28 Mayıs 2014 Çarşamba

The Balm Sexy Mama Transparan Pudra



The Balm sevmeyen var mı? Ben de bu yıl indirimlerde bol bol The Balm ürünü aldım. Sexy Mama transparan pudra ise aldığım günden beri düzenli kullandığım makyaj malzemelerinden oldu. Cildimin yapısı gereği yaz-kış 50 faktörlük güneş kremi kullanıyorum. Güneş kremlerinin yağlı ciltlerdeki sivilcelenmeden sonraki en kötü etkisi parlama/yağlanmayı artırma. Bioderma Photoderm Max Ultra-Fluid SPF 50+ kullanıyorum ve ürün incelemesinde yazdığım gibi cildimi parıl parıl yapıyor. Ben de bu pudarı güneş kreminin parlaklığını alması için kullanıyorum. Nadiren kullandığım kapatıcıların da kalıcılığını artırmaya yarıyor. 


Fotoğrafta gördüğünüzden biraz daha az turuncu, daha ten rengine yakın, dikkatli bakıldığında içinde minicik ve azıcık sedefler olan sıkıştırılmış bir pudra. Ciltte tamamen renksiz ve mat. Çok çok açık tenli, süt beyaz değilseniz bu pudranın renk vereceğini hiç sanmıyorum. İçinde yağ emen kürecikler varmış. O kadarını bilemem ama uygular uygulamaz cildi cansız göztermeden matlaştırıyor. Etkinin uzunluğu kişiden kişiye değişecektir. Ben güneş kreminin üstüne kullandığım için ve zaten yağlı bir cildim olduğu için bende 3-4 saat dayanıyor. Normal şartlarda çok daha uzun süre kalacağını düşünüyorum.


Ürün 7,08 gr. Yaklaşık üç aydır haftada 3-4 gün kullanıyorum. Henüz çok çok az bir aşınma oldu. Bana yıllarca dayanacağını düşünüyorum. Başta tozutmadığını sanıyordum ama makyaj masamı sildiğimde mendilde gördüğüm sonuç gayet tozuttuğunu gösterdi. Yine de çok rahatsız edici değil. 

Ambalajının sevimliliğinden bahsetmiyorum bile. Aslında karton olması bana güven vermiyor ama şimdilik sıkıntı yok. Yine de çantama atıp dolaştırmıyorum. Aynası pek işe yarayacak boyutta değil ama hiç yoktan iyidir. Ürünün bir diğer güzel özelliği de gözenekleri tıkadığı söylenen ve kanserojen olup olmadığı bilinmeyen talkın bu pudrada bulunmaması. Zaten içeriği de son derece temiz.

Bu kullandığım ilk şeffaf pudra, bu yüzden karşılaştırma yapamayacağım ama benim yağlı ve kremli cildimin parlamasını alan, içeriğinde talk olmayan, sevimli bir pudra. Beklentilerimi karşıladı. Siz de makyajınızı sabitlemek veya cildinizi matlaştırmak istiyorsanız rahatlıkla deneyebilirsiniz.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Nivea Pure & Natural Vücut Losyonu

Bir krem süper kokuyorsa ve rengi de çok tatlıysa yavaşça yerine bırakın. Koku ve renk bol kimyasalla elde edilen özelliklermiş. Bunu değişik kaynaklardan öğrendiğimden beri kremlerin kokusuna değil içeriğine bakıyorum. Zira krem cildinize yedirdiğiniz için tamamen vücudunuza giriyor, kanınıza, dokularınıza karışıyor.



Temiz içerikli ürünler çok pahalı olabiliyor. Bu konudaki hassasiyet arttıkça lüks markalar dışındaki markalar da temiz içerikli ürünler piyasaya sürmeye başladı. Nivea'nın Pure & Natural serisi de adından anlaşılacağı gibi böyle ürünler içeriyor. Nivea Pure & Natural Vücut Losyonu da %95 doğal içerikli olduğunu, organik argan yağı içerdiğini söylüyor. Bu yüzden ürünü incelemeye içindekilerden başlayalım.

Gördüğünüz gibi içinde parfüm var. İçeriğinde paraben yok, bu benim açımdan bir artı. Renklendirici ve mineral yağ da bulunmuyor. Yalnız içinde phenoxyethanol, geraniol gibi deepskin sitesinde sarı ve kırmızı tehlike seviyesinde gösterilen kimyasallar var. Kısaca müthiş bir içeriği olduğunu söyleyemiyorum ama market ürünleri arasında tercih edilebilecek bir losyon.


Üzerinde normal ciltler için olduğu yazıyor. Gerçekten de haff nemlendirmeye sahip. Bu açıdan benim için yeterli. Kuru ve çok kuru-çatlamış cilt için yeterli gelmeyecektir. Yurtdışında kuru ciltler için olanı da varmış ama ben memleketimizde görmedim. İnce yapılı bir losyon, kolay dağıtılıyor ve emiliyor. Başta biraz yapışkan olsa da kısa sürede yağlı his bırakmadan kayboluyor. "Butter"lardansa losyonlar bu açıdan tercih ediyorum. Nemli tene uygularsanız daha etkili oluyor ama kuru tende de daha çabuk emiliyor, ihtiyacınıza göre tercih sizin. Hafif, otsu, doğal bir kokusu var. Benim hoşuma gitti.


Güzel sade bir şişesi var. Şu an şişenin yarısını kullandım ve hala şişeyi eğer eğmez losyon akmaya başlıyor. Yalnız ürün azalınca bu eğimli kapağın üstünde nasıl duracak, şişenin dibini nasıl kullanacağım bilemiyorum.

Kısacası şans verilebilecek, çok kuru cildiniz yoksa ihtiyacınızı karşılayacak bir losyon. Ben beğendim.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Fırsat Kasası Alışverişi

Artık alışveriş yazısı yazmıyorum. Nedenini şurada anlatmıştım. Ama internetten yaptığım bu alışverişi tecrübemi aktarmak için yazıyorum çünkü internetten alışveriş yaparken hep bir tedirginlik oluyor ve tek bilgi kaynağı da böyle paylaşımlar.


firsatkasasi.com adresindeki Fırsat Kasası'ndan Miskin Kek'in yazısıyla haberdar oldum. İndirim kodunu da görünce aklıma yazdım. Göz kremim bitince yenisi neden Nuxe Paris olmasın ki dedim. Denemeyi çok istediğim bir markaydı. Böyle olunca şöyle bir sipariş verdim:

1. Nuxe Paris Aydınlatıcı Göz Kremi: Hafif ve temiz içerikli bir kremmiş. Şişlikleri alıyormuş. Uzun süre de gidiyormuş. İndirim koduyla da 75 yerine 45 TL olunca aldım.

2. La Roche Posay Effaclar Tonik: Avene Cleanance ürünlerim bittikçe La Roche Posay Effaclar'a geçiyorum. Toniğim bitmek üzere bu tonik de indirimde olunca aldım. Fiyatı yaklaşık 30 TL.

3. Bioderma Sensibio H2O: İşte bu tek fuzuli harcamam oldu. Neredeyse her gün misel su kullandığım için çok ucuza bulunca aldım. Halbuki açılmamış bir şişe Garnier misel su vardı. Stok yapmama kararımı bozduğum için biraz pişmanım ama fiyatı 24,50 TL idi. :(

Nuxe'un çok övülen dudak kremini de almaya kalktık bir ara ama kendimi tuttum. Zaten yaz aylarında dudaklarım kurumuyor. Üstelik elimde Bioderma'nın kremi ve birçok nemlendiricili dudak ürünü var. Bu gerçekleri kendime hatırlatarak almamayı başardım. Gururluyum!

Neyse gelelim siparişe. Siparişimi 19 Mayıs günü verdim. Fırsat Kasası ertesi gün siparişimi kargoya vermiş olmalı çünkü daha kargoya verildi demeden dün (21 Mayıs) ürünler elime geçti. Ürünler hasarsız çıktı. Pek kırılgan şeyler olmasalar da ürünlerin öylece büyük bir kutuya konması iyi olmamış, en azından akmasın diye filmle sarılabilirdi.

Ürünlerin son kullanım tarihleri en erken 2016. Yalnız biraz tozlu oldukları ve Bioderma Sensibio H2O'nun ikili kampanya paketinden çıkarılıp tekli satılmış olduğu da gözümden kaçmadı.  Demek ki ondan böyle ucuza satabiliyorlarmış, bence hiç sorun değil ;) Bioderma'nın puanları üstünde. Bir de kutudan iki tane Nuxe Paris kuru yağ testerı çıktı. Bu ürünün ne amaçla kullanılabildiği hakkında fikrim yok ama bakalım belki de çok severim.

Fırsat Kasası'nda siparişlerinizle puan toplayıp sonra bunları harcayabiliyorsunuz. Turuncu Kasa'daki gibi. Ben şimdiye kadar internetten 5 bakım ürünü siparişi verdim, beşi de ayrı siteden. (Bazılarının yazılarını BURADAN okuyabilirsiniz.) Fiyatlar nerede uygunsa, nerede güzel bir kampanya varsa oradan alıyorum. Yani bu puan sistemiyle ben pek kazançlı çıkamıyorum ama belki sizin işinize yarar.

Özetle hızlı, sorunsuz bir alışveriş oldu. Biraz daha iyi bir paketleme ve tozu alınmış ürünlerle mükemmel olabilirdi. İstediğim ürünleri uygun fiyatlı bulabilirsem tekrar alışveriş yaparım.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Auriga Cernor XO Göz Kremi

Gözlerimin altında kahverengimsi-morumsu izler var. Çocukluğumdan beri bu böyle. Biraz genetik, biraz sinüzit, biraz göz altı torbalarının gölgesi. Göz kremlerinin çare olacağını hiç düşünmüyordum. Laf ofsun diye Givenchy'nin Skin Drink Eye kremini düzensiz şekilde kullanmış, bitiremeden de atmak zorunda kalmıştım. Bu sefer morluklarımı bir ton açsa yeter diyerek bir krem arayışına giriştim. İnternetten Auriga International'ın Cernor XO Cream adlı ürününün doktorlar tarafından tavsiye edildiğini okudum. Bilmem ne özleriyle daha aydınlık bir görüntü gibi afaki laflar yerine daha bilimsel ve doğrudan iddiası olduğu için de içime sinerek bu göz kremini aldım. Nereden nasıl temin ettiğimi BURADAN okuyabilirsiniz.

Cernor XO Cream göz altındaki morlukları geçirmeyi hedefliyor. Kırışıklık, aydınlık, nemlendirme , torbalar gibi başka iddiaları yok, net! İçinde K vitamini var ve bu da kanın pıhtılaşmasında rol oynayan vitaminmiş. Göz altlarınızdaki morluklar dolaşım bozukluğundansa bu krem doğru krem olabilir. 

Burada yüzeysel kırışıklık filan diyor ama ürünün kurumsal internet sayfasında
hiç böyle iddialar yok. Bizimkiler yine pazarlama zekalarını kullanmışlar.
Benim göz bölgemde pek çok sorun olsa da, kırışıklıklar hele de nemlendirme bunların arasında değil. O yüzden bu kremden tek beklentim vardı; morluklarımı hafifletmesi. Aldığım günden bu güne kadar 2 aydır sabah akşam bu kremi kullanıyorum. Uzatmadan sonuca geliyorum; emin değilim. Morluklarım sanki birazcık hafifleyip daha bir kızıl-kahve renge geldi ama ben mi öyle olduğunu düşünmek istiyorum yoksa bu gerçek mi bilemiyorum. Kimse de senin göz altındaki morluklar azaldı mı demedi hani.

Gördüğünüz gibi ürün 10 ml.lik tüpte. Genelde göz kremleri 15 ml.lik ambalajlarda olur. Bu açıdan bakınca aslında hiç ucuz bir ürün değil. Şu aralar kremin son demlerini yaşıyorum. Tüpün yapısı yüzünden başlarda ürün miktarını ayarlayamayıp çok bolca sürdüğüm olmuştu. Hergün yeteri kadar sürebilseydim 3 ay dayanırdı diye düşünüyorum. Ben herhalde 2 buçuk ay kullanabileceğim. Kremi açtıktan sonra 3 ay içinde mi yoksa 6 ay içinde mi tüketmek lazım bilemedim. Aşağıdaki fotoğraftan göreceğiniz gibi onların da kafası karışık. Tüpte ayrı, kutuda ayrı şey yazıyor.

3 ay mı, 6 ay mı?
Bu krem kozmetikten ürününden çok bir ilaç. İçerindekileri yukarıdaki fotoğraftan görebilirsiniz. İçinde alkol, mineral yağ ve paraben var. Hassas ciltler için uygun olduğundan da emin değilim. Bende tahriş yapmadı ama sanki bazı günler kaşıntı gibi bir rahatsızlık hissettim; sorumlunun bu krem olduğundan şüpheleniyorum. Ayrıca krem kullanıldıktan sonra güneşe çıkılmaması tavsiye edilmiş. Bu şartlarda nasıl sabah-akşam kullanılabilir ki diyebilirsiniz. Ben de öyle düşündüm ve her halde sürer sürmez çıkmayın demek istemişler diyip sabahları ürün miktarını azaltıp evden çıkmadan yarım saat önce sürmeye çalıştım. Zaten çok ince yapılı olmasa da kolay emilen bir krem.

Bu kremden bir daha alıp almama konusunda çok kararsız kaldım. Bir tüp daha kullanırsam şu an emin olamadığım etkinin kesinleşeceğini düşünüyordum. Aslında hala da öyle düşünüyorum ama ürünün eksilerini de düşünerek başka bir krem aldım. Auriga Cernor OX Cream'in tüpü pek kullanışlı değil, ürün miktarını ayarlamak zor. İçeriği temiz değil, çok uzun süre bu içerikteki bir ürünü kullanmak istemem. Ürün normal kremlere göre %33 daha küçük ve şu ana kadar da sonuçlar beni çok etkilemedi. 


Benim üründen iyi bir sonuç alamamam ürünün kötü olduğu anlamına gelmiyor. Benim sorunum belki de kan dolaşımı veya damarlarla ilgili değil. Belki ödem var belki de başka bir şey. Zaten dediğim gibi çok ufak yaşımdan beri benle olan morlukların tamamen geçmesini asla beklemiyorum. Bu krem doğru kişiyle buluşursa çok işe yarayabilir ama maalesef o kişi ben değilim galiba.

20 Mayıs 2014 Salı

Seyahat Çantamı Hazırlarken - 2

Önceki yazım Seyahat Çantamı Hazırlarken - 1'de çantamın yükünü hafifletmek ve pratik kullanım sağlayabilmek için ürünlerin boyunu nasıl küçülttüğümü anlatmıştım. Şimdi sıra geldi özenle hazırladığımız ürünleri sağ salim götürüp getirmeye.


Taşımak

Tamaaam ürünleri böylece küçük ebata indirdik ama nasıl taşıyacağız. Ben şeffaf kozmetik çantalarını seviyorum. Bunun da bir çok nedeni var.
  • Çantanın dibindekileri bulmak için fazla karıştırmanıza gerek olmuyor, içindekileri görmek daha kolay 
  • Bez çantalara göre temizliği daha pratik, leke tutmuyor
  • Bir aksilik olursa içindeki sıvıların valizin içine bulaşma ihtimali daha az.
Önceki makyaj çantam klasik üstten fermuarlı şeffaf tek gözlü bir çantaydı. O çok eskiyince yerine bunu aldım. Dikdörtgen kapaklı olması çok daha pratikmiş. Hem ürünleri almak daha kolay hem de çantayı dengelemek. İki gözlü olması da hoş. Ben üst göze makyaj makzemelerimi, alt göze ise bakım ürünlerini ve bakım aksesuarlarını koyuyorum.


Makyaj çantaları boy boy çeşit çeşit ama bazen tam aradığımızı bulamıyoruz. Ben bu yüzden herhangi bir kılıfı veya çantayı atmadan önce bir işe yarar belki diyerek uzun süre elimde tutuyorum. İşe de yarıyor. Yumuşak olduğu için gözlüğü korumakta son derece yetersiz olan Elle gözlük kılıfını göz kalemi, far, fırça gibi ufak şeyleri bir arada tutmak için kullanıyorum. Bir nevi kalemliğin boyu kısa ama eni geniş olanı, yani çok uygun. The Balm'ın karton ambalajlarına da pek güvenmediğim için biten Clarins allığımın kılıfını fırçasıyla birlikte Sexy Mama pudram için kullanıyorum. Eminim sizin de elinizde böyle kullanılabilecek kılıflar vardır.


Korumak

Son olarak da korkulu rüyamız akmayı ve kırılmaları engellemeye geldi sıra. Ne kadar dikkatli olursanız olun mutlaka valizinizi alçtığınızda akmış bir şampuan veya parçalanmış bir farla karşılaşmışsınızdır. Bu durumlara da en azından etrafındakileri kurtarmak için akmasından çekindiğim şeyleri temiz olduğundan buz dolabı poşetlerine koyuyorum. Buz dolabı poşetleri pamuklar ve benzeri hijyenik malzemeler için de güzel bir paketleme yardımcısı bence. Akmasını kesinlikle istemediğim şeyleri ise şeffaf streç filmle sarıyorum.


Elbette bunlar ürünlerin şişeleri akıtırsa veya hasar görürse etrafa bulaşmasın diye. Ürünlerin zarar görmemesi için de özellikle uçakla yolculuk edeceksem bakım çantamı valizimin tam ortasına koymaya veya etrafını bir kazak ya da havluyla sarmaya dikkat ediyorum. Eğer çok fazla cam şişe ve benzeri sert ambalaj taşıyacaksanız ürünlerin arasına el havlusu, kağıt havlu gibi yumuşak bir şey koymak birbirlerine çarpıp hasar görmelerini engeller. Eğer serum şişesi gibi çok hassas bir şey taşıyacaksanız bunu penye çorabınızı top yapıp ortasına sokuşturursanız endişelenmenize hiç gerek kalmaz :)

Ayrıca sık seyahat ediyorsanız mutlaka saç fırçanızı, diş fırçanızı ya da temel bazı bakım ürünlerinizi evde unuttuğunuz olmuştur. Ben de çok fazla unuttuğum ve her seferinde unutmayayım diye strese girdiğim için günlük kullandıklarımla yolculukta kullandıklarımı ayırdım. Minik bir fırça ve Watsons'tan aldığım şeffef plastik kutudaki diş fırçası ve macunu sürekli sehayat çantamda hazır ve kullanımı son derece pratik. Bir de yanıma içine el kremi, dudak koruyucusu, günlük ped gibi yolculukta da ihtiyacım olabilecek şeyleri koyduğum küçük çantamı aldım mı tamam.

İyi yolculuklar!

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Avene Cleanance Lotion


Avene ürünlerinden bazılarını şurada yazdığım yazımla güzel bir indirimle almıştım. Aldığım gün düzenli kullanmaya başladığım ürün Avene Cleanance Lotion (tonik) oldu. Zaten aynı serinin yıkama jelini (Avene Cleanance Gel) ve nemlendiricisini (Avene Cleanance Emulsion) kullanıyordum. Yaklaşık 6 haftadır kullandığım bu ürünü artık yorumlayabilirim.

Önce toniğin ilginç yapısıyla başlayayım: iki fazdan oluşuyor. Dipte beyaz görünen kısım pudralıymış. Çalkalayıp pamuğa öyle dökmek gerekiyor. Ben birkaç kez şişenin ağzı açıkken çalkalamaya kalktım ama çok fazla ürün saçılmadı etrafa. Çalkalandıktan sonra homojen şekilde pamuğa geliyor ve o beyaz kısımda tebeşir gibi farklı bir şey var gerçekten.

Sabah akşam 6 haftadır kullanıyorum. Tek pamuk tüm yüzüme ve boynuma yetiyor. Bu şekilde 200ml.lik şişenin yarısından biraz fazlası bitti. Ortalama iki buçuk ay dayanacak bir şişe. Çok bereketliymiş diyemem. 

Çalkaladıktan önce - çalkaladıktan sonra.
En merak edilen tarafı etkisi elbette. Ürün yağlı ciltler için geliştirilmiş, içinde alkol bulunan bir tonik. Yatıştırma ve nemlendirme değil arındırıcı ve matlaştırıcı özelliği ön planda. Kokusu çok az. Benim sevmediğim tarafı uyguladıktan sonra yanaklarda hafif yapışkan bir his bırakması. Bu his 3-4 dakika içinde baya geçiyor. Cildimi az da olsa matlaştırdığını düşünüyorum. Siyah noktaları tek başına yok etmiyor ve gözeneklerimi de sıkılaştırmadı. Yalnız bantlarda tenizlediğim bölgelerdeki gözeneklerin o küçükmüş haliyle kalmasını ve siyah noktaların tekrarlanmasını geciktirdi. Ayrıca maske ve peeling uygulamalarından sonra da güzel bir artık temizleyicisi ve arındırıcı olduğunu düşünüyorum.

Market toniklerindeki ağır alkol etkisinden bunaldığım için uzun süredir tonik kullanmıyordum ve Avene'i de hem serinin diğer ürünlerini kullandığım için hem de daha nazik olacağını düşündüğüm için aldım. İçinde alkol olsa da ben kurutma, tahriş, gerginlik gibi şeyler yaşamadım. Bu açıdan hassas ciltlerin kullanabileceğini düşünüyorum.


İçindekiler aşağıdaki gibi: AVENE THERMAL SPRING WATER (AVENE AQUA). DIPROPYLENE GLYCOL. SD ALCOHOL 39-C (ALCOHOL DENAT). ZINC GLUCONATE. FRAGRANCE (PARFUM). GLYCERYL LAURATE. PEG-40 HYDROGENATED CASTOR OIL. PPG-26-BUTETH-26. SALICYLIC ACID. SILICA. STEARALKONIUM HECTORITE. TRIETHANOLAMINE.WATER (AQUA).

Fotoğrafta gördüğünüz gibi aynı serinin jelinde de bulunan çevirmeli bir kapağı var. Kapak kısmında ürünün daha önce açılmamış olduğunu gösteren emniyet parçasının olması da bir artı. Şişesi kalın plastikten sağlam bir şey. Bir de mat yapmışlar ki, temaya uysun. Hoş da olmuş.

Özetle ortalama üstü, mucize yaratmayan, vaatlerini kısmen yerine getiren ve serinin diğer ürünleriyle güzel uyum sağlayan bir tonik. Ürünler bitince La Roche Posay Effaclar serisine geçeceğim için şu an tekrar almayacağım ama ilerleyen zamanlarda Avene'e döndüğümde tekrar kullanabilirim.

18 Mayıs 2014 Pazar

Şımarık Saksım



Malum Şımarık Saksı etkinliğine katılmıştım. Eşime gönderdiğim saksı ulaşmış. Fotoğrafını gördüğünüz saksının içinde neler oluğunu merak ediyorsanız BURADAN. Bana gelen şımarık saksıyı da ŞURADA yazmıştım. Güzel bir hediyeleşme oldu bence :)