nemlendirici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nemlendirici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2020 Çarşamba

Barnängen All Over Rescue Body Cream


Barnängen
'i henüz Türkiye'de satılmazken el kremiyle denemiş ve sevmiştim (Barnängen Balans Caring Hand Cream). Sonra bu hem içeriği güzel hem de fiyatı güzel marka ülkemize de geldi. Benim de kurudukça kuruyan ve normal vücut losyonlarının kar etmediği ayaklarım için fırsat doğmuş oldu.

Barnängen All Over Rescue Body Cream neresi kuruyup çatlamışsa kullanabileceğiniz, yoğun kıvamlı bir krem. Kıvamı yoğun ama yağlı değil. Cilde dağılması, kısa sürede emilmesi gayet güzel. Ben hem ellerimde hem de ayaklarımda kullandım. Çok kurumuş, çatlamış ayaklarım yoktu ama dediğim gibi losyonlar yeterli gelmiyordu. Bu krem gayet etkili oldu. Yani nemlendirmesini de beğendim. İçinde soğuk krem varmış, belli de oluyor.

Hoş bir kokusu var ama ben daha az kokmasını tercih ederdim. Ben kokulu nemlendiricileri tercih etmiyorum. Bunu sadece el ve ayaklarımda kullandığım için beni rahatsız etmiyor.


Benim Barnängen All Over Rescue Body Cream'i beğenmenin önemli bir nedeni de içeriği. %95 doğal kaynaklardan alınmış vegan bir içeriğe sahip. İçinde paraben yok, koruyucu olarak phenoxyethanol. Silikon da içermiyor. Silikon çok kötü bir şey olduğundan değil ama yalancı bir yumuşaklık verdiği için nemlendiricilerde hoşuma gitmiyor. Bu kremde aynısefa, shea yağı, gliserin gibi güzel yumuşatıcı ve nenlendiriciler var. 

Temiz içerikli ürünler pahalı olabiliyor. Bu 200 ml.lik kremi ise indirimle 28 liraya almak mümkün.

Yoğun nemlendirici, fiyatı uçuk olmayan, içeriği temiz bir krem arıyorsanız Barnängen All Over Rescue Body Cream'i deneyebilirsiniz.

20 Kasım 2019 Çarşamba

Dermoskin Be Bright AHA/BHA Cream


Yağlı, siyah/beyaz noktalı, sivilceli bir cildiniz mi var? Size glikolik asiti, genel olarak da kimyasal peelingi öneriyorum. Bu asit cildinizin üst tabakasındaki ölü deri hücrelerini birbirinden ayırıp gözle görülmeyecek şekilde soyuyor. Ölü tabaka gittikçe gözeneklerinizin yağ ve kir ile dolması, sivilce oluşması ihtimali de azalıyor. Ben glikolik asiti daha önce çok kullandım (o ürünlerin yorumları burada) ve hep bu etkiyi aldım. Cildinizin parlaması ve pürüzsüzleşmesi de cabası.


Yine alnımda minik kırmızı kabarcıkların çıktığı, cildimin dokusunu beğenmediğim bir dönemde Instagram'da "sosyal eczacı" adıyla kozmetik tavsiyeleri paylaşan hesabın bir gönderisine denk geldim. Tavsiyesi Dermoskin Be Bright AHA/BHA Cream idi. İçeriği hoşuma gidince Ağustos sonunda alıp kullanmaya başladım. Şu an iki buçuk aydır kullanıyorum ve çok memnunum. Bu dönemde benim cildimle oynayıp zorla çıkarttığım sivilceler dışında sivilce çıkarmadım. Alnım düzeldi. Neostrata Ultra Smooting Lotion kadar olmasa da cildimi pürüzsüzleştirdi. Ama bundan ziyade canlı ve sağlıklı bir görünümü oldu sanırım çünkü yüzüme ne yaptığımı soran birkaç kişi oldu. Nemlendirmesi de benim için gayet yeterliydi. Cildi soyan ürünler kullanırken güneşten korunmak çok önemli. Düzenli şekilde güneş kremi kullandım ve deniz kenarı tatilinden bir hafta önce kullanmaya ara verdim. Leke oluşmadı.


Dermoskin Be Bright AHA/BHA Cream 'in güzel özelliklerinden biri de ambalajı. Minik ve opak bir pompalı şişede. Hijyenik ve pratik. Bir şişede 33 ml. krem var. Fiyatı çeşitli internet sitelerinde 80 ile 100 küsür lira arasında değişiyor. Miktar düşünülünce çok uygun fiyatlı bir ürün değil. İthal bir ürün de değil. Keşke en azından miktar daha fazla olsaydı diye düşünmeden edemedim. Yine de performansından memnun kaldığım için tekrar alabilirim diye düşünüyorum.


Not: Bitti ve tekrar aldım :)

12 Kasım 2019 Salı

Ausganica Itır Çiçeği Besleyici El ve Vücut Losyonu


Görece organik ve ham malzemeler içeren vücut losyonlarını yapı, koku ve etki bakımından daha çok beğendiğimi keşfedince başka losyon almaz oldum. Hem doğal hem de uygun fiyatlı bir ürün ararken Ausganica Itır Çiçeği Besleyici El ve Vücut Losyonu'na denk geldim.

Madem doğal dedik içeriğinden başlayalım:
ORGANIC SAPINDUS MUKOROSSI EXTRACT, ALOE BARBADENSIS ALOE VERA LEAF JUICE, CETEARYL ALCOHOL DERIVED FROM PLANT OILS, COCOS NUCIFERA COCONUT OIL, CETEARYL GLUCOSIDE, SORBITAN OLIVATE DERIVED FROM OLIVE OIL, BUTYROSPERMUM PARKII SHEA BUTTER, ROSA DAMASCENA FLOWER WATER, ROSA CENTIFOLIA ROSE FLOWER EXTRACT, COCOS NUCIFERA COCONUT WATER, TAPIOCA STARCH, GLYCERIN, SIMMONDSIA CHINENSIS JOJOBA SEED OIL, CALOPHYLLUM INOPHYLLUM SEED OIL, PHENETHYL ALCOHOL PLANT ORIGIN, XANTHAN GUM, PELARGONIUM GRAVEOLENS ROSE GERANIUM FLOWER OIL, ARGANIA SPINOSA KERNEL OIL, PERSEA GRATISSIMA AVOCADO OIL, LAVANDULA ANGUSTIFOLIA LAVENDER FLOWER OIL, ROSMARINUS OFFICINALIS ROSEMARY LEAF OIL, ROSA CANINA ROSE HIP SEED OIL, TOCOPHEROL, HELIANTHUS ANNUUS SUNFLOWER SEED OIL, SILICA, PRESERVED WITH POTASSIUM SORBATE, LACTIC ACID, SALVIA SCLAREA CLARY OIL, CYMBOPOGON MARTINI PALMAROSA OIL.
Gördüğünüz gibi içinde bol bol aloe vera suyu, çeşitli doğal yağlar (shea, hindistancevizi,biberiye, lavanta...), gül özü, gliserin var. Ben petrol türevi, paraben, renklendirici ve suni koku göremiyorum. Parfüm içermemesi beni sevindirmişti çünkü ağır kokan, kokusu bir türlü geçemeyen losyonları sevmiyorum. Maalesef Ausganica Itır Çiçeği Besleyici El ve Vücut Losyonu buram buram kokan bir losyonmuş. Adında ıtır çiçeği olsa da belki de içindeki gül özünden dolayı ben çok net gül kokusu alıyorum. Gül kokusunu hiç sevmeyenler vardır onlara tavsiye etmiyorum. Benim rahatsız olduğum nokta daha çok bu kokunun çok yoğun olması ve saatlerce geçmemesi. Duşunuzu aldınız, kremlendiniz, parfüm sıkamazsınız; o derece çok kokuyor. Ellerimde bu yoğun kokudan daha da rahatsız oluyorum. Ama siz kremleneyim, saatlerce kokayım mis gibi diyorsanız tercih edebilirsiniz.

Yapısı da ilginç. Sürdüğünüzde önce beyazlaşıyor ve sanki çoğalıyor. Biraz daha ovalayınca geçiyor ve tamamen emiliyor. Emilmesi ve yağlı veya yapışkan his bırakmaması açısından sınıfı geçiyor. Nemlendirmesi de bence güzel. Yalnız duştan sonra kaşınan, reaksiyon veren bir cildiniz vars abu losyon o konuda size yardımcı olamayacak. Ben öyle zamanlarda diğer losyonlarıma yöneliyorum.

Ausganica Itır Çiçeği Besleyici El ve Vücut Losyonu'nu Dermoeczanem'den 76 liraya aldım (kendi sitesinde daha pahalı). 500 ml.lik koyu renk pompalı bir şişede. bana uzun süre yeter diye düşünüyorum. Bitince yenisini almayacağım ama Ausganica'nın diğer ürünlerini denemek istiyorum.

12 Eylül 2019 Perşembe

Korres Body Milk - Santorini Vine


Eczane ürünü diyince aklıma Fransız markaları gelir. Doğal içerikli bakım ürünlerinde de aklıma uygun fiyatlıysa Alman, pahalıysa Avustralya ev ABD markaları geliyor. Meğer Yunanistan doğal kozmetik konusunda bir marka cennetiymiş. Korres heralde bu markaların en ünlüsü. Yüz maskesinden şampuana, rimelden deodoranta geniş bir ürün yelpazesi var. ben bu ürünlerden ikisini denedim, bu yazıda sevdiğim üründen bahsedeceğim.

Korres mağazasında üç tur attım sonunda vücut sütlerinde karar kıldım ama zor görev burada başladı. Onlarca koku arasından birini seçmek zor oldu, hepsi harika kokuyordu. Sonunda bir şeye benzetemediğim ama hafif ve hoş bir kokusu olan Santorini Vine vüsut sütünü seçtim. Aslında kokulu kremlerden pek hoşlanmıyorum, hatta dün Mixa'nın parfümsüz losyonunu kullanmaya başladım ama Korres vücut sütünün kokusu beni hiç rahatsız etmedi.

Adı ne kadar süt olsa da kıvamı krem gibi. Zaten şişede değil 200 ml.lik tüpün içinde. Yine de emilimi zor değil. Ciltte yağlı bir his, parlak bir görünüm bırakmıyor. Hem kıvamı hem de ambalajı yüzünden iş yerindeki masama koydum el kremi olarak kullanıyorum. Emilimi o kadar güzel.


Markanın esas iddiası doğallığı. Ambalaj bilgilerine göre içeriğinin %92,4'ü doğalmış. Gerçekten de içinde tatlı badem yağı, aloe vera jeli, shea yağı gibi güzel nemlendiriciler var. Adında üzüm olmasına rağmen üzüm özü içindekiler listesinin son sırasında. Paraben hassasiyeti olanlar için iyi bir tercih. 

Fiyatı 13,80 avro. Avroyla kazansam hiç problem değil ama lirayla bu parayı düzenli olarak vücut kremine veremem. Belki de verebilirim ama ne bileyim daha ucuza yine güzel kremler de var. Zaten ulaşmak zor. O yüzden elimdekinin tadını çıkarıp sonra başka limanlara yelken açacağım. Yunanistan'da karşınıza çıkarsa veya ucuza bir yerlerde yakalarsanız deneyebilirsiniz. Ben de öyle yapacağım.

22 Aralık 2018 Cumartesi

Yves Rocher Rahatlatıcı Masaj ve Bakım Kremi


Yves Rocher Nourishing Foot Cream (Yves Rocher Rahatlatıcı Masaj ve Bakım Kremi Kremi - Bu çeviriyi kim yaptı acaba?) ayakları en kuru ayakları bile günlük kullanımla besleyip nemlendirmeyi vaat ediyor. Bu kremde sudan sonra en çok bulunan içerik organik lavanta suyu. Ayrıca bolca gliserin, avokado, makadamia ve hindistan cevizi yağı içeriyor. Bütün bu yağlara rağmen ellerde ve ayakta yağlı bir his bırakmıyor. İnce yapılı bir el kremi gibi cilt tarafından kolayca emiliyor. Nemlendirmesinden memnunum. Yalnız topukları çatlayan, kağıt gibi kuru ayaklar daha yoğun yapılı bir ürünü daha çok sevecektir.

Yves Rocher Nourishing Foot Cream'in çok keskin bir lavanta kokusu var. Lavanta kokusu favorim değildir ama bir yerlerden lavantanın en kolay aroma elde edilen bitkilerden biri olduğunu, o yüzden, örneğin, mangolu yoğurttansa lavanta kokulu ürünlerin daha doğal olduğunu okumuştum. Bu nedenle kremin lavantalı olmasını önemsemedim. Yalnız kokusu gerçekten çok fazla. Üstelik içinde parfüm de var. Eğer lavanta kokusunu sevmiyorsanız veya yoğun kokulardan hoşlanmıyorsanız tavsiye etmiyorum.


Ürünle ilgili dikkatimi çeken bir nokta da üzerinde hamilelerin kullanımına uygun olmadığını gösteren işaret bulunması. Kozmetik ürünlerinde retinol haricinde böyle bir uyarıyı hiç görmemiştim. İçinde ne var da kullanmayın demişler merak ettim. Çok kötü bir şeyse bebek beklemeyenler de kullanmasın, değil mi?

Bu krem 50 ml.'lik bir tüpün içinde satılıyor. Fiyatı 34,90 lira - indirimle daha ucuza alınabiliyor. Ben her ne kadar performansını beğensem de bu fiyatı bu ürün miktarı için yüksek buluyorum. 

Kokusu ve fiyatı nedeniyle bir daha alıp kullanacağımı sanmıyorum. Bundan önce The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue kullanıyordum. Daha uygun fiyatlı ve naneli başka krem bulamazsam sanırım yine ona dönerim.

8 Mart 2017 Çarşamba

Vaseline Sprey Nemlendirici



Vaseline'in losyonlarının uzun süredir fanıyım :) Özellikle küçük boy ve aloe veralı olanlarının. Bakınız:  Vaseline Nemlendirici Vücut Losyonları. Yabancı bir vloggerın videosunda Vaseline losyonun sprey kutu versiyonunu görür görmez alıp kullanmak istedim. Geç de olsa ülkemize geldi ve ben de elimdekiler losyonlar bitince Vaseline Sprey Nemlendirici (Vaseline Intensive Care Spray Moisturiser) kullanmaya başladım.

Vaseline Sprey Nemlendirici şimdiye kadar kullandığım en çabuk emilen vücut nemlendiricisi. Kesinlikle! Cildime ilk uyguladığım anda bile yağlı, yapışkan veya ağır bir his vermiyor. Şişe losyonlarında olduğu gibi, silikonlu veya yağlı bir yapısı yok. Cildiniz ıslanmış da kurumak üzereymiş gibi güzel bir his veriyor.

Nemlendirmesi de yapısı kadar hafif. Kutusunun üzerinde ''light'' yazıyor. Hiç kuru bir cildim olmamasına rağmen kış aylarında yetersiz geldi. Bacaklarıma zaman zaman başka bir krem kullanmak zorunda kaldım.


Sprey şişede olması gayet pratik. Kullanırken hiç zorlanmadım. Kapağındaki kilit mekanizması güvenli. Ambalajının opak olması losyonun ışıktan korunması açısından iyi. Yalnız ne kadar ürün kaldığını bilemediğiniz için yarı yolda kalabilirsiniz.

Çok hafif bir kokusu var. Petrol türevi maddeler ve paraben içeriyor. İçerik konusunda hassassanız sizi tatmin etmeyebilir. 

Vaseline Sprey Nemlendirici'nin fiyatı 20 lira civarında. Ben indirimle 10 küsür liraya almıştım. Losyonların fiyatı da düşünüldüğünde bence doğru fiyat aralığı 10-15 lira arası. İndirimden alırsanız fiyat-performans oranını beğeneceğinizi düşünüyorum. 190 ml.lik bir ürün.

Hafif yapısı ve sprey şişenin verdiği serinlikle yaz aylarına uygun bir nemlendirici. Yazın bastırdığı, günde iki duş aldığım dönemde kullanmak için tekrar alacağım.

12 Ocak 2017 Perşembe

Bitenler


Kasım-Aralık aylarında kullanıp bitirdiğim ve çöpe gönderdiğim ürünlerle buradayım. Bol bol mini boy ürün göreceksiniz, o yüzden çok çeşitli ürün var. Önce çöpe gidenlerle başlıyorum.


Superdrug Tıraş Köpüğü: Bu ürünü daha önce de kullanmıştım ve bu kutu ilkinden çok farklı çıktı. O kadar sıvıydı ki ürünün yarısı boşa gidiyordu ve kalın bir köpük tabakası da oluşturamıyordu. Sanırım üretim hatası olan kutu bana denk gelmiş. Gidip Gillette Venus köpük aldım.

H&M Dudak Parlatıcısı: Rengi eşit dağılmayan, ağır yapılı bir parlatıcıydı. 1 yıla yakın bir çantamın dibinde beklemiş ve ben de ürünü zaten beğenmediğim için hiç aramamışım. O yüzden bulunca çöpe gönderiyorum.

I am Shower Body Milk: Banyoda duş kremi benlik değilmiş. Etkisini de muazzam bulmadığımdan 1 yıldır duşta bekleyen bu ürünü elden çıkarıyorum.

The Body Shop Oje: Essie Fiji'nin muadili, çok tatlı bir oje ama bozuk. Hayır elimde beklerken bozulmadı, ben satın aldığımda bozukmuş. Şişenin yarısı boş ve oje ağdalaşmış. Bu konuda mail attım ama The Body Shop fikrimi paylaştığım için bana teşekkür etmekle yetindi.


Neutrogena Visibly Renew SPF 20 El Kremi: Nemlendirmesi, yapısı, fiyatı, güneş koruması ile en yakın takibi bir diğer Neutrohena ürünü olan Yaşlanma Belirtilerine Karşı El Kremi... Yeniden alacağım.

Primavera Balancing Nemlendirici: Yağlı ciltlere uygun olmayan, yoğun ve yağlı bir kremdi. Küçük boy olmasına sevindim.

Isana Papatyalı El Kremi: Kolay emilen hafif bir nemlendirici. Esasen küçük boy ve uygun fiyatlı olduğu için tercih ediyorum. Rossmann'da satılıyor. Daha önce de kullanmıştım, ileride de yine alabilirim.

Skincode Protective Day Cream SPF 12: Yapısını çok beğendim ama güneşten koruma faktörü benim için çok düşük olduğundan günlük olarak kullanabileceğim bir ürün değil.



Peter Thomas Roth Mega-Rich Duş Jeli: Tupturuncu, buram buram turunçgil kokan, bolca köpüren bir duş jeliydi. Cildimi normalden fazla kurutmadı. Tam boyunun fiyatı 70 küsür lira olmasaydı alabilirdim.

Peter Thomas Roth Mega-Rich Şampuan: Bolca köpürüyor, hoş kokuyor ve kuruduktan sonra saçlar yumuşacık oluyor. Yalnız bende kepeğe neden oldu. İstikrarlı şekilde kullandım ama sorunum geçmedi. Üstelik saçlarım normalden 1 gün önce yağlanmaya başladı.

Peter Thomas Roth Mega-Rich Saç Kremi: Azıcık kullanmak bile yeterli oluyor. Kokusunu da yapısını da beğendim. Yalnız yine 70 küsür liralık fiyatı karşıma çıktı. 10 liraya aldığım Elseve Mucizevi Saç Güzelleştirici Krem'den vazgeçirecek bir tarafını da göremiyorum.


Parmex Aseton: İndirimli diye almıştım, işini iyi gördü. Bereketli. Elbette fiyatı uygun olursa yine alırım.

Avene Reflexe Solaire SPF 50: Tam istediğim gibi olmasa da fiyat-performans oranı gayet iyi, kullanışlı bir üründü.

Curaprox Enzycal 950 Diş Macunu: Temiz içerikli, işini iyi yapan bir diş macunu. Az köpürmesi ve tadının ağız yakıcı olmaması güzel. Sensodyne'e geri döndüm ama ileride yeniden bunu da alabilirim çünkü diş macununu sürekli değiştirmeye özen gösteriyorum.

Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Jel: SLS içeren klasik bir jel temizleyici. Kokusu bence doğal ve rahatsız edici değil ama ciltten zor arınması büyük bir eksi. Dermokozmetik temizleyicileri daha çok sevdiğimden yeniden alacağımı sanmam.

Gillette Venus Snap: Birkaç aydır kullanıyorum ve çok memnunum. Geliştirilebilecek tarafları var ama gerçekten pratik bir ürün.

Clean & Bright Oxygen Buble Mask: Daha önce de kullanmıştım, etkisiz bir ürün olmasına rağmen yine kullandım. Sanırım pratik, ucuz ve eğlenceli olduğu için nadiren de olsa kullanıyorum. maskenin hemen ardından ciltte bir aydınlanma oluyor ama akşam o etki çoktan geçmiş oluyor.



Lapitak Ayak Bakım Kremi: Yıllar yıllar önce kullanıp unuttuğum bir üründü. Gayet yoğun ve güzel bir krem; neden artık kullanmıyorum bilmiyorum. Elimdeki ürün bitince alacağım.

La Roche Posay Effaclar Jel: Çok sevdiğim, yine daha önce kullandığım bir ürün. Yine alıp kullanabilirim.

La Roche Posay Lipikar Duş Jeli: Krem formunda, cildi hiç kurutmayan, çok nazik bir üründü. Temizlemesinden de memnun kaldım. Özellikle alerjik, kuru veya hassas bir cildim olsaydı paraya kıyıp alırdım ama standart jeller de işimi gördüğünden almayı düşünmüyorum.

Cyrene Hydra Radiance Micro-Exfoliating Scrub: Pek aklımda kalmamış, özellikli bir ürün değildi sanırım.

17 Kasım 2016 Perşembe

Bitenler


Bazen uzun süredir kullandığınız bir ürün biter ve diğer her şey de bitmeye başlar. Ekim ayı tam böyle bir aydı. Buyrun bitirdiklerime beraber bakalım. (Detaylı yazılara ürün isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.)


Gilette Satin Care Tıraş Jeli: Çok hoş bir lavanta kokusu var ve inanılmaz köpürüyor. Ambalajının banyomda bıraktığı pas lekesi dışında çok iyi bir ürün.

Perlodent Med Sensitive Gargara: Rossmann ürünü. Aşırı mentollü gargaraları sevmediğim için nazik bir ürün olabilir umuduyla aldım. Diş etlerimi kaşındırdı, ağzımı uyuşturdu. Severek kullanmadım ve tekrar almadım ama fiyatı çok uygundu.

Oral-B Pro-Expert Diş İpi: Yıllardır ara vermeden kullandığım diş ipi. Yedeği olan çok az üründen biriydi.

Lancome Tonique Douceur: Kil maskeleri sonrası temizlik ve nemlendirme için kullanıp bitirdim. Cilde nem verip cildi rahatlatıyor, göz çevresinde de kullanılabiliyor ama bence fiyatı performansına göre fazla. Muadili bulunabilir diye düşünüyorum.

Watsons Gel Body Scrub: Ben scrub diye aldım ama tanecikli duş jeli çıktı. Güzel bir lavanta kokusu vardı, bol bol köpürüyordu, iyi temizliyordu, yani standart bir duş jeliydi. Sakın benim gibi peeling niyetine almayın.


Şimdi sıra minilerde:

Bioderma Sensibio Misel Su: Çok güzel bir ürün. Bioderma klasiği. Yalnız Garnier'in misel suyunun fiyatı ve performansı beni Bioderma almaktan alı koyuyor.

BeeBeauty Thermal Yüz Maskesi: Ben ısınan maskelerden sanmıştım ''thermal''i görünce, değilmiş. Cildimi hafifçe parlatsa da etkileyici bir performansı yoktu. Ciltten çok zor arınıyordu. Yeniden almayı düşünmüyorum.

Coast to Coast Skin Whitening Facial Polish: Krem temizleyici içinde iti yuvarlak taneciklerden oluşuyordu. Tanecikleri sert olduğundan dikkatli kullanmak gerekiyordu ama etkiliydi de. Türkiye'de satılsa tekrar alırdım ama maalesef...

Caudalie Vinexpert Radiance Gündüz Kremi SPF 15: Somon renginde ama pigmentsiz, 15 spf içeren, yumuşacık bir kremdi. Güneş koruması benim için çok düşük olduğundan almam ama normal ciltler için güzel bir nemlendirici.


Vee son olarak nemlendiriciler:

The Body Shop Naneli Ayak Kremi: Bu pembe kutu favor ayak kremlerimden. Daha önce de kullanmıştım. Bitince de sırf değişiklik olsun diye başka bir krem aldım. İleride yeniden bu kremi alırım.

Lavera Basis Sensitiv El Kremi: Çok güzel kokan, çok etkili ve temiz içerikli bir el kremiydi. Üstelik Almanya'dan alabilirseniz fiyatı da çok uygun. Keşke yeniden aynı fiyatla alma imkanım olsa.

Bath and Body Works Maui Mango Surf Gel Lotion: Ohh sonunda bu ''gel lotion'' saçmalığı bitti. Bu ikinci tüptü ve ilk tüpte de dediğim gibi, nemlendirmesi kötü, çok yapay, aşırı parfümlü, tavsiye etmediğim bir ürün.

19 Ekim 2016 Çarşamba

Bitenler


Çoook geç kamış bir bitenler yazısı bu. Ekimin ortasını geçtik ama ben Ağustos-Eylül aylarında biten ürünleri yeni yazıyorum. Her zamanki gibi ürünlerin isimlerine tıklayarak detaylı yazılara ulaşabilirsiniz.


L'oreal Elseve Yağlanma Karşıtı Şampuan: Favori şampuanım. Etkili, ucuz, güzel kokuyor, bol köpürüyor.

Cyrene Biomimetic Keratinli Saç Maskesi: Hindistancevizi yağı ve shea yağı bazlı bir üründü. Banyoda saç kremi gibi her yıkamadan sonra kullandım. İddia ettiği kadar nemlendirici olmasa da benim yağlanmaya meyilli saçlarıma yeterli geldi. Fiyatı bence fazla bu yüzden yeniden almayı düşünmüyorum.

Neutrogena Ultra Sheer Face Sunscreen: Etkili, ucuz ve son derece hafif yapılı bir kremdi. Severek kullandım. Tek kötü tarafı ülkemizde satılmaması. Yeniden almak mı? Bulursam stoklarım.

Neutrogena Visibly Clear Pembe Greyfurt Günlük Peeling Jel: Günlük olarak kullanılabilecek bol parfümlü ve sülfat içerikli ama cildi de iyi temizleyen sıradan bir jeldi. İstediğim peeling etkisini alamadığım için yeniden edinmeyi düşünmüyorum.

Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi: Hoş kokulu, orta derecede nemlendirici, uygun fiyatlı bir ürün. Yalnız iddia ettiği kadar doğal veya temiz içerikli değil. Belki yine alabilirim, bilmiyorum. Muadili çok.




Avene Reparateur Apres-Soleil Lait: Mini boy olduğundan birkaç haftada kullanıp bitirdim. Yüze hatta göz çevresine sürülebilecek kadar nazik olmasını, nemlendirmesini, hemen emilmesini beğendim. Fiyatı da dermokozmetik ürünlere kıyasla uygun sayılır.

Institute Esthaderm Eau Cellulaire Sprey: Boyuna göre (35 ml.) bereketli ve yağlı cildime ağır gelmeyen bir üründü yalnız bildiğimiz sudan ne farkı olduğunu da anlamadım. Üstelik pahalı da bir ürün. İçindekiler listesine de ulaşamadım. Asla yeniden almam.

Bebak Bademli El ve Vücut Kremi: Formülü yenilenmiş. Kıvamı azalmış, parabenler içerikten çıkmış ve acıbadem yerine jenerik bir parfüm kokuyor artık. Bu haliyle de fena değil ama eski kokusunu daha çok seviyordum. Arada çantama atmak için küçük boyunu almaya devam edeceğim.

NOB Oje Çıkarıcı: Asetona göre pahalı ama seyahatler için birebir. Ojeyi kolayca çıkarıyor ve yağlı bir yapısı olduğu için tırnak çevresini aşırı kurutmuyor.

The Body Shop Camomile Göz ve Dudak Makyajı Temizleyici: Misel su gibi, su kıvamında, kokusuz ve renksiz bir ürün. Temizleme gücü de misel sudan fazla değil. Üstelik gözlerimi de çok rahatsız etti. hiç beğenmedim, iyi ki küçük boyunu almışım.

L'action Kil Maskesi: Bu maske toz halindeydi. Uzun süre su ekleyip kullanmaya üşendim. Sonunda kullandığımda da memnun kaldım ama toz maskelere hep üşeneceğimden bir daha almayacağım.

Himalaya Herbals Diş Macunu: Koyu renk bir macun. Yumuşak fakat alışılmadık bir tada sahip. Fena değildi. Fiyatı 1 veya 2 lira olduğu için almıştım yine alabilirim.

Cyrene SPF 15 Nemlendirici: Çoook güzel kokuyor ve güçlü bir nemlendirici ama hem aşırı nemlendirmesi hem de SPF'inin düşük olması benim cildime uygun değil. Üstelik fiyatı da baya var.

Cyrene Advanced Micro Exfoliating Scrub: Minik parçacıklar olan bir scrubdı. Pek bir özelliğini göremedim.

Dermotologica Cleansing Wash: Köpürmeyen ama azıcık kullanınca bile cildi iyi temizleyen bir üründü. Temizleyiciye fazla para vermeyi sevmediğimden tam boyunu almayı düşünmüyorum.



Uni Baby Islak Havlu: Dokusunu, ıslaklığını, kapaklı olmasını ve hemen kurumamasını beğendim. Sondaki birkaç mendil kurudu tabi ama hangisinde kurumuyor ki!?

Diş fırçaları: Biri Sensodyne'in Expert serisinden Curapox muadili favori diş fırçam. Yıllardır da değişmedi. Diğer de ikili pakette satılan çok çok uygun fiyatlı, performansı ise ortalama olan Colgate diş fırçası.

Lagrita Pamuk: A101'den denemek için aldım. Bim'in Apax'ıyla aynı fiyat: 1,45 tl. Bariz fark olmasa da Apax'ı tercih ediyorum ama bu ürünün de fiyat/performans oranı gayet güzel.

Nivea Pure & Natural Makyaj Temizleme Mendili: Watsons'daki görevlilerin aşırı övmesi sonucu Neutrogena'yı bırakıp bunu aldım. Tatilde misel su yerine kullandım ve zar zor bitirdim. Mendiller yeterince nemli değildi üstelik göz çevremi çok yaktı. Zaten sürekli kullanım için ne sağlıklı ne de hesaplı.

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Lavera Basis Sensitiv El Kremi



El kremi çok temel bir ürün, karmaşık bir yapısı da yok. Gelin görün ki bir krem çok hoşuma giderken diğerini zar zor kullanıyorum. Lavera Basis Sensitiv El Kremi çok sevdiğim, tekrar aldığım, fotoğrafını çekemeden kullanıp bitirdiğim bir ürün oldu. Bu yüzden fotoğraflar iç açıcı olmasa da yazmaya karar verdim.

Lavera Basis Sensitiv El Kremi'ni bu kadar sevmemin nedeni ellerimi gerçekten etkili şekilde nemlendirmesi. Üstelik kıvamı da vazelinli kremler gibi yoğun, yağlı veya yapışkan değil. Su gibi olmasa da birkaç dakikalık "kremli" his ürünün verdiği neme değiyor. Komodinimin üzerinde duruyor, yatmadan ellerim başta olmak üzere neremde kuruluk hissediyorsam oraya uyguluyorum. Diz, dirsek ve ayaklarda da verdiği sonuç gayet güzel.

Kokusu gayet hafif, doğal ve hoş. Bu da ürünün sevdiğim özelliklerinden. İçeriği de görece temiz. Aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz üzere silikon, mineral yağ, yapay koruyucu ve yapay parfüm  içermiyor. İçinde badem, jojoba, ayçiçeği ve shea yağı var.


Lavera memleketimizde de satılan bir marka. İncelediğim kadarıyla genelde organik ürünler satan sitelerde 75 ml.lik krem 18 lira civarında bir fiyata satılıyor. Ben Lavera Basis Sensitiv El Kremi'ni bu yazımda anlattığım gibi Almanya'dan 3 avroya almıştım. Kur son dönemde çok yükselmiş olmasına rağmen Türkiye fiyatı bence çok yüksek. Almanya fiyatlarıyla ise ürünün fiyat/performans oranı bence mükemmel.

4 Haziran 2016 Cumartesi

Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi


Himalaya Herbals Gratis'te satılan, uygun fiyata doğal içerikli ürünler sunma iddiasındaki bir marka. Ben de Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi'ni ucuz ve küçük bir vücut kremi ararken buldum. Sanırım raftaki en uygun fiyatlı ürünlerden biriydi. 

Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi'nin hoş bir kokusu var ama bana biraz fazla parfüm parfüm kokuyor. Doğallığıyla ön planda olan bir markanın ürününün böyle kokacağını düşünmemiştim. Aşağıda ürünün içeriğini de görebilirsiniz. İçinde mineral yağ ve paraben var. Bunlar da yine ''doğal'' bir markadan beklemediğim şeyler. İçindeki aloe vera veya kış çileğinin (o ne işe yarıyor acaba?) etkili olacak kadar çok olduğunu da sanmıyorum.


Gördüğünüz gibi krem kavanozda ama butter gibi yoğun bir kıvamı yok. Losyon olmamasına rağmen emilme hızı fena değil. Ciltte kolayca dağılıyor. Nemlendirmesi de kuru olmayan cildime fazlasıyla yetti. 

Ürünün kavanozda olması bence pek sıkıntı değil. Yalnız ambalajı gereksiz büyük. Kavanozda 50 ml. krem var ama kabı 100 ml. yer kaplamayı başarıyor.

Kısacası pek etkilenmedim. Himalaya Herbals Besleyici Cilt Kremi, eşsiz değil ama işini güzelce yapan çok uygun fiyatlı bir ürün. Yalnız doğal ürün algısı yaratmasına rağmen içeriği aynı şeyi söylemiyor. Yoğun parfüm kokusu ve diğer içerikler hassas kişileri rahatsız edebilir. Bu yüzden yeşil ambalaj ve ''herbal'' ifadesini görüp atlamamak önemli :) 


5 Nisan 2016 Salı

Bitenler ve Çöpe Gidenler


Aylardır bitenler yazısı yazmıyorum, yazmadıkça da birikiyor, biriktikçe ben üşeniyorum… Ocak ayından bu yana kullandıklarım ve bahara girerken temizleyip çöpe gönderdiklerimle sonunda karşınızdayım. (Ürünlerin adına tıklayarak detaylı yazılarına ulaşabilirsiniz.)


Sanırım bütün ek kremlerim, nemlendiricilerim vs. aynı ay içinde bitti.

H2O+ Spa Sea Salt Body Butter: Butter dese de krem formunda, çok değişik ve güzel kokan iyi de nem veren bir üründü. Başucuma koyup yatmadan önce nerem kuruysa oraya sürerek kullanıp bitirdim. Sanırım bunu Boyner'de kasanın yanında görüp almıştım. Yine bulursam tekrar alırım ama bulamazsam internetten almak için uğraşmam.

Dalan D'olive Yoğun Bakım Kremi: Gerçekten çok yoğun kıvamlı, hoş kokulu bir kremdi. Yalnız zor dağılıp zor emilmesine karşın pek de nemlendirici değildi bence. Ben bu zahmet karşılığında daha çok nem veren bir şey beklemiştim sanırım. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

Bepanthen Krem: Sanırım herkesin evinde bundan bir tane vardır. Ben de bu kremi yara, yanık, sivilce izi, hemen her şey için kullandım. En çok da bıyıklarımı ağdayla aldıktan sonra o bölgeye sürdüm. Elimde SebaMed'in benzer bir kremi var onu kullanıyorum ama bitince Bepanthen'e döneceğim çünkü Bepanthen'in hafifliğini daha çok seviyorum.

Natio Wellness SPF 15 El Kremi: İş yerinde kullandım. Çok güzel kokan, hemen emilen, nemlendirmesi yeterli ve güneş koruması içeren harika bir kremdi. Türkiye'de satılıyor olsaydı tekrar alırdım.

Isana Papatyalı El Kremi: Çantamda taşıyordum. Çabuk emilmesi en beğendiğim ve benim içinde en önemli olan özelliğiydi. Nemlendirmesi fazla olmasa da anı kurtarıyordu. Sert bir tüpte olduğu için sona kalan kremi pek rahat kullanamadım. Ucuzdu diye hatırlıyorum, tekrar alabilirim.


Ocakta elimdeki testerları kullanıp bitirmeye karar verdim. İlk bitenler fotoğraftakiler oldu.

The Body Shop Green Tea Body Butter: The Body Shop'un diğer body butter'ları gibi buram buram kokup iç baymayan (yine de baya parfümlü), kolay emilen ve güzel nem veren bir üründü. Küçücük testerı baya kullandım. 

Cyrene Youth Defense Moisturiser: Muhteşem bir portakal kokusu var ve sanırım bu koku doğal! Bu ürünün de en güzel yanı bu. Onun dışında 15 faktör güneş koruması sağlayan sade bir nemlendirici. Ben daha hafif ve güneş koruması daha yüksek ürünler tercih ettiğim için tam boyunu almam.

Cyrene Epidermal Matrix Age Derying Serum: Çok artiz bir adı olsa da bence çok boş bir ürün. Sıvı, şeffaf bir serum. Sürer sürmez cildin üzerinde kuruyup ince bir film tabakası oluşturuyor. Bu da cilde sahte bir pürüzsüzlük, parlaklık ve gerginlik veriyor. Gerginlik hissi bence rahatsız edici. Üstüne başka bir ürün kullanmak isterseniz de top top olup soyuluyor. Fiyatını asla hak etmiyor bence.

Neostrata Skin Active Celular Restoration Serum: Krem gibi yoğun kıvamlı bir serumdu. Nemlendirmesi harika. Yalnız içinde shea yağı var ve benim yağlı cildime çok ağır geldi. O yüzden tam boyunu almayı düşünmüyorum.

Lierac Premium Regenerating Serum: Denediğim serumlar arasında en sevdiğim oldu. İncecik bir yapısı var fakat nemlendirmesi de cildi yumuşatması da harika. Uzun vadede nasıl sonuç verir bilemem ama ben zevkle kullandım.


Avene Termal Su: Benim için sudan farkı yok. O yüzden zar zor bitirdim. Bir daha almayı düşünmüyorum.

Oral-B Pro-Expert Hassas Dişler İçin Diş İpi: 3. kutumu kullanıyorum, dördüncüsü de yedekte. Şimdiye kadar kullandığım en iyi diş ipi. Çok sıkı dişleriniz varsa özellikle tavsiye ederim.

Listerine Total Care Zero Ağız Çalkalama Suyu: Hafif  tat dediği için almıştım ama bunu da beğenmedim. Sanki ağzımı uyuşturuyor. Yerine Perlodent Sensitive aldım. 

Alverde Aynısefa Dudak Kremi: Çok doğal içerikli, uygun fiyatlı, bereketli, nemlendirmesi iyi bir dudak kremiydi. Dudak kenarında birikmiyor, yağlı yağlı parlamıyor. Kendi dudak kremimi yapmaya karar vermiş olmasaydım yeniden alırdım. Yani bulursam tabi. Maalesef Almanya'da satılıyor sadece.

H&M Desert Rose Body Scrub: Çok ince tanecikli işe taramayan bir şeydi. Ellerimde ve dirseklerimde kullanarak bitirdim.


Bunlar da ıvır zıvırlar: Apaks pamuk, tabiki! Uni Wipes; çabuk kurumadı, büyük ve yumuşaktı ben de 'sensitive' olanından yeniden aldım. Kotex'çiyim :) Vi-vet Sir Ağda Sonrası Temizleme ve Masaj Yağı,  şişesinin ağzı çok saçmaydı o yüzden her tarafa bulaşıp bana iş çıkarıp durdu. Üstelik bildiğiniz likit vazelin. Ağdayı çıkarma performansı da öyle çok iyi değildi. Flormar Aseton, biraz daha pahalı olsa da işini iyi yapıyor. Kokusu da görece gayet iyi. Topuk törpüsünü de Watsons'tan almıştım, saplı olması güzeldi ama tahta suda kaldıkça çirkinleşti. Sonunda değiştirdim.


Bu fotoğraftakiler de çöpe gidenler. Foot Factory Foot Soak dünyanın en manasız ürünlerinden biriymiş. Duş jeli olarak bile kullanamadığımdan çöpe gidiyor. Neutrogena Visibly Clear Rapid Treatment'ın yapısı katılaştı. Yaklaşık 2 yıldır elimde olduğu için artık çöpe atıyorum ama yarısından fazlasını kullandığım için rahatım. Arko Nem Güneş Kremi, yapısı o kadar kalındı ki çok çabalamama rağmen kullanamadım. Dolapta boşuna bekleyeceğine atıyorum, zaten bozulmuştur ama içindeki parfüm yüzünden anlaşılmıyordur. Nivea Sun Moisturizing Sun Sprey, çoğunu severek kullansam da 2 sezonda bitiremedim. Yerine yeni ürün geldiği için atıyorum. Catrice göz kalemleri gerçekten çok kötüydü. 2-3 kullanımdan sonra atılacaklara ayrıldı. Pastel ve Rimmel (Rapid Ruby) zamansız koyulaştı. Diğerlerinin ise performanslarından memnun kalmadım. City Color dörtlü far ise katılaştı.

Gelecek ay daha küçük ama daha güzel bitenlerle burada olacağım!

2 Mart 2016 Çarşamba

Primavera Balancing Serisi


Primavera doğal ve vegan içeriğe sahip bir Alman markası. Daha önce karma ve yağlı ciltler için olan Primavera Balancing serisinden nemlendiriciden bahsetmiştim. Bugün de serinin diğer ürünlerinden bahsedeceğim. Tüm ürünlerdeki ortak özellikleri şimdi belirtip aradan çıkarayım: Aşağıdaki fotoğraflarda göreceğiniz üzere ürünler temiz içeriğe sahip. Parfüm içermiyor; doğal ve hafif kokusu esansiyel yağlardan geliyor. Balancing serisindeki ürünlerin hepsi cadı fındığı, ıhlamur ve üzüm çekirdeği özü içeriyor. Plastik, kullanışlı ve hijyenil ambalajları var. 

Primavera Jel Temizleyici



Koyu sarı ve şeffaf olan jel köpürmüyor. Son derece nazik; cildi kurutup germiyor. Ben jel temizleyicimi genelde misel su ile yüzümü sildikten sonra kullanıyorum. Bu seriyi de aynı şekilde yazın kullanmıştım. Makyaj yapmamama rağmen kar kat sürülmüş güneş kremini, teri ve tozu temizlemekte yeterli oldu. Yalnız ya ürünü bol bol kullanmak zorunda kaldım ya da içimin rahat etmesi için yüzümü iki kez yıkadım. Bu açıdan sabah için güzel bir temizleyici olsa da akşam rutini için bana yeterli gelmedi. Kış aylarında ise hem sabah hem de akşam kullanabileceğimi düşünüyorum. Normal ve hassas ciltler de bu temizleyiciyi rahatlıkla kullanabilecektir. Ayrıca pompalı şişesi çok pratik.


Primavera Tonik


Sprey şişede nane ve ıhlamur kokan bir tonik. Cildi ferahlatıyor ve nazik temizleyiciyi çok güzel şekilde tamanmayı azaltmayı, gözenekleri küçültmeyi ve kızarıklıkları azaltmayı vaat ediyor. Ben bu açılardan önemli bir fark gözlemlemedim. Bence cildi ferahlatıyor ve nazik temizleyiciyi çok güzel şekilde tamamlıyor. Tonik cildi hiç kurutmuyor, hatta bence hafifçe nemlendiriyor. Cadı fındığı sivilce ve yağlanmaya çok iyi geldiği biliniyor. Daha çok sevdiğim tonikler olmuştu ama bu toniği de gayet severek kullandım. Seriden favorim olabilir.


Primavera Balancing Nemlendirici

Bu nemlendiriciden daha önce BU YAZIMDA bahsetmiştim. Tekrar özetlersem yağlı ciltler için falza nemlendirici bir ürün. Yağ içeriyor, çabuk emilmiyor. Bunun dışında kokusu, içeriği, kolay uygulanması ve ambalajı gayet güzel. Normal ciltler için gayet güzel bir nemlendirici olabilir.

28 Şubat 2016 Pazar

Alpha Hydrox AHA Souffle Nemlendirici

Alfa hidroksi asit (AHA) içeren ürünlere bayılıyorum. Piyasadaki tüm ürünler parlak, pürüzsüz, canlı ve genç bir cilt vaat ediyor ama çoğu en iyi ihtimalle cildi nemlendirmekten veya temizlemekten öteye gidemiyor. Oysa eğer cildiniz tolerans gösterirse AHA'lı ürünler bu vaatleri gerçekten yerine getiriyor. Cildi nemlendiriyor, üst tabakadaki ölü hücreleri ciltten uzaklaştırıyor ve cildiniz gerçekten de yumuşak, canlı ve pürüzsüz oluyor.


Alpha Hydrox sade ama etkili cilt bakım ürünleri üreten bir ABD markası. Adından da anlaşılacağı gibi AHA'ya gönül vermişler. Ben de bu markadan Alpha Hydrox AHA Souffle kremini yaklaşık dört aydır kullanıyorum. %12 oranında AHA içeren ürün hem cilde nem veriyor hem de günlük olarak derinin en üst tabakasındaki ölü hücreleri uzaklaştırıyor. Böylece yeni hücre oluşumunu da hızlandırıyor. Bu ürünü kullanmaya başladığımdan beri alnımdaki ufak kırmızı pütürler yok oldu. İlk aydan sonra cildimin daha canlı ve diri olduğunu fark etmeye başladım. Yılbaşında stres, hormonlar ve kötü beslenmenin etkisiyle geçirdiğim sivilce atağı dışında neredeyse hiç sivilcem çıkmadı. Yüzümü yıkarken ve krem uygularken cildim o kadar pürüzsüz geliyor ki bana her seferinde şaşırıyorum.

Bu sonuçlar aslında yüksek oranda AHA içeren her üründe aldığım sonuçlar ancak Alpha Hydrox AHA Souffle'ı sevmenin başka nedenleri de var. Öncelikle glikolik asitin ciltte yarattığı, batma, yanma, kızarma gibi sorunları çok az yaşadım, ilk aydan sonraysa bu etkiler neredeyse tamamen geçti. İkincisi yağsız, hafif bir yapısı var. Yapış yapış bir his vermiyor, yağlı cildime rağmen günde iki kez rahatlıkla kullanıyorum. Yazın günde bire düşürmek zorunda kalabilirim tabii. Üçüncüsü de içeriği bol miktarda antioksidan (E ve B5 vitamini ile peptitler) içeriyor. Cildin yenilenmesi, güneş ışınlarına karşı direnç kazanması ve aydınlık görünmesi açısından antioksidan içermesi hoşuma gidiyor. Zaten Beautypedia'nın da favorisi.


Ben geçen yıl glikolik asit kullanmaya cilt lekelerime iyi gelir hayaliyle Neostrata Ultra Smoothing Lotion ile başlamıştım. O da cildi canlandırıp pürüzsüzleştirmede etkili bir üründü ama yukarıda saydığım üç nedenle Alpha Hydrox AHA Souffle'ı kesinlikle tercih ederim. Ancak ikinci denememle de anladım ki birkaç aylık kullanımla AHA'nın lekelere etkisi çok sınırlı. Güneş kremi gibi yıllarca düzenli kullanılırsa belki sonuç alınabilir.

Ürünle ilgili tek kötü şey ulaşmanın zor olması. Eczanelerden satılıyor mu bilmiyorum ama ben KDR Ticaret'in internet sitesinden satın aldım. Ürün hızlı ve sağlam şekilde elime ulaştı ama eski tarihli, kavanozda bir üründü. Kokusu da kötüydü. Mail atıp ürünü değiştirmelerini rica ettim. Beni uğraştırmadan; kargoyla gönderin, bir bakalım, bir markaya soralım filan demeden hemen yeni ürün gönderdiler. Elbette ilk seferinde bu konuya dikkat edilmiş olmasını tercih ederdim ama sonuç olarak bu ürünü yeniden bu siteden almayı düşünüyorum.

45 gramlık ürünün fiyatı 70 lira (kargo bedava). Çok ucuz bir ürün değil ama hem bir tüp bana yaklaşık 5-6 ay yetiyor hem de etkili. Bu yüzden fiyatını makul buluyorum. Siz de cildinizin mat, pütürlü ve cansız olmasından şikayetçiyseniz ve aşırı hassas bir cildiniz yoksa Alpha Hydrox AHA Souffle'ı rahatlıkla deneyebilirsiniz. 

16 Şubat 2016 Salı

The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue


The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue (Peppermint Onarıcı Ayak Kremi) aslında sadece 1-1,5 aydır kullandığım bir ürün ama daha önce bir tane bitirdiğim düşünülürse yorumlarımı yazabilirim sanıyorum. İlk kavanozumdan yıllar sonra ikinciyi aldığıma göre görüşümün gayet olumlu olduğunu da baştan söyleyebilirim.

Ayaklarım herhalde vücudumun en kuru bölgesi. Aşırı kuruluk problemim olmasa da özellikle banyodan sonra mutlaka kremleme ihtiyacı hissediyorum. Ayrıca bazen ayaklarımda yanmaya benzer garip bir sıcaklık hissediyorum. Kremleyince geçiyor, sanırım derinin kuruyup gerilmesinden kaynaklanıyor. The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue'nun en sevdiğim özelliği de naneli/mentollü olması. Ayaklarımı çok güzel serinletiyor. Özellikle yorgunsam çok iyi geliyor, yorgunluğumu alıyor.

Fotoğraftan göreceğiniz üzere butter formunda bir ürün ama aslında çok ince bir yapısı var. Hemen eriyip dağılıyor. Emilimi kısa zaman alıyor. Yapışkan veya yağlı his bırakmıyor. Yine pembe renkli ve naneli bir ayak losyonu da var The Body Shop'un. Onu da kullandım ama o yağlı ve şişesi de zahmetli geldi bana. Kuruluktan çatlayan topuklara asla yeterli gelmeyecek bir krem ama benim gibi orta-hafif kurulukta bir cildiniz varsa gayet güzel toparlıyor. Yine de intensive rescue adının abartılı olduğunu, bu nedenle pek çok kişinin hayal kırıklığına uğrayabileceğini düşünüyorum.


İçeriğini aşağıda görebilirsiniz. Ben ayaklarımıza dahi sürmememiz gereken çok kötü şeyler görmedim listede, süper temiz içerikli değil ama fena da değil sanki.
Aqua (Solvent/Diluent), Glycerin (Humectant), Cetearyl Alcohol (Emulsifier), Myristyl Myristate (Emollient), Glycine Soja Oil (Emollient/Skin Conditioner), Propylene Glycol (Humectant), Theobroma cacao (Emollient), Glyceryl Stearate (Emulsifier), C12-15 Alkyl Benzoate (Emulsifier), PEG-100 Stearate (Surfactant), Dimethicone (Skin Conditioning Agent), Panthenol (Skin/Hair Conditioning Agent), Cera Alba (Emulsifier/Emollient), Lanolin (Emollient), Glyceryl Caprylate (Skin Conditioning Agent), Mentha piperita (Fragrance/Essential Oil), Levulinic Acid (Skin Conditioning Agent), p-Anisic Acid (pH Modifier), Xanthan Gum (Viscosity Modifier), Sodium Hydroxide (pH Adjuster), Acidophilus/Grape Ferment (Natural Additive), Disodium EDTA (Chelating Agent), Menthol (Fragrance/Cooling Agent), Limonene (Fragrance Ingredient), Linalool (Fragrance Ingredient), Propyl Gallate (Opacifier/Antioxidant), Tocopheryl Acetate (Antioxidant), Butylene Glycol (Humectant), CI 17200 (Colour), CI 15985 (Colour).
Kavanozun kullanımı son derece kolay ama tabi pek hijyenik olmayabiliyor. Yine de ürünü yüzüme gözüme değil de ayaklarıma sürdüğüm için bundan rahatsız olmuyorum. 100 ml.lik ürün bana çok uzun süre yetiyor, dediğim gibi her gün kullanmıyorum. Fiyatı 30 lira, zaman zaman indirime de giriyor. Daha uygun fiyata ayaklarınıza çok daha fazla nem veren bir ürün edinebilirsiniz veya bir zamanlar  benim de yaptığım gibi body butterları ayaklarınızda kullanabilirsiniz. Ama güzel koksun, ayaklarımı ferahlatıp yoğrgunluğumu alsın, hemen emilsin ve ellerimi yağ içinde bırakmasın derseniz The Body Shop Peppermint Intensive Foot Rescue'yu deneyebilirsiniz.

9 Kasım 2015 Pazartesi

h2o Plus Spa Sea Salt Hydrating Body Butter


h2o Plus deniz temalı, sevdiğim bir Ammerikan markası. Bugün bahsedeceğim ürün de markanın Spa serisinden Sea Salt Hydrating Body Butter. Ürün bir butter olmasına rağmen koyu kıvamlı bir krem formunda. Ciltte kolayca dağılıyor. Nemlendiriciliği son derece yüksek. Çok çabuk emiliyor diyemem, hatta bir süre yağlı bir parlaklık bırakıyor ama losyon formlu ürünleri tercih eden ben bile pek rahatsız olmuyorum. 

Çok değişik bir kokusu var. Herkes sevmeyebilir ama benim çok hoşuma gidiyor. Tarif edemem, çiçeksi veya meyveli değil. Mineralli, temiz, doğal ama çok belirgin bir koku. Elbette parfüm içeriyor. 


İçeriğine baktığımızda nemlendirme gücü fazla olan hindistancevizi ve shea yağı gibi çeşit çeşit yağlar içerdiğini görüyorsunuz. Aloe Vera ve panthenol gibi cildi rahatlatan maddeler de içeriyor. İçinde aynı zamanda çeşit çeşit paraben de var. h2o+'ın en sinir olduğum özelliği internet sitesindeki içerik bilgisinde tüm maddelere özellikle de parabenlere yer vermemesi.
'' Water (Aqua), Cocos Nucifera (Coconut) Oil, Hydrogenated Vegetable Oil, Octyl Palmitate, Glyceryl Stearate, Cetyl Alcohol, Stearic Acid, Glycerin, PEG-100 Stearate, Phenoxyethanol, Butyrospermum Parkii (Shea Butter), Limnanthes Alba (Meadowfoam) Seed Oil, Carbomer, Fragrance (Parfum), Triethanolamine, Disodium EDTA, Potassium Sorbate, Allantoin, Tocopheryl Acetate, Aloe Barbadensis Leaf Juice, Panthenol, Linalool, Butylphenyl Methylpropional, Limonene, Hexyl Cinnamal, Camellia Sinensis Leaf Extract, Butylene Glycol, Benzyl Salicylate, Undaria Pinnatifida Extract, Crithmum Maritimum Extract, Ulva Lactuca Extract, Ilex Paraguariensis Leaf Extract
Ben bu h2o Plus Spa sea Salt Hydrating Body Butter'ı Boyner'den 10 liraya almıştım. 60 ml.lik bir ürün için 10 lira pek kelepir sayılmaz ama ben genelde el kremi olarak kullandığım için bana uygun geliyor. Yoğun bir ürün olduğu için yatağımın baş ucunda tutup ihtiyaç duydukça yatmadan el ve ayak kremi olarak kullanıyorum. Artık bitmek üzere. Maalesef h2o Plus'ı her istediğinizde bulmanız mümkün değil ama görürsem yeniden alabilirim.

5 Ekim 2015 Pazartesi

Dr. Scheller Aynısefa El Balsamı



Dr. Scheller doğal içerikli bir Alman markası. Daha önce nar özlü toniğini de kullandığım markanın bu sefer bir el kremini inceleyeceğim. Dr. Scheller Aynısefa El Balsamı (Dr. Scheller Calendula Handbalsam) aynısefa özü, allantoin (yaraların iyileşmesini kolaylaştıran bir madde)  ve a vitamini içeren çok koyu kıvamlı, merhemsi bir krem. O kadar koyu kıvamlı ki gün içinde çantanızda taşıyıp ellerinizi yıkadıktan sonra uygulayabileceğiniz bir ürün değil. Zor dağılıyor, zor emiliyor, zor kullanılıyor. Bu yüzden ihtiyaç duydukça gece yatmadan önce kullanıyorum.


Bu balsam aşırı kuru, çatlamış, yıpranmış eller için üretilmiş bir ürün. Normal veya hafifçe kuruyan ellerin varsa bu balsama pek ihtiyacınız olacağını sanmıyorum. Ben de birkaç haftada bir uyguluyorum ancak. Yalnız çatlayan, kanayan, pul pul dökülen elleriniz varsa mutlaka denemelisiniz. Zor emilen kalın yapısı cildi sarıp rahatlatıyor, nemi içeri hapsediyor, çatlakların yaraların iyileşmesine yardımcı olan içeriğiyle cildi toparlıyor, sabah elleriniz yumuşacık uyanıyorsunuz. Bu yüzden bu balsamı sadece ellerime değil esasında ayaklarıma kullanıyorum. Çünkü kuru ve sürekli kremlenmek isteyen ayaklarım var. Ayaklarımdaki performansından da son derece memnunum.


İçindekileri yukarıdaki fotoğraftan görebiliyorsunuz. Kıvamı ve rengi yüzünden ben balsamın balmumu bazlı olduğunu düşünmüştüm ama Dr. Scheller vegan bir markaymış. Ayrıca Almanya'nın doğal ürün sertifikası olan BDIH sertifikasına sahip. Parfüm içerse de yapay veya yoğun bir kokusu yok. Paraben, mineral yağ ve silikon içermiyor.

Az bir miktarı yeterli geliyor, zaten her gün kullanmak gerekmiyor. Almanya'dan çok uygun bir fiyata almıştım, alışveriş yazısı BURADA. Maalesef Dr. Scheller ülkemizde iki kat fiyata satılan markalardan. Hatta bu ürün satılmıyor bile olabilir. Yine de çok kuru elleriniz varsa, temiz içerikli ve uygun fiyatlı bir balsam ararsanız bu ürünü rahatlıkla deneyebilirsiniz.