güneşten koruma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneşten koruma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2020 Salı

Avene Fluide Mineral SPF 50+


Güneş kremlerini yüzümde yaz kış kullanıyorum. Yağlı ve hassas olmayan bir cildim olduğu için favorim kimyasal filtre içerenler. Yalnız şu aralar fiziksel (mineral) filtre içeren koruyucu kullanmam gerekiyor. Çünkü bu tip koruyucular ciltten emilmiyor, cilt üzerinde bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarının cilde nüfuz etmesini engelliyor. Kimyasal filtreler ise cilt tarafından emiliyor ve ışınların cilde zarar vermesini engelliyor. Avantajı mineral filtre gibi beyaz iz bırakmaması, ciltte ağır bir tabaka oluşturmaması, bu nedenle de bol bol kullanılabilmesi. Fiziksel filtreler ise ciltten emilmediği için daha sağlıklı olarak görülüyor, hassasiyete neden olmuyor ve terleme, silme gibi şeyler olmadığı sürece tazeleme istemiyor.

Bu uzuuun girişi neden yaptım? Çünkü Avene Fluide Mineral %100 fiziksel filtre içeren bir ürün ve fiziksel filtreli ürünlerin tüm özelliklerini gösteriyor. Beyaz iz bırakıyor, cilde yaymak biraz dikkat ve emek istiyor, tam koruyucu miktarda kullandığınızda ciltte bir tabaka oluşturuyor. Tazelemeye gerek olmaması çok güzel. Yalnız bu ürünü genelde dışarıda yürüyüş yaparken kullanıyorum ve terle birlikte kremin beyaz yollar halinde akıp gittiğini görebiliyorum. Sporum bitince eve döndüğümden sorun yok ama eğer dışarıda kalacak olsaydım tazelemem gerekirdi. Eve geldiğimde kremi cildimden temizlemem için 2 hatta bazen 3 kez yüzümü jel veya sabunla yıkamam gerekiyor. İş yerimde ise biraz daha az sürerek kullanıyorum ve yağlılık, ağırlık, terleme gibi sorunlar yaşamıyorum. Yine gün sonunda cildimi çok iyi temizlemem gerekiyor.

Avene Fluide Mineral'i kremi aslında diğer fiziksel filtreli kremlerle karşılaştırmak lazım. Çünkü yukarıda anlattığım olumsuzlukların çoğu kaçınılmaz. Günlük tercihim kimyasallardan yana olduğu için mineral tecrübem biraz az. Daha önce Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+ kullanmıştım ve onu çok daha yağlı bulmuştum. Ciltte bıraktığı beyaz gölgeyi dağıtmak daha zor gelmişti. İlk anda parlama da özellikle bir sorun olmadı Avene ile. Tüm gün kullanılırsa belki sorun olabilir.

Kutusunu attığım için içeriğini internet sitesinden alıntılıyorum:
Bu bilgi Avrupa Ekonomik Alanında satılan ürünler için geçerlidir.ZINC OXIDE [NANO]. AVENE THERMAL SPRING WATER (AVENE AQUA). TITANIUM DIOXIDE [NANO]. COCO-CAPRYLATE/CAPRATE. ISOCETYL STEAROYL STEARATE. ISOPROPYL PALMITATE. ISODECYL NEOPENTANOATE. ISODODECANE. ISOHEXADECANE. PTFE. TRIETHYLHEXANOIN. DICAPRYLYL ETHER. PEG-30 DIPOLYHYDROXYSTEARATE. ALUMINA. STEARIC ACID. CAPRYLYL GLYCOL. PEG-45/DODECYL GLYCOL COPOLYMER. SILICA. BENZOIC ACID. CAPRYLIC/CAPRIC TRIGLYCERIDE. DISODIUM EDTA. DISTEARDIMONIUM HECTORITE. GLYCERYL BEHENATE. GLYCERYL DIBEHENATE. HELIANTHUS ANNUUS (SUNFLOWER) SEED OIL (HELIANTHUS ANNUUS SEED OIL). PENTAERYTHRITYL TETRA-DI-T-BUTYL HYDROXYHYDROCINNAMATE. POLYAMIDE-3. SODIUM CHLORIDE. TOCOPHEROL. TOCOPHERYL GLUCOSIDE. TRIBEHENIN. TRIETHOXYCAPRYLYLSILANE. WATER (AQUA).

Gördüğüm kadarıyla parfüm ve paraben içermiyor. 

40 ml.lik ürün 80-90 tl bandında. Ucuz değil yani. Kullanımdaki bazı zorlukları da düşününce benim gibi kimyasal filtre kullanamıyorsanız, hassasiyet sorunu yaşıyorsanız Avene Fluide Mineral'i deneyebilirsiniz.

24 Ocak 2017 Salı

SVR Sebiaclear Creme SPF 50


SVR Fransız eczane markalarından biri, bugün hakkında yazacağım ürünü ise yağlı ciltler için olan Sebiaclear serisinden 50 koruma faktörlü güneş kremi. Genelde dermokozmetik ve yağlı ciltlere özel ürünler kullanıyorum ama SVR Sebiaclear Creme SPF 50'nin bir özelliği daha var: %4 oranında niacinamide içeriyor. Niacinamide, diğer adıyla b3 vitamini, ışık ve sıcakta stabil kalan; cildin canlı görünmesini sağlayıp tonunu eşitleyen bir antioksidan. Üstelik %4'lük konsantrasyonla da etkili olabiliyor.

Hem UVB hem de UVA ışınlarına karşı yüksek koruma vaat eden SVR Sebiaclear Creme SPF 50 sarımsı, koyu kıvamlı bir krem. İlk anda bu krem nasıl yağlı ciltlere uygun olabilir ki diye düşünmedim değil. Ciltte kolay dağılıyor ve beyaz iz bırakmıyor. Emilmesi, losyon formunda olan veya silikon bazlı kremler kadar kolay değil. Biraz beklemek gerekiyor. Buna rağmen uygulamanın hemen ardından cildim yağlı yağlı parlamadı, günün ilerleyen saatlerinde de yağlanmam her zamankinden fazla olmadı. Yine de benim yazın değil, daha serin havalarda kullamayı tercih ettiğim bir yapısı var. Salisilik asit içermesi ise akneli ciltler için gayet güzel bir özellik.


Yaz sonundan kış ortasına kadar haftada 4-5 gün kullandım (diğer günler Avene Reflexe Solaire kullandım). Deniz tatilinde veya sporda kullanmadım ama genel olarak korumasından memnun kaldım. Tatilden sonra bu kremi kullanırken kısa sürede cildim bir ton açılıp eski haline döndü. Son dönemlerde cildimde yeni lekeler oluşmadı. Şu yazımda bahsettiğim leke ise baya açıldı. Bunun tek sorumlusu güneş kremidir diyemiyorum çünkü peelingden, glikolik asitlere lekeye iyi gelebilecek pek çok şey uyguluyorum.

50 ml.lik plastik bir tüpte satışa sunulmuş. Ürün krem formunda olduğu için sonlara doğru ürünü tüpten çıkarmak biraz zor oldu. Tüpü kesip içindekileri bir 5 gün daha kullandım. Ben Sofya'dan yaklaşık 50 liraya almıştım. Ülkemizde de 70 lira civarına satılıyor. Ben fiyatını içeriğine ve performansına göre iyi buluyorum. Karma ve lekelerden muzdarip bir cildiniz varsa tavsiye ederim.

6 Temmuz 2016 Çarşamba

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen SPF 50+


Yaz kış 50 güneşten koruma faktörüne sahip krem kullanıyorum. Üstelik de sivilcelenmeye müsait, yağlı bir cildim var. Hal böyle olunca sürekli daha hafif, daha mat, daha güçlü güneş kremi arayışı içindeyim. Bu arayış sırasında Avustralya'ya giden birinden Neutrogena'nın övülen güneş kreminden getirmesini rica etme şansım oldu (Avustralya'dan gelenler için BURADAN). Sonucundan da çok memnun kaldım.

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion geniş spektrumlu 50 koruma faktörüne sahip. Helioplex Neutrogena'nın avobenzone ve oxybenzone içeren patentli formülü. UVA ışınlarını en geniş spektrumda soğuran madde avobenzone. Yalnız avobenzone güneş ışığına maruz kaldıkça bozunuyor ve etkinliği azalıyor. Oxybenzone ise hem UVA'ya karşı korunmaya yardımcı oluyor hem de avobensozone'u stabilize ediyor. Aşağıda benim kullandığım kremin etken maddelerini görebilirsiniz. Helioplex ibaresi kullanılmasına rağmen etken maddeler arasında avobenzone yok. Bu noktayı anlamadım. İçinde ayrıca yağ, PABA ve paraben yok. vaatleri; yüksek koruma, mat bitiş, hafif yapı, gözenekleri tıkamama. 


Ben de Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion'ı kullandığım süre (yaklaşık 8 ay) boyunca vaatlerini yerine getirdiğini gözlemledim. Gerçekten ciltte ağırlık yapmıyor, kolay dağılıyor. Anında mat bir görüntü oluşturuyor. İlk anda hafif bir beyazlık bırakmış gibi gelse de 1 dakika içinde o da yok oluyor. Kolay uygulandığı ve ciltte fazladan yağlanmaya sebep olmadığı için bol bol kullanıp cildinizi tam olarak koruyabiliyorsunuz. Koruması da gayet iyi. Yaz, kış, açık havada, ofiste her ortamda kullandım ve memnun kalmadığım olmadı. Cildimde yeni lekeler oluşmadı, yanmadım, kızarmadım. Göz çevreme de uyguladım, bende sorun yaratmadı. Yine de hassas ciltlilere gözüm kapalı öneremem çünkü retinolün ayarını kaçırdığım dönemde cildim hassaslaştı ve Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion hafif bir yanma-karıncalanma hissine neden oldu.


Menteşe kapaklı, baş aşağı duran, pratik bir ambalajı var. 88 ml.lik ürün günlük kullanımla bana 9 ay yetecek gibi (8 aydır kullanıyorum ve tüpte 1 parmak losyon kaldı.). Üstelik 40 lira civarında bir fiyata almıştım.  Şimdiye kadar kullandığım çok sayıdaki güneş kremi içinde en beğendiğim Clarins idi ama o da pahalı ve koruma açısından zayıftı. Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion sanki onun kusursuz versiyonu gibi. Avustralya'ya veya ABD'ye giden birilerini bulsam kesinlikle yeniden sipariş ederim. Yağlı ve lekelenmeye müsait bir cildiniz varsa ve imkan bulursanız mutlaka deneyim.

23 Ocak 2015 Cuma

Yves Rocher UV Beauty Shield


Bugünkü konuğum Yves Rocher'in UV Beauty Shield adındaki güneş kremi. UVB ışınlarına karşı 50 faktörlük, UVA ışınlarına karşı da PA+++ seviyesinde koruma sağlayan, aynı zamanda cildi nemlendirip dış etkenlere karşı koruyan bir ürün.

Her hün güneş kremi kullanıyorum bu yüzden hafif, ince yapılı, parlamaya neden olmayan ama iyi koruyan bir ürün arıyorum. Bu ürün ne kadar ''Fluide Multi-Protection'' diye geçse de sıvı veya akışkan bir ürün değil. Yumuşak bir krem kıvamında. Yves Rocher'in en ince yapılı güneş kremi. Gerçekten de cildin ürünü emmesinde bir sıkıntı yok. Yüzde beyaz bir tabaka olarak da kalmıyor. Diğer yandan kullandığım diğer kremlere göre çok daha yağlı, kalın ve parlak (Bioderma'nın güneş kremi hariç). Özellikle parlama yapmasından pek hoşlanmadım ama benimki gibi yağlı ciltlerde çoğu ürün aynı şeyi yapıyor. 


Gerçekten de cildi nemlendiriyor. Bu kremi kullandığım günlerde ayrıca nemlendirici kullanmıyorum. Biraz yağlı bir yapısı olduğunu söylemiştim. Ben bu kremi hep seyahatlerde 3-5 gün kullanıp sonra ara verdim. Bir kez 1 ay boyunca düzenli şekilde kullandım. Aynı dönemde hiç peeling de yapmamıştım ve cildimde birkaç beyaz nokta oluştu. Sivilce yapmasa da bu kremin yağlı ciltler için uygun olmadığını düşünüyorum. Normal ve kuru ciltli kişiler bu ürünü daha çok sevecektir.

Güneşli günlerde, rüzgarlı deniz kenarlarında bu kremle uzun süre açık havada kaldım. Sık sık tazeledim ve cildim yanmadı, kızarmadı. Lekelenmeye meyilli bir cildim var. Düzenli güneş kremi kullanmaya başladığımdan beri yeni lekeler oluşmuyor, hatta olanların rengi açılıyor. Bu durum Yves Rocher UV Beauty Shield kullanırken de değişmedi.


Yukarıdaki fotoğraftan ürünün kırışıklık giderici ve antioksidan etkilerini hakkındaki iddialarını görebilirsiniz. Kırışıklarda %16 azalma iyi bir şey gibi yazılmış olsa da benim için yaşlanma karşıtı bir ürün istiyorsan bu ürün o ürün değil demek.

İçeriği de yukarıda mevcut. İçinde paraben ve mineral yağ yok ama silikon, parfüm ve alkol var. Benim içerik kriterlerime göre fena değil. Yalnız gerçekten çok hoş bir kokusu olsa da parfüm içeren bir ürünü cilde sürüp güneşe çıkmak ne derece doğru bilemiyorum. Her parfüm türü ciltte lekeye neden olmuyormuş, buradaki de öyledir diye umut ediyorum.

Ben ürünü %20 indirimle 44 liraya almıştım, şimdi etiket fiyatı 59,90 liraymış. Bence bu fiyat gerçekten çok fazla. 30 ml.lik bir ürün bu. Performansı da baş döndürücü değil. Daha düşük bir fiyata 50 ml.lik La Roche-Posay güneş kremi almayı tercih ederim. 

Sonuç olarak benim yağlı cildime düzenli kullanımda ağır geldiği ve fiyatını da ürünün performansına ve miktarına göre fazla bulduğum için bu ürünü bir daha almayacağım. Normal/kuru ciltliler nispeten temiz içerikli, hoş kokulu ve nemlendirme özelliği de olan bir krem arıyorsa deneyebilir. Yine de mutlaka indirimli veya kampanyalı almanızı tavsiye ederim.

Diğer güneşten koruyucu kremler hakkındaki yazılarıma BURADAN ulaşabilirsiniz.

6 Aralık 2014 Cumartesi

La Roche Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid SPF 50


Siz de benim gibi yaz kış yüksek korumalı güneş kremi kullanıyorsanız bitmeyen bir yağsız ve parlama yapmayan krem arayışındasınızdır. Elbette yüzde beyaz bir tabaka bırakmaması ve kolay emilmesi de önemli. Bu uğurda denediğim son ürün La Roche-Posay'in Anthelios XL serisinden renkli ve aşırı akışkan güneş kremi oldu.

Krem gerçekten çok akışkan, parlak bir somon renginde. 50 ml.lik vida kapaklı plastik bir şişesi var. Ambalajı ecnebilerin sleek dediği türden, çok ince kompakt bir şey. Makyaj çantalarına, küçük gözlere rahatlıkla sığıyor.

Kullanmadan önce kremi iyice çalkalamak gerekiyor. Çok akışkan olduğu için dikkatli olmak da gerek. Ben işaret parmağıma azar azar alıp yürümün değişik noktalarına sürüyorum, sonra da dağıtıyorum. Şişenin ağzı fotoğrafta gördüğünüz gibi, ürün miktarını ayarlamakta baya yardımcı oluyor.

Burada kremin rengi birazcık koyu çıkmış, aslında az daha açık ve parlak bir renk.

La Roche-Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid akışkan olduğu için ciltte çok kolay dağılıyor. Ince bir yapısı var, tamamen mat bir bitişi olmasa da bazı kremler gibi yağlı yağlı parlamıyor. Bütün bunların bir bedeli var tabi, o da alkol. Ürünün kıvamının böyle ince olması için bolca alkol kullanılmış. Kokusundan bile bunu anlmak mümkün. İçindeki diğer şeyler şöyle:
Aqua, Isododecane, Isononyl isononanoate, Alcohol Denat., Dicaprylyl carbonate, Cyclohexasiloxane, Octocrylene, Titanium Dioxide, Isocetyl Stearate, Glycerin, Butyl Methoxydibenzoylmethane, Styrene/Acrylates Copolymer, PEG-30 Dipolyhydroxystearate, Bis-ethylhexyloxyphenol Methoxyphenyl Triazine, Polymethylsilsesquioxane, Silica, Caprylyl Glycol, Cassia Alata Leaf Extract, Disodium EDTA, Disteardimonium Hectorite, Dodecene, Drometrizole Trisiloxane, Ethylhexyl Triazone, Isopropyl Lauroyl Sarcosinate, Lauryl Peg/ppg-18/18 Methicone, Maltodextrin, Phenoxyethanol, Poloxamer 407, Poly c10-30 Alkyl Acrylate, Propylene Carbonate, Terephthalylidene Dicamphor Sulfonic Acid, Tocopherol, Triethanolamine
Yani içinde parfüm ve paraben yok. Yine de dünyanın en temiz içeriğine sahip değil. Az miktarda kimyasal, ağırlıklı olarak ise fiziksel filitre içeriyor. Suya, tere ve kuma dayanıklıymış. Ben plajda kullanmadım ama uzun günün ardından akşam yüzümü temizlerken pamuktaki turuncu renkten gayet kalıcı olduğunu anladım. Etkin maddeleri arasındaki mexoryl ise son derece 'foto-stable' yani güneş ışığı gördükçe bozulmayan, etkisini kaybetmeyen bir maddeymiş.

Krem gördüğünüz gibi renkli ama bu renk asla cilt kızatıklarını dengeleyecek veya kapatıcılık sağlayacak bir şey değil. Nasıl ki fiziksel filitre içeren güneş kremini sürdüğünüzde hafif bir beyazlık oluşur, bu kremde de ilk anda parlak bir pembelik veriyor. Bence hoş bir görüntü ama sonra bu geçiyor. Zaten ürünün renkli olmasının bence tek nedeni o beyaz tabaka görünümünü engellemek. Aşağıdaki fotoğarfta göreceğiniz gibi krem cilde yedirildikten sonra varlığı belli olmuyor.


Nemlendirici özelliği fazla değil. Ben yağlı ciltli olduğum için bana yetiyor. Kullandığım birçok kreme göre parlama sıkıntısını en az yaşatan ürünlerden biri. Gün içinde parlama sorunum oluyor ama o bu kremi kullanmasam da olurdu diye tahmin ediyorum. Korumasından da son derece memnunum. Yaz ortasından beri kullanıyorum, cildimde yanma, lekelenme, kızarma, kararma gibi sorunlarla karşılaşmadım. Sivilce veya tahriş de yapmadı. Kokusunu ise görmezden gelinebilir buluyorum. 

Bu ürünle ilgili tek sevmediğim şey bazı nemlendiricilerin üstüne uyguladığımda parmaklarımla yedirmeye çalışırken soyulup çıkması oldu. Sanki güneşte yanmış deri veya ciltte kurumuş tutkal gibi yediremeden soyulup elime geldi. Bu sorunu, emilmesini ne kadar beklersem bekleyeyim La Roche-Posay Effaclar Mat nemlendirici, La Roche-Posay Effaclar tonik ve Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel'de yaşadım. Şu an nemlendirici olarak NeoStrata Ultra Smoothing Lotion kullanıyorum ve şimdilik öyle bir sorunum yok. Siz de aynı sorunu yaşıyorsanız benim gibi ürünü bolca sürüp pek parmak uçlarıyla masaj yapmadan şöyle bir yayıp bırakmayı deneyebilirsiniz, işe yarıyor.

3,5-4 aydır düzenli kullanıyorum, şişenin üçte ikisi bitti. İnce yapılı olduğu için bol bol kullanmama rağmen beni iyi idare ediyor bence. Bitirince Clarins UV Plus kremini ve sonra da Shiseido'nun bir kremini denemek istiyorum. Daha mat ürünler bulabilirim diye düşünüyorum ama La Roche-Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid de her zaman performans/fiyat oranı yüksek bir ürün olarak aklımın bir köşesinde olacak.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Watsons Magic Lip Balm


Yaz bitti ama ben elimdeki güneş koruma faktörlü ürünleri anlatmayı bitiremedim. Bugünkü ürün Watsons markalı Magic Lip Balm. 30 koruma faktörlü bir dudak kremi. Plastik bir kapta, ince bir çubuk şeklinde. Ürünü kullanırken ambalajdan çok çıkarmamaya dikkat etmeli çünkü özellikle sıcak havalarda ince çubuk ezilip kırılabilir. 4 gramlık standart lip balmalara göre gramajı az (paketi atıldığı için tam olarak kaç gram söyleyemiyorum) bu yüzden görece çabuk biteceğini tahmin ediyorum.


Ürün gördüğünüz gibi beyaz ama dudağınıza uyguladığınızda pembe bir renk alıyor. Herkes dudak rengine göre renk alıyor diyor ama bence dudak renginin tek önemi ürün şeffaf yapılı olduğu için alttan dudak renginin de belli olması. Ürünün aldığı renginse ben ten ısısından kaynaklandığını düşünüyorum. Benim dudaklar koyu renktir, bu ürün de fuşya bir ton alıyor bende. Bu rengi alması için 15-20 dakika geçmesi gerekiyor. Ürün dudakta herhangi bir balm kadar kalıcı ama kremsi kısım gitse de renk kalıcı.


Belirgin bir kokusu var. Ben önce meyve, şeker filan diye düşündüm ama sonra neye benzediğini anladım: öksürük şurubu. Böyle ilaç gibi, yapay ve şekerli bir koku. Benim hiç hoşuma gitmedi ama sevenler olacaktır.

Dudağa orta seviyede nem veriyor. Aşırı dudak kuruluğu çekmeyenlere yaz günlerinde yeterli gelir diye tahmin ediyorum. Güneşten korumasını ise tam test edemedim çünkü güneş altında fazla zaman geçirmemeye, gölgede kalmaya özen gösteriyorum. Hayatım boyunca da hiç dudağımdan güneş yanığı olmadım. Umuyorum iyi koruyordur :)

Bitince tekrar alacağım bir ürün değil. Kokusunu sevemedim, verdiği renk ise bende fazla parlak ve koyu durdu bence. Daha doğal bir renk vermesini tercih ederdim. Güneş koruma faktörü açısındansa 17 faktörlü The Balm BalmShelter dudak parlatıcısını yeterli buluyorum.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+


Yazın sonlarına yaklaşırken ben güneş ürünlerinden bahsetmeye devam ediyorum. Bu sefer konuğum Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+.

Biliyorsunuz Bioderma dermokozmetik bir marka ve güneşten koruma konusunda da çok iyi. Bu kremin özelliklerinden en önemlisi kimyasal filitrelere alerjik ve güneşe karşı hassas ciltler için geliştirilmiş mineral filitreler içermesi. Bu krem de gerçekten güneşe karşı bir kalkan, ne kızarma ne yanma… Mineral filitre (çinko oksit, titanyum oksit) sağlıklı olması ancak dezavantajları da var. Mesela bu krem aşağıdaki fotoğraftan da göreceğiniz gibi çok beyaz bir tabaka bırakıyor.

Ne kadar ''fluid'' dese de bu ürün krem formunda. Cilde yedirmek ve dağıtmak emek istiyor. Bıraktığı beyaz iz de düşünülürse yüz için uygun bir ürün değil. Komedojenik değildir dense de ben şüpheliyim. Bu yapısıyla özellikle normal ve daha yağlı ciltler için gözenekleri tıkayıcı olabileceğini düşünüyorum.


Ürün suya dayanıklı. Öyle ki bu kremi sürdükten bir saat sonra ellerimi yıkamaya kalktığımda su damlalarının kumaş üstünden kayar gibi cildimden kayıp gittiğini gördüm. Özellikle havuz/deniz başında ve açık havada spor yaparken çok işe yarıyor. Her an sizi çok iyi koruyor.

Kokusu yok, bu açıdan hem kokuya hassas olanlar için uygun hem de güneşte ciltte leke yapabilen parfümlerin kullanılmamış olması çok iyi.

100 ml.lik bir şişesi var. Fiyatı 40 ml.lik ürünlere göre daha uygun. Ayrıca parabensiz.

Sonuç olarak bu kremi günlük olarak yüz-boyun bölgesinde kullanmak isterseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Ben bu ürünün spor, deniz, havuz gibi yerlerde özellikle vücut için uygun olduğunu düşünüyorum. Zor dağıtılsa da, beyaz iz bıraksa da ''aman tazelemeyi unuttum'' derdi olmadan, en hassas ve beyaz ciltleri bile korumak çok çok güzel.  Ben tazelemeye üşenmem, cildimde ağırlık olmasın derseniz bu ürünü beğenmezseniz daha iyi alternatifler bulabilirsiniz. İsterseniz bir de Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyi'ne bakın.

13 Temmuz 2014 Pazar

Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyi (GKF 30)


Kimler yazlığın yolunu tuttu? Bayram tatili olsa da denize koşsak diyenler? Yanınıza almanız gereken en önemli şeylerden biri güneşten koruyucu krem. Arko Nem Bebek Güneş Kremi ve Bioderma Photoderm Max Ultra-Fluid SPF 50 daha önce anlatılmıştı. Bu sefer vücudunuz için tercih edebileceğiniz Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyinden (GKF 30) bahsedeceğim.

Nivea'nın bu ürünü bronzlaşmamış açık tenliler için 30 faktörlük güneş koruması sunuyor. Suya dayanıklı ama elbette suyla temas ve sürtünmeden sonra tazelemeniz gerekiyor. Nemlendirici özelliği ise bir artı. Güneşe, tuzlu suya ve ve tüm dış etkenlere rağmen bacaklarımın ipek gibi olmasını bu ürüne bağlıyorum. Şeytan diyor ki kışın da nemlendirici olarak kullan :) Ürün hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlıyor. Güneşten koruması ise bence gayet güzel. Esmer olduğum için aslında çok çabuk bronzlaşırım ama bu ürünle 6 günde çok az bronzlaştım ve soyulma, acıma, kızarma gibi rahatsızlıkları hiç yaşamadım.


Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayıp uygulamak istediğiniz yere sıkıyorsunuz. Küçük alanlara uygularken avucunuza sıkıp öyle sürmeniz daha temiz ve kolay oluyor. Yüzünüze sprey olarak uygulamaya ve solumamaya da dikkat etmek gerek. Sprey olması ürün miktarını ayarlamak ve ürün azalıncada kolayca almak için çok uygun. Ben beğendim. Sprey olabilmesi için çok ince yağılı olması gerekiyor elbette. Gerçekten losyondan bile ince bir yapısı var. İlk anda bile beyaz iz bırakmıyor. Çok kolay emiliyor. Biraz yapışkan his bıraksa da ağırlık hissi bırakmıyor. Eskiden güneş kremleri sivilce yapardı bende. Bu kremle sivilce sorunu veya alerjik reaksiyon yaşamadım.


Ürünün içeriğini yukarıda görüyorsunuz. Paraben, alkol, parfüm… İçerik konusunda hassas olanlar bu ürünü tercih etmeyebilir. Parabenler nispeten daha az zararlı olan türler ve alkol de bu ürünün ince yapılı olması için gerekli bir madde. Zaten nemlendirmesi gayet iyi. Her gün kullandığım bir ürün olmadığı için ben içeriği pek önemsemiyorum. Açıldıktan sonra 12 ay içinde kullanılması gerekiyor. Elbette 200 ml.lik bir ürünü bir haftalık tatilde bir kişinin bitirmesi imkansız. Güneş kremleri böyle boşa gidince üzülüyorum ama yapacak bir şey yok.

Henüz güneş kreminizi almadıysanız tavsiye ederim. İndirimli de bulabilirsiniz.