the body shop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the body shop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2016 Perşembe

Bitenler


Bazen uzun süredir kullandığınız bir ürün biter ve diğer her şey de bitmeye başlar. Ekim ayı tam böyle bir aydı. Buyrun bitirdiklerime beraber bakalım. (Detaylı yazılara ürün isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.)


Gilette Satin Care Tıraş Jeli: Çok hoş bir lavanta kokusu var ve inanılmaz köpürüyor. Ambalajının banyomda bıraktığı pas lekesi dışında çok iyi bir ürün.

Perlodent Med Sensitive Gargara: Rossmann ürünü. Aşırı mentollü gargaraları sevmediğim için nazik bir ürün olabilir umuduyla aldım. Diş etlerimi kaşındırdı, ağzımı uyuşturdu. Severek kullanmadım ve tekrar almadım ama fiyatı çok uygundu.

Oral-B Pro-Expert Diş İpi: Yıllardır ara vermeden kullandığım diş ipi. Yedeği olan çok az üründen biriydi.

Lancome Tonique Douceur: Kil maskeleri sonrası temizlik ve nemlendirme için kullanıp bitirdim. Cilde nem verip cildi rahatlatıyor, göz çevresinde de kullanılabiliyor ama bence fiyatı performansına göre fazla. Muadili bulunabilir diye düşünüyorum.

Watsons Gel Body Scrub: Ben scrub diye aldım ama tanecikli duş jeli çıktı. Güzel bir lavanta kokusu vardı, bol bol köpürüyordu, iyi temizliyordu, yani standart bir duş jeliydi. Sakın benim gibi peeling niyetine almayın.


Şimdi sıra minilerde:

Bioderma Sensibio Misel Su: Çok güzel bir ürün. Bioderma klasiği. Yalnız Garnier'in misel suyunun fiyatı ve performansı beni Bioderma almaktan alı koyuyor.

BeeBeauty Thermal Yüz Maskesi: Ben ısınan maskelerden sanmıştım ''thermal''i görünce, değilmiş. Cildimi hafifçe parlatsa da etkileyici bir performansı yoktu. Ciltten çok zor arınıyordu. Yeniden almayı düşünmüyorum.

Coast to Coast Skin Whitening Facial Polish: Krem temizleyici içinde iti yuvarlak taneciklerden oluşuyordu. Tanecikleri sert olduğundan dikkatli kullanmak gerekiyordu ama etkiliydi de. Türkiye'de satılsa tekrar alırdım ama maalesef...

Caudalie Vinexpert Radiance Gündüz Kremi SPF 15: Somon renginde ama pigmentsiz, 15 spf içeren, yumuşacık bir kremdi. Güneş koruması benim için çok düşük olduğundan almam ama normal ciltler için güzel bir nemlendirici.


Vee son olarak nemlendiriciler:

The Body Shop Naneli Ayak Kremi: Bu pembe kutu favor ayak kremlerimden. Daha önce de kullanmıştım. Bitince de sırf değişiklik olsun diye başka bir krem aldım. İleride yeniden bu kremi alırım.

Lavera Basis Sensitiv El Kremi: Çok güzel kokan, çok etkili ve temiz içerikli bir el kremiydi. Üstelik Almanya'dan alabilirseniz fiyatı da çok uygun. Keşke yeniden aynı fiyatla alma imkanım olsa.

Bath and Body Works Maui Mango Surf Gel Lotion: Ohh sonunda bu ''gel lotion'' saçmalığı bitti. Bu ikinci tüptü ve ilk tüpte de dediğim gibi, nemlendirmesi kötü, çok yapay, aşırı parfümlü, tavsiye etmediğim bir ürün.

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Bu Ay Bitenler


Temmuz ayında pek ürün bitirmedim ama aylık yazmayınca çok ürün birikiyor, birikince ben yazmaya üşeniyorum... Buyurun o zaman (Ürünlerin detaylı yazılarına isimlerine tıklayarak gidebilirsiniz):


The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub: Genel olarak memnun kaldım, severek kullanıp bitirdim. Kokusu keskin olduğu ve Seaweed serisindeki peelingin etkisini daha çok beğendiğim için ilk tercihim olmaz ama işini iyi yapan bir ürün.

La Roche-Posay Serozinc: Gerçekten cildimin yağlanmasını kontrol etmekte biraz faydası oldu ama içeriği son derece basit olmasına rağmen neden bu kadar para vereyim ki dedim. Kızarıklık, tahriş gibi sorunlarım da olmadığı için fazla bir faydasını göremedim.

Vichy Purete Thermale Solution Micellaire: Temizlik gücü ortalamanın altında, fiyatı yüksek. Gözlerimi rahatsız etmese de, alerji, sivilce gibi şeylere yol açmasa da yeniden almak için bir neden göremiyorum.

Himalaya Herbals Purifying Neem Mask: Bu ayki bitenler arasında favorim. Uygun fiyatlı, cildi gerçekten arındırıyor, etkili ve bonus olarak hafifçe peeling de yapıyor. Hassas ciltlere kesinlikle uygun olmaması tek eksisi. Çeşit çeşit maske kullanmayı sevdiğim için şimdi Avaha'nınkini aldım ama ileride yeniden bunu alabilirim.

The Body Shop Vitamin E Nemlendirici SPF 30: Benim yağlı cildime hiç uygun değildi, çok kalındı ve bana ağır geldi. Oysa kokusu ve spf içermesi güzeldi.


Sensodyne White Diş Macunu: Market diş macunları arasında en beğendiğim marka Sensodyne. Lavera diş macunu dişlerimi sarartınca beyazlatıcı etkili olan bu macunu kullandım. Dişi boyayan mavi macunlar kadar etkili olmasa da dişleri daha beyaz ve parlak gösteriyor. İnsanı boğacak kadar köpürmüyor ve verdiği ferahlık hissi de güzel. Uzun süre beyazlatıcılı diş macunu kullanmak iyi değilmiş gibi geldiğinden diş macunumu değiştireceğim ama ileride tekrar alabilirim.

Parmex Aseton: Genelde en ucuz aseton ne ise onu alırım. Parmex'i de çok indirimli yakalayınca iki şişe almıştım ve ilkini çok uzun bir süre sonra bitirebildim. Gerçekten güçlü o yüzden de bereketli.

Bath & Body Works Cotton Island Duş Jeli: Çoook güzel kokuyor! Bol bol köpürüyor, kolay durulanıyor, temizlemesi de gayet iyi. Aslında kokusu dışındaki özellikleri bulunmaz da değil. Fiyatı da bir duş jeline göre yüksek. Belki indirimde görürsem kokusu için yine küçük boyunu alırım.

Oral-B Sensitive Clean Yedek Başlık: Yumuşaklığını, temizlemesini, boyutunu beğendim. Tek kusuru Oral-B'nin diğer yedek başlıkları gibi kısa sürede eskimesine rağmen görece pahalı olması.

Vee son olarak ıvır zıvırlar: Apaks pamuğa devam. Son bir yılda favori günlük pedim Orkid Pamuksu Yüzey, parfümsüz ve tekli paketli olanlar. Orkid Infinity diğer pedlere göre çok çok pahalı ama şu sıcak yaz günlerinde buna değiyor. 

3 Temmuz 2016 Pazar

Bitenler...


Haziran ayında son zamanlarda olmadığı kadar ürün bitirdim. Ürünler hakkındaki detaylı yazılara ürün ismine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Önce vücut ürünleriyle başlıyorum.




Palmolive Thermal Spa Duş Jeli: Kokusu güzel, sık sık kampanyaya giriyor ve fiyatı uygun oluyor. Bunun dışında sıradan. Eskisine göre daha az köpürüyor, daha az tanecik içeriyor, haliyle peeling etkisi yok. Yeniden almayı düşünmüyorum.

Bath and Body Works Lotion-Jel: Yazısını yazamadan bitirdim. Hızlı şekilde bitirmemin nedeni (1) gramajının az olması (2) nemlendirmesi zayıf olmasının bol bol kullanmamı gerektirmesi. Aşırı parfümlü, nemlendirmesi yetersiz, üstelik su bazlı losyonlara kıyasla kolay da emilmiyor. Zamanında bir alana bir bedava indiriminden aldığım için Mango Surf'ü kullanmaya devam ediyorum ama bir daha kesinlikle almam.

Eudermin Koruyucu El Kremi: Yüksek oranda gliserin ve shea yağı içeren koyu kıvamlı ve etkili bir kremdi. Türkiye'de satışı var mı bilmiyorum ama olsa alırdım çünkü bence çok iyi bir ayak, diz, dirsek kremi olur bundan :)


Avene Lotion Micellaire: Cildi kurutmayan, ciltte kayıp giden, makyaj temizleme gücü yeterli bir üründü. Gözlerde de kullanılacak bir ürünün parfüm içermesi hoşuma gitmedi. Fiyatı da muadillerine göre yüksek. Bir şekilde elime geçerse veya aşırı indirimli yakalarsam kullanırım ama şu an tekrar almayı düşünmüyorum.

Coast to Coast Pore Purifying Foaming Cleanser: Köpürmeyen ama cildi iyi temizleyen, temiz içerikli bir jeldi. Hem pahalı olduğu için hem de Türkiye'de bulunmadığı için yeniden edinmeyeceğim.


Sıra maskelerde:

The Body Shop Isınan Mineralli Kil Maskesi: İçindeki yağ oranının fazla olması arzuladığım arınmış cildi elde etmemi engelledi. Ayrıca son zamanlara doğru parfüm kokusu rahatsız etmeye başlamıştı. Diğer taraftan gerçekten cildi rahatlatan, aydınlatan bir maskeydi. İleride formülü biraz daha geliştirilirse veya kışın kuruluk sorunu yaşarsam alabilirim.

Purederm Oxygenerating Bubble Mask: Eğlenceli ve uygun fiyatlı bir maske. Uyguladıktan hemen sonra cilt aydınlık ve canlı görünüyor. Etkisi çok yüzeysel, bir gün bile sürmüyor. Yine de yılda bir kez kullanıyorum :)

L'action Detoxifying Clay Mask: Cildimi rahatsız etti, içindeki yağlar da The Body Shop'un maskesinde olduğu gibi cildimin gerçekten ''detoxify'' olmasını engelledi. L'action'un maskelerinden genel olarak memnun değilim, artık ''ama bu farklı'' diyerek almaktan vazgeçmeliyim.


Mini boy ürünleri kullana kullana bitiremiyorum :D 

ISIS Unitone Revival Gel: Hafifçe köpüren seyrek tanecikli bir jel. Tanecikler küçük ama sert. Beni pek etkilemedi.

Solante Tele Rubor SPF 50: Kızarıklıkları önlemeye yardımcı olma ve tüm gün koruma iddiasında bir güneş kremi. Cilt tipime uygun değildi. Bana çok kalın geldi. Cildim parladı ve terledi. Acnes olanı kullanmayı düşünüyordum ama bundan sonra cesaret edemedim.

Gilette Venus Jilet: Ben memnunum, uzun zamandır kullanıyorum. Çok büyük indirimlere girmiyor ama %20 civarı indirimi görürsem hemen alıyorum. Bir pakette 4 tane başlık var, bana uzun süre yetiyor.

Sephora Vanilyalı Duş Jeli: Azıcık ürün bile inanılmaz köpürüyor, cildi kurutmuyor ve çok güzel kokuyor. Çikolatalı veya hindistancevizlisini de denemek isterim ama tam boy ürünün fiyatını bilmiyorum ve 1 şişe duş jeline 15 liradan fazla vermek ister miyim bilmiyorum.

Apax, tabi ki! Alouette Islak Tuvalet Kağıdı, pratik, kullanışlı, fiyatı da uygun. Rossmann'dan alabilirsiniz.

Genel olarak kullandığım ürünleri yeniden alacak kadar beğenmemişim. Bu ay da güzel ürün bitireceğim. Umarım daha olumlu bir yazı yazabilirim :)

26 Mayıs 2016 Perşembe

The Body Shop Warming Mineral Mask


Maskeleri çok seviyorum, özellikle kil maskelerini. Çoğu ciddi veya kalıcı sonuç vermese de cildime bakım yapıyor olmayı ve maskenin ardından oluşan o duru, temiz cildi görmeyi seviyorum sanırım. Haliyle de sürekli yeni maskeler deniyorum. Bundan yıllar önce Clean & Clear'in ıslak cilde uygulanınca ısınan turuncu bir peelingini kullanmıştım. Nuxe Arom-Perfection Masque da uzun süredir aklımdaydı. Şu alışverişim sırasında The Body Shop'un da ısınan bir kil maskesi olduğunu görünce denemek istedim.

The Body Shop Warming Mineral Mask'ı yaklaşık 6 aydır Himalaya Herbals Arındırıcı Neem Özlü Maske ile dönüşümlü olarak kullanıyorum. Banyodan hemen sonra cildim kurumadan masaj yaparak uyguluyorum. Üstümü giyinceye kadar yüzümde kalıyor, sonra da bol suyla durulayıp üstünden tonik ile geçiyorum. Önerilen ciltte tutma süresi ise 3 dakika. Bu açıdan çok pratik bir maske. Ayrıca kaolin (bir çeşit kil) içeren bir maske olmasına rağmen içindeki yağ ve gliserinin etkisiyle son derece kolay uygulanıyor. Bu açıdan da pratik.

The Body Shop Warming Mineral Mask'ın içindeki gliserin ve yağ miktarı ortalama kil maskelerine göre çok yüksek. Maske ciltte normal bir kil maskesi gibi kurumuyor ve uygulamadan sonra cilt son derece nemli kalıyor. Bu özelliğini kuru-normal arası ciltlerin çok seveceğini düşünüyorum. Diğer taraftan benim gibi yağlı ciltlilerin aradıkları matlığı ve ferahlığı bu maskede bulamayacağı kanaatindeyim. Cildi temizliyor ama insan bazen şöyle sağlam bir kil maskesiyle cildi gıcır gıcır olsun istiyor. İşte o zamanlarda başka maskelere yöneliyorum.


Maskenin ısınması hoş bir özellik. İlk anda oldukça ısınan maske zamanla soğuyor. Masaj yaparsanız ısı tekrar yükseliyor ki bu şekilde kullanmak çok hoşuma gidiyor. Maskenin verdiği sıcaklık cildimde ve genel olarak benim üstünde çok rahatlatıcı bir etkiye sahip. Maskenin ısınınmasının bundan öte bir etkisi olduğunu sanmıyorum. Maskenin ısınmasını sağlayan içerik zeolite. Aynı zamanda kaolin gibi emici özelliğe de sahip. Maskenin içindeki iki çeşit paraben pek çoklarının hoşuna gitmeyecektir ama ben cildimden arındırdığım ürünlerde pek önemsemiyorum.

The Body Shop Warming Mineral Mask'ın yakın zamanda ambalajı değişmiş adı da Mineral & Ginger Warming Massage Clay Mask olmuş. Bu sırada fiyatı da 5 lira zamlanarak 50 liraya çıkmış. 100 ml.lik bir ürün. The Body Shop'un kampanyalarını takip ederek indirimli alabilirsiniz.

Kısaca, kullanımı pratik, cildi rahatlatan, nemlendiren ve temizleyen bir maske. Diğer taraftan yağlı ciltler için iddia ettiği kadar arındırıcı olmayabilir. Kullandığınız ürüne göre hemen sivilcelenen bir cildiniz varsa da önermem. Hem temizleyen hem de nemlendiren bir maske arıyorsanız veya ısınan maskeleri denemek istiyorsanız tercih edebilirsiniz.

22 Mayıs 2016 Pazar

Taze Bitenler



Mart-Nisan döneminde bitirdiğim ürünlerle buradayım. Göreceğiniz gibi 2015 sonunda başladığım tester/mini boy ürün kullanıp bitirme projeme devam ediyorum. Seyahatler de mini boy ürünleri bitirmeme yardımcı oldu. Bu dönemde parfüm ve makyaj ürünleri de bitirdim ama onları yıl sonunda tek bir bitenler yazısında toplamak niyetindeyim. Şimdi cilt ürünleri ile başlıyorum.


Apha Hydrox AHA Souffle Nemlendirici: Hem içeriği hem de etkisi güzel olan, fiyatı da abartı olmayan bir ürün. Çok memnun kaldım. Elimde birkaç nemlendirici var, onları bitirince yeniden alacağım.

Dr. Dennis Gross Hydra-Pure Vitamin C Brightening Serum: Ambalajı, içeriği, uygulanışı çok güzeldi. Yalnız ürün yüksek beklentilerimi karşılayamadı. Somut sonuçlar göremedim ve fiyatı çok çok yüksek. Bu yüzden yüksek oranda c vitamini içeren başka bir serum arayışındayım.

* L'action Cilt Maskeleri: Kampanyalı fiyatlarla aldığım bu maskeleri sıradan buldum. İkisi de kil bazlı ama yağ da içeren maskeler. Kurutmaması, uygulama kolaylığı filan güzeldi ama cildimde hafif de olsa yanmaya neden oldu. Bu tip maskelerden benim favorim Montagne Juenesse maskeleri.




Wellness & Beauty Vücut Scrubı: Fiyatını ve tanelerinin iriliğini ve yoğunluğunu çok beğendim. Yalnız o yağlı hissi sevip sevmediğimi bilmiyorum. Cildi nemlendiriyormuş gibi geliyor ama benim kuru olmayan cildim bile bir süre sonra losyon istiyor. Üstelik ürün durduğu yerde yeşilden kırmızıya döndü, çok az kalmışken içinde yosuna benzer bir şey oluştu... Yok bir daha almam.

Elseve Mucizevi Yağ Saç Güzelleştirici Krem: Çok beğendiğim, detaylı yazısını yazmak istediğim ama yazamadan bitirdiğim bir ürün bu. Ben normal saçlar için olanını kullandım ve çok sevdim. Durulanmayan saç ürünü kullanmamıştım daha önce. Saçımı yağlandırır diyordum. Ne yağlandırdı, ne ağırlaştırdı. Suyu alınmış nemli saçımın boy ve uç kısmına yedirerek kullandım. Elimde Cyrene'in maskesi var. Yoksa kesinlikle tekrar alırdım.

* Lavera Basis Sensitive Diş Macunu: Temiz içerikli, aşırı köpürüp sizi boğulma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmayan, hafif tuzlu ve naneli ama keskin olmayan bir tada sahip güzel bir diş macunuydu. Bu bitirdiğim 2. tüp. Yalnız Lavera diş macununu kullandığım dönemde dişlerim sarardı. Bu yüzden Sensodyne'e geçtim.

* Eyüp Sabri Tuncer Limon Kolonyası: Genelde dezenfeksiyon amaçlı kullandım. Kolonya işte. Artık değişik kokulu kolonyalar var. Şimdi Selin'in yeşil limon ve manolya kokanını kullanıyorum mesela.

* Cle up Pamuk: Bim'in pamuğu Apax ile aynı fiyat ve onun kadar iyi. Tek farkı Migros'ta satılması. Bilin istedim. Ben artık hangisine denk gelirsem onu alıp kullanıyorum.

* Kipa My Beauty Aseton: Şu an tam fiyatını hatırlamıyorum ama 150 ml.lik aseton Watsons'ın 125 ml.lik asetonlarının indirimli fiyatından bile ucuzdu. İşimi de gördü. Yakınlarda Kipa yok, olsa alırdım. Evet pamuğa, asetona filan para vermekten hoşlanmıyorum.


* The Body Shop Rainforest Dengeleyici Şampuan: Yağlı saçlar için arındırıcı bir şampuandı.  Silikon, sülfat ve paraben içermiyor. Böyle görece temiz içerikli şampuanlar genelde saçıma iyi gelmez ama bundan gayet memnun kaldım. Zaten daha önce de kullanmıştım. Tavsiye ederim.

The Body Shop Rainforest Parlaklık Veren Saç Kremi: Ambalajı uygun değildi, kullanımı çok zor oldu. Üstelik bol bol kullanmama rağmen hemen hemen hiç etki etmedi. Yeniden kullanmayı düşünmüyorum.

* Nuxe Huile Prodigieuse: Meşhur kuru yağı ben de denedim! Şu an büyük boyu var elimde, detaylıca yazacağım. Şimdilik şu kadar söyleyeyim; ellerimde emilmiyor, saçlarımı yağlandırıyor ama vücut için güzel.

* Rausch Duş Kremi: Ben bu ürünü duşta vücut kremi sanmıştım ama kuru, hassas alerjik ciltler için nazik bir temizleyiciymiş. Gerçekten çok yumuşak bir ürün. Hassasiyet şikayetleriniz varsa mutlaka deneyin.

* Cyrene 15% AHA Maske: Ben bu ürünü maske olarak değil de serum/krem olarak kullandım. Azıcık cildime sürüp durulamadım. Zaten 5-6 aydır %12 AHA içeren krem kullandığım için sorun olmadı. Maske olarak kullanılırsa nasıl olur bilemiyorum.

* Clinique Repairwear Laser Focus Serum: Yapısı çok hoştu; çabuk emiliyor, nem veriyordu. Parfümsüz olması diğer artısı. 2 hafta kadar da kullandım. Daha güçlü etken maddeler içeren ürünleri tercih ettiğimden tam boyunu almayı düşünmüyorum.

* Bath & Body Works Sea Island Cotton Vücut Losyonu: Bu serinin yazısını da yazmıştım. Kokusunu çoook seviyorum. Tam temizlik kokuyor. Nemlendirmesi ve emilimi de fena değildi. Yeniden alacağım.

26 Nisan 2016 Salı

The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub


Peelingin her türlüsünü seviyorum! Kimyasal peeling kullanmama rağmen banyoda da tanecikli ürünler kullanıyorum. Daha önce The Body Shop Seaweed Pore-Cleansing Facial Exfoliator kullanıp çok memnun kalmıştım. L'oreal Perfect Clean Kayısılı Peeling bitince de yine The Body Shop'un bir peelingini denemek istedim. Yıl başı indirimi sırasında burada yazdığım alışverişimde The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ı edindim.

100 ml.lik plastik tüpte, jel formunda bir ürün. Nohut kadar ürün tüm cildiniz için yeterli oluyor. Ben biraz bol kullanmayı, boynumu ve omuzlarımı da peeling ile temizlemeyi sevdiğim için biraz çok kullanıyorum. Bu şekilde yaklaşık 4 ayda peelingin yarısını bitirdim. Yani gayet bereketli bir ürün. Etiket fiyatı 35 lira ancak bazen indirime de girebiliyor.

The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ın içindekileri aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. SLS içeriyor, zaten köpüren bir ürün. Serinin adından anlaşılacağı üzere çay ağacı yağı da içeriyor. Buram buram da çay ağacı yağı kokuyor. Kokusu kötü değil ancak çok keskin. Her kullandığımda irkiliyorum. Alışmak kolay değil. Ürünün en şikayetçi olduğum kısmı da bu sanırım.


The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean Scrub'ın etkisinden de memnunum. Bu ürünü kullandıktan sonra cildim daha pürüzsüz ve yumuşak oluyor. Tanecikleri gayet sık ve yuvarlak bu yüzden bastırmadığınız sürece cildinizi tahriş edeceğini sanmıyorum. Ayrıca mentol ve çay ağacı yağı da cilde ferah bir his veriyor ama bu his tabiki sadece anlık. 4 aylık kullanımda cildimin yağlanmasında veya sivilcelenmesinde peelingden kaynaklanan önemli bir değişiklik fark etmedim. Bu açıdan bu ürünün tek başına sivilcelenme veya yağlanmaya deva olabileceğini sanmıyorum. Yine de işini yapan, güzel bir peeling olduğunu vurgulayayım.

İster istemez The Body Shop Tea Tree Squeaky-Clean ScrubSeaweed serisinden Pore-Cleansing Facial Exfoliator ile karşılaştırıyorum. Seaweed daha iri tanecikli, daha yumuşak bir kokuya sahip ve verdiği pürüsüzlük daha uzun süre kalıyor. Tea Tree ise daha uygun fiyatlı. İkisi arasında tercih yapmak zor olsa da sanırım ben Seaweed'i tercih ediyorum. Yine de sırf kokusu için %50 sazla para vermeye değer mi bilemiyorum. Yani işini yapan, bereketli bir peeling arıyorsanız ve çay ağacı yağı kokusundan rahatsız olmayacaksanız gönül rahatlığıyla denebilirsiniz.

16 Şubat 2016 Salı

The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue


The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue (Peppermint Onarıcı Ayak Kremi) aslında sadece 1-1,5 aydır kullandığım bir ürün ama daha önce bir tane bitirdiğim düşünülürse yorumlarımı yazabilirim sanıyorum. İlk kavanozumdan yıllar sonra ikinciyi aldığıma göre görüşümün gayet olumlu olduğunu da baştan söyleyebilirim.

Ayaklarım herhalde vücudumun en kuru bölgesi. Aşırı kuruluk problemim olmasa da özellikle banyodan sonra mutlaka kremleme ihtiyacı hissediyorum. Ayrıca bazen ayaklarımda yanmaya benzer garip bir sıcaklık hissediyorum. Kremleyince geçiyor, sanırım derinin kuruyup gerilmesinden kaynaklanıyor. The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue'nun en sevdiğim özelliği de naneli/mentollü olması. Ayaklarımı çok güzel serinletiyor. Özellikle yorgunsam çok iyi geliyor, yorgunluğumu alıyor.

Fotoğraftan göreceğiniz üzere butter formunda bir ürün ama aslında çok ince bir yapısı var. Hemen eriyip dağılıyor. Emilimi kısa zaman alıyor. Yapışkan veya yağlı his bırakmıyor. Yine pembe renkli ve naneli bir ayak losyonu da var The Body Shop'un. Onu da kullandım ama o yağlı ve şişesi de zahmetli geldi bana. Kuruluktan çatlayan topuklara asla yeterli gelmeyecek bir krem ama benim gibi orta-hafif kurulukta bir cildiniz varsa gayet güzel toparlıyor. Yine de intensive rescue adının abartılı olduğunu, bu nedenle pek çok kişinin hayal kırıklığına uğrayabileceğini düşünüyorum.


İçeriğini aşağıda görebilirsiniz. Ben ayaklarımıza dahi sürmememiz gereken çok kötü şeyler görmedim listede, süper temiz içerikli değil ama fena da değil sanki.
Aqua (Solvent/Diluent), Glycerin (Humectant), Cetearyl Alcohol (Emulsifier), Myristyl Myristate (Emollient), Glycine Soja Oil (Emollient/Skin Conditioner), Propylene Glycol (Humectant), Theobroma cacao (Emollient), Glyceryl Stearate (Emulsifier), C12-15 Alkyl Benzoate (Emulsifier), PEG-100 Stearate (Surfactant), Dimethicone (Skin Conditioning Agent), Panthenol (Skin/Hair Conditioning Agent), Cera Alba (Emulsifier/Emollient), Lanolin (Emollient), Glyceryl Caprylate (Skin Conditioning Agent), Mentha piperita (Fragrance/Essential Oil), Levulinic Acid (Skin Conditioning Agent), p-Anisic Acid (pH Modifier), Xanthan Gum (Viscosity Modifier), Sodium Hydroxide (pH Adjuster), Acidophilus/Grape Ferment (Natural Additive), Disodium EDTA (Chelating Agent), Menthol (Fragrance/Cooling Agent), Limonene (Fragrance Ingredient), Linalool (Fragrance Ingredient), Propyl Gallate (Opacifier/Antioxidant), Tocopheryl Acetate (Antioxidant), Butylene Glycol (Humectant), CI 17200 (Colour), CI 15985 (Colour).
Kavanozun kullanımı son derece kolay ama tabi pek hijyenik olmayabiliyor. Yine de ürünü yüzüme gözüme değil de ayaklarıma sürdüğüm için bundan rahatsız olmuyorum. 100 ml.lik ürün bana çok uzun süre yetiyor, dediğim gibi her gün kullanmıyorum. Fiyatı 30 lira, zaman zaman indirime de giriyor. Daha uygun fiyata ayaklarınıza çok daha fazla nem veren bir ürün edinebilirsiniz veya bir zamanlar  benim de yaptığım gibi body butterları ayaklarınızda kullanabilirsiniz. Ama güzel koksun, ayaklarımı ferahlatıp yoğrgunluğumu alsın, hemen emilsin ve ellerimi yağ içinde bırakmasın derseniz The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue'yu deneyebilirsiniz.

9 Aralık 2015 Çarşamba

The Body Shop Alışverişi



The Body Shop şimdiye kadar onlarca ürününü kullandığım, duruma bakılırsa sevdiğim bir marka. İddia ettiği kadar doğal değil, çoğu zaman da fiyatları biraz yüksek ama ürün çeşitliliği ve bazı ürünlerinin performansı beni tekrar tekrar The Body Shop'tan alışveriş yapmaya itiyor. 

Uzun süredir de online alışveriş sitesinin açılmasını bekliyordum. Sonunda geçtiğimiz haftalarda www.thebodyshop.com.tr adresinden satışa başladı. İlk haftaya özel %20 indirimle ve 10 Aralık'a kadar devam eden bedava kargo kampanyası ile genel olarak yüksek bulduğum fyatları biraz daha makul seviyeye inmiş oldu.


Sadece ihtiyaçlardan oluşan, temiz bir alışveriş oldu:

* Pepperming Intensive Foot Resque: Daha önce kullanıp çok memnun kaldığım, ayağı ferahlatmasına bayıldığım bir ürün. Etiket fiyatı 29,90 lira.

* Warming Mineral Mask: Cilde uygulandığında ısınan bir kil maskesi. Tarçın ve zencefil yağı içeriyor. Gliserin içerdiği için kurutmayacağını düşünüyorum. Tüm cilt tiplerine uygunmuş. Etiket fiyatı 44,90 lira. 100 ml. olduğu için indirimli fiyatı bana fazla gelmedi.

* Tea Tree Squeaky-Clean Scrub: Banyoda tanecikli peelingler kullanmayı sevdiğim için aldım. Daha önce Seaweed serisinden peeling kullanmış ve çok beğenmiştim. Hem daha fazla ürün içerdiği hem de daha ucuz olduğu için bir de bu peelingi denemek istedim. Umarım diğeri kadar beğenirim. Etiket fiyatı 34,90 lira.

* Testerlar: Şimdiye kadar The Body Shop'tan onlarca alışveriş yaptım ancak bir kere tester vermişlerdi. Bu sefer çay ağacı yağı (1 ml.) ve White Musk EDT (1,5 ml.) testerları var. Özellikle de parfüm için sevindim çünkü ben kokuları şişeden koklayarak veya bileğime sürüp bir koklamada anlayabilen biri değilim.



Toplamda alışverişim 88 lira tuttu. Siparişimi cumartesi günü vermiştim, elime salı günü geçti. Sipariş kargoya verildiği zaman hem e-posta hem de mesajla bilgi verildi. Ürünlerin hepsi tek tek baloncuklu paketlere sarılmıştı. Kısacası alışverişte ters giden hiçbir şey olmadı. 

Kampanyaları takip edip güzel bir fırsat yakalarsam ihtiyaçlarımı yine online olarak almayı düşünüyorum.

24 Eylül 2015 Perşembe

The Body Shop Kaş ve Kirpik Jeli


Bakım, güzellik meselelerine meraklı olsam da kaşlarım ilgi alanımın dışında. Hem de o kadar dışındaki bırakın doldurmayı veya bakım yapmayı kaşlarıı almıyorum bile. Yalnız uzun kaşlarımı sabitlemezsem gün içinde komik görüntüler oluşabiliyor. Ben de şeffaf jel kullanıyorum. Daha önce Alverde'nin kaş ve kirpik jelini kullanmıştım ve çok memnun kalmıştım. O ürünü maalesef Türkiye'de bulamadığım için yeni bir ürün denemek zorunda kaldım. Bu sefer de gördüm ki zaten şeffaf kaş jelinde pek fazla seçenek yok. 

The Body Shop Kaş ve Kirpik Jeli, maskara gibi bir tüpte. Eğer kaş farından sonra kullanacaksanız şeffef olması bir süre sonra iğrenç görünmesine neden olabilir ama ben jeli tek başına kullandığım için sorun olmuyor. Hatta ürünün ne kadar kaldığını gördüğüm için iyi bile.

Fotoğrafta gördüğünüz gibi fırçası ince, kılları kısa. Bence kaş için gayet uygun. Kaşları güzel tarıyor. ince olduğu için etrafa fazla ürün bulaştırmıyor. 


Kaşlarda ıslak ve yapışkan his bırakmıyor yine de biraz kurumasını beklemek gerek. Kuruduktan sonra bile sertleşmiyor. Elimle yokladığımda hafif yapışkan mı desem, tutuk mu desem böyle değişik bir yapısı olduğunu anlıyorum ama dediğim gibi rahatsızlık vermiyor. Kalıcılığı fena değil. Elinizi sürmezseniz, şapka takmak, üst değiştirmek gibi kaşlarınızı bozabilecek şeyler yapmazsanız yani sakin sakin durursanız bütün gün dayanıyor ama biraz hareketliyseniz belli olmaz.

Bu jeli kirpiğimde de birkaç kez denedim ama çok ıslak olduğu için sevmedim. Zaten kirpikleri ıslak göstermekten başka şeye yaramıyor. Maskara sürmediğim günlerde kirpiklerime far dökülmüşse onları temizlemek için kullanıyorum. Onun dışında kirpiklerde kullanmanın manası yok bence.



The Body Shop Kaş ve Kirpik Jeli'nin etiket fiyatı 30 lira. Bence işlevine göre biraz fazla. Ben %20 indirim yakalayıp öyle almıştım. Yine de fazla :) 10 ml.lik ürünün uzun süre gideceğini düşünüyorum. Yaklaşık 4 aydır kullanıyorum ve henüz yarısına gelmedim. Paketinde açıldıktan sonra 6 ay ömür biçilmiş ama bence kokusu veya rengi değişmedikçe buna gerek yok. Şu an memnunum ama bitince yeni şeyler denemek isteyebilirim. Alverde hala favorim.

Maalesef Alverde Şeffaf Kaş Jeli hakkında inceleme yazısı yazmamışım ama BURADAKİ YAZIDAN biraz okuyabilirsiniz.

6 Ocak 2015 Salı

Taze Bitti - 9


Yılın ilk bitenler yazısından çok memnunum çünkü kendi standartlarıma göre baya ürün bitirdim. İşte bitirdiklerim, makyaj temizleme ürünleriyle başlayalım:


1. Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu: Bioderma Sensibio H2O'nun ucuz versiyonu, aynı onun gibi yağlı bir yapısı yok ve durulama gerektirmiyor. Bu bitirdiğim 2. şişeydi. Şu an Bioderma kullanıyorum ama bu Garnier'den memnun olmadığım için değil. Detaylı yorumlarım BURADA. İleride yeniden alabilirim.

2. Garnier Göz Makyajı Temizleyicisi: Çift fazlı klasik bir göz makyajı temizleyicisi. Aslında makyaj temizleme suları da aynı işi görüyor, bu ürün suya dayanıklı ürünler ve maskara için ideal. En önemli özelliği diğer çift fazlı temizleyiciler gibi yağlı bir his bırakmaması. Göz çevrem zaten yağlı olduğu için bu ürünü tercih ediyorum. İnceleme yazısı BURADA. Şu an Yves Rocher'in ürününü (alışveriş sırasında hediye edilmişti) kullanıyorum ama bitince buna geri dönebilirim veya Neutrogena'nın meşhur temizleyicisi kullanabilirim.


Şimdi sıra cilt ürünlerinde:

3. La Roche-Posay Effaclar Jel: Çok memnun olduğum bir temizleyici, kışın biraz fazla kurutsa da tam yağlı ciltlere göre. Yorumlarımı ŞURADA yazmıştım. Bu 50 ml.lik boyu, halen 200 ml.lik tam boyunu kullanıyorum.

4. Nuxe Contour des Yeux Prodigieux Göz Kremi: Genel olarak ambalajıyla, kokusuyla, ince yapısıyla sevdiğim bir ürün oldu. Diğer taraftan ne şişliklerimi indirdi ne de kırışıklarımı azalttı. Sadece nemlendirdi. Fiyatını bu performansa kıyasla fazla buldum. Detaylar ŞURADA.

5. Clinique Clarifying Lotion: Çok alkollü, çok güzel arındıran ama cildi de yoran bir ürün. Mini bir setten çıkan bu üründen başka 100 ml.lik boyunu da kullandım ama tam boyunu alıp kullanacağımı hiç sanmıyorum. Detaylar için ŞU YAZIYA bakabilirsiniz.

6. The Body Shop Seaweed Pore-Cleansing Facial Exfoliator: Bu yılın favori ürünü. Gördüğünüz gibi ambalajını kesip son damlasına kadar kullandım. Cildimi yumuşacık yaptı ve gerçekten ölü deriyi yok etti. Yeni ürünler denemek istediğim için almadım ama bir gün kesin tekrar dönerim. Yazısı BURADA.



7. Dalan d'Olive Saf Sabun: Saf sabunlar genelde hemen yumuşar ve sabunlukta bulamaç olur. Bu sabun zor köpürüyordu ama hiç eriyip oraya buraya bulaşmadı. El sabunu olarak kullandım ve temizlemesini, bıraktığı hissi beğendim. Elimde çok fazla sabun olduğu için yenisini almıyorum ama size tavsiye ederim.

8. Sebamed Kepek Karşıtı Şampuan: Yağlı ve kepekli saçlar için etkili bir şampuan. Kepek sorunu ortaya çıktıkça bir süre kullanıp bırakıyorum. Saçımı biraz sertleştirse de etkili olduğu için severek kullanıyorum. Bu bitirdiğim 3. veya 4. şişe. İhtiyacım olursa yine alırım. Detaylı yazısını çok önceden yazmıştım, BUYRUN.

9. CadeaVera Anti-pickle Maske: Genç ciltler için çinko ve kil içeren etkili bir maskeydi. Severek kullandım. Maalesef Türkiye'de satılmıyor, erişebilsem tekrar alırdım.

10. Merz Spezial Aloe Vera ve Yoğurtlu Nem Maskesi: Cildimin çok da ihtiyacı yokmuş nem maskesine ama ferahlatan hoş bir maskeydi. Detaylar BURADA.


11. Pamuklar: Apaks Disk Pamuk, Ucuz ve iyi olduğu için belki on paket kullandım, şu an yenisini açmış durumdayım ama bu paket tam hayal kırıklığıydı. Kağıt gibi ince diskler, ortasından kesilmiş yarım diskler… Paketin dörtte birini kullanamadım. Olmadı Apaks! Caroli Disk Pamuk, Almanya'dan aldığım ucuz pamuklardan biriydi ama gayet güzeldi. Avro cinsinden bile ederi bile ülkemizde satılan birçok pamuktan ucuzdu. Bence olması gereken de bu.

12. Rebul Lavanda Kolonya: Arkadaşımın övgüsü üzerine aldım ama kokusu bana hitap etmedi. Hem tende hem de eşyalarda çok ağır bir kokusu var bence. Kalıcılığı iyi bir özellik denebilir ama bu kadar ağır bir kokunun kalıcı olmamasını tercih ederdim. Özellikle ilk dakikalarda genzime doluyor sanki… Migreni, hassasiyeti olanlar dikkat etsin.

13. Watsons Oje Çıkarıcı: Oje alınca promosyon olarak verilmişti, beklediğimden çok daha iyi çıktı. Oje çıkarma gücü ortaydı ve bence asetonsuz bir çıkarıcıya göre iyi sayılır. Hafif yağlı bir his bırakıyor ve tırnak etlerini kurutmuyor. Zor çıkan ojeler kullanmıyorsanız deneyebilirsiniz.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

The Body Shop Bakım Aksesuarları

The Body Shop uzun yıllardır alışveriş yaptığım her türden ürününü denediğim bir marka. Bunların arasında bakım aksesuarları da var. Bugün duş lifi, plastik ve tahta saplı ayak törpüsü ile bambu tarağa bir göz aracağız.


Duş lifinden başlayayım; nedir yani duş lifi işte ne farkı olabilir ki diyorsunuzdur. Haklısınız aslında, ben de acelem olan ve para harcamak istediğim bir günde almıştım. Sapı fotoğraftaki gibi ip değil de üstünde The Body Shop yazan bir kurdelaydı ve beyaz renkliydi. İlk kullandığımda baya şaşırdım çünkü maketten aldıklarıma göre çok daha tok yoğun bir yapısı vardı. Islanınca büzülüp kalmıyor bir hamlede geniş yüzeyi temizliyordu. Kullanmak çok keyifliydi. Beyaz olmasına rağmen rengi de çok değişmedi. Uzun süre de kullandım. Artık yırtılmaya başladığında da atmak zorunda kaldım. Atmadan önce halen sağlam olan düğümünü kesip lifte kullanılan fileyi açınca neden bu kadar tok ve pahalı olduğunu anladım. Normal bir life göre çok daha fazla file kullanılmış.


Tahta saplı ayak törpüsünü ben almadım, bir alışverişimde losyon ve çorapla birlikte set olarak verilmişti (Neden böyle hediyeler Türkiye'de verilmiyor?!). Aşağıda göreceğiniz plastik saplı ayak törpüsü eskiyip renk değiştirince bunu kullanmaya başladım. Tırnak törpüsüne benzeyen bir yapısı var ve yine çift taraflı. Törpü özelliği taşıyan yerler tahta sapa yapıştırılmış. Ben duşta kullanırken ucundan açılmaya başladı. Bir baktım ki üstünde 'do not use wet' diyor. Kuru kuru mu törpüleyeceğim topuğumu.Hiç denemedim açıkçası, tercihim suyla yumuşamışken topuklarımdaki ölü deriden kurtulmak. Bu ürünü beğendiğimi söyleyemiyorum ve tavsiye etmiyorum.
Plastik saplı ayak törpüsünü duşta kullanmak için almıştım. Ponza taşının yerini tutar mı diye de şüphe ettimiştim ama sapı ve iki farklı özellikte yüzü olması beni çekmişti. Duşun sonunda topuklarımı törpünün gri olan iri dişli tarafıyla, diğer sert yerlerini küçük dişli tarafıyla törpülüyordum. Gayet de memnun kaldım. Çok defa düşürmeme rağmen parçalamadı sadece köşesinden ufak bir parça koptu. Saplı olması da kullanım açısından kolaylık sağlıyordu. 


Bambu saç tarağını yeni kullanmaya başladım. Duştan sonra saçlarımı ıslakken fırçalıyor sonra kurutuyordum. Saçlarım düzgün kuruyor ama bu hareket saçların kırılmasına ve dökülmesine neden olabiliyormuş. Islakken saç bu tip hırpalanmalara karşı daha dirençsizmiş. İri dişli ve bambu bu tarağı duştan sonra kullanmak için aldım. Sonra gördüm ki tarağın üstünde de aynı şey yazıyor. Şimdilik çok memnunum. Fırçaya göre işimi kolaylaştırıyor ve o çatur çutur sesleri daha az duyuyorum.

Ürünler genel olarak mucize değil ve fiyatlarının da çok uygun olduğu söylenemez ama tahta saplı ayak törpüsü dışındakiler sizi memnun edecektir. Özellikle tarak ve plastik saplı ayak törpüsünü tavsiye ederim.

30 Haziran 2014 Pazartesi

The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator


Bugün konuğum çok sevdiğim bir ürün: The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator (Yosun Gözenek Temizleyici Yüz Peelingi) Seaweed (deniz yosunu) serisi The Body Shop'un karma ve yağlı ciltlere özel serisi. Ürün tanıtımında bu peelingin jojoba ve zeytin çekirdeği parçacıkları ile cildi temizlediği, liflerle matlaştırdığı ve sabunsuz olduğu yazıyor.

Ürün içinde iri tanecikler olan ve suyla köpüren turuncu renkli bir jel. Kokusu narenciyi anmımsatıyor ama tam öyle de değil. Ben seviyorum. Ürünü duşta yüzümü yıkadıktan sonra kullanıyorum. Nohut kadar bir peeling yüzüme, boynuma, dekolteme ve hatta omuzlarıma yetiyor. Dediğim gibi tanecikler büyük ve sert olduğundan çok nazik davranmaya dikkat ediyorum. Olabildiğince bastırmadan yapmak kaydıyla dairesel hareketlerle uygulamaya bir süre devam ediyorum, acele etmiyorum. Sonra iyice duruluyorum. Zaten ılık suyla kolay durulanıyor.


Benim gibi yağlı cilde sahipseniz peeling yapmanın faydasını siz de çok iyi biliyorsunuzdur. Kuru bir cilt için nem maskesi ne ise yağlı cilt için de peeling o demek. Bir peelingden ne beklersiniz? Ölü hücreleri, gözenekleri tıkayan yağ ve kiri,  ciltte uzaklaştırımasını? Sivilceleri azaltmasını? Cildi daha canlı ve pürüzsüz yapmasını? Bu peeling benim bütün bu beklentilerimi karşılıyor. İlk kullandığımda cildimin ne kadar pürüzsüzleştiğine şaşırımıştım, ellerimi yanaklarımdan çekememiştim. Hala da ilk günkü kadar beğeniyorum. Bu peelingi kullanmaya başladığımdan beri cildim hiç pul pul olmadı. Her kullanışta üstten bir tabakayı atıyor gerçekten.

Söylediğim gibi içindeki tanecikler biraz irice o yüzden hassas veya hali hazırda ilaç tedavisinden soyulan, incelmiş cildiniz varsa dikkat edin. Ben günlük kullanıma da uygun bulmuyorum. İnsan o kaymak gibi cildi her gün yaşamak istiyor ama 2-3 günde bir kullanmak en iyisi.

75 ml.lik bir ürün. 3 aydır 2-3 günde bir kullanıyorum. Sanırım yarısını yeni bitirdim veya biraz geçtim. ŞURADAKİ yazımda anlattığım gibi 3 al 2 öde kampanyasıyla almıştım. Etiket fiyatı 29,90 lira, o zaman biraz pahalı gelmişti. Performansını ve uzun süre yeteceğini görünce bu fiyat fazla değilmiş dedim. Elimde L'oreal'in şu içinde ped olan peelinginden var. O bitince The Body Shop Seaweed Pore Cleansing Facial Exfoliator'a dönerim bence.

İçindekiler

Bu serinin yüz yıkama jelini, nemlendiricisi, 15 koruma faktörlü gündüz kremini ve toniğini de kullanmıştım eskiden. Serinin en iyi ürününü atlamışım. Yine de seriyi de genel olarak beğeniyorum, The Body Shop'un vücut ürünlerini ortalama bulsam da bu seriyle birlikte cilt ürünleri baya iyiymiş diye düşünmeye başladım.

Kısaca benim cildim yağlıdır ve pek hassas değildir, öyle bir peeling olsun ki cildimi pürüzsüzleştirsin, güzelce temizlesin, ferahlatsın, ölü derilerimi söküp atsın diyorsanız işte aradığınız peeling. 

1 Haziran 2014 Pazar

Taze Bitti - 4


Mayıs ayında az ürün bitirdim ama önemli ve uzun süredir kullandığım ürünlerdi. Artık yenilerine geçeceğim için mutluyum. Buyrun beraber bakalım:


1- Watsons Deo Mist Ocean Breeze Deo: İş yerindeki masamda kalemliğimde duruyordu, ihtiyaç duydukça fıslatıyordum. Pratik bir şey. Kokusu temiz, akuatik, çok özellikli değil ama hoştu. Kalıcılığı yok denecek kadar azdı. Tekrar almadım, şişesine Rebul kolonya doldurup kullanacağım.

2- The Body Shop Naneli Serinletici Ayak Losyonu: Bir zamanlar bir alışverişimde bu losyon, çoraplar ve ayak törpüsü hediye olarak verilmişti. Önce biraz rafta bekledi sonra da benim bu ürünü bitirmem yıllarımı aldı. Ben diyim 3 siz diyin 4, öyle yani. Sonunda bittiğine çok memnunum. Ayaktaki serinletici nane ferahlığını sevdim. Nemlendirmesi ortaydı, çatlamış topuklara merhem olmaz. Yalnız şişesinden nefret ettim. Son bir yılını o minik kapağı üstünde baş aşağı durarak geçirdi. Şişede değil de tüpte olsaydı daha iyi olurdu. 

3- Auriga Cernor OX Cream: Çocukluğumdan beri benimle olan morluklarımı azıcık olsun açar ümidiyle aldım. K vitamini içeriyormuş. 2,5 ay çok düzenli kullandım ve sonuçtan emin değilim; sanki biraz açtı gibi ama acaba bana mı öyle geliyor? İçeriği pek temiz olmadığı ve normal kremlere göre küçük olduğu için tekrar almadım ama ileride yeniden alabilirim, belki… Detaylar BURADA.



4- Veet Sir Ağda Batları (Yüz): Eskiden güzellik merkezinde ağda yaptırırdım çok uzun zamandır Veet kullanıyorum. Hem pratik hem de az çok aynı etkiyi yapıyor. Üstelik çok daha ekonomik. Bıyık bölgem için kullandım, leke filan yapmadı. Yeni seri olanından yine aldım. Yine alırım.

5- Avene Cleanance Gel: Çok severek kullandığım, son derece hassas ve bereketli bir temizleyiciydi. Detaylı yorumlarımı BURADAN bulabilirsiniz.

6- Pamuklar: Her bitenler yazısında bunlar vardır. Ektradan tek söyleyeceğim Lilibe Bio pamuk övülüyordu ve gerçekten tok, yumuşak ve uygun fiyatlı pamuklarmış. Daha ucuz ve en az onun kadar yumuşak olan Apaks olmasa bu pamukla devam edebilirdim.

13 Nisan 2014 Pazar

The Body Shop Colour Crush Farlar


The Body Shop yeni bir seri çıkardı; Colour Crush farlar. 30 farklı renkte, yumaşacık bu farlar bir süredir aklımdaydı. Şu yazımda anlatığım gibi kampanyadan faydalanıp fotoğrafta gördüğünüz iki rengini aldım. İlki 115 numaralı 'Be My Clementine' diğeri 105 numaralı 'Oh, Honey'.

Söylediğim gibi beni cezbeden farların renk çeşitliliği ve yumuşaklığı oldu. İçindekilere baktığımda şeftali rengi olanda dört, ten rengi olanda altı çeşit yağ olduğunu gördüm. Yumuşaklığı sağlayan bu yağlar benim yağlı göz kapaklarımla pek iyi anlaşmadı, bazen günün sonuna doğru göz kapaklarımın kıvrımlarında far birikip çizgiler oluşturdu. Baz kullandığımda bu sorun ortadan kalktı.

Yine de farların yüksek pigmentasyonu, kolay sürülümü ve renklerinin güzelliği beni tavlamaya yetti. Renkler doğal duruyor, sedefleriyle aydınlık veriyor. Kalıcılık ise orta-uzun arası. Farlar ıslak veya kuru uygulanabiliyor.

Baz kullanılmadı.

Koleksiyonda az sayıda mat far da var ama benim aldıkarım sedefli renkler. 105 numara (alttaki) daha çok aydınlatıcı ve baz olarak kullanılabilecek bir renk. Doğal makyajlarda ya da renk olmasın, sadece aydınlatsın ve göz kalemime eşlik etsin dediğinizde kullanabileceğiniz bir far. 115 numara (üstteki) uzun süredir böyle bir renk bulsam da alsam dediğim renkti. Benim gibi bronz tenliyseniz size de genelde şeftali tonları yakışıyordur. Bu da gözlerde geçiş rengi olarak kullanılabilecek sıcak bir renk. Ben asıl renk olarak da kullanıyorum. Baharlık, hafif ve doğal makyajlarda vazgeçemeyeceğim bir far oldu şimdiden. Bazen de 105 numara ile göz kapak ve pınarlarımı aydınlatıp, göz çukurundan kaş altına kadar 115 numarayı uyguluyorum.

Farlar 1,5 g.lık şeffaf plastik tekli ambalajlarda geliyor. The Body Shop'un ambalaj konusunda çok kötü olduğunu düşünüyorum. Üç beş çeşit  kabı var ve ayak kreminden şampuana her şeyi aynı şişelere koyuyor. Bu far kapları ise hiç sağlam görünmüyor. Güvenlik bandı da yoktu. Bir de ambalajın arkasına yapıştırılan fazla büyük etiket çirkin görünüyor. 

Yine de siz bir bakın, mutlaka seveceğiniz bir renk bulacaksınız. Daha detaylı incelemek isterseniz: The Body Shop Colour Crush

5 Nisan 2014 Cumartesi

Yaz Geldi, İşler Değişti


Doğa değişince onun bir parçası olan bedenimiz de değişiyor. Tabi kullandığımız ürünler de… Artık hem günlerin uzamasıyla hem de yaz saati uygulamasıyla günümüzün çoğunu gün ışığında geçiriyoruz. Sıcaklık arttı, soğuk ve nemsiz havanın yıpratıcılığı bitti. Bu sefer de terleme ve parlamayla mücadelemiz başlayacak. Ben de sizle baharla birlikte bakım masamda yerini alan ve artık çekmeceye kalkanları paylaşmak istedim.

The Balm Balm Shelter

Dudaklar

Kışın en zorlanan yer ellerle birlikte dudaklar olabilir. Bu kış boyunca Bioderma'nın Atoderm Moisturising Stick'ini kullandım. Detaylı yazısını yazacağım ama şöyle özet geçeyim gerçekten çatlak dudakları iyileştiren ama günlük kullanımda bıraktığı beyaz izlerle sorun yaratan yumuşak bir balm. Ama artık sıra The Balm'ın Balm Shelter'ında. Bu ürünü indirimden görür gözmez benim olmalı dedim. Hem parlatıcı, hem yapış yapış değil, hem de 17 faktör güneş koruması içeriyor. Şeffaf rengiyle her makyaja ve kıyafete gidiyor. Yazın dudak kuruluğu  pek çekmiyorum. Bu açıdan nemlendirme aramıyorum ama bence hafif bir nemlendirmesi de var. Gerçekten dudağı koruyan bir parlatıcı olduğunu söyleyeyim.

Neutrogena Yaşlanma Karşıtı Ek Kremi

Eller

Elleri kışın en çok çekeni olarak seçiyorum; soğuk hava, soğuk su, nemsizlik, rüzgar… Evden çıkmadan önce resimde etiketini soyduğum için ne olduğunu anlamadığınız The Body Shop'un Sweet Pea Body Butter Duo'yu ellerime sürüyorum. Bu krem ikili, bir tarafı bildiğimiz body butter diğer tarafı biraz daha katı, yoğun bir krem. Yumuşak kremi ellerime, kıvamlı tarafı da ihtiyaç oldukça tırnaklarıma, parmak uçlarıma sürüyorum.

Ama artık gözdem Neutrogena Yaşlanma Karşıtı El Kremi. 25 faktör güneş koruması var ve bence bu bir el kremine göre baya yüksek. Buna rağmen kolay emilen, yapış yapış olmayan bir krem. Artık evden bu kremi sürüp çıkıyorum. İşte yine Neutrogena'nın Hızlı Emilen El Kremini kullanıyorum. Bundan bir tane daha alıp arabaya da koymayı düşünüyorum, yazın eller direksiyonda güneşin altında kavruluyor.

La Roche Posay Anthelios Tinted Extreme Fluid 50 SPF

Yüz

Yüz güneşten en çabuk etkilenen ve en çok korunması gerkene yer olabilir. Aksi gibi de yok karma cilt, yok makyaj, yok nemlendirme derken burada kullanılacak güneşten koruyucu krem bulmak meşakkatli bir işe dönüşüyor. Ben doktorların tavsiyesiyle yaz-kış 50 güneş koruma faktörlü krem kullanmaya başladım. Kış boyu Bioderma Photoderm Max Ultra-Fluide 50 SPF benimle birlikteydi. Güzel korudu ancak yağlı cildimin yaz için daha hafif yapılı bir koruyucuya ihtiyacı var. Ben de estetik cerrahın önerdiği La Roche Posay'in Anthelios serisinden Tinted Extreme Fluid 50 SPF'yi aldım. Aslında Dry Touch Gel diye bir ürünü daha var ama onu bulamayınca bir de renkli krem deneyeyim dedim. Yapısı sıvıya yakın hoş bir krem. Henüz kullanmaya başlamadım. Bioderma yarım kalmasın, havalar iyice ısınıp cildim koyu kremleri kaldırmaz hale gelinceye kadar bitsin diye uğraşıyorum ama çekmeceye kalkma zamanı çok yakın. İki kremin de detaylı yazısını yazacağım.

1 Nisan 2014 Salı

Bugün Aldıklarım - 5


İş için İstanbul'a gittim ve işim bitince sokaklarda güzel havanın tadını çıkardım. Gezip dolaşırken kozmetik alamadan duramadım elbette.

* Keçe Çanta: Kadıköy'deki Çiçekişleri adlı dükkandan sırf çok sevimli diye aldım. Fotoğrafta biraz koyu çıkmış ama rengi parlak bir turkuaz. Pembe, turuncu, yeşil başka renkleri de mevcut. Yalnız biraz pahalı. Fiyatı 30 TL. (Çiçekişleri)

* Yves Rocher Purete Şampuan: Yağlı saçlar için koruyucu, renklendirici içermeyen şampuan. Yves Rocher'den ilk defa bir ürün kullanacağım bakalım nasıl olacak. Fiyatı 14, 32 TL. (Yves Rocher)

* The Body Shop Colour Crush Far: Birkaç haftadır aklımdaydı, yumuşaklığını ve renklerini çok beğenmiştim. Hafif sedefli kadifemsi farlar. Doğal, günlük, yazlık makyajlar için bu iki rengi seçtim. Fiyatı 24, 90 TL. (The Body Shop)

* The Body Shop Seaweed Peeling: The Body Shop'un 3 al 2 öde kampanyası vardı ve ben de farların yanına bunu ekledim. Bir peelinge ihtiyacım vardı. Bu serinin de neredeyse tüm ürünlerini önceden kullanıp memnun kalmıştım o yüzden hemen aldım. Fiyatı 29,90 TL. (The Body Shop)

* Benri Kuru Şampuan: Sık seyahat ettiğim için denemek istedim. Saçlarım siyah olduğundan pudra görüntüsünü yok etmekte zorlanabilirim diye kestane rengini aldım. Hatta iki kere de kullandım. Hiç memnun kalmadım. Yazısını yakında yazarım. Fiyatı 6,90 TL. (Gratis)

* Nivea Pure & Natural Roll-On: Artık yaz geldi, önlemleri almak lazım. Aliminiumsuz bu ürünü serinin diğer ürünlerinden memnun olduğum için aldım. Fiyatı 6,99 TL. (Watsons)