2 Ağustos 2014 Cumartesi

Taze Bitti - 6


İşte en sevdiğim yazıya sıra geldi. Okumayı seviyorum, yazmayı seviyorum, yazdıktan sonra hepsini çöpe atmayı daha çok seviyorum :)

Önce yüzümde kullandıklarımla başlayayım:



1- Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu: Bu ürün ilk çıktığında alıp kullanmaya başlamıştım, detaylı YAZISINDA anlattığım gibi gayet memnun da kaldım. İndirimden aldığım diğer şişeyi de açtım.

2- Bioderma Photoderm Max Fluid SPF 50: Sonunda bitti! Her sabah bol miktarda kullandım ve ancak 6 buçuk ayda bitirebildim. Güneşten mükemmel koruyan ama yağlı cildimi acayip patlatan bir üründü. Özellikle havalar ısınınca parlama da bir üst seviyeye çıktı. Bu yüzden bir an önce bitmesini istiyordum. Bitince de bir burukluk hissetmedim değil :) Cilt tarafından kolay emilmemesi ve parlama yapması dışında içeriğiyle, korumasıyla harika bir ürün. Detaylar ŞURADA.

3- Apaks Pamuk: Son 3-4 aydır hep bu markayı kullanıyorum, hem ucuz hem de performansı iyi. Tavsiye derim.

Sıra maskelerde:


4- Avene Cleanance Masque: Cildi kurutmamasını, tahriş etmemesini bir yandan da temizlemesini, o arada da peeling yapmasını beğendim. Zor durulanması ve yanma-batma hissi yaratmasını sevmedim. Detaylar BURADA. Hep aynı maskeyi kullanmaktan sıkıldım. Elimde çeşit çeşit paket maskeler var, şimdi onları kullanacağım.

5- Isana Saç Maskesi: Saçlarımı çok uzun süredir kestirmedim haliyle boyları sağlıklı olmasına rağmen uçlar biraz kırılıp sertleşti. Bu maskeyi de saçlarımı yumuşatsın diye almıştım. Sadece saç uçlarıma uyguladım ve 2-3 dakika sonra duruladım. Bir tüp üç uygulamaya yetti. Saçlarımı yumuşattı gerçekten, güzel oldu ara ara indirimde alıp kullanabilirim. Detaylı yazısı BURADA.

6- Montagne Juenesse Blemish Mud Makse: Yağlı, akneli ciltlere uygun aloe veralı ve söğüt özlü bir kil maskesiydi ve çok sevdim. Cildimi çok kurutsa da, zor durulansa da etkili ve ferah bir maskeydi. Tekrar alabilirim. Yorumlarımın hepsini ŞU YAZIDA paylaştım.

Ve diğerleri:


7- Adidas Smooth Shower Milk: Azıcık kullanınca çılgınca köpüren bu yüzden bana ve misafirlerime 5 ay yeten bir üründü. İçindeki parçacıkları, temizlemesini ve cildi kurutmamasını beğendim. Şimdi başlayıp bitirmediğim Nivea duş jeliyle devam ediyorum ama sonra yeniden alabilirim. Detaylar BU YAZIDA.

8- L'oreal Lumimagique Fondöten (N4 Pure Beige - Tester): 3 uygulamalık ürün vardı ben iki kez kullandım. Hiç fondöten kullanmadığım için pek kıyaslayamıyorum. İlk anda ince kıvanı ve "glowy" duruşuyla hoşuma gitti ama kesinlikle benimki gibi yağlı ciltlere uygun değil. Pudra geçmeme rağmen parladı, pudrayı tazeledim yine parladı. Gözeneklerim de ortaya çıktı haliyle. İnanılmaz! Temizlerken de zorlandım. Fondöten bana göre değil.

9- Ev Yapımı Manikür Kremi: Bitirdiklerim içinde en beğendiğim ellerimle yaptığım manikür kremiydi :D Badem yağı, limon yağı ve vazelinden oluşan bu kremin benzerini de annem için yaptım ve o da çok beğendi. Ojeden kuruyan tırnaklarıma ve tırnak etlerime çok iyi geldi, el ısısında hemen sıvılaşan krem kolayca emildi. Koruyucu, renklendirici, parfüm yok! Mis gibi de limon kokuyor. Nasıl öveceğimi bilemedim, yakında tarifini buradan paylaşmayı düşünüyorum.

Darısı ağustosun başına.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

La Roche Posay Effaclar Tonik


Bitirmeden fotoğraflayıp yazsam iyi olacak dediğim ürünlerden biriyle karşınızdayım: La Roche Posay Effaclar Lotion Astringente Micro-Exfoliant (Sıkılaştırıcı Mikro Soyucu Tonik). Bildiğiniz gibi La Roche Posay dermokozmetik markalardan biri ve Effaclar da markanın yağlı ciltler için tasarladığı serisi. Bu tonik ise ciltteki gözenekleri sıkılaştırdığını, içindeki LHA (lipohydroxy acid) ile gözeneklerin tıkanmasını engellediğini iddia ediyor. 

Ben bu toniği 2 aydır serinin temizleme jeli ve nemlendiricisiyle birlikte kullanıyorum. Önerildiği gibi sabah ve akşam temiz cilde pamuk ile uyguluyorum. Ara sıra acelem varsa unuttuğum oluyor ama yine de gayet düzenli kullandığımı söyleyebiliriz. Hemen en çok merak edilen kısım olan etkisinden başlayayım. Gözeneklerimde küçülme gözlemlemedim. Zaten özellikle yağlı bir ciltte gözeneklerin tonik veya kremle küçültülebileceğini düşünmüyorum. Eğer gözeneklerimin genişlemesini engellediyse bu benim için yeterli. Siyah noktalarımda da pek azalma olmadı ama zaten çok fazla değiller. Yaz aylarında kullandığım için bu konuda toniğe haksızlık yapmak istemem. Kışın cildim daha kuruyken kullanırsam bu konuda başarılı olabilecekmiş gibi geliyor bana. 

Bu toniğin temizlemesinden çok çok memnunum. Yüzümü misel suyla silip jel ile yıkadıktan sonra bile pamuğun çok fazla olmasa da kirli çıktığını görmek beni çok şaşırttı. Duşta yüz temizleme jeliyle ve duş jeliyle temizlememe rağmen boynumda da aynı sonucu alıyorum. Özellikle cildimin dış etkenler veya makyajla çok kirlendiği günlerde ve maskelerden sonra uygulamayı çok seviyorum.


İçindekileri yukarıdaki fotoğrafta kısmen görebiliyorsunuz; içinde alkol var. Bu madde temizleyici ve dezenfektan olarak etkili olduğu gibi ürünlerin daha ince/uçucu olmasını da sağlıyor. Diğer yandan kurutucu ve bu nedenle yaşlandırıcı/tahriş edici etkisi de var. Kimileri alkolü kullandıkları tüm ürünlerden çıkarsalarda ben önemsemiyorum çünkü cildim hassas değil ve yağlı olduğu için iyi bir temizliğe ihtiyacım var. Bu tonikte de alkolün kokusunu almak mümkün. Clinique toniğin kokusunu biliyorsanız, korkmayın o kadar değil, onun onda biri gibi kokuyor. Bir yandan onu dengeleyecek hafif bir koku daha var. Kısaca güzel kokuyor diyemem ama alışılmayacak bir koku da değil. Cildimde tahriş e de neden olmadı. Sivilcelerimi hafifçe yaktı ama gerçekten çok hafifti ve nedense oksijenli suyun yarayı yakması gibi dezenfekte edici, iyileştirici bir acıymış gibi geldi.

İçindekiler ise şöyle: 
Water (Aqua), alcohol denat., glycerin, sodium citrate, propylene glycol, peg-60 hydrogenated castor oil, disodium edta, capryloyl salicylic acid, citric acid, salicylic acid, parfum / fragrance.
Bunlara biraz daha detaylı bakarsak aslında hiç de temiz içerikli olmadığını görüyoruz ama markaya güveniyorum, her kimyasalı kalitelilerinden seçip kararında kullanmıştır diye umuyorum. Zaten yağlı cilt için hem etkili hem uygun fiyatlı hem de temiz içerikli ürün bulmak neredeyse imkansız. Bildiğiniz varsa lütfen söyleyin.


Az bir miktar yeterli oluyor, gördüğünüz gibi 2 ayda şişenin yaklaşık üçte ikisini kullanmışım. Yuvarlak hesapla bir şişe sabah akşam kullanarak üç ay gider diyebiliriz. Internetten güvenilir online eczanelerden almanızı öneririm, fiyatı çok daha uygun olur. Ben bu ürünü nereden kaç liraya aldığımı şu yazımda anlatmıştım. 

Özetle La Roche Posay Effaclar Tonik yağlı ciltler için çok güzel temizlik sağlayan bir tonik. İçerik konusunda hassas olmayanlar tercih edebilir. La Roche Posay ne kadar hassas ciltler için ürünler piyasaya süren bir marka olsa da ben hassas ciltlerin bu tonikle anlaşabileceğini sanmıyorum. Bu ürün bitince aynı markanın içinde alkol bulunmayan rahatlatıcı toniğini (La Roche Posay Lotion Apaisante) kullanmayı düşünüyorum. Sadece meraktan yoksa bu tonikten de memnun kaldım.

Serinin diğer ürünlerinin de yorumları gelecek ;)



29 Temmuz 2014 Salı

Isana Saç Maskeleri


Rossmann mağazalarında satılan Isana'nın pek çok ürünü var. Saç maskeleri bu markadan kullandığım ilk ürünler. İki çeşidi var: Sarı tüpte olan Intensive-Pflege kuru ve yıpranmış saçlar için, pembe olan Liquid Silk ise mat ve cansız saçlar için.

Intensive-Pflege kayısı çekirdeği yağı ve yara-yanık kremlerinden tanıdığımız panthenol içeriyor. Bu maskeyi saçın tamamına yedirip bir dakika bekledikten sonra durulamak yeterli oluyor. Benim saçlarım yağlanmaya yatkın olduğu için ben saç diplerime yedirmedim. Sadece saç uçlarım yumuşasın ve daha güzel şekil alsın istediğim için saç kremi gibi kullandım. İlk iki seferde saç kremi gibi kullandığım için bu ürünün sadece güzel bir saç kremi olduğunu düşünmüştüm. Son seferde çok daha fazla ürün kullanıp saçımda biraz daha uzun süre beklettim, sonuç çok daha etkileyici oldu. Saçlarım yumuşadı, özellikle şekil vermediğim halde hoş şekil aldı, elektriklenmedi ve daha pürüzsüz göründü.



Liquid Silk ise üzüm çekirdeği yağı içeriyormuş. İçindekilere baktığımızda aslında bu maskenin de panthenol içerdiğini görüyoruz. Bu maskeyi de saçın tamamına yedirdikten sonra bir dakika bekleyip saçı yıkamak yeterli. Saçlarım aslında gayet canlı ve parlak ama sırf denemek için bu maskeyi de alıp kullandım. Tüpün yarısını saç boyuna  ve uçlarına uyguladım, 1-2 dakika bekletip duruladım. Saçlarımın maşa ve sert saç spreyiyle yorulduğu bir günden sonra kullanmıştım. Sonuçtan memnun kaldım. Saçlarımı yumuşattı, kurutma makinasıyla şöyle bir kurutmama rağmen saçlarım güzel şekil aldı. Parlaklığını artırdığını düşünmüyorum ama zaten böyle bir ihtiyacım da yoktu. Saçlarımın elektriklenmesine, daha pürüzsüz durmasına etki etmedi.

İki saç maskesi de birbirine benziyor. Koyu losyon ile krem arası bir kıvamı var ve saça çok kolay dağıtılıyor. Kokusu rahatsız etmeyecek kadar hafif. Durulaması da kolay, bu açıdan da saç kremine çok benziyor.


İki maskeyi de beğendim ama benim ihtiyacıma daha uygun olan ve sonucunu daha çok beğendiğim Intensive-Pflege oldu. Saçlarımı ağırlaştırmadan yumuşatıp pürüzsüzleştirdi. Bu maskeleri beğenmemin bir nedeni de kullanım kolaylığı. Küçük tüpler ürünü hemen açıp çok bekletmeden kullanmanıza olanak sağlıyor. Yolculuklarda saç kremi yerine de kullanılabilecek pratik tüpler. En önemlisi de duşta uygulayabilmeniz. Birkaç dakika beklemeniz yeterli. Saçımda bir maskeyi 15-20 dakika asla bekletemeyeceğimi bildiğim için bu maskeler benim için ideal. İçeriği temiz, temiz değil diye yorumda bulunmuyorum. Nedense sadece cildime yedirdiğim kremlerde içeriğin temiz olmaması beni rahatsız ediyor. Bu maske içerik konusunda hassas olanları pek tatmin etmeyebilir.


Özellikle indirim sırasında 2 liradan az bir fiyata bu maskeleri alıp deneyebilirsiniz. Çok yoğun olmasa da saçınıza ekstra bakım yapmak istediğinizde, seyahatlerde ve çok zamanınız olmadığında iyi bir tercih olabilir.

27 Temmuz 2014 Pazar

Real Techniques Allık Fırçası


Real Techniques markalı makyaj fırçaları uzun süredir çok popüler, çoğu insanda en az bir tane bu markadan fırça var, tabi her blogda da en az bir Real Techniques yazısı. Real Techniques Blush Brush'ı (Allık Fırçası) aldığımda 'herkes yazmış zaten bir de ben yazmam herhalde' diyordum ama 3 aylık tecrübeden sonra yazmaya karar verdim çünkü benim fikirlerim biraz farklı.

Bu marka çok popüler ve çok övülüyor, allık fırçası ise bir expert brush veya stripling brush kadar olmasa da seviliyor. Ben de tam bir allık insanıyım. Nasıl bazısı rimelsiz evden çıkamazsa ben de allıksız makyaj yapmış saymıyorum kendimi (evden çıkmam demeyeyim çünkü makyajsız gezdiğim çok gün var :)). Herhalde bu durum bu allık fırçasını alırken ne kadar özen gösterebileceğime ışık tutabilmiştir. Fırçayı ilk görüşte beğendim ve internetteki yorumlara baktım, hemen hepsinde çok güzel, yumuşak, sentetik, tüy dökmüyor, doğal uygulama sağlıyor, çabuk kuruyor kısaca kusursuz olduğu yazıyordu.

Yumuşaklık ve tüy dökmeme konusunda ben de aynı fikirdeyim. Kullandığım en yumuşak fırça olabilir. 3 aydır da kıl dökmedi. Kolay temizlenip çabuk kuruyor. Sapı üstünde ayakta durması çok güzel. Zaten renginin dizaynının diğer fırçalarda olmayan bir albenisi var.


Yalnız bu fırça beni en önemli konuda, uygulamada hayal kırıklığına uğrattı. Kılları sık olmasına rağmen kıl yapısından mıdır, yumuşaklığından mıdır bilmiyorum ama bir türlü allıklardan istediğim pigmentasyonu alamıyorum. Yağlı cildim nedeniyle pudra allık (Clarins Prodige Aydınlatıcı Allık, H&M Allık) kullanıyorum ve fırçaya bolca ürün almama rağmen bir kez uygulamayla yüzümde allık var mı yok mu belli olmuyor. Ben esmer olduğum için zaten çoğu açık renk allık bende hiç belli olmaz. Allıklarımın da aşırı pigmentli allıklar olmadığını dikkate alırsak burada tek suçlu fırça diyemeyiz. Diğer taraftan Boots'tan ucuza aldığım markasız allık fırçası, hatta allıkla beraber gelen minik fırça bile renk verme konusunda aynı allıklarla çok daha iyi performans göstermişti. 

Üstelik benim yüzüm bu fırçaya biraz küçük geldi sanırım. Defalarca uygulayarak istediğim renk yoğunluğunu elde etmeye çalışırken allık istediğimden geniş alana yayılıyor. Tam istediğim yere, istediğim kadar allık sürmeyi bu fırçayla başaramıyorum. Pigmentasyon ve kontrol sorunları fırçayı dairesel veya çizgisel hareketler yerine tampon şeklinde (cilde dik olarak bastırıp kaldırarak) kullanınca hafifliyor ama tamamen geçmiyor.

Belki de insanların doğal dedikleri belli belirsiz ve geniş alana yayılmış, dağıtılmış gibi duran allık uygulamaları olabilir. Siz de allık yok gibi dursun diyorsanız veya yoğun pigmentli ya da krem allıklar kullanıyorsanız bu fırçayı severek kullanabilirsiniz ama benim gibi allıkla yüzüne renk getirmekten hoşlananlar, allıkları yoğun pigmentli olmayanlar veya yüzü küçük olanlar bu fırçadan istediği performansı alamayabilir. 

Şu an Real Techniques Allık Fırçası'nı pudra fırçası niyetine kullanıyorum. Geçen hafta fark ettim ki Essie Button da bu fırçayı pudra fırçası olarak kullanıyormuş. Bir pudra fırçasına göre daha çok hamle yapmam gerekse de çok sorun olmuyor. Allık fırçası olaraksa Sephora Professionnel açılı allık fırçasını kullanıyorum. Bu fırçanın tam tersi gibi, neyse onu da başka yazıda anlatacağım :)

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Montagne Jeunesse Blemish Mud Cilt Maskesi


Şu an bu yazıyı yazarken yüzümde Montagne Jeunesse'nin Blemish Mud adlı aloe vera sulu ve söğüt özlü maskesi var. Bu aslında bir kil maskesi ve sivilceye meyilli ciltler için tasarlanmış. Aşağıda içindekiler bölümünden göreceğiniz gibi içinde çeşit çeşit kil var. Söğüt Aspirin'in öz maddesi, Aspirin de salisilik asit yönününden çok zengindir. Kısacası bu maske gözeneklere bakteri yerleşmesini engelleyen, uygun ortam oluşumunu bozan salisilik asit açısından çok zengin. Zaten maskenin amacı da derin temizlik sağlamak.

Maskeyi diğer maskeler gibi temiz cilde kalın tabaka halinde sürüp 10-15 dakika beklemek sonra da ılık suyla durulamak gerekiyor. Benim 15 dakikam dolalı çok oluyor, şimdi gidip yıkamam lazım… Evet tekrar bilgisayarımın başındayım. Pakette satılan maske 20 g.lık. Ben ilki altı gün olmak üzere 2 kez maske yaptım bu paketten. Bol bol sürdüm. Biraz tutumlu davranılırsa üç kere de kullanılabilir. İlk uygulamadan sonra paketi kurumaması için temiz bir torbaya koyup buzdolabına koydum. Aslında çekmece de saklamak yeterli oluyor ama bu maske doğal maddeler içeriyormuş ve hava da çok sıcak gidiyor, bozulma riskine girmek istemedim.



Maskenin  yeşile çalan bej bir rengi var ve Baticon gibi kokuyor. Bu ilaçlı koksu beni ilk anda itse de neyseki uyguladıktan sonra kokusunu almadım. Kıvamlı bir çamur, kolay uygulanıyor. İçinde parçacıklar yok, homojen bir yapısı var. Tüm kil maskeleri gibi kuruyunca çok sertleşiyor ve zor durulanıyor. Bende yanma, batma, kaşıntı gibi rekasiyonlara neden olmadı. Mentollü/naneli olmamasına rağmen ferahlık verdi bile diyebilirim. 

Cildim üzerindeki etkisini ise genel olarak beğendim. Yüzümdeki birkaç sivilce de geçme evresinde olduğu için onlar üzerindeki etkisini kestiremiyorum ama cildim gerçekten temizlenmiş gibi hissediyorum. Cildim aydınlandı ve gözeneklerim şu an daha az görünür halde. Yalnız bu maske cildi ciddi ciddi kurutuyor. Bence sadece yağlı ciltler bu maskeyi kullanabilir. Yağlı bir cildim olmasına rağmen ben bile gerildim ve hemen nemlendirici sürdüm. Ayrıca maske zor durulandığı için bana tamamen arınmıyormuş gibi de geldi. Arkasından bir tonik kullanmak hem temizlenen gözenekleri sıkılaştırmak hem de maske kalıntılarını temizlemek açısından faydalı olur bence.


Montagne Jeunesse Blemish Mud vegan bir ürünmüş ve hayvanlar üstünde test yapmıyormuş. Konuyla ilgilenmediğim için vegan ürün olması için tam olarak hangi kriterleri sağlaması gerek bilmiyorum ama ürünün içinde sütten imal edilmiş lactoperoxidase varmış. Bu veganlığa sığar mı sorusunun cevabını ilgililere bırakıyorum. İçeriği de pek yaramaz kimyasallar barındırmıyor.

Sonuç olarak beğendiğim, tekrar alıp kullanacağım bir maske bu. Belki hayatımın maskesi değil, başka ürünler alıp denemeye devam ederim ama ara ara bu maskeyi de alırım. Yağlı ve sorunlu ciltlere tavsiye ederim.

20 Temmuz 2014 Pazar

Panetene Aqua Light Saç Kremi


Bugün aylardır düzenli şekilde kullandığım, ne zamandır kullandığımı hatırlamadığım ve en az bir o kadar zaman daha kullanacağım bir üründen bahsedeceğim: Pantene Aqua Light Saç Kremi.

Özlediğim ürünler yazısında bahsettiğim gibi yıllarca L'oreal Elseve'in çabuk yağlanan saçlar için olan saç kremini kullandım. Sonra bir gün elimdeki ürün bitti ve haftalarca aramama rağmen bir daha yenisini bulamadım. En sonunda hem saçları ağırlaştırmadığını iddia eden hem de fiyatı 10 liranın altında olan 400 ml.lik bu dev saç kremini aldım. Beklemediğim kadar da memnun kaldım. 

Dayanıklı, işlem görmemiş saçlarım olduğundan saç kreminden çok fazla onarıcı, yumuşatıcı, parlatıcı özellik beklemiyorum. İki isteğim var; en önemlisi saçlarımı ağırlaştırıp çabuk yağlandırmaması, ikincisi ise saç uçlarını yumuşaratarak daha hoş görünmesini sağlaması. Bu ürünü de saçlarım çabuk yağlandığı için diplere değil sadece saç uçlarına uyguluyorum. Uygularken tam kararında ürün kullanmaya çalışıyorum. Yalap şap uygulayıp duruladığım zaman istediğim sonucu alamıyorum haliyle ama saçlarımı öne ve arkaya eğerek iki elimle kurularmış gibi hareketler yaparak ürünü iyice yedirdiğimde sonuç tam istediğim gibi oluyor. Kremi fazladan bekletmeme gerek kalmıyor. Hem saçlarımı ağırlaştırmıyor hem de yumuşak, canlı saçlarım oluyor.

Özellikler, kullanım, içindekiler.
Saçımı en son 19 ay önce kestirdiğim ve hala saçlarımın kırıkla dolu olmadığı düşünülürse ben saçı besleyip koruma özelliğinin de hiç fena olmadığını düşünüyorum. Elbette boya, maşa, fön gibi işlemleri sık gören saçlar için yeterince güçlü olmayabilir. Saçımı durularken parmaklarımla tarıyorum, düğümlerin çoğu açılıyor. Diğer yandan özellikle dolaşan ve zor açılan bir saçınız varsa bu saç kreminin sizin için ortalama bir saç kreminden fazla bir performans sergileyeceğini sanmıyorum. Ürün ince telli saçlar içinmiş, ben aldıktan çok sonra fark ettim bunu. Oysa benim saçlarım kalın telli :) Hiç sorun olmadı, zaten ince telli saçlar için demelerinin nedeni saçı ağırlaştırmaması sanırım.

Saç kreminin kullanım hızı saçınızı yıkama sıklığınıza ve saç boyunuza göre değişse de ben uzun süre gideceğinizi düşünüyorum. Ben Pantene Aqua Light Saç Kremini ne zamana almıştım unuttum! Ocak ayından önce olduğuna eminim... hımm sanırım son baharda almıştım. Şu an ürünün yarısına ancak geldim. Her halükarda bu saç kreminin en az bir yıl yeteceğini düşünüyorum. Zaten dediğim gibi fiyatı çok çok uygun.

Saç kreminin hafif, ferah bir kokusu var. Kullandığınız gün saçınızda kalıyor, daha sonra çok hafifliyor ancak burnunuzu dayadığınızda kokuyu alabiliyorsunuz. Benim için ideal. 

Baş aşağı duran ve kolayca sıkılabilen bir şişesi var. Kullanımı çok kolay. İçeriğini yukarıda görebilirsiniz. Uygun fiyatlı bir market ürününden nasıl bir içerik beklerseniz öyle.

Ben bu ürünü tekrar alabilirim ama hemen değil. Aylarca kullandıktan sonra başka ürünler de denemek isterim. Yine de Elseve'in kremi tekrar piyasaya çıkmadıkça dönüp dolaşıp geleceğim krem bu olacak. Fiyat-performans oranını beğendiğim güzel bir ürün.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Essence Tırnak Ürünleri


Essence markası çok seviliyor, en beğenilen ürünleri ise herhalde tırnak ürünleri. Ben de bu markanın sadece tırnak ürünlerine sahibim ama fark ettim ki elimdekiler de hiç az değilmiş. Ben de hepsini burada toparladım:


1- Ojeler: Tırnak diyince olmazsa olmaz ojeler! Gördüğünüz gibi bende hep simli ojeleri var. Zaten nude, kırmızı, beyaz gibi tonlar tüm markalarda var ama böyle ilginç renkler, eğlenceli ojeler Essence'de daha fazla. Sol başta gördüğünüz turkuaz ojenin tırnaktaki duruşunu buradan görebilirsiniz. Ben bu simli ojelerin çabuk kurumasından ve dayanıklılığından çok memnunum. Fırçaları fena değil, kıvamıysa ojeden ojeye değişiyor ama sürmeyi zorlaştıracak kıvamda bir ojeyle karşılaşmadım. Ojelerin fiyatları uygun, kısaca Essence standında oje bölümünü hiç es geçmiyorum.


2- Oje düzentici kalem: Oje sürmekte çok beceriksizim! özellikle koyu renkli ojeleri bulaştımadan yapamıyorum. Kulak çöpüne aseton tamlatmak filan da benim için çok karmaşık. Bu düzeltici kalem ise sert ve keçeli bir uç ile aseton barındıran bir hazneden oluşuyor. Kalemin arkasında 3 yedek uç daha var. Bu üründen de çok memnunum, hem pratik hem de dayanıklılığı çok iyi. Daha önde de Eklips'in kalemini almıştım ama tek kullanımdan sonra o buarada anlattığım gibi çöpe gitti. Bunu ise 3-4 sefer kullandım ve hala iyi durumda. Ucunun sert olması hem dayanıklı olmasını hem de tam kontrol edebilmemi sağlıyor. Benim gibi beceriksizlere tavsiye ederim.


3- Fransız Manikür & Pedikür Kalemi: Yine beceriksizlere özel bir ürün. Yalnız bu ürün Essence'ten alıp memnun kalmadığım tek tırnak ürünü. Çünkü daksile benzeyen ürünün keçeli kalemi andıran ucundan boya gelmiyor! Ne kadar uğraştıysam tek damla akıtamadım. Aynı kalemden anneme de almıştım. O ucunu çıkarıp bir şeyler yapıp boya gelmesini sağlamış ama gördüğüm kadarıyla duruşu ojeye benzemiyor ve dayanıksız, hemen dökülüyor. 


4- Gül ağacı çubuklar: Bir pakette 5 gül ağacından çubuk bulunuyor. Bir tarafı sivri, tırnakları temizlemek için, diğer tarafı yassı, tırnak çevresindeki etleri itmek ve tırnak üstünü temizlemek için. Ben yassı ucunu kullanıyorum. Doğal olması, tahta olduğu için tırnağımı çizmeyecek ve canımı yakmayacak olması çok hoşuma gitmişti. Genel olarak da memnunum. Yalnız yeni yeni acaba hijyenik mi diye düşünmeye başladım. Yahta temizlemesi zor ve bakteri yerleşmesi için elverişli bir malzeme. Buna benzer silikon aparatlar varmış. Bu tahtalar bitince onlardan almayı düşünüyorum. Zaten 10 liraya yakın fiyatı bence biraz pahalıydı. Ama kötü bir ürün değil, işe yarıyor :)

Siz hangi Essence ürünlerini kullandınız? Neler önerirsiniz?