kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2017 Pazar

2016 Yılında Bitirdiğim Kozmetikler


Hepimiz yeni ürünler denemek istiyoruz, indirimleri takip ediyoruz, bazen de ihtiyacımız olmadan kozmetik alışverişinde bulunuyoruz. Bakım ürünleri bir şekilde kullanılırken özellikle renkli kozmetik ürünleri çekmecelerde bayatlıyor. Ben de bir yılda ne kadar renkli kozmetik bitirebildiğimi ve dolayısıyla neden ne kadar alışveriş yapabileceğimi görmek için 2016 yılında kullandıklarımı biriktirdim.


2016 yılında en çok parfüm kullanmışım. Toplamda 140 ml. Yani yılda 2-3 orta boy parfüm bana yetiyor.  Bitirdiklerim: Yardley London Peony EDT, M&S Azur Breeze EDT, Carolina Herrera 212 Summer EDT ve iki tester (The Body Shop White Musk EDT ve Estee Lauder Modern Muse Chic EDP). Testerlar güzeldi ama tam boy ürün alacak kadar etkilenmedim.


2016 yılında en çok kullandığım ikinci ürün ise maskara oldu. Dört deneme boy ürünle bütün yılı maskaraya para vermeden geçirdim. Bu aslında 2 veya 3 tane tam boy maskara demek. 2 tane de kaş maskarası kullandım. Aslında hem kirpik hem de kaş maskaraları tamamen bitmedi. Kuruduğu veya yapısı bozulduğu için yeni ürünlere geçmek zorunda kaldım. Bu açıdan küçük boy maskaraları çok seviyorum. Bitirdiklerim: Clinique High Impact ve  Lash Power maskaralar, Estee Lauder Sumptuous Infinite ve Sumptuous Extreme maskaralar, Alverde Şeffaf Kaş ve Kirpik Jeli ve The Body Shop Kaş ve Kirpik Jeli.


Bunlar da diğer bitirdiğim ürünler... Fondöten kullanmıyorum, ruj ve kapatıcıyı nadiren kullanıyorum. Her gün kullansam da far ve allık da bitiremedim :) Bitirdiklerim Shiseido transparan pudra, The Balm Balm Shelter dudak parlatıcısı; Flormar (Cream Silk) ve Maybelline (Sugar Crystals) ojeler. Oje konusu özellikle önemli. Umursamdan oje alıyorum, elimde 30-40 arası oje ve benzeri ürün var. Üstelik ojesiz gezdiğim gün yok gibi ama yılda bitirebildiğim oje sayısı 2! Yani ucuz da olsa oje almaktan vazgeçmeliyim.

Toplamda bu ürünlere 306,75 tl para ödemişim. Ürünlerin hemen hepsini indirimli veya vergisiz aldığım ve daha önemlisi dibine kadar kullandığım için içim rahat. Yalnız raflarda kullanılmayı bekleyen allıklar, farlar, rujlar gerçekten pişmanlık kaynağı. Üstelik kurun uçmasıyla ihtiyacım olan ürünleri almak için ayırmama gereken bütçe de artıyor. Bu durumu gereksiz alışverişi keserek dengelemeyi umuyorum. Hepinize ürünlerinizi keyifle ve sonuna kadar kullanabileceğiniz, lüzumsuz alışverişten uzak, mutlu bir yıl diliyorum!



11 Haziran 2016 Cumartesi

Bulgaristan Alışverişi


Bir süredir buraya yazamıyordum çünkü bir toplantıya hazırlanmakla meşguldüm. Toplantının ucuzluğu ile meşhur Bulgaristan'da olması derhal aklıma ne alsam sorunusu getirdi. Toplantıdan sonra attım kendimi dışarı. 

Sofya'nın Ivan Denkoğlu sokağındaki Remedium isimli eczane muhteşem bir yermiş. Gerçek bir 'drugstore'; sadece bakım ve makyaj ürünleri değil besin takviyeleri, ilaçlar, elektrikli aletler, temizlik malzemeleri yani ne ararsanız var. Özellikle dermokozmetik stantlarını Fransa'da olduğu gibi özgürce dolaşıp ürün seçmek çok güzel. Aldığım ürünlere geçmeden iki mağazadan daha bahsedeyim. 

Türkiye'deki Watsons ve Gratis benzeri Lilly mağazaları var. Google Maps Ivan Denkoğlu sokağında bir şubesi olduğunu iddia etse de aslında yok. Onun yerine sokağın sonunda Vitoşa caddesine çıkıp sola ilerlerseniz bir şubesini bulabilirsiniz. 

Yves Rocher hem Lilly'de hem de Remedium'da satılıyor ama Vitoşa'da onun da bir şubesini gördüm. E Türkiye'de de Yves Rocher var diyebilirsiniz ama Bulgaristan'da fiyatı çok daha az. Mesela Duş jelleri indirimsiz 7-8 liraya geliyor :)

Sofya merkezinde Mall of Sofia diye bir alışveriş markası onun da içinde DM varmış. DM güzel bir Alman 'drugtore'u. Benim oraya gitmeye zamanım yetmedi. Lilly'de ise güzel ürünler olmasına rağmen Remedium'dan fazlası olmadığı için tüm alışverişimi Remedium'dan yapıp çıktım. İşte aldıklarım (1 Bulgar levası yaklaşık 1,7 TL):

* Bourjois Healthy Balance Mat Pudra: Shiseido transparan pudram bitmek üzere. Çok ince bir yapısı olduğu ve 10 saat mat tutma iddiasında bulunduğu için bu pudrayı aldım. Orada var olan 4 renkten en koyusunu almıştım. Tamam esmerim ama o kadar da esmer değilmişim. Yine de dağıtarak filan kullanabilirim sanırım bakalım. Fiyatı 17 leva.

* Bioten Misel Su: 200 ml.lik ürünün 3,37 leva  (5,75 lira) olduğunu görünce demek için sepete attım. Kuru ciltler için uygun bir ürün olduğundan kış aylarında kullanmayı düşünüyorum.

* Garnier PureActive (Saf ve Temiz) Misel Su: Bu Türkiye'de de var niye aldın ki diyebilirsiniz. Yalnız indirimli haliyle fiyatının 6,88 leva (yaklaşık 11,5 lira) olduğunu görünce kendimi durduramadım. Artık buralarda etiket fiyatı 19 lira, ya az indirime giriyor ya da bulunmuyor... Attım çantaya. Zaten misel su çok az kalmıştı.

* SVR Sebiaclear SPF 50 Creme: Güneş kremim de bitiyor. Bu krem ise hem yağlı ciltlere uygun olduğu hem de %4 niciamide içerdiği için aklımdaydı. Beklentim büyük. Türkiye'de etiket fiyatı 75 lira. Ben yaklaşık 50 liraya (29 leva) aldım.

* Curaprox Enzycal 950 Diş Macunu: Curaprox çok övülen bir marka. Ben de diş macunum biterken fırsatı değerlendireyim dedim. Fiyatı 8,7 leva. Alırken bu macunun Türkiye fiyatını bilmiyordum ama 14-15 liradan az olamaz demiştim, haklıda çıktım. Memlekette niye her şey bu kadar pahalı?

* Ahava Time to Clear Arındırıcı Çamur Maskesi: Yıllar önce Avaha'nın vücut kremini kullanıp beğenmiştim. Ülkemizde de bulunmadığı için diğer ürünlerini deneyememiştim. The Body Shop Warming Mineral Mask'ı tam Sofya yolculuğu öncesi bitirdiğim için gözüm hep maskelerdeydi. Yalnız itiraf etmeliyim cilt bakımı bölümü nedense hem Remedium'da hem de Lilly'de zayıftı. Ben de pahalı olmasına rağmen (52,25 leva, yaklaşık 90 lira) bu maskeyi aldım.

* Organic Life Organik Hindistancevizi Yağı: Yine memleketimizde pahalı olup yurt dışında ucuza bulunabilen bir ürün. 200 ml.lik bir kavanoz 10 buçuk leva.

Essie, Bourjois, Mixa gibi burada satılmayan veya Lavera, Korres gibi ulaşılması zor markaları bulabilirsiniz. Hatta lüks bir mağazada Aesop ürünlerini bile gördüm. Dove, Nivea ve Garnier'in Türkiye'de olmayan ürünleri (mesela şampuanları) gözüme çarptı. Bulgaristan'ın gülü meşhur. Güllü ürünleri de var ama beni pek çekmedi. Dediğim gibi cilt bakımı bölümünü iki mağazada da karışık ve biraz zayıf buldum. Peeling de alacaktım, uygun bir şey bulamadım mesela. Yine de bence gayet güzel bir alışveriş oldu. Kur yükselmiş olmasına rağmen hesaplı da oldu sanıyorum.

4 Haziran 2015 Perşembe

Clinique Butter Shine Ruj


Clinique Butter Shine Ruj uzun zamandır elimde olan severek yarısını kullandığım bir ruj. Clinique'in Butter Shine serisi rujları adından da anlaşılacağı gibi yağ gibi yumuşak ve parlak rujlar. Sürümü çok kolay ve kuru dudaklarda bile sorunsuz kullanılabilecek özellikte. Hem ıslak bitişli hem de içinde çok minik sedefler var.   

Benim kullandığım Rasberry Rush rengi. Clinique ruju altın sedefli böğürtlen olarak tanımlamış. Bence içinde morluk bulunan koyu pembe orta kapatıcılıkta bir ruj. İçinde bence altın değil gümüş parıltılar var. Çok küçük parçacıklar olduğu için rahatsız edici değil. Rujun denemesini aşağıda görebilirsiniz. Üste tek kar altta 3 kat sürülmüş hali var. Ben esmer tenime yakıştırdım bu rengi.


Rujun yumuşak sürümlü olduğunu söylemiştim. Belki de bu yüzden kalıcılığı bir ruja göre az. Ayrıca sıcak havalarda da iyice yumuşuyor. Rujun en kötü özelliği bu. Sık ruj tazelemekten hoşlanmıyorsanız bu ruj size göre değil. Ben genelde kolay uygulanığı ve nemlendirdiği için renkli balmlar veya nelendirici glosslar kullanıyorum bu yüzden benim için pek sorun olmuyor.

Ruj dudakları kurutmuyor hatta nemlendiriyor. Dudakta asla yapışkan, ağır bir his bırakmıyor. 

Rujun bir diğer kötü tarafı fiyatı, Clinique'in sitesine göre satış fiyatı 74 liraymış. Çok sık tazelenip çabuk bitecek bir ruj için fiyatı bence fazla.

Yani Clinique Butter Shine Ruj aman koşun alın diyeceğim bir ruj değil. Yumuşak sürümünü, duruşunu ve dudakları nemlendirişini beğensem de fiyatı ve sık tazeleme gerektirmesi önemli eksiler. Çok severek kullanıyorum ama bitince yenisini almayacağıma eminim.

29 Mayıs 2015 Cuma

Boyner'den Kozmetik Alışverişi


Geçen hafta The Balm Sexy Mama transparan pudram bitti. Tam yaz öncesi olacak şey miydi? Çok araştırdım istediğim gibi hem temiz içerikli, hem şeffaf, hem matlaştırıcı, hem kompakt hem de kalıcı bir pudra bulamadım. Sonunda boyner.com.tr'deki %25 indirimi görünce Shiseido Transparan Sıkıştırılmış Pudra'yı aldım. Fiyatı 96 liraydı.


Siparişi pazartesi günü verdim, ürün salı günü öğleden önce siparişe verildi. Kargoya verilince hem boyner.com.tr'den hem de kargo şirketinden mesaj geldi. Çarşamba günü de ürün elime ulaştı. Gördüğünüz gibi ürün çıtçıtlı bir torbaya konmuş o da baloncuklu kağıtlata sarılmıştı. Kutunun üstünde de ''kırılabilir'' uyarısı vardı. Kısaca pudra gibi hassas bir ürünün gerektirdiği özeni göstermişler. Kutudan tabiki tester çıkmadı, şaşırmadım. Bir de 7 liralık kargo ücretini biraz fazla buldum. İndirim bu kadar fazla olmasa bu kargo ücretiyle satın almazdım.


Biraz kullanayım yorumlarımla burada olacağım.

13 Eylül 2014 Cumartesi

Almanya'dan Aldıklarım

Uzun zamandır yazı yazamıyorum çünkü hiç fırsatım olmadı, bir haftadır da internete erişimim çok kısıtlı. Bir haftadır Almanya'dayım ama adam akıllı bir alışverişe bile ancak bugün çıkabildim. Elbette kozmetik ve bakım alışverişimin merkezindeydi. İşte aldıklarım:


Bu hem aldıklarımın toplu görünüşü hem de She marka iki katlı orta boy makyaj çantamın dolu hali. Karstadt'tan 7 avroya aldım, indirimdeydi.


Bu da hediye olarak aldığım Lacoste Pour Homme EDT. Bunu aslında 4-5 gün önce %20 indirimli olarak Pierre Parfümerie'den aldım ama bugün parfümün başka bir mağazada 16 avro daha ucuza satıldığı görüp hem şok oldum hem üzüldüm. Ben o paraya daha neler alırdım! Neyse bu parfüm bana 56 avroya patlamış oldu.


Almanya'ya gelirken Catrice farların methini duymuştum. Bunlar da Catrice standından aldıklarım. Catrice Allround Concealer 3,45 avro, Catrice Longlasting Göz Kalemi 2,25 avro, Catrice farlar 2,75 avro. Bunları DM adlı kozmetik marketinden aldım. Oje ise 2,75 avro. Müller'den aldım.

Farlar dışındaki ürünleri denedim. Kalemin rengi çok güzel ama sürümünü beğenmedim. Oje ortalama hatta fiyatı bu ürüne fazla, kapatıcı ise gayet iyi. 


Bu resimdeki ürünlerin hepsini Müller'den aldım. Primavera Balancing Face Care Starter & Travel Kit 10 avro, CadeaVera maskelerin tanesi 0,45 avro, Dr. Scheller Nar Yüz Toniği 6 avro.


Bu fotoğraftakilerin hepsi ayrı bir mağazadan. Rausch marka ürün testerları Müller alışverişimde verilmişti. Lavera Yağlanma Karşıtı Şampuan Karstadt'tan 3 avroya alındı. Cacharel Eden EDP 30 ml.lik minik bir şişe ve Kauf… diye adını hatırlayamadığım bir mağazadan 20 avroya alındı. Bu ürünler içinde en garibi tabiki Bio Planete marka hindistancevizi yağı. Organik ürünler satan bir marketten 4,50 avroya aldım. Gördüğünüz gibi Türkiye'de satılanlar gibi oda sıcaklığında sıvı değil. Henüz açmadım ama üzerinde aromatik olduğu yazıyor, yani kokusuz olanlardan değil.

Böylece kozmetiğe ayırdığım bütçenin neredeyse sonuna gelmiş bulunuyorum. Birkaç ay sonra tekrar bu taraflara gelmeyi planladığım için daha fazla alacağımı sanmıyorum. 

Not: Fotoğrafların kusuruna bakmayın, kısıtlı imkanla bu kadar oluyor.

19 Şubat 2014 Çarşamba

EWG's Skin Deep

Geçenlerde bir yazımda ürünün içinde parabenin her çeşidi olduğunu söylemiştim. Sonra meraklanıp elime geçen her bakım ve kozmetik ürününün içindekiler kısmını okumaya başladım. Tabi okuduğumu %90 anlamıyordum; anladığım kısım aqua, citric acid ve parabenden ibaretti :)


Sonra bir ürünün üstünde 'penoxyethenol içermez' yazısını görünce neymiş bu diyip internete yazdım. Çok da iyi oldu çünkü sorularımın cevabını EWG's Skin Deep veri tabanında buldum. Bu veri tabanı ürünleri sağlık risklerine ve içerikleri hakkında bilginin seviyesine göre puanlıyor. 0 en temiz 10 ise en riskli ürünlere veriliyor.

Ben de elbette aklıma takılan her içeriğe buradan bakıyorum ve yavaş yavaş öğreniyorum. Mesela anladığım kadarıyla su, gliserin gibi maddeler 0 tehlikeliyken parfüm biraz da içeriği bilinmediğinden en tehlikeli bileşen. Mesela Nylon-12 adı kadar korkunç değil, cilt tarafından emilmeyen, cildi matlaştıran esnek yapılı zararsız bir şey. Penoxyethenol ise parabenin yanında masum kalan bir koruyucu. Yağlı ciltlerin devası salisilik asitin risk puanı 10 üzerinden 4, yani alt sınırdan orta. Yine sık karşılaştıklarımızdan disodium edta, titanium dioxide, iron oxide da gayet zararsız. Parfümlerün riski 10 üzerinden 8-10 arasında değişiyor.

Herkesin cildinin hassasiyeti, vücudunun kimyasallara karşı toleransı farklıdır. Burada bir ürün 10 üzerinden 6 aldı diye hayatımızdan çıkarmamıza gerek yok bence. Diğer yandan 10 puan alan hakkında ikinci kez düşünmek gerek. İçerikler hakkında bilgi edinerek daha bilinçli ve sağlıklı bir tüketici olabiliriz. Siz de bir göz atın. Sitede yer alan güneş ürünleri rehberini, bakım ürünleri hakkındaki mitleri ve sağlıklı alışveriş tüyoları kısımlarını da atlamayın.