temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2020 Pazar

Incia Besleyici Zeytinyağlı Doğal Sıvı Sabun


Son dönemde kozmetikte bir doğallık akımı var. Marketlerde de doğal olduğu iddiasıyla yeni markalar görülüyor. Bunlardan biri de Incia (bir diğeri de aynı firmaya ait olan Siveno). Ben de Incia Besleyici Zeytinyağlı Doğal Sıvı Sabun'nu duş jeli niyetine kullandım, hemen izlenimimi yazayım dedim.

Sıvı sabun kıvamında gerçekten. Açık sarı şeffaf bir rengi var. Kokusu gerçekten sabun kokusu. Bu benim çok hoşuma gitti. Üstelik kalıcı da. SLS ve SLES içermemesine rağmen köpürmesi de fena değil. Belki normal bir duş jeline göre daha çok kullanmak gerekebilir ama duşta insanı bezdiren cinsten değil. Bu ürünün en güzel özelliği sanırım çok kolay durulanması ve ardında sabun gibi gıcır gıcır bir his bırakması. Sıvı formda ama sabun gibi arınan bir üeün istiyorsanız kesinlikle denemelisiniz. Yalnız elbette çok kuru ciltler bundan rahatsız olabilir. Kesinlikle nemlendirme gibi bir özelliği yok.


Incia Besleyici Zeytinyağlı Doğal Sıvı Sabun'un nen dikkat çekici tarafı doğallık vurgusu. İçeriğini yukarıda görebilirsiniz. Gerçekten de güzel. Yalnız ürünün EcoCert veya benzeri bir sertifikası yok. Tam içerik listesine de internet sitesinden ulaşılamıyor. Benim için bunlar ne büyük iddiası doğallık olan bir ürün için hayal kırıklığı. Bir de fiyatının tam boy sabunun 35 lira olduğu düşünülürse insan kendine neden 10 liraya Dalan'ın duş jelini kullanmayayım ki diye soruyor. Benim için bunun tek cevabı Dalan'ın durulandıktan sonra cildi aşırı kaygan bırakması.

13 Haziran 2017 Salı

Nesti Dante Rosa Champagne ve Rosa Sensuale Sabunlar


Sabunu nedense çok seviyorum. İhtiyacım olmasa da güzel kokulu veya ilginç şekilli bir sabun gördüm mü almak istiyorum. İşte Nesti Dante sabunları da böyle bir anda aldım. Yıllarca dolabımda sakladım (çünkü sabun stoğum o kadar fazlaydı ki bu sabunlara sıra gelmedi). Sonunda kullanmaya başladım ve hemen söyleyeyim çok memnun kaldım.

Nesti Dante bir İtalyan markası, Floransa'da üretiliyor. Doğal içerikli, hoş kokulu ve çok çeşitli sabunlar üretiyor. Ülkemizde kozmetik mağazalarında ve internette (eczane veya mağaza sitelerinde) satılıyor. Ben Nesti Dante'nin her biri 150 g. olan üç sabundan oluşan güllü setini Watsons'tan satın almıştım. Yazısı da burada. Daha sonra Tekin Acar'ın internet sitesinden de aldım.


Nesti Dante sabunları önce el sabunu olarak kullandım ve baya sevdim. Köpürmesi gayet güzel. Sabunlukta eriyip gitmiyor. Elleri kurutmuyor. O kadar sevdim ki duş jelim bitince belki de 10 yıldan sonra ilk kez içimden sabunla yıkanmak geldi. Duştaki performansı da çok iyi. İyi köpürdüğü için lifi bir kez sabunlamak yetiyor. Ciltten kolay arınıyor. En önemlisi de cildimi bembeyaz ve kupkuru bırakmıyor. Ben kol ve bacaklarımı yine de nemlendiriyorum ama nemlendirmesem de sıkıntı çekmem.

Nesti Dante sabunların öne çıkan özelliği doğallı ve hoş kokulu olması. İki sabunun arasında belirgin bir koku farkı yok bence ama kokuları gerçekten çok güzel. Onlarca çeşit arasından sevdiğiniz bir tanesini mutlaka bulursunuz. İki yıl dolapta sakladıktan sonra kokuları azalmış ama yine de hoş bir sabun kokusu bırakıyor geride. Yeni aldığım hindistancevizli sabun ise paketli olmasına rağmen bütün dolabı kokuyla dolduruyor. Havlular askıya çıktıktan günler sonra bile sabun kokuyor. Yumuşatıcı kokusu bile bu kadar kalıcı değil.


Sabunların içeriğini yukarıda görebilirsiniz. Genelde ev yapımı zeytinyağlı sabun kullanan annem bile bu sabunu beğendi. Nesti Dante sabunların fiyatları çok uygun diyemeyeceğim. 150 g.lık sabunlar 12 lira, üçlü setler 30 lira, 250 g.lık sabunlar ise 16 ila 20 lira arasında. Yalnız hemen eriyip giden sabunlar olmadıkları için çok uzun süre kullanılabiliyor (banyoda ıslak ortamda bırakmazsanız), duş jelleriyle kıyaslayınca pek de pahalı gelmiyor.

Bu güllü setten sonra Paradiso Tropicale adlı sabunu da aldım. Kullanmak için sabırsızlanıyorum. Tavsiye ederim.


6 Şubat 2017 Pazartesi

L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyaj Temizleme Jeli


Misel meselesi o kadar popüler oldu ki... Misel suyun su olmayanı jel versiyonu da çıktı. Baya da oldu. L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyajı Temizleme Jeli'ni ilk piyasaya çıktığı zaman aldım ama ha bugün ha yarın yazarım derken hiç yazamadım. Neyse artık bugün yazıyorum :)

L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyajı Temizleme Jeli renksiz, kokusuz ve akıcı bir jel. Bence parfüm ve boya içermemesi harika. Fark ettim ki parfümlü ürünler genelde gözlerimi rahatsız ediyor. L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyajı Temizleme Jeli ise gözlerimi hiç ama hiç rahatsız etmedi. Pamuk ile uygulanması önerilmiş ama ben az bir miktar parmaklarıma alıp doğrudan kirpiklerimi ovuyorum. Böyle çok daha az ürünle daha kısa sürede ve göz çevrenizi daha az rahatsız ederek rimelinizi çıkarabiliyorsunuz.


Kirpiklerim bana hem dökülüyormuş gibi geliyor. O yüzden bir de rimel çıkarmaya çalışırken dökülmelerini istemiyorum. Rimelim kolay çıksın diye suya dayanıklı olmayan, kolay çıkan maskaraları tercih ediyorum. Haliyle makyaj temizleyicimin ultra güçlü olmasına da gerek kalmıyor. L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyajı Temizleme Jeli temizlemesinden de memnun kaldım. Elbette zeytin yağı kadar güçlü değil ama ortalama bir rimeli kolaylıkla çıkarıyor. Diğer yandan da klasik göz makyajı temizleyicilerinin bıraktığı yağlı hissi kesinlikle bırakmıyor. İddia ettiği gibi nemlendirme özelliği yok. İçeriği parlak değil.

125 ml.lik bir ürün. Bir şişe bana 6 ay kadar yetiyor. İndirimli aldığınızda aylık temizleyici masrafınız 2 lira kadar olacaktır. Üstelik şişesi de gayet kullanışlı. Sırf değişiklik olsun diye Nivea Suya Dayanıklı Göz Makyaj Temizleyicisi'ni aldım (indirime kapılmadan önce kendi yazımı okuyup rimeli tamamen temizlemediğini hatırlasaymışım iyiymiş), bundan sonra onu kullanacağım ama L'oreal Micellar Kusursuz Göz Makyajı Temizleme Jeli kesinlikle yeniden alacağım bir ürün.

27 Ocak 2017 Cuma

Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli


Le Petit Marseiliais ülke piyasasına gireli bir süre oldu, ilk heves alındı. Ben de piyasaya girdiği ilk dönemde alsam mı diye düşündüm ama benim için aslında yeni bir marka olması dışında bir özelliği olmadığını düşünüp vazgeçtim. Yılbaşı indirimleri sırasında Migros'ta dolanırken Le Petit Marseiliais marka duş jellerinin 4,5 lira olduğunu görüp bir bakayım dedim. Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jelini koklayınca ise kesin kararımı verdim. 

Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli çok ferah ve unisex bir kokuya sahip. Tam tarif edemiyorum ama bana çağrıştırdıkları şu şekilde: temizlik, bodur çam türü ağaçların tohumlarını ezdiğimde çıkan koku, azıcık sitrus... Tatlı olmayan limonsu kokuları veya benzerlerini bulaşık deterjanı kokusuna benzetenlerdenseniz hoşlanmayabilirsiniz. Benim gibi banyonun sıcağında şekerli kokuların ağırlığından içiniz bayılıyorsa veya fazla parfümlü, meyveli kokulardan yoruluyorsanız bu koku tam size göre olabilir. Koku kalıcı değil (bu benim için kötü bir özellik değil) ve doğal kokmasa da temizliği çağrıştırdığı için rahatsız olmuyorum.


Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli akışkan kıvamlı, bol köpüren ve temizleme gücü günlük kullanım için yeterli olan bir jel. Deterjan olarak ammonium lauryl sulfate  ve nemlendirici olarak da gliserin içeriyor. ALS, SLS ve türevlerine göre cilde karşı daha nazik. Gerçekten de bu duş jeli cildimde gerginlik ve kuruluk yaratmadı. Üstelik cildi kurutmayan diğer jeller veya köpükler gibi temizlenmiyormuşum hissi de oluşturmadı.

Üç arkadaşım Le Petit Marseiliais'nin şampuan ve saç kremlerini öve öve bitiremiyor, yurtdışından birbirlerine sipariş ediyorlar. İlk fırsatta ben de saç ürünlerini denemek istiyorum. O zaman kadar ise  Le Petit Marseiliais Çam ve Deniz Rezenesi Banyo ve Duş Jeli'ni market ürünleri arasından ucuz ama güzel kokan, temizlerken kurutmayan bir duş jeli arayanlara tavsiye ediyorum.

21 Şubat 2016 Pazar

Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser


Coast to Coast Avustralya'nın yerli bitki ve mineralleri ile doğal ve etkili bakım ürünleri sunma iddiasındaki bir marka. Daha önce bu markanın yağlı ve karma ciltler için olan Rainforest serisinden gözenek temizleyici yeşil kil maskesinden bahsetmiştim. Bugün de yaklaşık 3 aydır kullandığım Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser'dan (gözenek arındırıcı köpüren temizleyici) bahsedeceğim.

Yağlı ciltler için geliştirilen temizleyiciler genelde çok agresif ve yıpratıcı oluyor. Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser genelin aksine sülfatsız, nazik bir temizleyici. Ne kadar adında foaming geçse de çok çok az köpüren hatta köpürmeyen bir jel. Az bir miktar jeli nemli cilde masaj yapmanız yeterli oluyor. Kolay durulanıyor.


Yukarıda da görebileceğiniz gibi temizleme jeli tüm kiri ve yağı nazik ama etkili bir şekilde ciltten uzaklaştırmayı, yağ salgısını lilly pilli, okaliptus ve çay ağacı yağı ile düzenlemeyi, salisik asitle sivilceye neden olan bakterileri yok etmeyi ve tüm bunları yaparken de cildin doğal nem dengesini bozmamayı vaat ediyor. Kısaca rüya gibi bir şey... ve tabi ki ürün bunların hepsini birden yapamıyor.

Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser cildi temizleme, kurutmama ve nazik olma konusunda son derece başarılı. Cildi aşırı kurutmadığı için cildin panik halinde aşırı yağ üretmesine de neden olmuyor ama bunun dışında yağlanmama bir etkisi olmadı. İçindeki salisilik asit oranını bilmiyorum ama sivilcelerim üzerinde de kayda değer etki göstermedi.

Kokusu çok doğal ve ferah.  Kokusunu özellikle sevmiyorum ama şikayetim de yok. Çay ağacı yağının kokusu belli belirsiz ve rahatsız etmiyor. Ben daha çok nane ve lavanta yağı kokusu alıyorum. Ürünün içinde zaten ikisi de var. Diğer içeriklere ürünün internet sayfasından ulaşabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi ürün 100 ml.lik bir plastik tüp içinde. Ambalajıyla ilgili tek sıkıntım çevirmeli kapağın pek pratik olmaması. Az bir miktar yettiği için bereketli de bir ürün ama yaklaşık 50 liralık fiyatı bence yine de fazla. Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser temiz içeriği ve nazik temizlemesiyle severek kullandığım bir ürün oldu ama pahalı ve erişmek de zor olduğu için yeniden almaya çalışmayacağım.

12 Nisan 2015 Pazar

Dirty Works Coconut Scrub


Gratis'in en popüler markalarından biri Dirty Works. %50 indirim çılgınlıklarının birinde (gururla söyleyeyim son 3-4 indirimden hiçbir şey almadım) body scrub ne menen bir şey diye merak ederek Dirty Works Coconut Scrub'ı aldım. Gerçekten de ambalajının hele ürünler rafta bir aradayken garip bir çekiciliği var, onun da etkisi oldu. 

Akışkan kıvamlı, yoğun hindistan cevizi kokulu ve küçük parçacıklar içeren bir scrub. Akışkan olması hiç hoşuma gitmedi. ben avcuma alıp da bacağımı ovuncaya kadar bütün ürün akıp gitti. Tüm vücudumu scrub ile ovmak için 200 ml.lik tüpün çeyreğini kullanmam gerekti. 

Hindistan cevizi kokuyor ve çok yoğun bir kokusu var. Duştan çıktıktan sonra bile teninizde kokusunu hissedebiliyorsunuz. Yazıyı yazarken ilham versin diye masamın üstüne koydum ve kapağı kapalı olmasına rağmen kokusunu alabiliyorum. Normalde yoğun meyveli kokuları sevmesem de benim için ürünün en iyi tarafı bu oldu.



Dirty Works Coconut Scrub'ı uygularken kaşıntı hissettim ve çok rahatsız oldum. Bu yüzden önerildiği gibi 1 dakika ovup olabildiğince çok ölü deriyi uzaklaştırmaya çalışamadım. İçimden dayanılmaz bir durulanma isteği geldi. Neyse ki durulanıp kurulandıktan sonra kaşıntı geçti.

Uygulama sonunda cildimde acayip bir fark görmedim. Evet biraz daha yumuşak oldu ama bunun 10 kat iyisini çabucak keseyle de yapabilirdim. Bu ürün kullandığım ilk vücut scrubıydı ve ürünün amacını hiç anlamadım. Yabancıların kese gibi bir teknolojisi olmayabilir ama bizim var ve çok daha etkili. Gerçekten neden vücur scrubı kullanalım ki?


İçindekileri aşağıda görüyorsunuz. Scrubdaki parçacıklar ceviz kabuğundanmış. Doğal olması hoşuma gitti. Paraben, mineral yağ, SLS gibi bazı mimli maddeler ürünün içinde görünmüyor ama yine de doğal  diyip bağrıma basamayacağım. İçinde hindistan cevizi ve tatlı badem yağı var. Gerçekten de cildi kurutmuyor ve yumuşatıyor. Bir yandan da kaşındırıyor dediğim gibi…

1 yıldır dolabımda bekliyordu, bozulmadan bitireyim diye yeniden ite kaka kullanıyorum. Ne mutlu ki bereketli bir ürün değil. Sonuçtan etkilenmedim, kaşındırmasına sinir oldum, işlevini anlamadım. Kısacası bu ürünü bir daha almayı aklımdan geçirmiyorum. Hatta body scrub kavramından bile soğudum.

16 Ekim 2014 Perşembe

Montagne Jeunesse Hot Chocolate Cilt Maskesi


Bazen üşensem de maske yapmayı çok seviyorum ve yağlı cildime iyi gelecek maske arayışıma devam ediyorum. Montagne Jeunesse markasının Hot Chocolate adlı maskesi bu denemeler sırasında çok beğendiklerimden oldu. İsmi aslında maskeyi açıklıyor. Maske inanılmaz derecede portakallı bitter çikolata gibi kokuyor. Görünüşü aynı erimiş çikolataya benziyor ve en ilginç tarafı da cildinize sürdüğünüzde ısınıyor. Evet evet yüzünüzü sıcak basıyor!


Bu maske görenekleri temizlemeyi vaad ediyor. İçinde kil var ve iddiasına göre uygulandığında ısınarak gözeneklerin açılmasını sağlıyor. Diğer maskelerde olduğu gibi bunu da temiz yüze uyguluyoruz. Kıvamı biraz akışkan ama uygularken pek sorun olmuyor. Arap bacı taklidi yaparak 10-15 dakika etki etmesi için bekliyoruz. Yüzümüzde hissettiğimiz sıcaklık birkaç dakikada geçiyor zaten. Sonra da yüzümüzü bol suyla duruluyoruz. Hem de çok bol suyla. Çünkü bu maske biraz zor arınıyor. Hatta artık oldu desek bile üstünden mutlaka bir de tonikle geçiyoruz. Çünkü gördüğümüz kahverengi pamuğa inanamayacağız.


Bakım ürünlerinde keskin, şekerli, ağır kokuları pek sevmesem de bu ürünün kokusunu çok sevdim çünkü hiç yapay gibi değildi. Paketin üstünde kendinizi tutun sakın ha yemeyin yazıyordu da gülüp geçmiştim. Ben de dayanamayıp denedim. Hafif şekerli ama hoş olmayan bir tadı var :)
Montagne Jeunesse'nin diğer maskeleri gibi bu da vegan ve temiz içerikli. 15 gramlık paketi ben iki seferde kullandım ama çok rahat 3 kere de kullanılabilirdi. Artan maskeyi temiz bir poşete koyup ışık almayan temiz bir yerde saklamanız yeterli.
Ben etkisinden de çok memnun kaldım. Maske yüzümde kurumadığı gibi cildimi de kurutmadı. Cildim parlak ve aydınlık göründü. Gerçekten temizlenmiş gibi hissettim. Kesinlikle tekrar alacağım bir maske. Beni düşündüren tek yanı kahverengi maskenin lavaboda bıraktığı lekeler... Her seferinde lavabo yıkamak hiç hoş olmayacak. Cildinizi kurutmadan temizleyecek eğlenceli bir maske arıyorsanız ve lavaboları batırmak sizin için önemli değilse mutlaka deneyin.

Montahne Jeunesse Blemish Mud cilt maskesinin yorumunu ise BURADAN okuyabilirsiniz.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

The Body Shop Bakım Aksesuarları

The Body Shop uzun yıllardır alışveriş yaptığım her türden ürününü denediğim bir marka. Bunların arasında bakım aksesuarları da var. Bugün duş lifi, plastik ve tahta saplı ayak törpüsü ile bambu tarağa bir göz aracağız.


Duş lifinden başlayayım; nedir yani duş lifi işte ne farkı olabilir ki diyorsunuzdur. Haklısınız aslında, ben de acelem olan ve para harcamak istediğim bir günde almıştım. Sapı fotoğraftaki gibi ip değil de üstünde The Body Shop yazan bir kurdelaydı ve beyaz renkliydi. İlk kullandığımda baya şaşırdım çünkü maketten aldıklarıma göre çok daha tok yoğun bir yapısı vardı. Islanınca büzülüp kalmıyor bir hamlede geniş yüzeyi temizliyordu. Kullanmak çok keyifliydi. Beyaz olmasına rağmen rengi de çok değişmedi. Uzun süre de kullandım. Artık yırtılmaya başladığında da atmak zorunda kaldım. Atmadan önce halen sağlam olan düğümünü kesip lifte kullanılan fileyi açınca neden bu kadar tok ve pahalı olduğunu anladım. Normal bir life göre çok daha fazla file kullanılmış.


Tahta saplı ayak törpüsünü ben almadım, bir alışverişimde losyon ve çorapla birlikte set olarak verilmişti (Neden böyle hediyeler Türkiye'de verilmiyor?!). Aşağıda göreceğiniz plastik saplı ayak törpüsü eskiyip renk değiştirince bunu kullanmaya başladım. Tırnak törpüsüne benzeyen bir yapısı var ve yine çift taraflı. Törpü özelliği taşıyan yerler tahta sapa yapıştırılmış. Ben duşta kullanırken ucundan açılmaya başladı. Bir baktım ki üstünde 'do not use wet' diyor. Kuru kuru mu törpüleyeceğim topuğumu.Hiç denemedim açıkçası, tercihim suyla yumuşamışken topuklarımdaki ölü deriden kurtulmak. Bu ürünü beğendiğimi söyleyemiyorum ve tavsiye etmiyorum.
Plastik saplı ayak törpüsünü duşta kullanmak için almıştım. Ponza taşının yerini tutar mı diye de şüphe ettimiştim ama sapı ve iki farklı özellikte yüzü olması beni çekmişti. Duşun sonunda topuklarımı törpünün gri olan iri dişli tarafıyla, diğer sert yerlerini küçük dişli tarafıyla törpülüyordum. Gayet de memnun kaldım. Çok defa düşürmeme rağmen parçalamadı sadece köşesinden ufak bir parça koptu. Saplı olması da kullanım açısından kolaylık sağlıyordu. 


Bambu saç tarağını yeni kullanmaya başladım. Duştan sonra saçlarımı ıslakken fırçalıyor sonra kurutuyordum. Saçlarım düzgün kuruyor ama bu hareket saçların kırılmasına ve dökülmesine neden olabiliyormuş. Islakken saç bu tip hırpalanmalara karşı daha dirençsizmiş. İri dişli ve bambu bu tarağı duştan sonra kullanmak için aldım. Sonra gördüm ki tarağın üstünde de aynı şey yazıyor. Şimdilik çok memnunum. Fırçaya göre işimi kolaylaştırıyor ve o çatur çutur sesleri daha az duyuyorum.

Ürünler genel olarak mucize değil ve fiyatlarının da çok uygun olduğu söylenemez ama tahta saplı ayak törpüsü dışındakiler sizi memnun edecektir. Özellikle tarak ve plastik saplı ayak törpüsünü tavsiye ederim.

30 Haziran 2014 Pazartesi

The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator


Bugün konuğum çok sevdiğim bir ürün: The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator (Yosun Gözenek Temizleyici Yüz Peelingi) Seaweed (deniz yosunu) serisi The Body Shop'un karma ve yağlı ciltlere özel serisi. Ürün tanıtımında bu peelingin jojoba ve zeytin çekirdeği parçacıkları ile cildi temizlediği, liflerle matlaştırdığı ve sabunsuz olduğu yazıyor.

Ürün içinde iri tanecikler olan ve suyla köpüren turuncu renkli bir jel. Kokusu narenciyi anmımsatıyor ama tam öyle de değil. Ben seviyorum. Ürünü duşta yüzümü yıkadıktan sonra kullanıyorum. Nohut kadar bir peeling yüzüme, boynuma, dekolteme ve hatta omuzlarıma yetiyor. Dediğim gibi tanecikler büyük ve sert olduğundan çok nazik davranmaya dikkat ediyorum. Olabildiğince bastırmadan yapmak kaydıyla dairesel hareketlerle uygulamaya bir süre devam ediyorum, acele etmiyorum. Sonra iyice duruluyorum. Zaten ılık suyla kolay durulanıyor.


Benim gibi yağlı cilde sahipseniz peeling yapmanın faydasını siz de çok iyi biliyorsunuzdur. Kuru bir cilt için nem maskesi ne ise yağlı cilt için de peeling o demek. Bir peelingden ne beklersiniz? Ölü hücreleri, gözenekleri tıkayan yağ ve kiri,  ciltte uzaklaştırımasını? Sivilceleri azaltmasını? Cildi daha canlı ve pürüzsüz yapmasını? Bu peeling benim bütün bu beklentilerimi karşılıyor. İlk kullandığımda cildimin ne kadar pürüzsüzleştiğine şaşırımıştım, ellerimi yanaklarımdan çekememiştim. Hala da ilk günkü kadar beğeniyorum. Bu peelingi kullanmaya başladığımdan beri cildim hiç pul pul olmadı. Her kullanışta üstten bir tabakayı atıyor gerçekten.

Söylediğim gibi içindeki tanecikler biraz irice o yüzden hassas veya hali hazırda ilaç tedavisinden soyulan, incelmiş cildiniz varsa dikkat edin. Ben günlük kullanıma da uygun bulmuyorum. İnsan o kaymak gibi cildi her gün yaşamak istiyor ama 2-3 günde bir kullanmak en iyisi.

75 ml.lik bir ürün. 3 aydır 2-3 günde bir kullanıyorum. Sanırım yarısını yeni bitirdim veya biraz geçtim. ŞURADAKİ yazımda anlattığım gibi 3 al 2 öde kampanyasıyla almıştım. Etiket fiyatı 29,90 lira, o zaman biraz pahalı gelmişti. Performansını ve uzun süre yeteceğini görünce bu fiyat fazla değilmiş dedim. Elimde L'oreal'in şu içinde ped olan peelinginden var. O bitince The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator'a dönerim bence.

İçindekiler

Bu serinin yüz yıkama jelini, nemlendiricisi, 15 koruma faktörlü gündüz kremini ve toniğini de kullanmıştım eskiden. Serinin en iyi ürününü atlamışım. Yine de seriyi de genel olarak beğeniyorum, The Body Shop'un vücut ürünlerini ortalama bulsam da bu seriyle birlikte cilt ürünleri baya iyiymiş diye düşünmeye başladım.

Kısaca benim cildim yağlıdır ve pek hassas değildir, öyle bir peeling olsun ki cildimi pürüzsüzleştirsin, güzelce temizlesin, ferahlatsın, ölü derilerimi söküp atsın diyorsanız işte aradığınız peeling. 

28 Haziran 2014 Cumartesi

Garnier Express Çift Etkili Göz Makyajı Temizleyicisi



Garnier'in Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu bir anda patladı biliyorsunuz. Onunla aynı seriden olan Garnier Express Çift Etkili Göz Makyajı Temizleyicisi de olumlu yorumlar alıyor. Ben de artık misel suyla suya dayanıklı maskarayı çıkarmaktan bıkıp çift fazlı bu makyaj temizleyiciyi aldım. Gördüğünüz gibi şişenin de neredeyse yarısına geldim. Yorumlarıma geçmeden ürün ve gözlerim hakkında bilgi vereyim:

Çift fazlı, suya dayanıklı ürünleri çıkarabilecek, parabensiz, kirpikleri güçlendirdiğini iddia eden bir ürün. Benim gözlerimse cildimin geri kalanının aksine hassas ve kirpiklerim de maskaramı temizlerken dökülüyor. Bazen pamukta hiç kirpik görmüyorum bazen de dört tane birden görüyorum.

Bu temizleyici gözlerimde batma, yanma gibi rahatsızlıklara neden olmadı. Bazen maskara kolay çıksın diye pamuğa çok ürün döküyorum ve tabi gözümün üstünde bekletirken gözüme kaçırıyorum. O zaman hafif bir rahatsızlık hissetsem de sorun olacak bir şey değil. Aşırı hassas değilseniz bence kullanabilirsiniz.

Kirpiklerim yüzünden her gün rimel sürmüyorum, dolayısıyla her gün bu ürünü de kullanmıyorum. haftada 1-2 defa kullanmayla da kirpikleri güçlendirmiyormuş onu gördüm. Zaten bir makyaj temizleyici bunu başarabilir mi emin değilim. Hatta böyle iddialı vaatler bana biraz itici geliyor.

Tek hamlede çıkanları görüyorsunuz.
Gelelim en önemli kısma, temizliğe. Ben pamuğa bolca döküp gözümde biraz bekletip öyle siliyorum. Tek hamlede rimeli farı kalemi kapatıcıyı her şeyi silip atıyor diyemem ama makyajınızın geniş özetini pamukta görüyorsunuz. Pamuğun temiz yerleriyle de biraz detay çalışında tamam oluyor. Etrafa bulaştırmıyor. Pratik, güzel bir temizlik sağlıyor.

Yağ bazlı bir ürün olduğundan temizlik sonrası yağlı bir his bırakıyor. Bazı temizleyicilere göre daha az ama yine de var. Açıkçası ben bunu önemsemiyorum çünkü zaten mutlaka duruluyorum hatta yüz temizleme jelimin köpüğünü şöyle bir gözlerime de bulaştırıp temizliyorum.

Kokusu pek yok. Şişesi kullanışlı. Ağzı kısmı pamuğa döktüğünüz ürün miktarını ayarlamanıza imkan veriyor. Fiyatı diğer market temizleyicilerine kıyasla normal, 10-12 lira civarında. Tabi ki sık sık indirimli bulabilirsiniz.

Özetle vazgeçilmez, müthiş, inanılmaz bir ürün değil ama işini iyi yapan, fiyat performans oranı yüksek, kullanımı kolay bir ürün. Gözünüzü yakan, makyajınızı bulaştıran ve çok daha fazla fiyata satılan temizleyiciler varken mutlaka bu ürüne de şans vermelisiniz.

1 Mayıs 2014 Perşembe

Yves Rocher Yağlı Saçlar İçin Arındırıcı Şampuan



Bugün konuğum nadide bir parça.Sizin de saçlarınız çabuk yağlanıyorsa farkındasınızdır bize göre şampuan çeşidi çok az. Varsa yoksa yıpranmış, cansız, kuru, hacimsiz saçlar. Sanki saçların illaha bir kuruluk sorunu olması gerek. Benim gür, canlı, kalın telli ve hacimli, üstelik parlak saçlarım var. Ama çabuk yağlanıyor ve arada kepekleniyor :)

10 yıldır döne dolaşa kullandığım Elseve şampuan yerine bir değişiklik de olsun, biraz daha doğal bir ürün deneyeyim, beğenmezsem mis gibi Elseve'im var diyerek Yves Rocher'in Yağlı Saçlar İçin Arındırıcı Şampuan'ını aldım. İçeriğindeki organik ısırgan otu ile saçları arındırmayı, silikon içermemesiyle de saçları ağırlaştırmamayı vaad ediyor.Hep yağlı ciltlere yönelik cilt ürünlerinde görmeye alıştığım ve etkisini sevdiğim salisilik asit ise dikkatimden kaçmadı. Üstelik paraben de içermiyor.


Hemen bendeki etkisini söyleyeyim, saçlarımı nispeten kurutup sertleştiren Sebamed şampuandan sonra saçlarıma çok hafif geldi. Bu bana vız gelir diyerek saçlarım daha 48 saat olmadan yağlandı. Hiç böyle bir şey görmemiştim kendimde. Saçlarımın şampuan değişikliklerine aşırı tepki verdiğini bildiğimden biraz sabrettim. İki günde bir yıkayarak iki hafta daha devam ettim. Saçlarımın artık o kadar da çabuk yağlanmadığını gözlemledim. Şu an altı haftadır kullanıyorum ve artık saçlarım üç güne kadar dayanıyor. Hoş ben yine gün aşırı yıkıyorum.

Beraberinde saç kremi de kullandığımdan yumuşaklığını sadece Yves Rocher şampuana atfedemem ama bence saçlarımı da yumuşattı. Ben saçların akıcılığı, yumuşaklığı ve yağlanmaması açısından Elseve'in çok daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum, üstelik fiyatı da yarısı kadar.

Yine de bu ürünü aldığıma memnunum ve kullanmaya devam ediyorum. Çünkü sıcak yaz aylarında her gün saçlarımı yıkıyorum ve alışkanlıkla (sonuç daha güzel oluyor bence) hep iki kere şampuanladığım için saçlarım (dipleri değil) kuruyabiliryor. Daha hafif etkisiyle Yves Rocher tam yaz aylarında kullanabileceğim bir şampuan.


Kokusu çok tanıdık, küçükken annemin kullandığı sabunlardan birine benziyor ama hangisi bilmiyorum. Ben sevdim. Koku hafif ve kuruttuktan sonra saçta kalıcı değil. Koku hassasiyeti olanlar kullanabilir belki. Sarımsı şeffaf bir jel formunda. 300 ml.lil şişede satılıyor. Bir şişe bana üç ay yetecek gibi görünüyor. İçinde yapay köpürtücü olmadığından diğer şampuanlara göre daha az köpürüyor. Ben de alıştığım temizlik için daha çok ürün kullanıyorum. Ambalajı fena değil ama bakalım şampuan azalınca o küçük kapağın üstünde nasıl baş aşağı duracak veya durabilecek mi?

Özetle saçlarınız aşırı yağlı değilse ama çabuk yağlanmasından da hoşlanmıyorsanız, saçınızı sık yıkıyorsanız, nispeten doğal bir ürün arıyorsanız bu şampuanı gönül rahatığıyla denebilirsiniz.

24 Nisan 2014 Perşembe

Taze Bitti - 3


Bu ay bitenler çok ve sıkıcı şeyler. Hep zaruri bakım ürünleri. Gören de Nisan ayında kendimi yolup durdum sanır ama bu bir tesadüf! Ama önce bakımsal şeyler:


1. Vaseline Aloe Fresh Vücut Losyonu: Bu losyonu çok seviyorum. Cildimde en çabuk emilen losyon rekoruna sahip. Üstelik uygularken yapışkan değil, ıslak bir his bırakıyor. Kokusu çok güzel ve hafif. İçindeki kolojen amino asidi bence çok etkili. 100 ml.lik küçük boyuyla her seyahatimde yanımdaydı. Yedeğini hemen açtım. Yazısını BURADA.

2. Lilibe Disk Pamuk: Uygun fiyatlıydı ve işimi gördü. Katlarının arası biraz çıktı ama sorun olamadı. Biraz daha yumuşak olmasını tercih ederdim. Pamuk hakkında başka ne denir bilmiyorum :) Özellikle gidip alacağım bir marka değil, şu an İnci disk pamuk kullanıyorum.

3. Benri Asetonsuz Oje Çıkarıcı: Bu kullandığım ilk asetonsuz oje çıkarıcı oldu. Ben daha zayıf olur sanıyordum ama oje çıkarma işinde aseton kadar etkiliymiş. Yalnız kırmızı ojeyi çıkarırken çok fena bulaştırdı. Koyu renk oje hemen hiç kullanmadığım için sorun olması ama siz kullanıyorsanız yanınızda bir aseton bulundurun. Gerçekten tırnaklarımda asetondan sonra gördüğüm beyaz lekeleri bırakmadı. Kokusu aseton kadar da keskinmiş. Şimdi Benri'nin hassas tırnaklar için asetonunu kullanıyorum.

4. Colgate Plax Ağız Çalkalama Suyu: Diş ipi kullandıktan sonra kullanıyorum, hem temizliyor hem de kanamayı kaşıntıyı durduruyor. Ama tadı bana çok sert geliyor. Kaç aydır kullanıyorum her seferinde yüzümü buruşturuyorum. Daha yumuşak tatlı bir gargara arayışındayım. Colgate'in diğer gargaralarını deniyorum, bakalım.

Şimdi sıra epilasyon ürünlerinde:



5. Gillette Venüs Riviera Kullan-At Bıçak: Memnun olduğum bir ürün. Sapı ergonomik, bıçakları düzgün, oynayan başı çok iyi. O jel şeritlerinin faydasını gördüm mü bilmiyorum, zaten köpük kullanıyorum. Venüs'e göre uygun fiyatlı olduğu için almıştım ama diğerinin performansı çok daha iyi geldi bana. Bu yüzden yeniden almadım, daha önce de kullandığım Venüs'e dönüş yaptım.

6. Kruidvat Traş Jeli: Watsons ilk açıldığı zamanlarda almıştım. Hem ben çok sık kullanmadığım için hem de ürün pek bereketli olduğu için bugünlere kadar geldi. Üründen gayet memnunum, jel halinde ve suyla karşılaşınca kremsi yoğun bir köpük veriyor. Cildimi tahrişten koruyup nemlendiriyor. Kullandığım ilk köpüktü ve artık köpük yerine sabun kullanmayı asla düşünmem. Yalnız ambalajından eksi puan veriyorum. Gördüğünüz gibi soyulup döküldü, her banyoda bana eziyet çektirdi. Şimdi Watsons'ın köpüğünü aldım ama sonra yine bu ürüne dönebilirim.

7. Veet Easy Strip Kullanıma Hazır Sir Ağda Bantları: Yıllardır Veet ağda bantlarını kullanıyorum. Ondan önce de kavanozdaki ılık ağdasını kullanıyordum. Onu neden piyasadan kaldırdılar bilmiyorum ama aslında özlediğim ürünler yazısına eklesem olurmuş. Neyse efendim kısaca başkasına bakmayacak kadar memnunum. Koltuk altından, bacaklara, bikini bölgesine yüz hariç her yerde kullanıyorum. Yalnız ikili paketler halinde kapmanyalı aldıklarım olmuştu ve onlar bayatladıkları için çok kötü çıkmıştı. Ağda bir türlü yumuşamıyor ve iyi yapışmıyordu. Bu yüzden artık hiç ikili paket almıyorum, onun yerine içinde hediye bant olanları tercih ediyorum ve üretim tarihlerini kontrol ediyorum. Sizin de aklınızda bulunsun.

Veee maskeler:


8. Dermokil Kil Etkili Maske (Yağlı Cilt): Fena bir maske değildi. Detaylı yazısı BURADA. Cildimden yağı arındırdı ama tam aradığımı da bulamadım.

9. Purederm Botanical Choice Oxygenerating Bubble Mask: Çok eğlenceli, pratik ama etkisiz bir maskeydi. Bir daha almam. Detaylı yazısı BURADA.

10. A! Absolute! Brightening Essence Mask: Bir maske daha... Detaylı yazısı BURADA. Nemlendirme açısından etkiliydi ama aydınlatma etkisi bende olmadı. Yağlı cildim için ilk tercih edeceğim maske değil. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

17 Mart 2014 Pazartesi

Adidas Duşta!


Adidas'ın Rome ayakkabılarının benim için yeri ayrıdır. Tabi bu değil konumuz :) Bugün Adidas markası altında üretilen ve yine favorim olan başka bir üründen bahsedeceğim; duş jelinden. 

Taze Bitenler ve Nivea Duş Jeli başlıklı yazımda bir zamanlar favorim olan duş jelinden bahsetmiştim. Favorim Nivea Soft Creme ortadan kalkınca başka ürünleri de denemeye başlamıştm. İndirimli görünce uzun zamandır gözüme kestirmiş olduğum Adidas Vitality Shower Gel'i almış, çok çok beğenmiştim.  Şimdi de sıra hem Adidas Vitality Shower Gel ve Adidas Smooth Shower Milk'i anlatmaya geldi.

Benim bir duş jelinde en istemediğim şey zor durulanması; bir türlü durulanmadığı hissini yaratması, sonra da beni belki de psikolojik olarak kaşıntı basması. Bu durumu Duru ve Palmolive de yaşıyorum. Adidas jellerde ise bu sıkıntıyı yaşamadım. Cildi kurutmayan formülüne rağmen kaygan bir his bırakmıyor, kolay durulanıyor.


Bu jellerin sevdiğim diğer bir özelliği de içinde küçük granüller olması. Fotoğrafta Smooth'un içindeki koyu pembe, Vitality içindeki koyu yeşil parçacıkları görebilirsiniz. Bunlar cildi çizmeden arındırıyor, ölü deriyi uzaklaştırıyor. İlk kullanımda fark edilmese de uzun vadede fark yaratıyor. Diğer jellere göre Adidas ürünlerini kullanırken keselenme ihitiyacını daha uzun aralıklarla hissediyorum.

Bir duş jelinden istediğim başka bir şey de küçük kabarcıklı, yoğun ve bol köpük vermesi. Böyle olunca kolay ve hızlı şekilde temizliğinizi yapabiliyorsunuz. Adidas jellerle de az bir miktarla bol ve yoğun köpük elde edebiliyorsunuz.

Jellerin kokusunu da beğeniyorum. Hafif, rahatsız etmeyen kokuları var. The Body Shop olsun, yeni nesil Nivea'lar olsun bana biraz fazla geliyor. Duşta o buhar ve sıcakla birlikte o yoğun kokular bana baygınlık getiriyor. Bu jellerde bu sorun da yok. Vitality'nin kokusu meyveyi andırıyor, citrus notaları var. Smooth'un ise sabunu andıran çiçekli bir kokusu var. Ben Vitality'yi hem genel olarak hem de özellikle kokusunu daha çok beğeniyorum. Kuru ciltlerse Smooth'u daha çok beğenebilirler.


İçindekileri yukarıda görebilirsiniz. Ben EWG Deep Skin sayfasından şüphelendiğim kimyasalları arattım; parfüm dışında hiç kırmızı olan çıkmadı. Parfüm zaten site tarafından kafadan 10 üzerinden 10 tehlikeli olarak değerlendiriliyor. İçinde paraben, alkol ve mineral yağ olmadığı ise açık. Bu yüzden ben içeriği açısından da rahatım.

Adidas Body Care internet sayfasından diğer çeşitleri ve ürünlerin özelliklerini görebilirsiniz. Benim kozmetik reyonlarında görmediğim ama keşke olsa dediğim bir sürü çeşidi var.  Pure Lighness'ın vücut kokusunu zaten kullanıyorum, bulabilsem duş jelini de denemek isterim. Siz de duş jelinizden sıkıldıysanız Adidaslara bir şans verin.

15 Şubat 2014 Cumartesi

Bugün Aldıklarım - 1

Bugün öylesine Rossman'a uğradım. Orayı biraz pahalı buluyorum ama ilginç şeyler de oluyor o yüzden bir bakayım dedim. Ama alakalı alakasız bir sürü şey aldım. Fırça, kupa gibi konumuzla ilgisiz olanları es geçersem durum şu:


* Alouette: Rossman'ın getirttiği bir Alman markası sanıyorum. Tercih nedenim en ucuza en çok mendilin bunun kutunun içinde olmasıydı. Ofis için aldım, henüz denemedim. Zaten ne kadar kötü olabilir ki? (Selpak'tan sonra bu sorunun yanıtı çok tatsız da olabilir) Fiyat: 3,49 TL

* Lilibe Pamuk: Yine daha önce duymadığım ve kullanmadığım bir marka, henüz bunu da kullanmadım. Yalnız pamukta ne gibi bir çeşit olabilir diye düşünürken bu markanın beş çeşit pamuğunu gördüm: Aleo veralı, aleo vera ve provitamin B5'li, organik, mikro fiber ve sade. Pamuktan tek beklentim sıvıyı görünce dağılıp gitmemesi ve göz bölgesinde rahatsızlık vermeyecek kadar yumuşak olması. Kokulu katkılı temizlik ürünlerini sevmiyorum, mentollü kağıt mendil  veya parfümlü hijtenik ped gibi. Belki de önyargılı davrandım ama ben gidip sadesini aldım :) Fiyat: 2,99 TL

İpana 3 Boyutlu Beyazlık Diş Macunu: Diş macununda beyazlatıcı özellik olmamasına dikkat ediyorum zira diş doktorum zamanında beni sıkıca tembihlemiş, diş macunun tek artısı florür ve kalsiyumdur bunun dışında beyazlatıcılar diç minesine zarar verir demişti. Ben de eğer sigara içmiyorsanız beyazlatıcı diş macunlarının çok da etkili olmadığını düşünüyorum. Peki neden bunu aldın o zaman diyeceksiniz… çünkü bunu da ofise götüreceğim ve küçük tüp olarak markasına güvendiğim bir tek bu vardı. Fiyat: 5,29 TL

* Sensodyne Expert Diş Fırçası: Bu da ofise gidecek. Evde de bu fırçanın Precision olanını kullanıyorum ve çok memnunum. Hem yumuşak, hem de küçük başıyla temizlik çok kolay. Üstelik dişleri en iyi temizleyen kıl yapısına sahip; düz ve sık. Fiyat: 8,99 TL

* Essence Like A Girls' Night Out Eau de Toilette: Önce Adidas'ın parfümüne yöneldim, sonra Essence serisini gördüm, şişeleri kutuları hoşuma gitti. Altısını da denedim. Başta hepsi çok ucuz ve keskin geldi ama biraz oyalanınca orta notalarda hiç fena olmadıklarını fark ettim. Üç hafta önce bir 212 Summer aldığım ve hala neredeyse hiç kullanmadığım bir Nina Ricci'nin de bulunduğu düşünülürse aslında bu biraz fazla oldu. Ama günlük kullanımda hem farklılık hem de tasarruf için iyi olacağını düşündüm. Gece kullanımına daha uygun olduğu için de bunu tercih ettim. Daha detaylı yorumlarım yakında gelecek. Fiyat: 11,85 TL