ürünü kullandıktan sonra cildim daha pürüzsüz ve yumuşak oluyor. Tanecikleri gayet sık ve yuvarlak bu yüzden bastırmadığınız sürece cildinizi tahriş edeceğini sanmıyorum. Ayrıca mentol ve çay ağacı yağı da cilde ferah bir his veriyor ama bu his tabiki sadece anlık. 4 aylık kullanımda cildimin yağlanmasında veya sivilcelenmesinde peelingden kaynaklanan önemli bir değişiklik fark etmedim. Bu açıdan bu ürünün tek başına sivilcelenme veya yağlanmaya deva olabileceğini sanmıyorum. Yine de işini yapan, güzel bir peeling olduğunu vurgulayayım.

İster istemez The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean ScrubSeaweed serisinden Pore-Cleansing Facial Exfoliator ile karşılaştırıyorum. Seaweed daha iri tanecikli, daha yumuşak bir kokuya sahip ve verdiği pürüsüzlük daha uzun süre kalıyor. Tea Tree ise daha uygun fiyatlı. İkisi arasında tercih yapmak zor olsa da sanırım ben Seaweed'i tercih ediyorum. Yine de sırf kokusu için %50 sazla para vermeye değer mi bilemiyorum. Yani işini yapan, bereketli bir peeling arıyorsanız ve çay ağacı yağı kokusundan rahatsız olmayacaksanız gönül rahatlığıyla denebilirsiniz.

21 Şubat 2016 Pazar

Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser


Coast to Coast Avustralya'nın yerli bitki ve mineralleri ile doğal ve etkili bakım ürünleri sunma iddiasındaki bir marka. Daha önce bu markanın yağlı ve karma ciltler için olan Rainforest serisinden gözenek temizleyici yeşil kil maskesinden bahsetmiştim. Bugün de yaklaşık 3 aydır kullandığım Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser'dan (gözenek arındırıcı köpüren temizleyici) bahsedeceğim.

Yağlı ciltler için geliştirilen temizleyiciler genelde çok agresif ve yıpratıcı oluyor. Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser genelin aksine sülfatsız, nazik bir temizleyici. Ne kadar adında foaming geçse de çok çok az köpüren hatta köpürmeyen bir jel. Az bir miktar jeli nemli cilde masaj yapmanız yeterli oluyor. Kolay durulanıyor.


Yukarıda da görebileceğiniz gibi temizleme jeli tüm kiri ve yağı nazik ama etkili bir şekilde ciltten uzaklaştırmayı, yağ salgısını lilly pilli, okaliptus ve çay ağacı yağı ile düzenlemeyi, salisik asitle sivilceye neden olan bakterileri yok etmeyi ve tüm bunları yaparken de cildin doğal nem dengesini bozmamayı vaat ediyor. Kısaca rüya gibi bir şey... ve tabi ki ürün bunların hepsini birden yapamıyor.

Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser cildi temizleme, kurutmama ve nazik olma konusunda son derece başarılı. Cildi aşırı kurutmadığı için cildin panik halinde aşırı yağ üretmesine de neden olmuyor ama bunun dışında yağlanmama bir etkisi olmadı. İçindeki salisilik asit oranını bilmiyorum ama sivilcelerim üzerinde de kayda değer etki göstermedi.

Kokusu çok doğal ve ferah.  Kokusunu özellikle sevmiyorum ama şikayetim de yok. Çay ağacı yağının kokusu belli belirsiz ve rahatsız etmiyor. Ben daha çok nane ve lavanta yağı kokusu alıyorum. Ürünün içinde zaten ikisi de var. Diğer içeriklere ürünün internet sayfasından ulaşabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi ürün 100 ml.lik bir plastik tüp içinde. Ambalajıyla ilgili tek sıkıntım çevirmeli kapağın pek pratik olmaması. Az bir miktar yettiği için bereketli de bir ürün ama yaklaşık 50 liralık fiyatı bence yine de fazla. Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser temiz içeriği ve nazik temizlemesiyle severek kullandığım bir ürün oldu ama pahalı ve erişmek de zor olduğu için yeniden almaya çalışmayacağım.

30 Aralık 2015 Çarşamba

Coast to Coast Pore Purifying Green Clay Mask


Coast to Coast Avustralya'ya özgü malzemelerle doğal ve etkili ürünler sunduğunu iddia eden bir marka. Ben de bu markanın Pore Purifying Green Clay Mask (Gözenek Arındırıcı Yeşil Kil Maskesi) adlı kil maskesini birkaç aydır kullanıyorum. Maske yağ fazlasını emmeyi, cildi derinlemesini temizlemeyi, bunu yaparken de cildi yumuşatmayı vaat ediyor.

Aşağıda göreceğiniz üzere içinde esas olarak su, kil (kaolin) ve gliserin var. Ayrıca bol bol çeşitli bitki veya meyvelerin özlerini içeriyor. Parfüm içermese de uçucu yağlar yüzüden çok keskin bir kokusu var. Lavanta ve nane yağının kokusu çok baskın. Koruyucu olarak phenoxyethanol içeriyor.


Coast to Coast Pore Purifying Green Clay Mask'ı temizlenmiş kuru cildime kalın bir tabaka halinde sürdükten sonra 10-15 dakika bekleyip ılık suyla duruluyorum. Maskeyi uygulamak çok kolay, bazı kil maskeleri gibi katı değil. 

Maskeyi cildime uyguladığımda içindeki uçucu yağlar nedeniyle mentol serinliği ile yanma hissi arasında ama kötü olmayan bir his veriyor. Rahatlatıcı bir his değil ama insan bu maske mutlaka işe yarıyordur diye düşündürüyor. Aloe vera, papatya gibi cilt yatıştırıcılar içermesine rağmen ben maskeden sonra da cildimi pek rahatlamış hissetmiyorum. Hem maske artıklarını temizlemek hem de cildimi yatıştırmak için hafif nemlendirici özelliği olan bir tonik kullanıyorum. İçinde bol bol yağ olması nedeniyle durularken hafif yağlı kalıyor sanki  ama özellikle nemlendiren bir maske değil. Biraz zor durulanıyor ama bu kil maskelerinin çoğunda karşılaştığım bir durum. Maskeden sonra cildimi arınmış, temizlenmiş hissediyorum. Maskeyi genelde geceleri yapıyorum ve temizlik etkisini ertesi sabah da fark ediyorum.


Yaklaşık 50 lira olan maske 50 ml.lik bir kavanozda. Poşetteki maskelere göre çok daha kullanışlı ve neredeyse onlar kadar hesaplı. Dibine gelmiş olmama rağmen kurumadı. Kil maskelerini biraz kalın uyguladığım için fazladan bereketli olduğunu söyleyemeyeceğim ama ara ara tek kullanımlık maskelerle destekleyerek 4 aydır kullanıyorum. Coast to Coast Pore Purifying Green Clay Mask'ın Türkiye'de satışı yok ama buna çok da üzülmüyorum. Kötü bir maske olduğu için değil ama yeni maskeler denemekten beni alıkoyacak kadar da üstün bir performansı yok. Yine de Avustralya'ya giderseniz veya oradan bir şeyler getirtmek isterseniz deneyebilirsiniz, pişman olmazsınız.

26 Eylül 2015 Cumartesi

Primavera Balancing Nemlendirici


Primavera doğal içeriğiyle ön plana çıkan bir Alman markası. Bugünkü konumsa markanın yağlı ciltler için olan Balancing serisinden ıhlamur ve üzüm çekirdeği özlü nemlendiricisi. Ben bu mini boy nemlendiriciyi bir setle birlikte aldım ve yine serinin toniği ve yüz temizleme jeliyle birlikte bir aya yakın kullandım. Artık yorumlarımı paylaşmaya hazırım

Primavera Balancing Nemlendirici çabuk emilmeyi, aydınlık ve mat bir cilt oluşturmayı ve sebumu düzenleyerek nem dengesini sağlamayı vaad ediyor. Cremefluid, yani akışkan bir krem. Gerçekten de ince yapılı beyaz bir ürün. Cilde dağıtmak yedirmek çok kolay. Diğer taraftan cilt tarafından çok kolay emilen bir nemlendirici olduğunu düşünmüyorum. Bir süre cildinizde yapışkan bir his bırakıyor ve uzun süre dokunduğunuzda cildinizde bir şey olduğunu anlıyorsunuz. 


Az bir miktar losyon tüm cilde yeterli geliyor. Bunun bir nedeni rahatça dağıtılabilmesiyken diğer bir nedeni de ürünün gayet nemlendirici olması. O kadar ki bence yağlı ciltler için tasarlanmış bir krem için fazla nemlendirici. Cildim birkaç saat içinde parlamaya başlıyor. Nasıl parlamasın? Aşağıda ürünün içeriğini görebilirsiniz. Göreceğiniz gibi içinde ayçiçeği, zeytin, kuşburnu, ıhlamur, kanola, jojoba, üzüm çekirdeği gibi çeşit çeşit yağ var. Yağlı ciltlere bu kadar yağlı bir nemlendirici üretmek gereksiz hatta kötü. Niteki benim cilidime de özellikle yaz aylarında ağır geldi. Neyseki sivilce yapmadı ama beyaz noktalarımdaki son dönemdeki artış da gözümden kaçmadı.

Primavera Balancing Nemlendirici'nin içinde yağ olmasını beğenmesem de aslında çok güzel bir içeriğe sahip. İçeriğindeki hemen hemen tüm maddeler organik tarımla elde edilmiş. İçinde paraben ve mineral yağ yok. Yapay parfüm de içermiyor, kokusu esansiyel yağlardan geliyor. Kokusu belirgin ama doğal ben rahatsız olmadım. Yalnız uçucu yağlardan mıdır bilmiyorum ürün göz çevresinde kullanmaya pek müsait değil (sorun olmadığı sürece göz kremi yerine yüz nemlendiricimi kullanıyorum), hafif bir rahatsızlık veriyor.


Özet geçersem temiz içerikli ama yağlı ciltlere uygun olmayan, kuru havalarda normal ciltlerin severek kullanabileceği bir ürün. 30 ml.lik tam boyunun fiyatı da 26 avroymuş. Ben bu mini seti 10 avroya almıştım ve çok daha uyguna gelmişti (Alışveriş yazısı burada). Etiket fiyatını da vermediğime memnunum. Ben tekrar almayacağım uygun ciltli biri için iyi bir tercih olabilir.

Primavera Balancing Nemlendiricinin web sayfasına BURADAN ulaşabilirsiniz.

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Clinique Anti-Blemish Solutions Serisi

Şu aralar elimdeki deneme ürünlerini kullanıp bitirmeye çalışıyorum. Hep yolculuklarda kullanırım diye saklıyordum ama çok fazla olduklarından bozulmadan hepsini seyahatlerde kullanmam imkansız. Bu minik deneme setini clinique.com.tr alışverişimde (yazısı burada) ''acnefree'' kodunu kullanarak almıştım. Yaklaşık 4 haftadır kullanıyorum ve tam ürün incelemesi olmasa da kabaca fikirlerimi yazayım dedim.


Sabun: %2 oranında salisilik asit içeren, parfümsüz, belli belirsiz kokan, çok çok köpüren bir sabun. Yıllardır cildim için sabun kullanmıyordum. Sabun kurutur, tahriş eder gibi bir nedenle değil tamamen jeller pratik geldiği için ve alışkanlıktan. Bu sabun benim için ciddi bir değişiklik oldu. Cildimi gıcır gıcır temizlemesi hoşuma gitti. Verdiği hisse rağmen aslında jellerden fazla temizlediğini düşünmüyorum. İyi temizliyor kısacası. Çok kolay durulanmasını da beğendim. Diğer taraftan cildimde biraz gerginlik yarattı. Yaz aylarında yağlı cildim için bu bir sorun değil ama daha serin havalarda özellikle karma veya normal ciltlerin günde iki kez bu temizleyiciyi kullanabileceğini sanmıyorum.

Sabunun tam boyu 150 g., ben 15 g.lık deneme boyunu bir ay kullandım ve hala kullanabilirim. Kısacası çok bereketli, verdiğiniz paranın karşılığını bu açıdan alabileceğiniz bir ürün. 

Tonik: Anti-Blemish Solutions serisinin toniği Clinique'in diğer toniklerine çok benziyor. Buram buram  alkol kokuyor. Tertemiz dediğiniz cildinize uyguladuğınız bile pamuğun kirlendiğini görüyorsunuz. Toniğin içinde tebeşir gibi beyaz bir tortu var. Bu pudraymış ve parlamayı önlemeye yardımcı oluyormuş. Bu yüzden toniği pamuğa dökmeden önce çalkalamak gerek. Bu özelliği bana Avene Cleanance Lotion'ı hatırlattı.

Ürün tanıtımında hassas ciltlerin kullanabileceği söylese de bence kesinlikle hassas ciltlere göre değil. Bazen hassas olmayan cildimde bile batma/yanma hissine neden oldu. Arındırmasını çok sevdem de içindeki alkol ve kurutuculuğu yüzünden günde iki kez düzenli şekilde kullanmaya uygun olduğunu düşünmüyorum. Ten makyajı yapılan günlerden ve maskelerden sonra kullanmaya daha uygun. Ben de sadece akşamları çok az miktarda kullandım.

Nemlendirici: Yağsız, çabuk emilen, parfümsüz, güzel bir nemlendirici. Çok az miktarı (özellikle bu sıcak havalarda) yeterli geliyor. Günde iki kere kullanılması tavsiye ediliyor ama ben sadece akşamları tonikten sonra kullandım. Sivilceleri önlemeyi, cildi rahatlatıp kızarıklıkları geçirmeyi, fazla yağı kontrol altına almayı vaat ediyor.

Nemlendirmesini, hafif yapılı olmasını, çabuk emilmesini ve silikonlu kremler gibi ciltten sıyrılıp çıkmamasını beğendim. Cildimin normalden daha çabuk yağlanmasına neden olmadı. Aslında bu nemlendiriciyi Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel'e çok benzettim, aralarında fark yok gibi.

Peki ben Clinique Anti-Blemish Solutions serisini beğendim mi? Tam boylarını alır mıyım? HAYIR! Bu ürünleri kullanmaya başladığımda regl dönemim yaklaşıyordu o yüzden son birkaç aydır olmadığı kadar büyük bir sivilce çıkarmamı garipsemedim ama 4 haftadır sivilcelerin ardı arkası kesilmedi. Hava aniden ısındığı için cildim çok yağlanmış olabilir ama cildimi bu kadar düzenli yıkayıp maskelerken bu kadar sivilce çıkarmam normal değil. Sivilcelerden biri sönüyor, biri çıkıyor, mutlaka bir sivilcem var. Zaten sivilce izleri 3 aydan önce geçmeyen biri olarak sivilcenin sönmesine sevinemiyorum. Bu duruma bu ürünlerden sabunun neden olduğunu düşünüyorum çünkü bence tonik de nemlendirici de 3 Adımlı Bakım serisinin ürünlerine çok benziyor ve benim onlardan yana bir sıkıntım olmamıştı. Kısacası bu serinin sivilce sorununu çözmeyi iddia ederken sivilceye neden olması, en azından son zamanların en sorunlu döneminde sivilcelerime çare olamaması benden eksi not aldı.

9 Haziran 2015 Salı

Freeman Armutlu Arındırıcı Yüz Temizleyicisi


Freeman renkli paketleri ve nisbeten temiz içeriğiyle ilgimi çeken bir marka. Yüz maskesini BURADA yorumlamıştım. Freeman Armutlu Arındırıcı Yüz Temizleyicisi'ni (Freeman Facial Refining Cleanser) de uzun süredir deniyorum. Hatta bitirmek üzereyim ama fikrimi tam oluşturamadığım için bir türlü yazısını da yazmamıştım artık yazabilirim.

Bu temizleyici yağlı, karma ve normal ciltlerden yağı uzaklaştırmayı ve cildi yumuşatmayı vaat ediyor. İçindeki söğüt özü (salsilik asit kaynağı) ile sivilce ve siyah noktaları önlemeyi, armut özü ile de cildi nemlendireceğini iddia ediyor. Aşağıda ürünün uzun içindekiler listesini görebilirsiniz. İçinde neredeyse sadece çeşitli bitkilerin özleri var. Paraben ve SLS yok. Renklendirici ve parfüm içeriyor. Armutu da andıran jenerik bir meyve kokusu var. Biraz yapay olsa da ben rahatsız olmadım. Belki de içinde SLS olmadığından neredeyse hiç köpürmüyor. 


Bu ürünü sabah akşam düzenli şekilde yaklaşık 3 aydır kullanıyorum. Önceleri parmaklarımla uyguluyordum, köpürmediği için biraz çok uğraşıyordum. Sonra silikon temizleyici ped ile kullanmaya başladım. Böylece ürün biraz olsun köpürdü ve daha az ürün yetmeye başladı. Temizliğinden genel olarak memnun kaldım. Güneş kremi, sebum ve makyajı cildimden güzel uzaklaştırdı. Yıpratıcı bir ürün değil ama cildi biraz kurutuyor. Sivilce ve alerji yapmadı. Diğer taraftan sivilce ve siyah noktaların oluşumunu önlemedi veya cildimi pürüzsüzleştirmedi. Bu açıdan memnun olarak kullansam da ürünün performansından çok etkilenmedim.


Freeman Facial Refining Cleanser fotoğrafta gördüğünüz gibi turkuaz renkli şeffaf bir jel. Yalnız kıvamı çok akışkan o yüzden tüp şeklindeki ambalajda kullanımı çok kolay değil. Bazen avucunuza boşalıveriyor. Tüpü büyük olmasına rağmen içinde sadece 150 ml. ürün var. Etiket fiyatı 23,90 lira ama kampanyalarla daha ucuza alabilirsiniz. İnternet üzerinden veya Watsons'larda satılıyor. Köpürmediği için insan ister istemez biraz çok kullanıyor, çok bereketli olduğunu düşünmüyorum. Fiyatı uygun olduğu için çok sorun değil.

Özetle içeriği ve işini yapmasıyla tercih edilebilecek, kokusu ve ambalajıyla eğlenceli bir ürün. Diğer taraftan biraz daha etkili olan dermokozmetik ürünleri tercih ederim. Bu yüzden yeniden almayı düşünmem ama memnun kalınmayacak ürün değil.

11 Mart 2015 Çarşamba

La Roche-Posay Effaclar Mat Nemlendirici


La Roche-Posay markasının yağlı ciltler için olan Effaclar serisini yüz temizleme jelinden toniğine kadar neredeyse tüm ürünleriyle kullanıp burada da yazdım. Onlarla birlikte serinin nemlendirici kremi olan Effaclar Mat'ı da kullandım ama bir türlü yazamadım.

La Roche-Posay Effaclar Mat nemlendiricinin vaadi cildi nemlendirirken cildin yağ salgısını düzenlemek, parlamayı engellemek ve gözeneklerin genişlemesini durdurmak. Jel yapıda bir krem. 40 ml.lik tüp ambalajda ve etiket fiyatı 54,90 lira.


Öncelikle şunu söyleyeyim nemlendirmesi benim yağlı cildime yeterli geldi. Clinique Dramatically Different Jel Nemlendirici mesela bazen yeterli gelmiyordu, gerginlik hissini almıyordu. Bu kremle kış aylarında bile bu sorunu yaşamadım. Başka bir beğendiğim özelliği cilt tarafından hemen emilmesi. Birazcık yoğun yapısı olsa da ciltte hemen eriyor. Uygulanır uygulanmaz cilde bir matlık veriyor. Gündüzleri güneş kremi kullandığım için gün içindeki matlık performansını bilmiyorum ama akşam ları yatıncaya kadar beni baya idare ediyor.


Şimdi gelelim biraz da ürünün kötü taraflarına. İçeriğinde paraben olmasa da çok temiz değil. Su ve gliserinden sonra içinde en bol şey bir silikon çeşidi olan dimethicone. Bazıları bu ve benzeri içeriğe çok karşı olsa da ben zararlı olduğunu düşünmüyorum. Silikon cildi kaplayarak nemini koruyor, matlaştırıyor ve pürüzsüzleştiriyor. Bunu yaparken gözenekleri tıkadığı, sivilceye neden olduğu, cildi havasız bıraktığı da söyleniyor. Ayrıca cilde gerçek bir bakım yapmadığı, etkisinin geçici olduğu da bir gerçek. Benim cildimde silikonlu ürünler sivilce veya alerji yapmadığı için ben kullanmakta bir sakınca görmüyorum. İçindeki salisik asit etkisini sevdiğim, masum bir madde. Kremde ayrıca parfüm ve alkol de var. Alkol de çoğunluk tarafından sevilmeyen ama aşırı olmadıkça yağlı ciltlere zarar vermediğini düşündüğüm bir madde. 


Yalnız ben La Roche-Posay Effaclar Mat'ı kullanmaya başladığımda hafif bir kokusu varken şu an kolonya gibi, yani alkol kokuyor. Ayrıca ilk zamanlarda olmayan bir şey daha olmaya başladı; kremi sürdükten saatler sonra bile eğer biraz fazla kaçırdıysam cildimden soyup çıkarabiliyorum. Parmaklarımla üfeleyince elime geliyor. Kısacası son kullanım tarihi geçmemesine rağmen performansının bu kadar aşağı gitmesi beni üzdü.

Sevdiğim tarafları olsa da bahsettiğin kötü özelliği yüzünden tekrar almayı düşünmüyorum. Güzel olsa da eşi bulunmaz bir ürün değil. Eğer kremleri sabah akşam kullanıp hemen bitiriyorsanız siz tercih edebilirsiniz.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel


Bugünkü incelemeyle Clinique'in 3 Adımlı Bakım serisinin son ürüne gelmiş oluyoruz: Dramatically Different Moisturizing Gel (Dramatically Different Nemlendirici Jel Krem). Yağlı ciltler için jel formundaki bu nemlendirici tam boy olduğunda pompalı bir şişede oluyor. Benim kullandığım introduction kit içindeki 30 ml.lik tüpteki hali. En uygun fiyatlısı 200 ml.lik boyu olsa da 40-50 ml.lik nemlendiriciler bile bana yedi sekiz ay yettiği için tam boyunu kullansam bozulmadan bitiremezdim diye düşünüyorum.


Etkisiyle başlayayım: Cildimi kullandığım tüm diğer matlaştırıcı nemlendiricilere göre çok daha uzun süre mat tutuyor. Çok çabuk emiliyor. Hele cildinize sürmeden parmaklarınızda biraz ısıtırsanız cildinizde su gibi dağılıyor. Bir dakika dolmadan cildiniz çok daha pürüzsüz, mat ve ipeksi oluyor. Yalnız serinin jeli ve toniği çok kurutucu ürünler olduğundan mı bilmiyorum cildimdeki gerginlik hissini kolayca geçiremiyor. Hele sıcak banyolardan sonra gerginliğin geçmesi için bu kremi iki kat kullandığım oluyor. Yağlı ciltli biri için bunlar ilginç tecrübeler tabi. Cilde verdiği pürüzsüzlüğün de anlık olduğunu düşünüyorum. 


Üründe Clinique'in diğer ürünlerinde olduğu gibi parfüm yok. İçindeki maddelerden gelen bir kokusu var. Bazıları bu kokuyu garip bulsa da ben sevdim. Bazen vanilyalı kurabiyeyi bazen sakızı anımsatan değişik bir kokusu var. Ben tek seferde nohut kadar (fotoğrafta gördüğünüzden azıcık çok) nemlendirici kullanıyorum. Cilde kolay dağıldığı için çok az bir ürünü tüm cilde yedirebiliyorsunuz. Yalnız dediğim gibi nemlendirmesi kuvvetli olmadığı için diğer kremlere göre daha bol kullanıyorum. Sadece akşamları kullanmama rağmen 12 haftada 30 ml.lik tüpün içinde birkaç kullanımlık kaldı. Çok bereketli olduğunu söyleyemem.

Nemlendirmesi kış ayları için kurutucu jel ve tonikle birlikte kullanmak için bazen yetersiz gelse de çabuk emilmesi ve verdiği matlık nedeniyle severek kullandığım bir nemlendirici oldu. Biter bitmez yenisini alacağım bir ürün değil ama 3 Adımlı Bakım serisinden en sevdiğim ürün bu. Zaten yakında serinin tamamı hakkında bir yazı yazarım.

16 Ekim 2014 Perşembe

Montagne Jeunesse Hot Chocolate Cilt Maskesi


Bazen üşensem de maske yapmayı çok seviyorum ve yağlı cildime iyi gelecek maske arayışıma devam ediyorum. Montagne Jeunesse markasının Hot Chocolate adlı maskesi bu denemeler sırasında çok beğendiklerimden oldu. İsmi aslında maskeyi açıklıyor. Maske inanılmaz derecede portakallı bitter çikolata gibi kokuyor. Görünüşü aynı erimiş çikolataya benziyor ve en ilginç tarafı da cildinize sürdüğünüzde ısınıyor. Evet evet yüzünüzü sıcak basıyor!


Bu maske görenekleri temizlemeyi vaad ediyor. İçinde kil var ve iddiasına göre uygulandığında ısınarak gözeneklerin açılmasını sağlıyor. Diğer maskelerde olduğu gibi bunu da temiz yüze uyguluyoruz. Kıvamı biraz akışkan ama uygularken pek sorun olmuyor. Arap bacı taklidi yaparak 10-15 dakika etki etmesi için bekliyoruz. Yüzümüzde hissettiğimiz sıcaklık birkaç dakikada geçiyor zaten. Sonra da yüzümüzü bol suyla duruluyoruz. Hem de çok bol suyla. Çünkü bu maske biraz zor arınıyor. Hatta artık oldu desek bile üstünden mutlaka bir de tonikle geçiyoruz. Çünkü gördüğümüz kahverengi pamuğa inanamayacağız.


Bakım ürünlerinde keskin, şekerli, ağır kokuları pek sevmesem de bu ürünün kokusunu çok sevdim çünkü hiç yapay gibi değildi. Paketin üstünde kendinizi tutun sakın ha yemeyin yazıyordu da gülüp geçmiştim. Ben de dayanamayıp denedim. Hafif şekerli ama hoş olmayan bir tadı var :)
Montagne Jeunesse'nin diğer maskeleri gibi bu da vegan ve temiz içerikli. 15 gramlık paketi ben iki seferde kullandım ama çok rahat 3 kere de kullanılabilirdi. Artan maskeyi temiz bir poşete koyup ışık almayan temiz bir yerde saklamanız yeterli.
Ben etkisinden de çok memnun kaldım. Maske yüzümde kurumadığı gibi cildimi de kurutmadı. Cildim parlak ve aydınlık göründü. Gerçekten temizlenmiş gibi hissettim. Kesinlikle tekrar alacağım bir maske. Beni düşündüren tek yanı kahverengi maskenin lavaboda bıraktığı lekeler... Her seferinde lavabo yıkamak hiç hoş olmayacak. Cildinizi kurutmadan temizleyecek eğlenceli bir maske arıyorsanız ve lavaboları batırmak sizin için önemli değilse mutlaka deneyin.

Montahne Jeunesse Blemish Mud cilt maskesinin yorumunu ise BURADAN okuyabilirsiniz.

14 Ekim 2014 Salı

Clinique Clarifying Lotion


Bugün konum Clinique markasının 3 Adımlı Bakım Serisi'nden Clarifying Lotion (Arındırıcı Tonik). Fotoğrafta gördüğünüz benim cilt tipime uygun olan, karma-yağlı ciltler için üretilmiş 3 numaralı tonik. Bu toniği La Roche Posay Effaclar Lotion bittiğindan beri yaklaşık 7 haftadır kullanıyorum. Başta diğer toniklerde yaptığım gibi sabah akşam cildimi temizledikten sonra kullanıyordum. Yalnız böyle devam edemedim çünkü tonik inanılmaz alkollü ve cildi de aynı oranda kurutuyor. Zaten vodkaya benzer kokusuyla daha kullanmadan içindeki alkol miktarı hakkında bir fikir veriyor. Benim cildimde genel olarak yanma, acıma gibi hislere neden olmadı ama çizik, sivilce, zedelenme gibi cildin tahriş olduğu yerlerde hafif yanmalara neden oldu. Hassas ciltlerin bu toniği kullanabileceğini kesinlikle düşünmüyorum. Ayrıca kurutması nedeniyle karma ciltler için de ideal olmayabilir. Özellikla soğuk aylarda günde iki kere kullanmayı yağlı ciltler için bile fazla buluyorum.


Peki Clinique Clarifying Lotion'ın hiç mi iyi tarafı yok? Var, mesela içindeki alkolün cilti dezenfekte ettiğini düşünüyorum. Bu toniği kullanırken de sivilcelerim çıktı ama çok daha küçük ve az sayıdaydı. Ayrıca gerçekten cildi arındırıyor. Daha önce kullandığım toniklere kıyasla bu tonikle pamuklar daha kirli çıkıyor. Misel su ile yüzümü silip ardından jel ile yüzümü masaj yaparak yıkadıktan sonra bu toniği uyguluyorum ve yine pamukta sarı/kahverengi lekeler görüyorum. İnsan bu kadar temizlemeye rağmen pamuk nasıl batıyor inanamıyor.


Benim kullandığım tonik introduction kit denilen bir setin parçasıydı. Gördüğünüz gibi kocaman ağzı olan plastik bir şişenin içinde. Herhalde olabilecek en kullanışsız şişe. Birincisi bu kadar geniş ağızlı bir şişeden pamuğa fazla ürün dökmemek imkansız. Ben pamuğu şişenin ağzına yapıştırıp şişeyi baş aşağı çevirmekte buldum çareyi. Bunu 3-4 kere pamuğun farklı yerlerine hızlı hızlı yapıyorum. İnsanı gereksiz uğraştırıyor. Üstelik kapağı da vidalı, o da ayrı uğraştırıyor. Orijinal boylarda da maalesef durum aynı.

Bu toniğin ağır kokusu, cildi kurutması ve kullanışsız şişesi bir tarafta, şimdiye kadar kullandığım tonikler arasında cildi en iyi temizleyenlerden biri olması diğer tarafta. Ürünü sevdim mi tekrar alır mıyım bilemiyorum. Şu an almayacağıma eminim. Cildimin aşırı yağmandığı dönemlerde, ten makyajı yaptığım günlerin sonunda veya yüzümü sivilce bastığında kullanmak isteyebilirim. Şimdilik tercih edeceğim bir ürün değil. Bitinceye kadar düzenli kullanmaya devam edeceğim ama daha sonra tekrar alacağımı sanmıyorum.

Aynı serinin Clinique Liquid Facial Soap adlı temizleyicisi hakkındaki yorumlarımı BURADAN okuyabilirsiniz.

9 Ekim 2014 Perşembe

Clinique Liquid Facial Soap


Clinique'in 3 Adımlı Cilt Bakımı serisini duymayanımız yoktur herhalde. Bu seri temizleme, arındırma ve nemlendirme ürünlerinden oluşuyor ve ilk aşamasında da Clinique Liquid Facial Soap (Sıvı Yüz Sabunu) var. Ben bu serinin yağlı ciltler için olanını kullandım.

Malumunuz Clinique ürünlerinde parfüm bulunmamasıyla meşhur bir marka. Bu sabunda da parfüm yok. İçindeki kimyasalların kendine özgü garip bir kokusu var. Bence hoşa gidecek bir şey değil ama çok kötü de değil. Zamanla bu kokuya alıştım ve artık hemen hemen hiç rahatsız olmuyorum.


Tam sıvı sabun kıvamında, su gibi renksiz bir ürün. Çok az bir miktar yeterli oluyor ve kolayca köpürüyor. Hem tasarruf hem de ciltten kolay arınması açısından olabildiğinde az kullanmanızı tavsiye ederim. Fotoğrafta gördüğünüz 50 ml.lik boyu. Bu miktardaki ürün bana 7 hafta yetti, az ürün kullanmaya dikkat etseydim daha da yeterdi sanıyorum. Yani tam boyunu alırsanız hemen dibini görüp verdiğiniz paraya üzülmezsiniz.

Ben günde iki kere çok düzenli şekilde kullandım. Ürün yağlı-karma ciltler için olduğundan cildi kurutuyor. Gayet yağlı bir cildim olmasına rağmen her yüzümü yıkayıştan sonra kremlenme ihtiyacı hissediyorum, cildim geriliyor. Zaten insan hani sabunu yüzümüze sürmeyecektik, hani doğal koruyucu bariyeri söküp atıyordu sabun diye düşünmeden edemiyor. Bu nedenle bu jeli karma ciltlerin kullanabileceğini sanmıyorum. Yanaklarda kuruluğa hatta pullanmaya neden olabilir.


Cildimin durumu son zamanlarda gayet iyi ama ben bunu doğrudan Clinique Liquid Facial Soap'a bağlamıyorum. Çünkü hangi kalbur üstü temizleyici ürünü düzenli şekilde günde iki defa kullanırsanız cildinizin azami bir berraklığa ulaşmasını beklersiniz. Bu yüzden müthiş etkili, mucizevi filan diyemem. Diğer yandan cildi güzel temizliyor. Bende sivilce veya alerji de yapmadı.

Burada gördüğünüz ürün ŞU YAZIMDA anlattığım alışverişte aldığım bir setin parçası. Tam boyu 200 ml.lik pompalı bir şişede ve internet sitesine göre fiyatı 69 lira. Olumlu yanları (iyi temizlemesi, kolay köpürmesi) ile olumsuz yanlarını (cildi çok kurutması, sabun olması) teraziye koyduğumda bu fiyatla tam boyunu alacağımı hiç sanmıyorum. Minik boylarını seyahatler için aldım, kullandım kullanıyorum ama bulursam başka küçük boy ürünleri denerim, evdeyse La Roche Posay Effaclar Jel'i veya Avene Cleanance Jel'i tercih ederim.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

La Roche-Posay Effaclar Gel

la roche posay effaclar gel

İki buçuk aydır kullandığım benim için çok temel olan bir ürüne ayırıyorum bugünkü yazımı. La Roche-Posay Effaclar Gel yağlı ve hassas ciltler için üretilmiş bir yüz temizleme jeli. 

İki buçuk aydır her sabah ve akşam nohut kadar jeli ılık suyla ıslattığım elimde köpürtüp yine ıslak olan yüzüme uyguguluyorum. Çok güzel köpürüyor. Parmak uçlarımda özellikle çok sivilce çıkardığım yağlı olan bölgelere yoğunlaşıyorum. Sonra ılık suyla duruluyorum. Ciltten çok kolay arınıyor diyemem. Ne kadar az ürün kullanırsanız o kadar çabuk arınıyor ve temizlemesinde de azalma olmuyor. Fakat ürün jel formunda olduğu için ben nohuttan az ürün almakta zorlanıyorum. Bir gün az ürün kullanmayı başarsam ertesi gün el alışkanlığıyla yine fazla ürün alıyorum ki aslında yine çok fazla sayılmaz.


Kokusunu deterjana benzetenler olmuş. Alışılmış bir kokusu yok ama ben seviyorum, bence çok keskin ve ağır değil hatta ferah bir koku.

Ben ürünün etkisini çok beğendim. Cildi güzel temizliyor. Yağlı cilt için olan ürünler genelde cildi kurutup gerer. Bu ürün de biraz gerginlik yapıyor ama çok az bir nemlendirici ile onu hallediyorum. Yazın buna bile ihtiyaç duymadığım oluyor.

Bu tüpten önce yolculuklarda deneme boyunu kullanıyordum. O dönemde 4 günde düzenli kullanınca yıllardır alnımda olan ve market ürünleriyle geçiremediğim minik kurmızı pürüzleri geçirdi. 2 aydır sivilcem çıkıyor ama çoğu aylık hormonal denegesizliklerden kaynaklanıyor. Son günlerde bazı arkadaşlarım cildinde ne var, çok iyi görünüyor dedi. Pudra veya bb krem olmadığını söylediğimde ne kadar inandırabildim bilmiyorum. Bu durum tabiki sadece Effaclar Gel'den kaynaklanmıyor ama güzel temizlenmeyen bir cildin de iyi görünebileceğini sanmıyorum.


200 ml.lik tüpte sunuluyor. Ben henüz ürünün yarısına gelemedim. Günde iki kez kullanılırsa 6 ay dayanacağını düşünüyorum. Ürün açıldıktan sonra 12 ayda kullanılması gerekiyor.

İçindekiler fotoğraftaki gibi. SLS'ten hoşlanmayanlar olabilir ama ben önemsemiyorum. Bunun dışında parfüm ve phenoxyethanol dikkat çekiyor. Yağlı ciltler için olan ürünler SkinDeep sitesinde genelde sarı renkli oluyor, pek yeşil olan yok. La Rcohe-Posay Effaclar Gel de SkinDeep'te 10 üzernden 4 (sarı) puan almış.  Yani ben içeriğinden de memnunum.

Aynı serinin toniği olan La Roche-Posay Effaclar Tonik hakkındaki yorumlarımı da es geçmeyin.