carolina herrera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
carolina herrera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Carolina Herrera 212 Summer EDT


Carolina Herrera'nın 212 NYC isimili parfümünü yıllardır çok severek kullanıyorum, hatta BURADA da parfümü detaylıca yazdım. Durum bu olunca markanın sınırlı üretim yazlık kokularını da denedim. 2008 yılında piyasaya çıkan 212 Splash'i baya beğenmiştim. Geçen yıl onun gibi pespembe bir 212 şişesi daha görünce dikkatimi çekti. Sonuçta da aldım.


212 Summer limon, bergamot gibi turunçgil (citrus) notlarının ön planda olduğu, bu notaların yasmin, misk gibi notlarla dengelendiği bir parfüm. Fark ettim ki beğendiğim kokuların çoğunda bergamot var. Siz de bergamot veya turunçgillerden hoşlanıyorsanız bu parfümün kokusunu beğenebilirsiniz. Bence olması gerektiği gibi hafif ve ferah bir koku. Hafif ama belli belirsiz değil. Kalıcılığı yaz kokularına göre fazla. Silajı bence orta kısa arasında. 


Carolina Herrera 212 Summer 2013 yazı için piyasaya çıkmış bir parfüm. Şu an piyasada bulabileceğinizi sanmıyorum. Diğer taraftan hem 212 Splash hem de 212 Summer kullandıktan sonra Carolina Herrera'nın yaz kokularının aşağı yukarı aynı çizgide olduğunu, aynı beğeniye hitap ettiğini düşünüyorum. O yüzden bu anlattıklarım size hitap ediyorsa 212 serisini yaz kokuları için takibe alabilirsiniz. Yalnız 2014 kokusu Surf hariç, o citrus değil aquatic grubundan.

11 Mart 2014 Salı

Carolina Herrera 212 NYC


Herkesin çok sevdiği parfümleri vardır. Onun yeri ayrıdır, hep ondan tuvalet masalarında bir tane bulunsun isterler. Hatta başkalarının da aynı parfümü kullanmasını garipserler, öyle benimsemişlerdir. Carolina Herrera'nın 212 NYC'si de benim içi öyle mi bilemiyorum ama şimdiye kadar kullandığım parüfmler içinde buna en çok yaklaşan oldu.

Carolina Herrera'nın NYC serisinden 212 genç ve modern bir kadın için tasarlanmış. Taze, çiçeksi, hafif ama kalıcı ve belirgin bir koku. 212 çiçeksiliğini üst notalardaki bergamot ve portakal çiçeğinden alıyor. Orta notalardaki yasemin ve zambak bu etkiyi güçlendiriyor. Çiçelerin ardından parfüm dünyasının en bilindik alt notaları misk ve sandal geliyor. Bütün bu çiçeklere ferahlık ve neşe ekleyen mandalina/portakal da alıyorum bu kokudan. Frehalığı ve çiçeksiliği yaz günlerini hatırlatıyor, belki de bu yüzden ben bu parfümü yaza yakışıtırıyorum. 


Kalıcılığı orta uzunlukta olan bu parfümü az miktarda sıkmanız yeterli oluyor. Ben hem gece hem de gündüz kullanımına uygun olduğunu düşünüyorum ama sanki gündüz kullanımı daha ağır basıyor. 

Bir de yaz-kış meselesi var tabi. Ben kışa uygun denen parfümleri genel olarak fazla baygın buluyorum. Bu yüzden şekerli olmadıkça parfümlerde yaz-kış ayrımı yapmıyorum. 212'yi bu yüzden yaz kış ayırt etmeden kullanıyorum. Yalnız bitti ve ben de önümüz yaz diyerek 212 Summer'ı aldım. Daha şekerli, daha yaz kokusu.


Şişesi de dikkatinizi çekmiştir. İki yuvarlak cam şişe metal bir silindirle birleşiyor. Çok şık bence. Üstelik de çok sağlam. Resimde gördüğünüz yoğu renk çizgiler şişenin elimden düşüp dolabın metal aksamına çarpmasıyla oluştu. Kıvılcım çıktı, gözlerime inanamadım ama şişeden yanık kokusu da gelince emin oldum. Buna rağmen kırılmadı yani. Normal şişeler gibi dikine de koyabilirsiniz. Öyle kullanımı daha kolay.

Resimde gördüğünüz 100 ml.'lik boyu. Parfümün 60 ve 30 ml.'lik olanları da varmış, 30 ml. boyundakine Türkiye'de ve havaalanlarında hiç rastlamadım. 150 ml.lik deodorant spreyi ve 200 ml.'lik su bazlı vücut losyonu da üretiliyor. Ben free shoptan almıştım çok zaman oldu fiyatını unuttum ama hepsiburada.com'da güzel bir indirimle satılıyormuş. Düşünürseniz oraya da bir bakın ;)  

23 Şubat 2014 Pazar

Taze Bitti - 1 ve Nivea Duş Jeli

Son on günde her şey bitmeye başladı. Hepsini topladım ve özellikle çok uzun zamandır favorim olan Nivea Duş Jeli'nden bahsetmeye karar verdim.

1. Watsons Pamuk: 100'lük paketini çok ucuza almıştım. Uzun süre de kullandım. Yumuşaklığından memnundum ama biraz pamuk bırakıyordu sanki. Banyo dolabında bekledikçe pamuk diskleri gevşedi ve tabakaları kolayca ayrılmaya başladı. Şimdi Lilibe aldım ama sırf denk geldiği için, bu ürünü yeniden kullanabilirim.

2. Parmex Aseton: Aseton aleminin en güçlüsü! Nemlendiricili, besleyici vs. dese de benim asetondan böyle bir beklentim yok. Zaten bu konuda da çok büyük bir fark görmedim. Kokusunun çocukluğumun asetonları kadar sert olmamasını beğendim. Koyu renk oje kullanmadığım için asetonsuz oje çıkarıcı aldım. Ondan memnun kalırsam artık aseton kullanmam. Yani sorun sende değil Parmex bende…

3. Bebak Bademli El Kremi: Bu küçük boyu Gratis'tan 2 buçuk liraya çantada taşımak için almıştım. Başka küçük boy el kremi olmadığından mecburen aldım ama beklemediğim kadar da memnun kaldım.  Kokusu hafifti ve acı bademli olmadığından normal bir krem kokusundaydı. Kıvamlı olmasına rağmen kolay emiliyordu ve etkisi de kısa sürmüyordu. Yalnız içindekiler bölümüne bakınca dört paraben katlılı kimyasal içerdiğini gördüm. Şu aralar parabensiz el kremi arayışındayım.

4. Carolina Herrera 212 NYC for Women EDT: Favori parfümüm! Önce Summer Limited Edition versiyonunu kullandım; 212'yi böyle keşfettim. Sonra bu 100 ml.'lik klasiği kullandım. Her kullandığımda da oh ne güzelmiş dedim. Orta kalıcılıkta, çiçek ve meyve kokularının yoğun olduğu, gündüz ve bahar-yaz dönemine daha uygun bir koku. Şimdi 6 yıl sonra Summer Limited Edition'ın yeni haliyle yeniden çıkmış. Elbette aldım ve kullandıktan sonra onu da yazacağım.



5. Nivea Shower Cream: Burada Elmas Pırıltısı isimli çeşidini görüyorsunuz ama ben bunu yeni kullanmaya başladım. O zaman taze bitenlerde ne işi var diyebilirsiniz. Bunu bir küçük boyuyla birlikte kampnayalı almıştım ve onu bitirdim. Yıllardır favori duş jelim olan Nivea'nın o kadar çok çeşidini kullanıp litrelercesini tükettim ki yorumlayabilirim diye düşündüm.

Ah ah...
Bu üründen önce duş jelini kavram olarak beğenmezdim. Duru ve Palmolive kullanmış, düzgün durulanmadıkları ve bazen kaşındırdıkları için demek ki bu iş böyle demiştim. Sonra İngiltere'de Sainbury's de ikili bir paket gördüm Şeffaf bir şişede Nivea Shower Gel ve beyaz mat bir şişede Nivea Shower Soft Creme. Aa ne güzel hem jel hem krem alıvereyim dedim. Ben kremi vücut kremi sanıyorum tabi. Meğerse krem formunda duş ürünüymüş ve diğer jellerin verdiği rahatsızlıkların hiçbirini vermiyormuş. Bayımdım, sürekli kullanmaya başladım.



6-7 yıl öncesinden bahsediyorum. O zamanlar Türkiye'de de klasik duş kremini bulabiliyordum, sonra yok kayısılı, yok happy hour derken çeşitleri çıktı. Klasik krem jel ortadan kaboldu. Şimdi de elmas parıltısı olur, başka çeşidi olur hep bunu kullanıyorum ama klasiğin tadını vermiyor. Kokuları çok daha güçlü ve kalıcı olan bu ürünlerin daha çok kimyasal içerdiğini düşünüyorum. Kokuları güzel de olsa beni yoruyor. The Body Shop'ta da aynı sorun var. Duştan çıkınca kremdir, şampuandır, derken kokular zaten birbirne karışıyor duş jeli de bir eksik kalsın. Bir de artık Hydra IQ çıkardılar. Gerçekten kolay durulanmasına rağmen deriyi kurutmuyor. Aşağıda da göreceğiniz gibi içeriğinde birçok nemlendirici yağ var. Ama bana sanki klasik daha iyi temizliyordu, ölü deriyi de atıyordu gibi geliyor.


Yeni favorim Adidas şu aralar ama önce bu yarım litrelik dev şişeyi de bitireceğim. Klasiğini (Soft Creme) bulabilen varsa haber versin. O zaman her şeyi bırakır onu kullanırım :)