1 Aralık 2015 Salı

M&S Azure Breeze Eau De Toilette


Marks & Spencer'ın kozmetik bölümüne göz atıyor musunuz? Ben vücut ürünlerini şık bulsam da İngiltere'de 1 pounda alıp kullandığım losyonlara burada onlarca lira vermeyi kendime yediremediğimden alıp kullanmıyorum. Yalnız uzun süredir de parfümlerini kesiyordum. Yaz aylarında bir parfümlerde bir kampanya görünce Authograph serisinden Azure Breeze EDT ve sınırlı üretimden Butterfly EDT'ti aldım. Bugün de size Azure Breeze'den bahsedeğim.

İki parfümü de kutularında yazan notalara, isimlerine ve ambalajlarına bakarak aldım. Yani kör alım oldu. Azure Breeze'in aquatic, belki biraz meyveli, hafif, yazlık bir koku olacağını düşünmüştüm. Kutusunda yazana göre Azure Breeze baharatlı zencefille açılıp yeşil elma ve bergamot ile devam eden, orta notalarında gül, şeftali ve portakal çiçeği olan, odunsu baz notalara sahip bir kokuymuş. Bergamot, şeftali, portakal çiçeği sevdiğim kokular olduğu için tereddüt etmeden aldım.

Denediğimde beklediğimden çok farklı bir kokuyla karşılaştım. Her şeyden önce bu parfüm net bir şekilde limon kokuyor. Çok keskin ve baharatlı bir açılışı var. Kısa sürede, baz notalardan beklemediğiniz kadar kısa sürede, odunsu notalar ön plana çıkıyor. Odunsu notalara çiçeksi bir koku eşlik ediyor. Ferah ama keskin ve belirgin bir koku. Odunsu ve limonsu notaları parfümü maskülen yapıyor.

Azure Breeze, Dolce & Gabana'nın Light Blue isimli parfümünün muadiliymiş. Okuduğum yorumlarda tersini söyleyene hiç rastlamadım. Eğer Light Blue'yu kullanıp beğendiyseniz ve ucuz bir alternatifini arıyorsanız mutlaka denemelisiniz çünkü kalıcılığı gayet iyi. Bazı muadiller gibi özellikle açılışta alkol kokmuyor veya basit, katmansız bir koku değil.

Yine de Azure Breeze'i sevdiğime emin değilim. Öncelikle ben daha feminen kokuları seviyormuşum. Bergamot ve portakal sevdiğim pek çok parfümde olsa da narenciye notalarının çiçeksi notalarla daha dengeli olması hoşuma gidiyor. Bunlardan da önemlisi net bir şekilde yaz kokusu olan Azure Breeze sıcak günlerde sanki tenimde ekşiyor. Bu yüzden şişenin dörtte üçünü kullanmış olsam da sadece 15 ml.lik boyunu aldığıma memnunum. Bitince de yenisini almayacağım ama siz limonsu, odunsu, ferah ve maskülen kokulardan hoşlanıyorsanız veya D&G Light Blue'yu kullanıp beğendiyseniz rahatlıkla deneyebilirsiniz.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Taze Bitti



Eylül ve Ekim ayında bitirdiğim ürünlerle karşınızdayım. Ürünlerin detaylı yorumlarını okumak isterseniz ürün adına tıklamanız yeterli. Önce en zor biten şeylerden, yani makyaj ürünlerinden başlayalım.


Clinique Chubby Stick Balm (13 mighty mimosa): Pahalı ve çabuk bitiyor. Çabuk bitmesi sorun değil ama o zaman keşke bu kadar pahalı olmasaydı. Yine de nemlendirmesi, rengi, ambalajı, dudaktaki duruşu ve verdiği hisle sevdiğim bir üründü. Zaten bu bitirdiğim ikinci Chubby Stick. Hevesimi aldım, tekrar alacağımı sanmıyorum ama güzeldi. Belki de alırım :)

The Balm What's Your Type Maskara: Fırçasını, topaklanmamasını ve dökülmemesini beğendim. Kirpiklerimi çok güzel uzattı ama dolgunluk vermedi. Günlük kullanım için yeterliydi. Suya dayanıklı olmamasına rağmen çok da dayanıklıydı.

Flormar Aktif Tırnak Sertleştirici: Renkli ojeden önce baz olarak kullandım. Ojenin kalıcılığını artırmadı ama tırnaklarımı korudu. Uzun zaman katılaşmadan dayandı.

Narciso Rodriguez for Her EDP: Ben kokusunu çok anlamadım ama koklattığım birkaç kişi ağır buldu. Aslında güzel koku ama bana gitmedi herhalde.


Cilt bakımı hep en çok ürün bitirdiğim kalem oluyor. Bu sefer de bir sürü bakım ürünü bitirdim. Bir de son iki ayda özellikle mini ürünleri kullanıp bitirmeye çalışınca sonuç bu oldu:

Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu: Bu gizemli şişeyi tanıyorsunuzdur. Piyasaya çıktığından beri bitirdiğim üçüncü şişe Garnier makyaj temizleme suyu bu. İndirimlerdeki çok uygun fiyatı ve performansı bu ürünü tekrar tekrar almamı sağlıyor.

Montagne Jeunesse Mud Pac Maske: Montagne Jeunesse maskeleri çok beğeniyorum. Bu maske de gözeneklemizleyici bir kil maskesiydi. Arındırması biraz zor olsa da cildimi kurutmadan temizlemesini sevdim.

Watsons Beyazlatıcı ve Nemlendirici Maske: 30 ml. ürün içeren bir maskeydi. Ben bir gün kağıt maskeyi uyguladım ertesi gün de sadece pakette kalan losyonu kullandım. Cildim daha yumuşak oldu ama çok da önemli bir fark görmedim. Yapışkanlık hissi de hoşuma gitmedi. Tekrar almayacağım.

Yves Rocher Express Göz Makyajı Temizleyicisi: Detaylı yazısını yazmak istediğim ama yazamadan kullanıp bitirdiğim bir ürün bu. Yazmadım çünkü beni pek de etkilemedi. Bazı maskaraları çok iyi çıkaran, bazılarını bulaştıran, genel olarak iyi ama biraz fazla yağlı bir üründü. Tekrar alacağımı sanmıyorum çünkü fiyatı da performansına göre fazla.

Himalaya Herbals Purifying Face Wash: Çok memnun kaldım. Az köpürüyor, cildi gıcır gıcır yapıyor ama aşırı kurutup germiyor. Kokusu da güzel. Üstelik bu miniklerin fiyatı sadece 1 lira.

Clinique Liquid Facial Soap: Çok iyi temizleyen ama biraz da kurutan, başka da bir fonksiyonu olmayan, fiyatını da düşününce tekrar tekrar almak için bir neden göremediğim bir üründü.

Primavera Balancing Jel Temizleyici: Çok nazik ve temiz içerikli bir temizleyiciydi. Hemen hemen hiç köpürmüyordu ve bana biraz fazla nazik geldi. Bence cildimi yeterince temizleyemedi. Bu yüzden de çabuk bitti. Sabah kullanımına daha uygun hassas bir temizleyici ama büyük boyunu almadığıma üzülmedim.


Rosense Gülsuyu: Tonik olarak kullandım; kokusu, ferahlatıp rahatlatması çok güzeldi. Birkaç ay boyunca banyo dolabında beklemesine rağmen bozulmadı da. Yalnız bir daha asla alıp kullanmayacağım çünkü benim cildimde lekeye neden oldu. Olayın detaylarını ürün ismindeki linkten okuyabilirsiniz.

Veet Yüz Sir Ağda Bantları: Sürekli kullanıyorum, bitirip bitirip tekrar alıyorum. İçinde gram olarak çok az ağda olmasına rağmen neden fiyatı 27 lira bilmiyorum ama indirimlere filan denk getirip alıyorum. Benim için alternatifi yok.

Clinique Anti-Blemish Solutions NemlendiriciÇok beğendiğim bir nemlendirici, bence serinin en iyisi. AHA içeren nemlendirici kullandığım için artık kullanmıyorum ama akılda tutmaya değer bir ürün.

Primavera Balancing Tonik: Sprey şişede olması güzel. Ferahlatıp rahatlatan bir tonik ama pek temizleyiciliğini görmedim. Tam olarak ne işe yarıyor onu da anlamadım. Bir daha almayacağım.

Cyrene % 2 AHA Tonik: %2 gibi yüksek olmayan bir oranda AHA içerse de gerçekten işe yarıyor. Yalnız %12 AHA içeren nemlendiriciye göre cildimi daha çok kurutup yakması hoşuma gitmedi. Yan etkisi fazla olduğu için yeniden almayacağım.

Clarins UV Plus Multi-Protection Day Screen SPF 40: İncecik yapılı, hafif, parlamayan, beyaz iz bırakmayan, makyajı daha kalıcı yapan bir üründü. Yalnız koruyuculuğunun %100 olmaması ve daha da önemlisi 100 lirayı aşan fiyatı bu ürünü yeniden almamı engelledi. Yine de bir gün yağlı güneş kremlerini canım tak ederse alabilirim.


Vücut ürünleri açısından kesat bir dönemdi. 

Yves Rocher Düz Saçlat İçin Saç Kremi: Çok sevdim. Gerçekten saçlarımı ağırlaştırmadan sakinleştirdi. Bu kremi kullandıktan sonra saçlarım daha güzel şekil aldı. Kokusunu da sevdim. Bence tekrar alınır.

Rival de Loop Cherry Blossom El Peelingi: Köpüren, iri parçacıklar içeren bir peelingdi. Sadece ellerimde değil, kollarımda ve ayaklarımda da kullandım. Özellikle kollarımdaki keseyle bile geçmeyen pürüzleri iki kullanımda halletti. Üstelik indirimli fiyatı da 2-3 lira gibi bir şeydi.

H&M Desert Rose Duş Jeli: Sıradan hoş kokulu bir duş jeliydi. Losyonunu da daha önce kullanıp bitirmiştim. Şimdi de peelingini kullanıyorum. Öyle işte.

Ivır zıvırlardan ise en beğendiğim Watsons Square Puffs oldu. Hem ucuz hem de çoook yumuşak. Apaks Pamuk'un fiya-performans oranı iyi, Lüx Pamuk ise çok ucuz ama diğer iki pamuk kadar güzel değil.  Aouette Islak Tuvalet Kağıdı ise her daim favorim.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Rimmel London Lasting Finish Soft Colour Allık (Live Pink)


En sevdiğim makyaj malzemesi allık olabilir. Yine de allık konusunda tutucu, hep aynı renkleri kullanan biriyim. Bu yüzden hiç pembe bir allık denememiş hep koyu gülkurularını ve şeftali tonlarını tercih etmiştim. Rimmel London'ın Lasting Finish Soft Colour serisinden 50 Live Pink isimli allığı da görünce önce olmaz diye düşündüm ama bu altın ışıltılı parlak pembe allığı deneyince fikrim değişti. 


Allığın pigmentasyonu yerinde ancak yanağınıza hafifçe uyguladığınızda gerçekten yumuşak bir renk veriyor. Ciltle güzel şekilde bütünleşerek pandaki kadar parlak pembe olmuyor, biraz daha sakin bir renk oluyor. İçinde bol miktarda altın pırıltı var. Ben ışıltılı allıkları seviyorum ama siz mat allıkları seviyorsanız kesinlikle hoşunuza gitmeyecektir. Işıltılar büyük sim parçaları şeklinde olmasa da son derece belirgin. Aşağıda rengi belli olsun diye hafiften daha yoğun uygulanmış halini görüyorsunuz. Esmer cildimde doğal olmasa da güzel ve sağlıklı duruyor.


Rimmel London Lasting Fisinh Soft Colour ince yapılı bir ürün değil, parmaklarınızı sürdüğünüzde sert, kuru bir yapıda olduğunu fark ediyorsunuz. Allık yine de eşit şekilde dağılıp ciltte güzel duruyor. Yaz aylarında 5-6 saat kullandım, benim için bu süre kalıcı demek. Daha ince yapılı bir pudra olsaydı daha kalıcı olabilirdi. Maalesef bunların yanında tozutma problemi de var. Bu allığı kabından çıkararak başka bir makyaj paletine yerleştirdim (nasıl yaptığımı BURADAN okuyabilirsiniz) ve yeni paketteki tüm ürünleri pembe bir toz kapladı. Yine de pişman değilim çünkü allığın en kötü tarafı açması son derece zor olan uyduruk plastik kabı ve sert fırçası. Bu ürünün yeni üretimlerinde fırça yok ama ambalaj yine aynı.


Rimmel London Lasting Fisinh Soft Colour 4,5 gramlık bir ürün. Fiyatını kesin olarak bilmiyorum ama 20 liranın altında olması lazım ki indirim zamanları 10 lira civarına bulabilirsiniz. Fiyatına göre performansını yani sağlıklı ve aydınlık duruşunu, görece kalıcı olmasını ve kolay uygulanmasını, sert olmasına, uyguduruk ambalajına ve tozutmasına rağmen çok iyi buldum. Allık denen şey bitmiyor, bitinceye kadar da bıktırıyor o yüzden yenisini koşa koşa alırım diyemem ama severek kullanıyorum ve yine Rimmel London allıklarından alıp deneyebilirim.

9 Kasım 2015 Pazartesi

h2o Plus Spa Sea Salt Hydrating Body Butter


h2o Plus deniz temalı, sevdiğim bir Ammerikan markası. Bugün bahsedeceğim ürün de markanın Spa serisinden Sea Salt Hydrating Body Butter. Ürün bir butter olmasına rağmen koyu kıvamlı bir krem formunda. Ciltte kolayca dağılıyor. Nemlendiriciliği son derece yüksek. Çok çabuk emiliyor diyemem, hatta bir süre yağlı bir parlaklık bırakıyor ama losyon formlu ürünleri tercih eden ben bile pek rahatsız olmuyorum. 

Çok değişik bir kokusu var. Herkes sevmeyebilir ama benim çok hoşuma gidiyor. Tarif edemem, çiçeksi veya meyveli değil. Mineralli, temiz, doğal ama çok belirgin bir koku. Elbette parfüm içeriyor. 


İçeriğine baktığımızda nemlendirme gücü fazla olan hindistancevizi ve shea yağı gibi çeşit çeşit yağlar içerdiğini görüyorsunuz. Aloe Vera ve panthenol gibi cildi rahatlatan maddeler de içeriyor. İçinde aynı zamanda çeşit çeşit paraben de var. h2o+'ın en sinir olduğum özelliği internet sitesindeki içerik bilgisinde tüm maddelere özellikle de parabenlere yer vermemesi.
'' Water (Aqua), Cocos Nucifera (Coconut) Oil, Hydrogenated Vegetable Oil, Octyl Palmitate, Glyceryl Stearate, Cetyl Alcohol, Stearic Acid, Glycerin, PEG-100 Stearate, Phenoxyethanol, Butyrospermum Parkii (Shea Butter), Limnanthes Alba (Meadowfoam) Seed Oil, Carbomer, Fragrance (Parfum), Triethanolamine, Disodium EDTA, Potassium Sorbate, Allantoin, Tocopheryl Acetate, Aloe Barbadensis Leaf Juice, Panthenol, Linalool, Butylphenyl Methylpropional, Limonene, Hexyl Cinnamal, Camellia Sinensis Leaf Extract, Butylene Glycol, Benzyl Salicylate, Undaria Pinnatifida Extract, Crithmum Maritimum Extract, Ulva Lactuca Extract, Ilex Paraguariensis Leaf Extract
Ben bu h2o Plus Spa sea Salt Hydrating Body Butter'ı Boyner'den 10 liraya almıştım. 60 ml.lik bir ürün için 10 lira pek kelepir sayılmaz ama ben genelde el kremi olarak kullandığım için bana uygun geliyor. Yoğun bir ürün olduğu için yatağımın baş ucunda tutup ihtiyaç duydukça yatmadan el ve ayak kremi olarak kullanıyorum. Artık bitmek üzere. Maalesef h2o Plus'ı her istediğinizde bulmanız mümkün değil ama görürsem yeniden alabilirim.

13 Ekim 2015 Salı

Gliss Million Gloss Şampuan


Gliss geçtiğimiz yaz Million Gloss isminde saça parlaklık vermeyi vaat eden bir seri çıkardı. Gliss'in daha önce Liquid Silk serisinden bir şampuan kullanmış ve hiç memnun kalmamaştım. Bu yüzden bu yeni seri de çekici ambalajına rağmen ilgi alanıma girmemişti. Yalnız Gliss Million Gloss Şampuan Fikrimühim paketi ile elime geçince ürünü kullanmadan da edemedim.

Şampaunı 3 buçuk aydır kullanıyorum. 250 ml.lik şişenin üçte biri kaldı. Gliss Million Gloss Şampuan'ın fiyatı çok uygun, 400 ml.lik boyu 10 lira civarına bulunabiliyor. Bu açılardan şampuanın çok ekonomik olduğu kanaatindeyim.

Şampaunın ambalajını çok beğendim. Ön yüzündeki etiketi çıkardım ve içindeki parıltılarla çok daha güzel göründü. Kapağının düz olması ve içindeki ürün azalınca şişenin ters çevrilmesini de kolaylaştırıyor. 



İçeriğini yukarıdaki fotoğraftan görebilirsiniz. İçindeki ikinci madde SLS. Zaten şampuan gayet güzel köpürüyor. İçinde silikon da var ve sıcı keratin listede silikon, panthenol gibi yumuşatıcılardan sonra geliyor. Doğal, temiz içerik peşindeyseniz şampaunın içindekiler sizi tatmin etmeyecektir. Ben durulanan ürünlerde içeriği pek önemsemiyorum o yüzden rahatlıkla kullanıyorum.

Aşağıdaki fotoğrafta ürünün iddialarını ve özelliklerini görebilirsiniz. Laminasyon teknolojisi, sıvılaştırılmış keratin filan bence hikaye. Süslü, afilli laflar. Esas yaptığı içindeki silikon ile saçı pürüzsüzleştirmek. İlk kullanımlarında bana saçımı temizlemiyormuş gibi gelmişti ama kullandıkça alıştım ve saçı gayet iyi temizlediğini düşünüyorum. Zaman zaman kepeklenebilen yağlanmaya müsait saçlarım şampuanın arındırıcılığından memnun kaldı. Saçlarım ne sertleşti ne de yumuşacık oldu. Bu şampuan ile saç kremi kullanılmasını tavsiye ederim. Kısa saçlarda belki saç kremine ihtiyaç olmayabilir. Saçlarım zaten parlak olduğu için pek fark görmedim ama ciddi anlamda matlık sorunu olan saçlara deva olacağını da sanmıyorum. Ayrıca saçlarımı ağırlaştırmasa da elektiriklenme sorununa da çare olmadı.


Gliss Million Gloss Şampuanın biraz maskülen, alışılmadık bir kokusu var. Ben hiç rahatsız olmadım. Hatta annem saçlarımı koklayıp kokusunu baya beğendi. Kuruduktan sonra saçta daha sabunsu ve yumuşak bir koku bırakıyor, koku tüm gün hatta bazen ertesi gün de kalıyor. Özetle üründen beklentim düşüktü ve ürünün performansı bana hoş bir sürpriz oldu.

Ben bu şampuanın özellikler erkeklere uygun olduğunu düşünüyorum. Saçı güzel arındırması, saça ekstradan yumuşaklık katmasa da saçı sertleştirmemesi, unisex kokusu ve parlaklık vaat etmesi bence erkeklerin kullanımına da gayet uygun. Hatta elimdeki diğer şişeleri hep erkeklere dağıttım :)

Performansı fiyatına göre güzel olsa da ben fazladan da bir yararını görmedim. Daha zevkle kullandığım şampuanlar olmuştu. O yüzden Gliss Million Gloss Şampuan bitince tekrar almayı düşünmüyorum. Size de aman müthiş hemen alın diyemem ama merak ediyorsanız uygun fiyatıyla da denenmeye gayet uygun. Çok yüksek beklentileriniz yoksa pişman olacağınızı sanmıyorum.

7 Ekim 2015 Çarşamba

Cyrenade Kutu


Cyrene bir süredir bloglarda adını duyduğum bir markaydı. www.cyrene.com.tr adresinden de ürünlerini incelemiştim. Hem elimde ürün bekletmeyi sevmediğim için hem de fiyatlarını biraz yüksek bulduğum için alışveriş yapmamıştım. Yine yeni ürünler ararken Cyrene'in sayfasına girdim ve Cyrenade adında sürpriz bir kutu satıldığını gördüm. Bu kutu içinde birkaç tam boy ürünün olduğu, bolca tester içeren ama satın alırken ne aldığınızı bilmediğiniz değişik bir uygulama. Ben de uygun fiyata birden çok ürün deneyebilirim diyerek Cyrenade kutudan aldım. Kutu kargoyla birlikte 45 liraya mal oldu.

Kutuyu alırken tam boy ürünün AHA içeren tonik, shea yağı, misel su veya yağlı ciltlere uygun bir başka ürün olmasını dilemiştim. Sadece Cyrene Shea Butter'ı tutturabildim. 50 ml.lik ürünün fiyatı 38 lira.

İkinci tam boy ürün Cyrene Moonlight Beauty Concentrate. Çok yeni bir ürün, internet sitesinde bile yer almıyor. Gece boyunca cildin kendini yenilemesine yadımcı olan, antioksidan içeren bir serummuş. Serumun içeriği neredeyse yağlardan oluşuyor bu yüzden benim yağlı cildime uygun olmayacağını düşünüyorum. Zaten ürünün kutusunda da kuru ve olgun ciltlere uygun olduğu belirtilmiş. Ürünün fiyatını bilmiyorum.

Üçüncü tam boy ürün Cyrene Biomimetric Keratin Deep Conditioning Hair Mask. Kuru ve kimyasal işlem görmüş saçlar için hindistan cevizi yağı içeren saç kremi gibi ıslak saçta 3-4 dakika bekletilerek uygulanan bir saç maskesi. Yves Rocher Bamya Özlü Saç Kremi'ni yeni bitirmiş ve Elseve Mucizevi Yağ Saç Güzelleştirici Krem'e geçmiştim. O yüzden hemen kullanmayacağım ama daha sonra saç kremi gibi kullanmayı düşünüyorum. 100 ml.lik bir kavanoz ürünün fiyatı 45 lira.


Tam boyu gelsin istediğim %2 alfa hidroksi asit (AHA) içeren Cyrene Glycolactic Exfoliant'ın 30 ml.lik deneme boyu çıktı kutudan. Bunu yakın zamanda kullanmaya başlayacağım.

9 adet de paket tester çıktı kutudan. İçlerinde en çok ilgimi çeken %15 AHA içeren maske oldu tabiki. Bu testerı AHA'lı toniği bitirdikten sonra cildime nemlendirici gibi azıcık sürerek kullanmayı düşünüyorum. Diğer ilgimi çeken testerlarsa Cyrene Argan Milk Serum (bloglarda pek övülüyor) ve Cyrene Advanced Micro Exfoliating Scrub (yağlı ciltler için bir ürün). 

Tam boy ürünlerden biri asla kullanmayacağım bir serum olsa da genel olarak ürün seçimini ve ödediğim paraya karşılık aldıklarımı beğendim. Sağlam kutusu, özenli paketlemesi, öngörülen tarihte gönderilmesi ve ürünlerin hepsinin en eski bir ay önce üretilmiş taze ürünler olması da diğer artıları. Siz de Cyrene ürünlerini denemek istiyorsanız bu kutuyu tavsiye ederim. Ben hemen gelecek ay yeni bir ürün almayı düşünmüyorum ama birkaç ay sonra elimdeki tüm Cyrene ürünlerini kullanıp beğenmişsem  yeniden sipariş verebilirim.

5 Ekim 2015 Pazartesi

Dr. Scheller Aynısefa El Balsamı



Dr. Scheller doğal içerikli bir Alman markası. Daha önce nar özlü toniğini de kullandığım markanın bu sefer bir el kremini inceleyeceğim. Dr. Scheller Aynısefa El Balsamı (Dr. Scheller Calendula Handbalsam) aynısefa özü, allantoin (yaraların iyileşmesini kolaylaştıran bir madde)  ve a vitamini içeren çok koyu kıvamlı, merhemsi bir krem. O kadar koyu kıvamlı ki gün içinde çantanızda taşıyıp ellerinizi yıkadıktan sonra uygulayabileceğiniz bir ürün değil. Zor dağılıyor, zor emiliyor, zor kullanılıyor. Bu yüzden ihtiyaç duydukça gece yatmadan önce kullanıyorum.


Bu balsam aşırı kuru, çatlamış, yıpranmış eller için üretilmiş bir ürün. Normal veya hafifçe kuruyan ellerin varsa bu balsama pek ihtiyacınız olacağını sanmıyorum. Ben de birkaç haftada bir uyguluyorum ancak. Yalnız çatlayan, kanayan, pul pul dökülen elleriniz varsa mutlaka denemelisiniz. Zor emilen kalın yapısı cildi sarıp rahatlatıyor, nemi içeri hapsediyor, çatlakların yaraların iyileşmesine yardımcı olan içeriğiyle cildi toparlıyor, sabah elleriniz yumuşacık uyanıyorsunuz. Bu yüzden bu balsamı sadece ellerime değil esasında ayaklarıma kullanıyorum. Çünkü kuru ve sürekli kremlenmek isteyen ayaklarım var. Ayaklarımdaki performansından da son derece memnunum.


İçindekileri yukarıdaki fotoğraftan görebiliyorsunuz. Kıvamı ve rengi yüzünden ben balsamın balmumu bazlı olduğunu düşünmüştüm ama Dr. Scheller vegan bir markaymış. Ayrıca Almanya'nın doğal ürün sertifikası olan BDIH sertifikasına sahip. Parfüm içerse de yapay veya yoğun bir kokusu yok. Paraben, mineral yağ ve silikon içermiyor.

Az bir miktarı yeterli geliyor, zaten her gün kullanmak gerekmiyor. Almanya'dan çok uygun bir fiyata almıştım, alışveriş yazısı BURADA. Maalesef Dr. Scheller ülkemizde iki kat fiyata satılan markalardan. Hatta bu ürün satılmıyor bile olabilir. Yine de çok kuru elleriniz varsa, temiz içerikli ve uygun fiyatlı bir balsam ararsanız bu ürünü rahatlıkla deneyebilirsiniz.