güneş kremi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş kremi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2020 Salı

Avene Fluide Mineral SPF 50+


Güneş kremlerini yüzümde yaz kış kullanıyorum. Yağlı ve hassas olmayan bir cildim olduğu için favorim kimyasal filtre içerenler. Yalnız şu aralar fiziksel (mineral) filtre içeren koruyucu kullanmam gerekiyor. Çünkü bu tip koruyucular ciltten emilmiyor, cilt üzerinde bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarının cilde nüfuz etmesini engelliyor. Kimyasal filtreler ise cilt tarafından emiliyor ve ışınların cilde zarar vermesini engelliyor. Avantajı mineral filtre gibi beyaz iz bırakmaması, ciltte ağır bir tabaka oluşturmaması, bu nedenle de bol bol kullanılabilmesi. Fiziksel filtreler ise ciltten emilmediği için daha sağlıklı olarak görülüyor, hassasiyete neden olmuyor ve terleme, silme gibi şeyler olmadığı sürece tazeleme istemiyor.

Bu uzuuun girişi neden yaptım? Çünkü Avene Fluide Mineral %100 fiziksel filtre içeren bir ürün ve fiziksel filtreli ürünlerin tüm özelliklerini gösteriyor. Beyaz iz bırakıyor, cilde yaymak biraz dikkat ve emek istiyor, tam koruyucu miktarda kullandığınızda ciltte bir tabaka oluşturuyor. Tazelemeye gerek olmaması çok güzel. Yalnız bu ürünü genelde dışarıda yürüyüş yaparken kullanıyorum ve terle birlikte kremin beyaz yollar halinde akıp gittiğini görebiliyorum. Sporum bitince eve döndüğümden sorun yok ama eğer dışarıda kalacak olsaydım tazelemem gerekirdi. Eve geldiğimde kremi cildimden temizlemem için 2 hatta bazen 3 kez yüzümü jel veya sabunla yıkamam gerekiyor. İş yerimde ise biraz daha az sürerek kullanıyorum ve yağlılık, ağırlık, terleme gibi sorunlar yaşamıyorum. Yine gün sonunda cildimi çok iyi temizlemem gerekiyor.

Avene Fluide Mineral'i kremi aslında diğer fiziksel filtreli kremlerle karşılaştırmak lazım. Çünkü yukarıda anlattığım olumsuzlukların çoğu kaçınılmaz. Günlük tercihim kimyasallardan yana olduğu için mineral tecrübem biraz az. Daha önce Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+ kullanmıştım ve onu çok daha yağlı bulmuştum. Ciltte bıraktığı beyaz gölgeyi dağıtmak daha zor gelmişti. İlk anda parlama da özellikle bir sorun olmadı Avene ile. Tüm gün kullanılırsa belki sorun olabilir.

Kutusunu attığım için içeriğini internet sitesinden alıntılıyorum:
Bu bilgi Avrupa Ekonomik Alanında satılan ürünler için geçerlidir.ZINC OXIDE [NANO]. AVENE THERMAL SPRING WATER (AVENE AQUA). TITANIUM DIOXIDE [NANO]. COCO-CAPRYLATE/CAPRATE. ISOCETYL STEAROYL STEARATE. ISOPROPYL PALMITATE. ISODECYL NEOPENTANOATE. ISODODECANE. ISOHEXADECANE. PTFE. TRIETHYLHEXANOIN. DICAPRYLYL ETHER. PEG-30 DIPOLYHYDROXYSTEARATE. ALUMINA. STEARIC ACID. CAPRYLYL GLYCOL. PEG-45/DODECYL GLYCOL COPOLYMER. SILICA. BENZOIC ACID. CAPRYLIC/CAPRIC TRIGLYCERIDE. DISODIUM EDTA. DISTEARDIMONIUM HECTORITE. GLYCERYL BEHENATE. GLYCERYL DIBEHENATE. HELIANTHUS ANNUUS (SUNFLOWER) SEED OIL (HELIANTHUS ANNUUS SEED OIL). PENTAERYTHRITYL TETRA-DI-T-BUTYL HYDROXYHYDROCINNAMATE. POLYAMIDE-3. SODIUM CHLORIDE. TOCOPHEROL. TOCOPHERYL GLUCOSIDE. TRIBEHENIN. TRIETHOXYCAPRYLYLSILANE. WATER (AQUA).

Gördüğüm kadarıyla parfüm ve paraben içermiyor. 

40 ml.lik ürün 80-90 tl bandında. Ucuz değil yani. Kullanımdaki bazı zorlukları da düşününce benim gibi kimyasal filtre kullanamıyorsanız, hassasiyet sorunu yaşıyorsanız Avene Fluide Mineral'i deneyebilirsiniz.

24 Ocak 2017 Salı

SVR Sebiaclear Creme SPF 50


SVR Fransız eczane markalarından biri, bugün hakkında yazacağım ürünü ise yağlı ciltler için olan Sebiaclear serisinden 50 koruma faktörlü güneş kremi. Genelde dermokozmetik ve yağlı ciltlere özel ürünler kullanıyorum ama SVR Sebiaclear Creme SPF 50'nin bir özelliği daha var: %4 oranında niacinamide içeriyor. Niacinamide, diğer adıyla b3 vitamini, ışık ve sıcakta stabil kalan; cildin canlı görünmesini sağlayıp tonunu eşitleyen bir antioksidan. Üstelik %4'lük konsantrasyonla da etkili olabiliyor.

Hem UVB hem de UVA ışınlarına karşı yüksek koruma vaat eden SVR Sebiaclear Creme SPF 50 sarımsı, koyu kıvamlı bir krem. İlk anda bu krem nasıl yağlı ciltlere uygun olabilir ki diye düşünmedim değil. Ciltte kolay dağılıyor ve beyaz iz bırakmıyor. Emilmesi, losyon formunda olan veya silikon bazlı kremler kadar kolay değil. Biraz beklemek gerekiyor. Buna rağmen uygulamanın hemen ardından cildim yağlı yağlı parlamadı, günün ilerleyen saatlerinde de yağlanmam her zamankinden fazla olmadı. Yine de benim yazın değil, daha serin havalarda kullamayı tercih ettiğim bir yapısı var. Salisilik asit içermesi ise akneli ciltler için gayet güzel bir özellik.


Yaz sonundan kış ortasına kadar haftada 4-5 gün kullandım (diğer günler Avene Reflexe Solaire kullandım). Deniz tatilinde veya sporda kullanmadım ama genel olarak korumasından memnun kaldım. Tatilden sonra bu kremi kullanırken kısa sürede cildim bir ton açılıp eski haline döndü. Son dönemlerde cildimde yeni lekeler oluşmadı. Şu yazımda bahsettiğim leke ise baya açıldı. Bunun tek sorumlusu güneş kremidir diyemiyorum çünkü peelingden, glikolik asitlere lekeye iyi gelebilecek pek çok şey uyguluyorum.

50 ml.lik plastik bir tüpte satışa sunulmuş. Ürün krem formunda olduğu için sonlara doğru ürünü tüpten çıkarmak biraz zor oldu. Tüpü kesip içindekileri bir 5 gün daha kullandım. Ben Sofya'dan yaklaşık 50 liraya almıştım. Ülkemizde de 70 lira civarına satılıyor. Ben fiyatını içeriğine ve performansına göre iyi buluyorum. Karma ve lekelerden muzdarip bir cildiniz varsa tavsiye ederim.

19 Ekim 2016 Çarşamba

Bitenler


Çoook geç kamış bir bitenler yazısı bu. Ekimin ortasını geçtik ama ben Ağustos-Eylül aylarında biten ürünleri yeni yazıyorum. Her zamanki gibi ürünlerin isimlerine tıklayarak detaylı yazılara ulaşabilirsiniz.


L'oreal Elseve Yağlanma Karşıtı Şampuan: Favori şampuanım. Etkili, ucuz, güzel kokuyor, bol köpürüyor.

Cyrene Biomimetic Keratinli Saç Maskesi: Hindistancevizi yağı ve shea yağı bazlı bir üründü. Banyoda saç kremi gibi her yıkamadan sonra kullandım. İddia ettiği kadar nemlendirici olmasa da benim yağlanmaya meyilli saçlarıma yeterli geldi. Fiyatı bence fazla bu yüzden yeniden almayı düşünmüyorum.

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen: Etkili, ucuz ve son derece hafif yapılı bir kremdi. Severek kullandım. Tek kötü tarafı ülkemizde satılmaması. Yeniden almak mı? Bulursam stoklarım.

Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Günlük Peeling Jel: Günlük olarak kullanılabilecek bol parfümlü ve sülfat içerikli ama cildi de iyi temizleyen sıradan bir jeldi. İstediğim peeling etkisini alamadığım için yeniden edinmeyi düşünmüyorum.

Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi: Hoş kokulu, orta derecede nemlendirici, uygun fiyatlı bir ürün. Yalnız iddia ettiği kadar doğal veya temiz içerikli değil. Belki yine alabilirim, bilmiyorum. Muadili çok.




Avene Reparateur Apres-Soleil Lait: Mini boy olduğundan birkaç haftada kullanıp bitirdim. Yüze hatta göz çevresine sürülebilecek kadar nazik olmasını, nemlendirmesini, hemen emilmesini beğendim. Fiyatı da dermokozmetik ürünlere kıyasla uygun sayılır.

Institute Esthaderm Eau Cellulaire Sprey: Boyuna göre (35 ml.) bereketli ve yağlı cildime ağır gelmeyen bir üründü yalnız bildiğimiz sudan ne farkı olduğunu da anlamadım. Üstelik pahalı da bir ürün. İçindekiler listesine de ulaşamadım. Asla yeniden almam.

Bebak Bademli El ve Vücut Kremi: Formülü yenilenmiş. Kıvamı azalmış, parabenler içerikten çıkmış ve acıbadem yerine jenerik bir parfüm kokuyor artık. Bu haliyle de fena değil ama eski kokusunu daha çok seviyordum. Arada çantama atmak için küçük boyunu almaya devam edeceğim.

NOB Oje Çıkarıcı: Asetona göre pahalı ama seyahatler için birebir. Ojeyi kolayca çıkarıyor ve yağlı bir yapısı olduğu için tırnak çevresini aşırı kurutmuyor.

The Body Shop Camomile Göz ve Dudak Makyajı Temizleyici: Misel su gibi, su kıvamında, kokusuz ve renksiz bir ürün. Temizleme gücü de misel sudan fazla değil. Üstelik gözlerimi de çok rahatsız etti. hiç beğenmedim, iyi ki küçük boyunu almışım.

L'action Kil Maskesi: Bu maske toz halindeydi. Uzun süre su ekleyip kullanmaya üşendim. Sonunda kullandığımda da memnun kaldım ama toz maskelere hep üşeneceğimden bir daha almayacağım.

Himalaya Herbals Diş Macunu: Koyu renk bir macun. Yumuşak fakat alışılmadık bir tada sahip. Fena değildi. Fiyatı 1 veya 2 lira olduğu için almıştım yine alabilirim.

Cyrene SPF 15 Nemlendirici: Çoook güzel kokuyor ve güçlü bir nemlendirici ama hem aşırı nemlendirmesi hem de SPF'inin düşük olması benim cildime uygun değil. Üstelik fiyatı da baya var.

Cyrene Advanced Micro Exfoliating Scrub: Minik parçacıklar olan bir scrubdı. Pek bir özelliğini göremedim.

Dermotologica Cleansing Wash: Köpürmeyen ama azıcık kullanınca bile cildi iyi temizleyen bir üründü. Temizleyiciye fazla para vermeyi sevmediğimden tam boyunu almayı düşünmüyorum.



Uni Baby Islak Havlu: Dokusunu, ıslaklığını, kapaklı olmasını ve hemen kurumamasını beğendim. Sondaki birkaç mendil kurudu tabi ama hangisinde kurumuyor ki!?

Diş fırçaları: Biri Sensodyne'in Expert serisinden Curapox muadili favori diş fırçam. Yıllardır da değişmedi. Diğer de ikili pakette satılan çok çok uygun fiyatlı, performansı ise ortalama olan Colgate diş fırçası.

Lagrita Pamuk: A101'den denemek için aldım. Bim'in Apax'ıyla aynı fiyat: 1,45 tl. Bariz fark olmasa da Apax'ı tercih ediyorum ama bu ürünün de fiyat/performans oranı gayet güzel.

Nivea Pure & Natural Makyaj Temizleme Mendili: Watsons'daki görevlilerin aşırı övmesi sonucu Neutrogena'yı bırakıp bunu aldım. Tatilde misel su yerine kullandım ve zar zor bitirdim. Mendiller yeterince nemli değildi üstelik göz çevremi çok yaktı. Zaten sürekli kullanım için ne sağlıklı ne de hesaplı.

6 Temmuz 2016 Çarşamba

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen SPF 50+


Yaz kış 50 güneşten koruma faktörüne sahip krem kullanıyorum. Üstelik de sivilcelenmeye müsait, yağlı bir cildim var. Hal böyle olunca sürekli daha hafif, daha mat, daha güçlü güneş kremi arayışı içindeyim. Bu arayış sırasında Avustralya'ya giden birinden Neutrogena'nın övülen güneş kreminden getirmesini rica etme şansım oldu (Avustralya'dan gelenler için BURADAN). Sonucundan da çok memnun kaldım.

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion geniş spektrumlu 50 koruma faktörüne sahip. Helioplex Neutrogena'nın avobenzone ve oxybenzone içeren patentli formülü. UVA ışınlarını en geniş spektrumda soğuran madde avobenzone. Yalnız avobenzone güneş ışığına maruz kaldıkça bozunuyor ve etkinliği azalıyor. Oxybenzone ise hem UVA'ya karşı korunmaya yardımcı oluyor hem de avobensozone'u stabilize ediyor. Aşağıda benim kullandığım kremin etken maddelerini görebilirsiniz. Helioplex ibaresi kullanılmasına rağmen etken maddeler arasında avobenzone yok. Bu noktayı anlamadım. İçinde ayrıca yağ, PABA ve paraben yok. vaatleri; yüksek koruma, mat bitiş, hafif yapı, gözenekleri tıkamama. 


Ben de Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion'ı kullandığım süre (yaklaşık 8 ay) boyunca vaatlerini yerine getirdiğini gözlemledim. Gerçekten ciltte ağırlık yapmıyor, kolay dağılıyor. Anında mat bir görüntü oluşturuyor. İlk anda hafif bir beyazlık bırakmış gibi gelse de 1 dakika içinde o da yok oluyor. Kolay uygulandığı ve ciltte fazladan yağlanmaya sebep olmadığı için bol bol kullanıp cildinizi tam olarak koruyabiliyorsunuz. Koruması da gayet iyi. Yaz, kış, açık havada, ofiste her ortamda kullandım ve memnun kalmadığım olmadı. Cildimde yeni lekeler oluşmadı, yanmadım, kızarmadım. Göz çevreme de uyguladım, bende sorun yaratmadı. Yine de hassas ciltlilere gözüm kapalı öneremem çünkü retinolün ayarını kaçırdığım dönemde cildim hassaslaştı ve Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion hafif bir yanma-karıncalanma hissine neden oldu.


Menteşe kapaklı, baş aşağı duran, pratik bir ambalajı var. 88 ml.lik ürün günlük kullanımla bana 9 ay yetecek gibi (8 aydır kullanıyorum ve tüpte 1 parmak losyon kaldı.). Üstelik 40 lira civarında bir fiyata almıştım.  Şimdiye kadar kullandığım çok sayıdaki güneş kremi içinde en beğendiğim Clarins idi ama o da pahalı ve koruma açısından zayıftı. Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen Liquid-Lotion sanki onun kusursuz versiyonu gibi. Avustralya'ya veya ABD'ye giden birilerini bulsam kesinlikle yeniden sipariş ederim. Yağlı ve lekelenmeye müsait bir cildiniz varsa ve imkan bulursanız mutlaka deneyim.

5 Nisan 2016 Salı

Bitenler ve Çöpe Gidenler


Aylardır bitenler yazısı yazmıyorum, yazmadıkça da birikiyor, biriktikçe ben üşeniyorum… Ocak ayından bu yana kullandıklarım ve bahara girerken temizleyip çöpe gönderdiklerimle sonunda karşınızdayım. (Ürünlerin adına tıklayarak detaylı yazılarına ulaşabilirsiniz.)


Sanırım bütün ek kremlerim, nemlendiricilerim vs. aynı ay içinde bitti.

H2O+ Spa Sea Salt Body Butter: Butter dese de krem formunda, çok değişik ve güzel kokan iyi de nem veren bir üründü. Başucuma koyup yatmadan önce nerem kuruysa oraya sürerek kullanıp bitirdim. Sanırım bunu Boyner'de kasanın yanında görüp almıştım. Yine bulursam tekrar alırım ama bulamazsam internetten almak için uğraşmam.

Dalan D'olive Yoğun Bakım Kremi: Gerçekten çok yoğun kıvamlı, hoş kokulu bir kremdi. Yalnız zor dağılıp zor emilmesine karşın pek de nemlendirici değildi bence. Ben bu zahmet karşılığında daha çok nem veren bir şey beklemiştim sanırım. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

Bepanthen Krem: Sanırım herkesin evinde bundan bir tane vardır. Ben de bu kremi yara, yanık, sivilce izi, hemen her şey için kullandım. En çok da bıyıklarımı ağdayla aldıktan sonra o bölgeye sürdüm. Elimde SebaMed'in benzer bir kremi var onu kullanıyorum ama bitince Bepanthen'e döneceğim çünkü Bepanthen'in hafifliğini daha çok seviyorum.

Natio Wellness SPF 15 El Kremi: İş yerinde kullandım. Çok güzel kokan, hemen emilen, nemlendirmesi yeterli ve güneş koruması içeren harika bir kremdi. Türkiye'de satılıyor olsaydı tekrar alırdım.

Isana Papatyalı El Kremi: Çantamda taşıyordum. Çabuk emilmesi en beğendiğim ve benim içinde en önemli olan özelliğiydi. Nemlendirmesi fazla olmasa da anı kurtarıyordu. Sert bir tüpte olduğu için sona kalan kremi pek rahat kullanamadım. Ucuzdu diye hatırlıyorum, tekrar alabilirim.


Ocakta elimdeki testerları kullanıp bitirmeye karar verdim. İlk bitenler fotoğraftakiler oldu.

The Body Shop Green Tea Body Butter: The Body Shop'un diğer body butter'ları gibi buram buram kokup iç baymayan (yine de baya parfümlü), kolay emilen ve güzel nem veren bir üründü. Küçücük testerı baya kullandım. 

Cyrene Youth Defense Moisturiser: Muhteşem bir portakal kokusu var ve sanırım bu koku doğal! Bu ürünün de en güzel yanı bu. Onun dışında 15 faktör güneş koruması sağlayan sade bir nemlendirici. Ben daha hafif ve güneş koruması daha yüksek ürünler tercih ettiğim için tam boyunu almam.

Cyrene Epidermal Matrix Age Derying Serum: Çok artiz bir adı olsa da bence çok boş bir ürün. Sıvı, şeffaf bir serum. Sürer sürmez cildin üzerinde kuruyup ince bir film tabakası oluşturuyor. Bu da cilde sahte bir pürüzsüzlük, parlaklık ve gerginlik veriyor. Gerginlik hissi bence rahatsız edici. Üstüne başka bir ürün kullanmak isterseniz de top top olup soyuluyor. Fiyatını asla hak etmiyor bence.

Neostrata Skin Active Celular Restoration Serum: Krem gibi yoğun kıvamlı bir serumdu. Nemlendirmesi harika. Yalnız içinde shea yağı var ve benim yağlı cildime çok ağır geldi. O yüzden tam boyunu almayı düşünmüyorum.

Lierac Premium Regenerating Serum: Denediğim serumlar arasında en sevdiğim oldu. İncecik bir yapısı var fakat nemlendirmesi de cildi yumuşatması da harika. Uzun vadede nasıl sonuç verir bilemem ama ben zevkle kullandım.


Avene Termal Su: Benim için sudan farkı yok. O yüzden zar zor bitirdim. Bir daha almayı düşünmüyorum.

Oral-B Pro-Expert Hassas Dişler İçin Diş İpi: 3. kutumu kullanıyorum, dördüncüsü de yedekte. Şimdiye kadar kullandığım en iyi diş ipi. Çok sıkı dişleriniz varsa özellikle tavsiye ederim.

Listerine Total Care Zero Ağız Çalkalama Suyu: Hafif  tat dediği için almıştım ama bunu da beğenmedim. Sanki ağzımı uyuşturuyor. Yerine Perlodent Sensitive aldım. 

Alverde Aynısefa Dudak Kremi: Çok doğal içerikli, uygun fiyatlı, bereketli, nemlendirmesi iyi bir dudak kremiydi. Dudak kenarında birikmiyor, yağlı yağlı parlamıyor. Kendi dudak kremimi yapmaya karar vermiş olmasaydım yeniden alırdım. Yani bulursam tabi. Maalesef Almanya'da satılıyor sadece.

H&M Desert Rose Body Scrub: Çok ince tanecikli işe taramayan bir şeydi. Ellerimde ve dirseklerimde kullanarak bitirdim.


Bunlar da ıvır zıvırlar: Apaks pamuk, tabiki! Uni Wipes; çabuk kurumadı, büyük ve yumuşaktı ben de 'sensitive' olanından yeniden aldım. Kotex'çiyim :) Vi-vet Sir Ağda Sonrası Temizleme ve Masaj Yağı,  şişesinin ağzı çok saçmaydı o yüzden her tarafa bulaşıp bana iş çıkarıp durdu. Üstelik bildiğiniz likit vazelin. Ağdayı çıkarma performansı da öyle çok iyi değildi. Flormar Aseton, biraz daha pahalı olsa da işini iyi yapıyor. Kokusu da görece gayet iyi. Topuk törpüsünü de Watsons'tan almıştım, saplı olması güzeldi ama tahta suda kaldıkça çirkinleşti. Sonunda değiştirdim.


Bu fotoğraftakiler de çöpe gidenler. Foot Factory Foot Soak dünyanın en manasız ürünlerinden biriymiş. Duş jeli olarak bile kullanamadığımdan çöpe gidiyor. Neutrogena Visibly Clear Rapid Treatment'ın yapısı katılaştı. Yaklaşık 2 yıldır elimde olduğu için artık çöpe atıyorum ama yarısından fazlasını kullandığım için rahatım. Arko Nem Güneş Kremi, yapısı o kadar kalındı ki çok çabalamama rağmen kullanamadım. Dolapta boşuna bekleyeceğine atıyorum, zaten bozulmuştur ama içindeki parfüm yüzünden anlaşılmıyordur. Nivea Sun Moisturizing Sun Sprey, çoğunu severek kullansam da 2 sezonda bitiremedim. Yerine yeni ürün geldiği için atıyorum. Catrice göz kalemleri gerçekten çok kötüydü. 2-3 kullanımdan sonra atılacaklara ayrıldı. Pastel ve Rimmel (Rapid Ruby) zamansız koyulaştı. Diğerlerinin ise performanslarından memnun kalmadım. City Color dörtlü far ise katılaştı.

Gelecek ay daha küçük ama daha güzel bitenlerle burada olacağım!

10 Eylül 2015 Perşembe

Taze Bitti


Bu yazıda Temmuz ve Ağustos aylarında bitirdiğim bakım ürünleriyle karşınızdayım. Hem uzun süredir biriktirdiğim için hem de elimdeki mini boyları bitirmeye karar verdiğim için çok ambalaj birikti, uzun bir yazı olacak. Ürünler hakkındaki detaylı yorumlara ürünün adına tıklayarak ulaşabilirsiniz. O zaman mini boy cilt ürünleriyle başlayalım.



Clinique Moisture Surge Thirst Relief Nemlendirici: Yağsız, kolay emilen ve cilde pürüzsüz bir dokunuş veren bir nemlendiriciydi. Sivilce yapmadığı gibi parfüm de içermiyor. Yalnız bahar havalarında bile benim yağlı cildime biraz fazla geldi, tam boyunun fiyatı da performansına göre fazla. O yüzden yeniden almayacağım ama pek çok kişiye hitap edecek bir ürün.

Clinique Clarifying Tonik: Daha önce pek çok defa kullandığım için hakkında rahatça yorum yapabiliyorum; hatta detaylı yazısını da yazdım. Cildi çok iyi arındıran, dezenfekte eden ama aşırı alkollü o yüzden cildi yıpratıp yoran bir tonik. Sadece maskelerden sonra veya ağır makyajları temizledikten sonra kullanmak en iyisi. Düzenli ve sürekli kullanılacak bir ürün değil.

Clinique Anti-Blemish Solutions Tonik: Clarifying toniğe çok benziyor, aynen onun gibi bol alkollü ve arındırıcı bir tonik. Farklı olarak içinde pudra da var. Clarifying tonik hakkındaki yorumlarım bu tonik için de geçerli.

Clinique Anti-Blemish Solutions Sabun: Gıcır gıcır temizlik hissi güzel ama kullandığım 1 ay boyunca sürekli sivilcelendim. Hala lekeleri duruyor. Ne anladım bu işten?! Elbette bir daha almayacağımı.

Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel: Cildi matlaştırıp pürüzsüzleştiren ama etkisi kalıcı olmayan bol silikonlu bir jel krem. Yağlı ciltler için son derece uygun. Ben severek kullanıyorum, hızlı emilmesini, yapısını beğeniyorum. Yalnız hafifçe nemlendirip geçici olarak cildi pürüzsüzleştirmek dışında bir etkisi olmayan nemlendirici için tam boyunun fiyatını fazla buluyorum. Böyle paketlerden çıktıkça kullanırım.


Nivea Suya Dayanıklı Göz Makyajı Temizleyicisi: Fotoğraftaki gizemli ürün beni göz makyajımı krem ürünle ve parmaklarımla çıkarmaya alıştırdı. Gözlerimi yakmadı, kızartmadı. Suyla kolayca durulandı ve yağlı bir yapısı da yoktu. Yalnız maskarayı tam anlamıyla temizlemediğini, çok az da olsa kalıntı bıraktığını fark ettim. Bu yüzden yeniden almayacağım ama asla fena bir ürün değil.

La Roche Posay Anthelios Extreme Fluid SPF 50 Güneş Kremi: Çok çok iyi koruyan, beyaz iz bırakmayan, ciltte fazladan parlama yapmayan bir güneş kremiydi. Alkol içeriğinin fazla olması ve cilde yedirirken soyulup çıkması kötü özellikleri. Şu an başka ürünler kullanıyorum ama ileride bu ürünü veya aynı seriden başka bir güneş kremini kullanabilirim.

Kneipp Regeneration Göz Kremi: Temiz içerikli, hijyenik ambalajlı, güzel nemlendiren bir üründü. Yalnız cilt tarafından emilmesi baya zaman alıyor, makyaj altında kullanmaya pek uygun değil. Kullandığıma memnunum ama tekrar almak yerine yeni şeyler deneyebilirim. Hatta hiç göz kremi almayıp yüz kremimi kullanmayı düşünüyorum.


Freeman Deniz Mineralli Kil Maskesi: Cildimi aydınlatıp temizleyen bir maskeydi. Fiyatı da ürün miktarına göre çok iyi. Severek kullandım ancak yenisini almayı düşünmüyorum çünkü ciltte alerji/kızarılık yapmaya çok müsait bir ürün. Unutup maskeyi yüzümde biraz fazla tutarsam hemen kızarıyordum. İleride kömürlü maskesinin küçük boyunu alabilirim.

Montagne Juenesse Maskeler: Montagne Juenesse maskeleri çok seviyorum. İki maskeyi de severek kullandım, cildim o günlük daha pürüzsüz ve aydınlık oldu. Cildimin temizlendiğini ise ertesi gün bile fark ediyorum. Kağıt maskelerin pratik ama bana garip geliyor. Yine de Dead Sea Mud Spa bile hoşuma gitti. Diğer Mantagne Juenesse markalı maskeler için BURAYA.


Superdrug Sensitive Traş Köpüğü: Azıcık bir miktarı acayip köpüren, traşı kolaylaştırıp tahrişi azaltan, ciltte en hassas yerlerde bile rahatsızlık vermeyen bir üründü. Şu an daha temiz içerikli diye İsana'nın köpüğünü kullanıyorum ama bu ürüne geri dönebilirim.

H&M Desert Rose Vücut Losyonu: Üçlü bir banyo setinin parçasıydı, biraz el kremi biraz da vücut losyonu olarak kullanıp bitirdim. Hafif yapısı, hemen emilmesi hoşuma gitti. İçeriği sıradan ve kötü olduğu iddia edilen maddelerle dolu. Kokusu hoş ama parfümlü kremler güneş lekesine neden olabildiği için beni tedirgin ediyor. 

Bath & Body Works Pure Paradise Duş Jeli: Klasik bir duş jeli. İçindeki SLS ile bol köpürüp cildi bir güzel temizliyor. Cildim kuru olmadığından bu durumdan rahatsız değilim. Yalnız bu ürünün kokusu bana fazla geldi. Yaz günü sıcak su ve buharla birleşince iyice çekilmez hal aldı. Bath & Body Works ürünlerinin tümünde olduğu gibi bu ürünün de tek olayı kokusu olduğu için bir daha almam.


Superdrug Aseton: 2 liralık fiyatıyla sürekli tercih ediyorum. Bu üst üste kullandığım 3. şişe, halen 4. şişemin yarısındayım. Belki müthiş değil ama iş gören bir ürün. Fiyatı böyle kaldığı sürece almaya devam ederim.

Colgate Triple Action Diş Macunu: Bana promosyon olarak verilmişti zaten çok ucuz bir ürün. Fena değil, temizlik hissi veriyor, bir zararını görmedim. Hem içeriğiyle hem etkisiyle sıradan bir ürün o yüzden tekrar tekrar almam.

Oral-B Sensitive Yedek Başlık: Daha önce Presicion Clean olanı kullanmıştım. Sensitiv olanı da çok yumuşak vs. değilmiş ama yine de daha iyi bence. Tek sıkıntı Oral-B başlıkların pahalı olması. 2'li pakette yaklaşık 30 liraya satılıyor. Birkaç ayda bir bir baçlık değiştirmek gerekiyor o yüzden ucuz ikamesini arıyorum. Rossmann'dan Perlodent markalı başlıklardan aldım. Sonucundan haber veririm.

Organique Gliserinli Sabun: Görünüşüyle beni cezbetmişti. Temizlemesini, köpürmesini ve eriyip gitmemesini de beğendim. Sonuç olarak bir sabun; indirimsiz fiyatı (10 lira) fazla olsa da indirimli bulursam alabilirim.



Bu fotoğraftakileri de tatilde bitirdim. Montagne Jeunesse maskeler ve Colgate diş macunu için söylediklerim buradaki ürünler için de geçerli. Essence Like A Trip to New York EDT ise çantada taşımak için aldığım, hafif, meyveli ve basit bir kokuydu. 10 ml.lik boyunun 10 liraya satılması bence biraz fazla ama indirimli bulursam yine alabilirim. 

2 Eylül 2015 Çarşamba

Clarins UV Plus High Protection Day Screen



Lekelenmeye yatkın, son derece yağlı bir cildim var. Yani hem her gün yüksek faktörlü bir güneşten koruyucu kullanmam hem de bu sırada daha fazla yağlanıp parlamamam lazım. Bu sürekli yeni kremler denemek demek. 

Bir süredir de  Clarins UV Plus HP Day Screen kullanıyorum. Clarins UV Plus yağsız, %100 mineral, antioksidanlar içeren, 40 koruma faktörlü bir ürün. Cildi kirlilikten ve serbest radikallerden koruyor, güneşten kaynaklanan yaşlılık lekelerini engelliyormuş. Ürünün içindeki Clarins Anti-Pollution Complex patentliymiş hatta.


Ürünün en önemli iddialarından biri çok hafif yapıda olması. Clarins UV Plus HP Day Screen kıvamlı beyaz bir sıvı. Sıvı olduğu için kullanmadan önce çalkalamak gerekiyor. Yağlı değil ama kaygan bir yapısı var. Bu makyaj bazı gibi silikonlu olmasından kaynaklanıyor. İstediğiniz kadar sürün ağırlık yaratmıyor, hemen emiliyor ve çok kolay dağılıyor. Beyaz iz bırakmıyor. Bunlar da mineral filitre içermesinin sonuçları. İlk anda biraz parlak gelse de birkaç dakika ürünün iyice cilt tarafından emilmesini bekleyince ne mat ne parlak doğal bir görünüm oluşuyor. Gün içinde cildim yapısı gereği parlasa da Clarins UV Plus durumu kötüleştirmiyor.


Peki ya koruması? Ben bu ürünü sabahları bolca sürdükten sonra üstüne transparan pudra geçerek kullanıyorum. Sanırım baharın sonlarına doğru kullanmaya başladım, yani güneşli bir dönemdi. Bu dönemde bronzlaşmadım. Yalnız gül suyundan kaynaklandığını düşündüğüm bir lekenin oluşmasını da engelleyemedi. Bilemiyorum bu lekeyi belki hiçbir güneş kremi engelleyemezdi ama yine de bu olay korumasının harika olmadığını düşündürttü bana. Bu yüzden Clarins UV Plus HP Day Screen'i benimki gibi lekelenmeye müsait olmayan veya gün içinde sık sık güneş kremini tazeleyebilenlere öneririm.

Nemlendirme özelliği çok az. Eğer kuru ciltliyseniz murlaka nemlendirici de kullanmanız gerekir. Parfüm içeriyor ama kullanırken kokusunu hissetmiyorsunuz. İçinde bazı doğal maddeler içerse de içerik konusunda çok hassas olanları tatmin etmeyecektir. Makyaj altında harika bir ürün. Sanki bir makyaj bazı. Cildi pürüzsüzleştiriyor, allığın kalıcılığını artırıyor, kapatıcının dağıtılmasını kolaylaştırıyor.

Clarins UV Plus çok minik, kullanışlı bir şişesi var. 30 ml. olması kötü aslında çünkü gün içinde tazelerseniz bir şişeyi çabucak bitirebilirsiniz. Bir şişenin 130 lira civarında olduğunu düşünürseniz bu pek sürdürülebilir bir şey değil. Bu yüzden bu ürünü çok sevsem de bir yandan da bir ikame arıyorum.

Özetle incecik yapılı bir güneş kremi arıyorsanız işte onu buldunuz. Normal bir cildi günlük olarak korumaya yetecek güçte bir ürün. Deniz kenarında, karda, lekelenmeye meyilli ciltlerde korumasının yeterli geleceğini sanmıyorum. Şimdi 50 faktörlü olarak piyasaya sürüldü, içinde fiziksel filitre de var. Bu yeni ürünün koruma açısından daha güçlü olacağını ümit ediyıorum. Pahalı olmasa hep alıp elimin altında bulunduracağım bir krem olurdu ya da çok güçlü bir koruması ve gün boyu kalıcılığı olsaydı ancak o zaman bu kadar parayı verebilirdim. Şimdi muadilini arıyorum, umarım bulurum. Yine de yeni formülünü de deneyeceğim.

23 Ocak 2015 Cuma

Yves Rocher UV Beauty Shield


Bugünkü konuğum Yves Rocher'in UV Beauty Shield adındaki güneş kremi. UVB ışınlarına karşı 50 faktörlük, UVA ışınlarına karşı da PA+++ seviyesinde koruma sağlayan, aynı zamanda cildi nemlendirip dış etkenlere karşı koruyan bir ürün.

Her hün güneş kremi kullanıyorum bu yüzden hafif, ince yapılı, parlamaya neden olmayan ama iyi koruyan bir ürün arıyorum. Bu ürün ne kadar ''Fluide Multi-Protection'' diye geçse de sıvı veya akışkan bir ürün değil. Yumuşak bir krem kıvamında. Yves Rocher'in en ince yapılı güneş kremi. Gerçekten de cildin ürünü emmesinde bir sıkıntı yok. Yüzde beyaz bir tabaka olarak da kalmıyor. Diğer yandan kullandığım diğer kremlere göre çok daha yağlı, kalın ve parlak (Bioderma'nın güneş kremi hariç). Özellikle parlama yapmasından pek hoşlanmadım ama benimki gibi yağlı ciltlerde çoğu ürün aynı şeyi yapıyor. 


Gerçekten de cildi nemlendiriyor. Bu kremi kullandığım günlerde ayrıca nemlendirici kullanmıyorum. Biraz yağlı bir yapısı olduğunu söylemiştim. Ben bu kremi hep seyahatlerde 3-5 gün kullanıp sonra ara verdim. Bir kez 1 ay boyunca düzenli şekilde kullandım. Aynı dönemde hiç peeling de yapmamıştım ve cildimde birkaç beyaz nokta oluştu. Sivilce yapmasa da bu kremin yağlı ciltler için uygun olmadığını düşünüyorum. Normal ve kuru ciltli kişiler bu ürünü daha çok sevecektir.

Güneşli günlerde, rüzgarlı deniz kenarlarında bu kremle uzun süre açık havada kaldım. Sık sık tazeledim ve cildim yanmadı, kızarmadı. Lekelenmeye meyilli bir cildim var. Düzenli güneş kremi kullanmaya başladığımdan beri yeni lekeler oluşmuyor, hatta olanların rengi açılıyor. Bu durum Yves Rocher UV Beauty Shield kullanırken de değişmedi.


Yukarıdaki fotoğraftan ürünün kırışıklık giderici ve antioksidan etkilerini hakkındaki iddialarını görebilirsiniz. Kırışıklarda %16 azalma iyi bir şey gibi yazılmış olsa da benim için yaşlanma karşıtı bir ürün istiyorsan bu ürün o ürün değil demek.

İçeriği de yukarıda mevcut. İçinde paraben ve mineral yağ yok ama silikon, parfüm ve alkol var. Benim içerik kriterlerime göre fena değil. Yalnız gerçekten çok hoş bir kokusu olsa da parfüm içeren bir ürünü cilde sürüp güneşe çıkmak ne derece doğru bilemiyorum. Her parfüm türü ciltte lekeye neden olmuyormuş, buradaki de öyledir diye umut ediyorum.

Ben ürünü %20 indirimle 44 liraya almıştım, şimdi etiket fiyatı 59,90 liraymış. Bence bu fiyat gerçekten çok fazla. 30 ml.lik bir ürün bu. Performansı da baş döndürücü değil. Daha düşük bir fiyata 50 ml.lik La Roche-Posay güneş kremi almayı tercih ederim. 

Sonuç olarak benim yağlı cildime düzenli kullanımda ağır geldiği ve fiyatını da ürünün performansına ve miktarına göre fazla bulduğum için bu ürünü bir daha almayacağım. Normal/kuru ciltliler nispeten temiz içerikli, hoş kokulu ve nemlendirme özelliği de olan bir krem arıyorsa deneyebilir. Yine de mutlaka indirimli veya kampanyalı almanızı tavsiye ederim.

Diğer güneşten koruyucu kremler hakkındaki yazılarıma BURADAN ulaşabilirsiniz.

6 Aralık 2014 Cumartesi

La Roche Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid SPF 50


Siz de benim gibi yaz kış yüksek korumalı güneş kremi kullanıyorsanız bitmeyen bir yağsız ve parlama yapmayan krem arayışındasınızdır. Elbette yüzde beyaz bir tabaka bırakmaması ve kolay emilmesi de önemli. Bu uğurda denediğim son ürün La Roche-Posay'in Anthelios XL serisinden renkli ve aşırı akışkan güneş kremi oldu.

Krem gerçekten çok akışkan, parlak bir somon renginde. 50 ml.lik vida kapaklı plastik bir şişesi var. Ambalajı ecnebilerin sleek dediği türden, çok ince kompakt bir şey. Makyaj çantalarına, küçük gözlere rahatlıkla sığıyor.

Kullanmadan önce kremi iyice çalkalamak gerekiyor. Çok akışkan olduğu için dikkatli olmak da gerek. Ben işaret parmağıma azar azar alıp yürümün değişik noktalarına sürüyorum, sonra da dağıtıyorum. Şişenin ağzı fotoğrafta gördüğünüz gibi, ürün miktarını ayarlamakta baya yardımcı oluyor.

Burada kremin rengi birazcık koyu çıkmış, aslında az daha açık ve parlak bir renk.

La Roche-Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid akışkan olduğu için ciltte çok kolay dağılıyor. Ince bir yapısı var, tamamen mat bir bitişi olmasa da bazı kremler gibi yağlı yağlı parlamıyor. Bütün bunların bir bedeli var tabi, o da alkol. Ürünün kıvamının böyle ince olması için bolca alkol kullanılmış. Kokusundan bile bunu anlmak mümkün. İçindeki diğer şeyler şöyle:
Aqua, Isododecane, Isononyl isononanoate, Alcohol Denat., Dicaprylyl carbonate, Cyclohexasiloxane, Octocrylene, Titanium Dioxide, Isocetyl Stearate, Glycerin, Butyl Methoxydibenzoylmethane, Styrene/Acrylates Copolymer, PEG-30 Dipolyhydroxystearate, Bis-ethylhexyloxyphenol Methoxyphenyl Triazine, Polymethylsilsesquioxane, Silica, Caprylyl Glycol, Cassia Alata Leaf Extract, Disodium EDTA, Disteardimonium Hectorite, Dodecene, Drometrizole Trisiloxane, Ethylhexyl Triazone, Isopropyl Lauroyl Sarcosinate, Lauryl Peg/ppg-18/18 Methicone, Maltodextrin, Phenoxyethanol, Poloxamer 407, Poly c10-30 Alkyl Acrylate, Propylene Carbonate, Terephthalylidene Dicamphor Sulfonic Acid, Tocopherol, Triethanolamine
Yani içinde parfüm ve paraben yok. Yine de dünyanın en temiz içeriğine sahip değil. Az miktarda kimyasal, ağırlıklı olarak ise fiziksel filitre içeriyor. Suya, tere ve kuma dayanıklıymış. Ben plajda kullanmadım ama uzun günün ardından akşam yüzümü temizlerken pamuktaki turuncu renkten gayet kalıcı olduğunu anladım. Etkin maddeleri arasındaki mexoryl ise son derece 'foto-stable' yani güneş ışığı gördükçe bozulmayan, etkisini kaybetmeyen bir maddeymiş.

Krem gördüğünüz gibi renkli ama bu renk asla cilt kızatıklarını dengeleyecek veya kapatıcılık sağlayacak bir şey değil. Nasıl ki fiziksel filitre içeren güneş kremini sürdüğünüzde hafif bir beyazlık oluşur, bu kremde de ilk anda parlak bir pembelik veriyor. Bence hoş bir görüntü ama sonra bu geçiyor. Zaten ürünün renkli olmasının bence tek nedeni o beyaz tabaka görünümünü engellemek. Aşağıdaki fotoğarfta göreceğiniz gibi krem cilde yedirildikten sonra varlığı belli olmuyor.


Nemlendirici özelliği fazla değil. Ben yağlı ciltli olduğum için bana yetiyor. Kullandığım birçok kreme göre parlama sıkıntısını en az yaşatan ürünlerden biri. Gün içinde parlama sorunum oluyor ama o bu kremi kullanmasam da olurdu diye tahmin ediyorum. Korumasından da son derece memnunum. Yaz ortasından beri kullanıyorum, cildimde yanma, lekelenme, kızarma, kararma gibi sorunlarla karşılaşmadım. Sivilce veya tahriş de yapmadı. Kokusunu ise görmezden gelinebilir buluyorum. 

Bu ürünle ilgili tek sevmediğim şey bazı nemlendiricilerin üstüne uyguladığımda parmaklarımla yedirmeye çalışırken soyulup çıkması oldu. Sanki güneşte yanmış deri veya ciltte kurumuş tutkal gibi yediremeden soyulup elime geldi. Bu sorunu, emilmesini ne kadar beklersem bekleyeyim La Roche-Posay Effaclar Mat nemlendirici, La Roche-Posay Effaclar tonik ve Clinique Dramatically Different Moisturizing Gel'de yaşadım. Şu an nemlendirici olarak NeoStrata Ultra Smoothing Lotion kullanıyorum ve şimdilik öyle bir sorunum yok. Siz de aynı sorunu yaşıyorsanız benim gibi ürünü bolca sürüp pek parmak uçlarıyla masaj yapmadan şöyle bir yayıp bırakmayı deneyebilirsiniz, işe yarıyor.

3,5-4 aydır düzenli kullanıyorum, şişenin üçte ikisi bitti. İnce yapılı olduğu için bol bol kullanmama rağmen beni iyi idare ediyor bence. Bitirince Clarins UV Plus kremini ve sonra da Shiseido'nun bir kremini denemek istiyorum. Daha mat ürünler bulabilirim diye düşünüyorum ama La Roche-Posay Anthelios XL Tinted Extreme Fluid de her zaman performans/fiyat oranı yüksek bir ürün olarak aklımın bir köşesinde olacak.

25 Kasım 2014 Salı

Almanya ve Duty Free Alışverişi


Alışveriş yazısı yazmayı bırakmıştım ama arada yurtdışı veya online alışverişlerimi fikir vermesi açısından yazmak iyi olur diye düşündüm. Yine Almanya'ya gittim* ve bu sefer ürünlerin çoğunu Budnikowsky adlı bakım marketinden aldım. Almanya benim için naturkosmetik demek; ürünleri gördükçe anlayacaksınız. 


Saç ürünleriyle başlıyorum:

Lavera Kadifeçiçeği Şampuan: Saçlarımı yağlanma karşıtı market şampuanlarıyla yıkıyordum, daha yumuşak ve doğal formüllü şampuanlara geçsem daha mı iyi olur acaba diye düşünüyordum. Normal saçlar için olan ve silikon ile SLS içermeyen bu şampuanı alıverdim. Fiyatı 3,95 avro.

Lavera Kadifeçiçeği Saç Kremi: Yukarıdaki şampuanın saç kremi. Elimde hiç saç kremi kalmamıştı, iyi oldu.

Lavera Gül Onarıcı Saç Kremi: Temiz içerikli ürün bulmuşken yedek olarak alayım dedim. Bütün yumurtaları aynı sepete koymuş oldum ama umarım iyi çıkar. İki saç kreminin de fiyatı 3,99 avro.


İkinci grup ise el kremleri. Paraben ve mineral yağ içermeyen üstelik uygun fiyatlı el kremi bulunca depoladım.

Lavera Basis Sensitiv El Kremi: Bu kremin küçük boyunu kullanıp kokusunu ve yapısını çok sevmiştim. Bulunca bu kremin büyük boyunu aldım. Fiyatı 2,99 avro.

Dr. Scheller Aynısefalı El Kremi: Yine temiz içerikli ama uygun fiyatlı el kremi bulmuşken almadan geçmeyeyim dedim. Fiyatı 2-3 avro civarında olmalı.

Alviana Soft Aloe Vera El Kremi: Minik boyu çantada taşımak için çok uygun olduğundan aldım. Bir de aloe veralı kremler çok seviyorum. Fiyatı 99 sent.


Diğerleri kategorisindeyse şunlar var:

Lavera Basis Sensitiv Diş Macunu: Fotoğrafta göremiyorsunuz çünkü bu ürünü deneyip beğenen anneme almıştım ve çoktan ona verdim. Daha önce yorumlarım BURADA da yazmıştım. 1,99 avroya 100 ml.lik bir ürün iyi oldu bence.

Alviana Bitkisel Diş Macunu: Lavera marka macunu anneme alınca sırf denemek için bu macunu da kendime aldım. Fiyatı 1,99 avro.

Kniepp Regeneration Göz Çevresi Kremi: Göz kremim bitmek üzereydi ve çok düşünmeden sırf naturkozmetik markalarından birinin ürünü diye bunu aldım. Yaşlanma karşıtı bir ürünmüş, belki de bana fazla gelir bilemiyorum. Fiyatı 9,95 avro.


Az sayıda kozmetik aldım işte onlar:

Alverde Kaş ve Kirpik Maskarası: Bakım da yaptığını iddia eden, temiz içerikli şeffaf bir rimel. Muadillerine göre fiyatı fena değil, yaklaşık 4 avro. Şimdiden 6-7 kere kaşlarımda kullandım ve fırçalarını da, ıslak ıslak kalmayıp hemen kurumasını da çok beğendim. Yalnız kirpiklerde çok etkisiz.

Astor Heidi Color Last VIP Ruj: Daha önce benzerini görmediğim, dudak rengime çok yakın sakin bir pembe olduğu için aldım. Kahverengi barındıran, dudağımdan birkaç ton koyu bir ruj. İddia ettiği gibi saatlerce kalmıyor dudakta ama kurutmaması ve kolay sürülmesini beğendim. Fiyatı 4,85 avro.

Manhattan Kohl Göz Kalemi: Nude göz kaleminin iyisini bulmak kolay değil. Bu hem yumuşaklığı hem de rengiyle hoşuma gitti. Daha önce bu markanın kalem farını alıp memnun kaldığım için bunu da aldım ve memnunum. Fiyatı 1,85 avro.


Son olarak duty-free'den aldıklarım… Şunu da söylemeden geçmeyeyim Berlin Tegel Havaalanı'nın dutyfree'si yok gibi bir şey, eğer siz de o havaalanını kullanacaksanız aklınızda olsun. Ben bu ürünleri Atatürk Havaalanı geliş terminalinden aldım. 

Clarins UV Plus Ecran Multi-Protection Krem: Yağlı cilde ağır gelemeyen yüksek korumalı krem arayışımın son noktası. Çok hafif olduğunu okuduğum için aldım. Fiyatı 33 avro.

Lancome Tonique Douceur: Önceden araştırmadan, toniğim bitmek üzere olduğu için aldım. Alkolsüz olması ve fiyatının uygunluğu bu kararda etkili oldu. 400 ml.lik ürün 30 avroydu yalnız nedenini bilmediğim bir indirim oldu kasada ve 24 avroya aldım.

* Daha önceki alışveriş yazısını okumak isterseniz işte burada: Almanya'dan Aldıklarım

** Fotoğraflar bir garip çünkü bozulan makinam yerine yenisini aldım ve Nikon'a henüz alışamadım. Umarım bu makinanın da dilinden anlayabilirim yakın zamanda.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+


Yazın sonlarına yaklaşırken ben güneş ürünlerinden bahsetmeye devam ediyorum. Bu sefer konuğum Bioderma Photoderm Mineral SPF 50+.

Biliyorsunuz Bioderma dermokozmetik bir marka ve güneşten koruma konusunda da çok iyi. Bu kremin özelliklerinden en önemlisi kimyasal filitrelere alerjik ve güneşe karşı hassas ciltler için geliştirilmiş mineral filitreler içermesi. Bu krem de gerçekten güneşe karşı bir kalkan, ne kızarma ne yanma… Mineral filitre (çinko oksit, titanyum oksit) sağlıklı olması ancak dezavantajları da var. Mesela bu krem aşağıdaki fotoğraftan da göreceğiniz gibi çok beyaz bir tabaka bırakıyor.

Ne kadar ''fluid'' dese de bu ürün krem formunda. Cilde yedirmek ve dağıtmak emek istiyor. Bıraktığı beyaz iz de düşünülürse yüz için uygun bir ürün değil. Komedojenik değildir dense de ben şüpheliyim. Bu yapısıyla özellikle normal ve daha yağlı ciltler için gözenekleri tıkayıcı olabileceğini düşünüyorum.


Ürün suya dayanıklı. Öyle ki bu kremi sürdükten bir saat sonra ellerimi yıkamaya kalktığımda su damlalarının kumaş üstünden kayar gibi cildimden kayıp gittiğini gördüm. Özellikle havuz/deniz başında ve açık havada spor yaparken çok işe yarıyor. Her an sizi çok iyi koruyor.

Kokusu yok, bu açıdan hem kokuya hassas olanlar için uygun hem de güneşte ciltte leke yapabilen parfümlerin kullanılmamış olması çok iyi.

100 ml.lik bir şişesi var. Fiyatı 40 ml.lik ürünlere göre daha uygun. Ayrıca parabensiz.

Sonuç olarak bu kremi günlük olarak yüz-boyun bölgesinde kullanmak isterseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Ben bu ürünün spor, deniz, havuz gibi yerlerde özellikle vücut için uygun olduğunu düşünüyorum. Zor dağıtılsa da, beyaz iz bıraksa da ''aman tazelemeyi unuttum'' derdi olmadan, en hassas ve beyaz ciltleri bile korumak çok çok güzel.  Ben tazelemeye üşenmem, cildimde ağırlık olmasın derseniz bu ürünü beğenmezseniz daha iyi alternatifler bulabilirsiniz. İsterseniz bir de Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyi'ne bakın.

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Taze Bitti - 6


İşte en sevdiğim yazıya sıra geldi. Okumayı seviyorum, yazmayı seviyorum, yazdıktan sonra hepsini çöpe atmayı daha çok seviyorum :)

Önce yüzümde kullandıklarımla başlayayım:



1- Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu: Bu ürün ilk çıktığında alıp kullanmaya başlamıştım, detaylı YAZISINDA anlattığım gibi gayet memnun da kaldım. İndirimden aldığım diğer şişeyi de açtım.

2- Bioderma Photoderm Max Fluid SPF 50: Sonunda bitti! Her sabah bol miktarda kullandım ve ancak 6 buçuk ayda bitirebildim. Güneşten mükemmel koruyan ama yağlı cildimi acayip patlatan bir üründü. Özellikle havalar ısınınca parlama da bir üst seviyeye çıktı. Bu yüzden bir an önce bitmesini istiyordum. Bitince de bir burukluk hissetmedim değil :) Cilt tarafından kolay emilmemesi ve parlama yapması dışında içeriğiyle, korumasıyla harika bir ürün. Detaylar ŞURADA.

3- Apaks Pamuk: Son 3-4 aydır hep bu markayı kullanıyorum, hem ucuz hem de performansı iyi. Tavsiye derim.

Sıra maskelerde:


4- Avene Cleanance Masque: Cildi kurutmamasını, tahriş etmemesini bir yandan da temizlemesini, o arada da peeling yapmasını beğendim. Zor durulanması ve yanma-batma hissi yaratmasını sevmedim. Detaylar BURADA. Hep aynı maskeyi kullanmaktan sıkıldım. Elimde çeşit çeşit paket maskeler var, şimdi onları kullanacağım.

5- Isana Saç Maskesi: Saçlarımı çok uzun süredir kestirmedim haliyle boyları sağlıklı olmasına rağmen uçlar biraz kırılıp sertleşti. Bu maskeyi de saçlarımı yumuşatsın diye almıştım. Sadece saç uçlarıma uyguladım ve 2-3 dakika sonra duruladım. Bir tüp üç uygulamaya yetti. Saçlarımı yumuşattı gerçekten, güzel oldu ara ara indirimde alıp kullanabilirim. Detaylı yazısı BURADA.

6- Montagne Juenesse Blemish Mud Makse: Yağlı, akneli ciltlere uygun aloe veralı ve söğüt özlü bir kil maskesiydi ve çok sevdim. Cildimi çok kurutsa da, zor durulansa da etkili ve ferah bir maskeydi. Tekrar alabilirim. Yorumlarımın hepsini ŞU YAZIDA paylaştım.

Ve diğerleri:


7- Adidas Smooth Shower Milk: Azıcık kullanınca çılgınca köpüren bu yüzden bana ve misafirlerime 5 ay yeten bir üründü. İçindeki parçacıkları, temizlemesini ve cildi kurutmamasını beğendim. Şimdi başlayıp bitirmediğim Nivea duş jeliyle devam ediyorum ama sonra yeniden alabilirim. Detaylar BU YAZIDA.

8- L'oreal Lumimagique Fondöten (N4 Pure Beige - Tester): 3 uygulamalık ürün vardı ben iki kez kullandım. Hiç fondöten kullanmadığım için pek kıyaslayamıyorum. İlk anda ince kıvanı ve "glowy" duruşuyla hoşuma gitti ama kesinlikle benimki gibi yağlı ciltlere uygun değil. Pudra geçmeme rağmen parladı, pudrayı tazeledim yine parladı. Gözeneklerim de ortaya çıktı haliyle. İnanılmaz! Temizlerken de zorlandım. Fondöten bana göre değil.

9- Ev Yapımı Manikür Kremi: Bitirdiklerim içinde en beğendiğim ellerimle yaptığım manikür kremiydi :D Badem yağı, limon yağı ve vazelinden oluşan bu kremin benzerini de annem için yaptım ve o da çok beğendi. Ojeden kuruyan tırnaklarıma ve tırnak etlerime çok iyi geldi, el ısısında hemen sıvılaşan krem kolayca emildi. Koruyucu, renklendirici, parfüm yok! Mis gibi de limon kokuyor. Nasıl öveceğimi bilemedim, yakında tarifini buradan paylaşmayı düşünüyorum.

Darısı ağustosun başına.

13 Temmuz 2014 Pazar

Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyi (GKF 30)


Kimler yazlığın yolunu tuttu? Bayram tatili olsa da denize koşsak diyenler? Yanınıza almanız gereken en önemli şeylerden biri güneşten koruyucu krem. Arko Nem Bebek Güneş Kremi ve Bioderma Photoderm Max Ultra-Fluid SPF 50 daha önce anlatılmıştı. Bu sefer vücudunuz için tercih edebileceğiniz Nivea Sun Nemlendirici Güneş Spreyinden (GKF 30) bahsedeceğim.

Nivea'nın bu ürünü bronzlaşmamış açık tenliler için 30 faktörlük güneş koruması sunuyor. Suya dayanıklı ama elbette suyla temas ve sürtünmeden sonra tazelemeniz gerekiyor. Nemlendirici özelliği ise bir artı. Güneşe, tuzlu suya ve ve tüm dış etkenlere rağmen bacaklarımın ipek gibi olmasını bu ürüne bağlıyorum. Şeytan diyor ki kışın da nemlendirici olarak kullan :) Ürün hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlıyor. Güneşten koruması ise bence gayet güzel. Esmer olduğum için aslında çok çabuk bronzlaşırım ama bu ürünle 6 günde çok az bronzlaştım ve soyulma, acıma, kızarma gibi rahatsızlıkları hiç yaşamadım.


Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayıp uygulamak istediğiniz yere sıkıyorsunuz. Küçük alanlara uygularken avucunuza sıkıp öyle sürmeniz daha temiz ve kolay oluyor. Yüzünüze sprey olarak uygulamaya ve solumamaya da dikkat etmek gerek. Sprey olması ürün miktarını ayarlamak ve ürün azalıncada kolayca almak için çok uygun. Ben beğendim. Sprey olabilmesi için çok ince yağılı olması gerekiyor elbette. Gerçekten losyondan bile ince bir yapısı var. İlk anda bile beyaz iz bırakmıyor. Çok kolay emiliyor. Biraz yapışkan his bıraksa da ağırlık hissi bırakmıyor. Eskiden güneş kremleri sivilce yapardı bende. Bu kremle sivilce sorunu veya alerjik reaksiyon yaşamadım.


Ürünün içeriğini yukarıda görüyorsunuz. Paraben, alkol, parfüm… İçerik konusunda hassas olanlar bu ürünü tercih etmeyebilir. Parabenler nispeten daha az zararlı olan türler ve alkol de bu ürünün ince yapılı olması için gerekli bir madde. Zaten nemlendirmesi gayet iyi. Her gün kullandığım bir ürün olmadığı için ben içeriği pek önemsemiyorum. Açıldıktan sonra 12 ay içinde kullanılması gerekiyor. Elbette 200 ml.lik bir ürünü bir haftalık tatilde bir kişinin bitirmesi imkansız. Güneş kremleri böyle boşa gidince üzülüyorum ama yapacak bir şey yok.

Henüz güneş kreminizi almadıysanız tavsiye ederim. İndirimli de bulabilirsiniz.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Arko Nem Bebek Güneş Kremi (50 SPF)


Bir gün güneş kremim olmadığını ama o hafta sonu çok güneş göreceğimi fark ettim. Kozmetik mağazasında yüksek korumalı ve ucuz bir ürün aradım. Sonunda Arko Nem Bebek Güneş Kremi'ni sepete attım. Bu seçimde ürünün paraben içermemesi, UVB kadar UVA'ya karşı da yüksek koruma sağlaması, suya dayanıklı olması ve cildi nemlendirmesi etkili oldu. Bir de bebek ürünü olunca daha temiz ve hassas bir ürün olabileceğini düşünmüştüm. Benim bebekten neyim eksik? :)


İnternet sitesinde adına ne kadar süt dense de aslında bu ürün bir krem. Koyu kıvamlı ve sürdüğünüzde cilde iyice yedirmeniz lazım. İyice yayınca beyaz iz bırakmıyor, ki bebeklerin de beyaz izi önemseyeceğini sanmıyorum. Yalnız krem çok yağlı ve kesinlikle cilt tarafından emilmiyor. Üstelik elinizi değdiğinizde yapışkanlığı hissediyorsunuz. Bir de yağlı ciltli olduğumu ve ürünü sıcak yaz günlerinde kullanmaya kalktığımı düşünürseniz memnun kalmamam çok normal herhalde.

İçeriğini aşağıda görüyorsunuz. Parfüm yazmıyor ama bence olabilir çünkü krem hindistan cevizi gibi kokuyor. Sanırım bu bir güneş kremi klasiği. Çocukların hoşuna gidibilir belki. Ben kokusundan rahatsız olmadım ama kokusuz olmasını tercih ederdim.


Güneşten koruması ise fena değil. 10 günlük deniz-güneş-kum tatilinde kullanmıştım, biraz bronzlaşsam da yanık, kızarma, acı gibi sorunlar yaşamadım. Cildimin renk değiştirmesine bile izin vermeyen kremler tercihim çünkü cildim güneşe karşı hassas ve hemen çillenip lekeleniyor. Daha sonra kışın birkaç ay kullandım. Kışın biraz daha katlanılabilir olsa da ürünü bitirmeden Ocak ayında Bioderma Photoderm  Max Ultra-Fluid SPF 50 kullanmaya başladım.

Benim şikayetçi olduğum noktalar bebek ve çocukların kullanımı açısından sorun olmayabilir. Fakat bu yağlı ve yapışkan yapının çocuklarda da rahatsızlık yaratması ve çocuğun krem kullanmaya direnmesi sonucunu doğurabilir. Yine de uygun fiyatlı denenebilecek bir ürün. Benim gibi parlak fikirli yetişkinlere ise hiç tavsiye etmiyorum. Elimde kolumda kullanarak bitirmeye çalışacağım ama başaracağımı sanmıyorum.