dermokozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dermokozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2016 Pazartesi

Mamacim.com Alışverişi II


Birkaç ay önce mamacim.com'dan küçük bir alışveriş yapmış ve memnun kalmıştım (Yazısı için BURADAN). Birden bir sürü şey almam gerektiğini fark edince yeniden fiyat ve ürün araştırmasına giriştim. Yine en uygun fiyatları mamacim.com'da buldum.

* DDF %10 Glycolic Daily Oil Control Jel, %50 indirimle fiyatı 94 lira.

* DDF Sulfur Mask, %50 indirimle 110 lira. İkili paketi daha da ucuza geliyor.

* Ducray Melascreen SPF 50 El Kremi, fiyatı 22 lira.

* Pirdolin Şampuan: İndirimsiz fiyatı 33,5 lira diye görünüyor ama bazı sitelerde daha da fazlaya satılıyor.

* Bliss Foot Patrol, 56 lira.


Toplamda 329 liralık bir alışveriş oldu. Asit içeren ve yağlı cilde uygun ürünler aldığımdan yağlı ciltlere uygun güneş kremi testerı istememin makul olacağını düşündüm. Yine de bana kuru ve boyalı saçlar için şampuan uygun görülmüş. Şampuan şişelerinin dışı kirli ve yapış yapış. Şişelerin ancak yarısına kadar şampuan var. Sanırım daha önce akmış, bir şeyler olmuş. Yani bu tester işinin özrü kabahatinden büyük oldu.

Ayrıca siparişim de geç kargolandı. Ben siparişi salı günü öğleden önce verdim. Pazartesi hala kargolanmadığını görünce mail attım. Bugün kargolanacak dendi ve akşam saatlerinde kargolandı. Elime de çarşamba günü geçti. Bu 8 günde kargo 1 lira kampanyası oldu, bayramda böyle bir kampanya olacağını tahmin etmiş ama beklemek istememiştim. İyi ki beklememişim gerçekten!



Burada bitmiyor hikaye. Paket gelince hemen ürünlerin üretim tarihlerine baktım, Bliss ayak kremi Şubat 2013 tarihinde üretilmiş. Aynı ürünü dermokolik.com'dan almıştım o da Ekim 2013 üretimi çıkmıştı. Bliss'in distribütöründe mi sorun var, online eczaneler mi stok takibini ihmal ediyor bilmiyorum ama Bliss dosyasını kapatıyorum. (Ücret 2 hafta sonra iade edildi.)

Özetle alışverişten memnun kalmadım. Mamacım'ın müşteri memnuniyetine yeterince önem vermediğini düşünüyorum. Fiyatları uygun olduğu için küçük siparişler verebilirim ama o kadar.

11 Haziran 2016 Cumartesi

Bulgaristan Alışverişi


Bir süredir buraya yazamıyordum çünkü bir toplantıya hazırlanmakla meşguldüm. Toplantının ucuzluğu ile meşhur Bulgaristan'da olması derhal aklıma ne alsam sorunusu getirdi. Toplantıdan sonra attım kendimi dışarı. 

Sofya'nın Ivan Denkoğlu sokağındaki Remedium isimli eczane muhteşem bir yermiş. Gerçek bir 'drugstore'; sadece bakım ve makyaj ürünleri değil besin takviyeleri, ilaçlar, elektrikli aletler, temizlik malzemeleri yani ne ararsanız var. Özellikle dermokozmetik stantlarını Fransa'da olduğu gibi özgürce dolaşıp ürün seçmek çok güzel. Aldığım ürünlere geçmeden iki mağazadan daha bahsedeyim. 

Türkiye'deki Watsons ve Gratis benzeri Lilly mağazaları var. Google Maps Ivan Denkoğlu sokağında bir şubesi olduğunu iddia etse de aslında yok. Onun yerine sokağın sonunda Vitoşa caddesine çıkıp sola ilerlerseniz bir şubesini bulabilirsiniz. 

Yves Rocher hem Lilly'de hem de Remedium'da satılıyor ama Vitoşa'da onun da bir şubesini gördüm. E Türkiye'de de Yves Rocher var diyebilirsiniz ama Bulgaristan'da fiyatı çok daha az. Mesela Duş jelleri indirimsiz 7-8 liraya geliyor :)

Sofya merkezinde Mall of Sofia diye bir alışveriş markası onun da içinde DM varmış. DM güzel bir Alman 'drugtore'u. Benim oraya gitmeye zamanım yetmedi. Lilly'de ise güzel ürünler olmasına rağmen Remedium'dan fazlası olmadığı için tüm alışverişimi Remedium'dan yapıp çıktım. İşte aldıklarım (1 Bulgar levası yaklaşık 1,7 TL):

* Bourjois Healthy Balance Mat Pudra: Shiseido transparan pudram bitmek üzere. Çok ince bir yapısı olduğu ve 10 saat mat tutma iddiasında bulunduğu için bu pudrayı aldım. Orada var olan 4 renkten en koyusunu almıştım. Tamam esmerim ama o kadar da esmer değilmişim. Yine de dağıtarak filan kullanabilirim sanırım bakalım. Fiyatı 17 leva.

* Bioten Misel Su: 200 ml.lik ürünün 3,37 leva  (5,75 lira) olduğunu görünce demek için sepete attım. Kuru ciltler için uygun bir ürün olduğundan kış aylarında kullanmayı düşünüyorum.

* Garnier PureActive (Saf ve Temiz) Misel Su: Bu Türkiye'de de var niye aldın ki diyebilirsiniz. Yalnız indirimli haliyle fiyatının 6,88 leva (yaklaşık 11,5 lira) olduğunu görünce kendimi durduramadım. Artık buralarda etiket fiyatı 19 lira, ya az indirime giriyor ya da bulunmuyor... Attım çantaya. Zaten misel su çok az kalmıştı.

* SVR Sebiaclear SPF 50 Creme: Güneş kremim de bitiyor. Bu krem ise hem yağlı ciltlere uygun olduğu hem de %4 niciamide içerdiği için aklımdaydı. Beklentim büyük. Türkiye'de etiket fiyatı 75 lira. Ben yaklaşık 50 liraya (29 leva) aldım.

* Curaprox Enzycal 950 Diş Macunu: Curaprox çok övülen bir marka. Ben de diş macunum biterken fırsatı değerlendireyim dedim. Fiyatı 8,7 leva. Alırken bu macunun Türkiye fiyatını bilmiyordum ama 14-15 liradan az olamaz demiştim, haklıda çıktım. Memlekette niye her şey bu kadar pahalı?

* Ahava Time to Clear Arındırıcı Çamur Maskesi: Yıllar önce Avaha'nın vücut kremini kullanıp beğenmiştim. Ülkemizde de bulunmadığı için diğer ürünlerini deneyememiştim. The Body Shop Warming Mineral Mask'ı tam Sofya yolculuğu öncesi bitirdiğim için gözüm hep maskelerdeydi. Yalnız itiraf etmeliyim cilt bakımı bölümü nedense hem Remedium'da hem de Lilly'de zayıftı. Ben de pahalı olmasına rağmen (52,25 leva, yaklaşık 90 lira) bu maskeyi aldım.

* Organic Life Organik Hindistancevizi Yağı: Yine memleketimizde pahalı olup yurt dışında ucuza bulunabilen bir ürün. 200 ml.lik bir kavanoz 10 buçuk leva.

Essie, Bourjois, Mixa gibi burada satılmayan veya Lavera, Korres gibi ulaşılması zor markaları bulabilirsiniz. Hatta lüks bir mağazada Aesop ürünlerini bile gördüm. Dove, Nivea ve Garnier'in Türkiye'de olmayan ürünleri (mesela şampuanları) gözüme çarptı. Bulgaristan'ın gülü meşhur. Güllü ürünleri de var ama beni pek çekmedi. Dediğim gibi cilt bakımı bölümünü iki mağazada da karışık ve biraz zayıf buldum. Peeling de alacaktım, uygun bir şey bulamadım mesela. Yine de bence gayet güzel bir alışveriş oldu. Kur yükselmiş olmasına rağmen hesaplı da oldu sanıyorum.

30 Ağustos 2015 Pazar

Fransa'dan Aldıklarım



Bu yaz tatil için Paris'e gittim ve aklımda eczaneleri yağmalamak vardı. Yalnız koşturmaktan sadece 3 eczaneye 10'ar dakikalığına girebildim. O yüzden sadece aklımda olanları alabildim.


La Roche-Posay Serozinc: Çinko içeren termal su spreyi. Tonik niyetine kullanılıyor, kızarıklıklara, yara ve sivilcelere iyi geliyormuş. Türkiye'de satılmıyor ben de denemek istiyordum. Fiyatı 7 avroydu.

Avene Cleanance Gel: Daha önce yine Fransa'dan alıp kullandığım ve sevdiğim bir üründü. Bu sefer 300 ml.lik boyunu 10 avroya aldım. Daha sonra girdiğim bir eczanede 11 diğerinde de indirimli şekilde 7 avroya gördüm. Kahroldum tabi, bu fırsatı nasıl kaçırırım diye ama 10 avro da Türkiye fiyatlarıyla karşılaştırınca son derece iyi.

Avene Lotion Micellaire: Misel suyu her gün kullanıyorum ve indirimle 6,5 liraya aldığım Garnier misel sudan da memnunum ama indirimli görünce bunu denemek istedim. 400 ml.lik şişe 7 avroydu.

Eudermin Koruyucu El Kremi: Paris'ten önce Barselona'daydım ve Paris'ten daha çok alışveriş yapabileceğimi sanarak pek bir şey almamıştım ama Barselona markası olan bu minik el kremini görünce alıverdim. 30 ml.lik ürün sadece 1 avroydu.


Paris Orly Havaalanı'nda bir parfüm alana ikinci parfümde %20 indirim vardı. İndirim ilginç olsa da başta bir şey almayı düşünmemiştim ama Lacoste'un Original parfümünü görünce hemen aldım. Bu parfümü uzun zamandır arıyordum fakat bir süredir üretimde değildi. Lacoste Original EDT'nin 100 ml.lik boyu 58 avroydu. 

Bu parfümü alınca da ikinci parfümü almak çok mantıklı gelmeye başladı. Ben de yıllardır kullandığım Carolina Herrera 212 EDT'yi almaya karar verdim. Vücut losyonuyla set halinde olan 100 ml.lik parfüm 65 avroydu ve ben de onu seçtim. Sabahın körünce pek de detaylı düşünmedim açıkçası. Yalnız sonra setin kutusunun çok yıpranmış olduğunu gördüm. Eve varınca üretim tarihini adresinden kontrol ettim ve sıkı durun… hem EDT'nin hem de losyonun 2009'un sonunda üretildiğini gördüm. Fatura ve kutu fotoğraflarıyla Buy Paris müşteri hizmetlerine mail attım ama iki hafta geçmesine rağmen cevap alamadım. 

Kısacası siz siz olun freeshop'lara bile güvenmeyin, eski kutulu ürünleri almayın. Ayrıca Champs Elysee'deki eczanelerden uzak durun, St. Michel caddesindeki Bader Eczanesi'ne uğramaya çalışın. Çıkardığım dersler bu kadar :)

Not: Mailler ve beklemelerle geçen bir ayın sonunda Carolina Herrera para iadesinde bulundu. İlk parfümü indirimli almış olmak yanıma kar kaldı. Yine de bir dahakine çok daha dikkatli olacağım.

25 Haziran 2015 Perşembe

Termal Su Meselesi


Termal sular bir dönem çok popülerdi. Fransa'nın termal su kaynaklarıyla meşhur kasabalarının adını taşıyan dermokozmetik markaların o yörenin termal sularını basınçlı şişelere doldurup satması bence harika bir ticari zeka örneği. Ben bu ürünlerden Avene ve La Roche Posay markalı olanları denedim. Yorumlarımdan önce ürünün iddialarına deyineyim.

La Roche Posay Termal Suyu, güneş başta olmak üzere dış etkenlerden tahriş olmuş cildi rahatlatıyormuş, cilt yaşlanmasını engellemeye yardımcı oluyormuş. Ciltte yoğun nemlendirme sağlıyormuş. 

Avene Termal Suyu'nun vaatleri şişesinin üstünde uzun uzun yazsa da aslında aynı şeyin türevleri, cildi rahatlatıyor. Güneş yanığı, epilasyon, traş, pişik gibi durumlarda yanma, kaşıntı, kızarıklık gibi şikayetleri azaltıyor.

Aşağıdaki fotoğrafta La Roche Posay Termal Suyu'nun içeriğini görüyorsunuz. Bu tabloya göre La Roche Posay'in termal suyu orta derece mineralli su (500-1500 mg/l) sınıfına giriyor. İçindekilerin çoğu bikarbonat ve kalsiyum. pH değeri 7 yani nötr. Avene termal suyu düşük mineralli (50-500 mg/l) su sınıfına giriyor. Avene'de de en çok bulunan mineral bikarbonat (271,5 mg/l), ikinci sırada kalsiyum  (51,3) geliyor. pH değeri 7,5. Kısacası aynı miktar suda La Roche Posay daha çok mineral içeriyor, o da litrede 0,6 gram! Onun da yarısından fazlası bikarbonat. 



Ben alırken herkes çok seviyor vardır bir hikmeti demiştim. Cildim yağlı olduğu için yazın hafif bir nemlendirici gibi de kullanılabilir diye düşünmüştüm. Nemlendirme etkisini göremedim. Ağdadan sonra bacaklarıma sıktım kızarıklıklarımda değişiklik olmadı. Gül suyuna karıştırdım, gül suyuna içme suyu karıştırmışım gibi oldu. Şişeden püskürterek kullandığımda serinlik veriyor tabiki ama sprey şişelerdeki sıvılar biraz serin oluyor zaten. Sırf serinlemek için bu kadar para verilirmez bence. Maden suyunu sprey şişeye koyup kullanmakla aynı şey. Okuduğum kadarıyla insanlar makyaj sabitlemek, gözeneklerini küçültmek gibi şeyler için de kullanıyorlarmış ki ürünlerin bu işlere yaramayacağı açık. Yarıyor diyenlere de şüpheyle bakıyorum. 

Alerjik, aşırı hassas, kızarma sorunu olan bir cildim yok. Belki de bu yüzden iki termal suyun da faydasını göremedim. O yüzden termal su işi kandırmaca demiyorum ama bu kadar popüler olmasının nedenini de anlamıyorum. Herkesin bu kadar problemli cildi olamaz ya. O yüzden diyorum ki aşırı alerjik ve hassas bir cildniz yoksa termal su edinmenize gerek yok. Ben elimdekileri 2 yıldır bitiremedim ve şimdi de çeşme suyu kullanabileceğim yerde makyaj süngerine sıkarak, gül suyuna karıştırarak, kil maskelerimi ıslatarak bitirmeye çalışıyorum.